AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 15/05/09

MesajKonu: Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu   Çarş. Mayıs 20, 2009 1:25 am

[b]Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu
[/b]


[img]http://i89.servimg.com/u/f89/13/89/65/96/altay_11.jpg[/img]



İsim Olarak “ALTAY”


Zahir olma ihtiyacıyla siyaset sahnesine çıkmaya hazırlanan ALTAY, öz Türkçedeki gibi “Yüce Dağ” demektir.
“Dağ”ın, “şahsiyet” demek oluşundan hareketle ismin hedeflediği mânâ, iş içinde şahsiyetin ortaya çıkmasıdır.
Rusların bir inanışına göre, kötülüğün kaynağını ortadan kaldıran, yanlışların cezasını tereddüt etmeksizin veren sırf alevden oluşan bir at vardır ve bu at sadece kötüleri cezalandırmakla kalmamakta, cezalandırırken doğruya giden yolu da aydınlatmaktadır.

Alevden at gibi saf hakikate muhatab olan insanın onun karşısında anlama çabası yani siyaseti, hakikati yorumlamaktan, terbiye etmekten başka bir şey değildir.

“Dağ”ın “Hakikat” demek oluşundan hareketle ismin hedeflediği mânâ, çarpıtmaları ve yanlışları vesikalarıyla birebir enseleyerek “doğru”ya giden yolu tahlil ve terkib vasıtalarını kullanarak politik kararlarıyla meşale gibi aydınlatmak, tarihin yalan yorumlanmasıyla oluşturulan sahte dengelerin insanları daha fazla yıpratmasına müsaade etmemektir.


Bu amaç doğrultusunda ALTAY için her vasıtanın tartışılması ve karara bağlanması gereken bir kıymeti vardır.
Anlaşılıyor ki “Altay”, aynı “Türk” kelimesi gibi belli bir kavmi işaretlemenin değil mânâyı hedeflemenin adıdır.
Mânâ Olarak “ALTAY”

“Gerçek” de tarih gibi sadece bir yorumdur. Hakikate yaklaşabildiği ölçüde kıymeti ve uygulanabilirliği artar.
Altay, “olan”ı kuru kuruya tahlil etmek ve “herkesin bir hakikati var” demek değil, “olmuş”u ve “olan”ı hakikate mutabık yorumlayarak geleceğe sarkmak, kısa ve uzun süreli politika üretmek demektir.
31 Mart Vak’ası, mânâ olarak Altay’ı anlamakta yarar sağlayacaktır. İngiliz destekli bir kısım ilmiye sınıfının “şeriat isterük” diye Halife’ye karşı ayaklanışı, buna mukabil içlerinde masonların ve ajanların cirit attığı hareket ordusunun isyanı bastırmak gayesiyle İstanbul’a gelişi… Olması gereken sadece isyanı bastırmak iken, isyancılarla aynı hüviyete bürünen hareket ordusunun Halifeyi tahttan indirişi…

Ve bugün aynı İngiliz - Amerikan destekli “şeriat isterük, olmazsa ılımlı İslâm” diyenlerin İttihat ve Terakkî kökenli muhalifinden intikam hareketi. Biri İslâm, diğeri vatanseverlik kılıflı iki tarafın da iplerinin Batı elinde oluşu sebebiyle görüyoruz ki her iki cenah da hakikati temsile ve bunun hareketini gerçekleştirmeye lâyık değildir.
Altay, yangını dumanlarından seyreder gibi kilometrelerce öteden bulanık gözlerle Türkiye’ye bakan gelişi ve kurtarışı muhal bir ütopya değil, vicdanlarda bir asırdır ötelenen bir ahlâkın hareketidir. Altay’ın Türkiye’ye mesafesi işte budur. Vatan ve hakikat kaygısından mahrum herhangi bir vasıtayla, jet hızında bile olsa bir asırda ancak imdada yetişecek bu hareket, halis bir samimiyet sayesinde bir anda burada olacak kadar yakındır.
Hareket ordusunun Batı’dan gelişine mukabil, Altay, yön olarak da hakikatin geliş noktasını göstermektedir.


Sıfat Olarak “ALTAY”

“Sıfat, bir şeye değerini verendir.”

Altay’ın sıfat olarak kullanılması, kendi değerlerini üreteceği mânâsını da ihtar eder. Altay coşkusu, Altay insanı, Altay duruşu, Altay bakışı vesaire… Kendi duruşunu, bakışını, insanını ve coşkusunu oluşturmak mükellefiyetinde olan bu hareket, beklenen “Yüce Dağ- Yüce şahsiyet”e kadro temin etme vazifesini de sırtlanmış olur.
Öyleyse Altay, kendine bir at gözlüğü imal etmişçesine günübirlik politik düşüncelerle hareketini sınırlayan değil, ufkunu geniş tutan uzun vadeye yayılı çözümler üretebilen bir kuruluştur. Altay’ın sıfat olabilmesi değer olmasıyla, değer olması da günübirlik moda değerlerden uzak duruşuyla mümkündür.


Vazife Olarak “ALTAY”


İsim, mânâ ve sıfat olarak söylenenler her ne kadar vazifenin genişliğine işaret ediyorsa da ayrı bir başlık altında incelenmesi gereken bir konudur “vazife”…
Her hareketi tıkır tıkır işleyecek bir plana bağlı olacak olan bu yapı, her zaman alternatif senaryolarını da üretmek mevkiindedir. Bu cemiyet, sadece görüntüyü doldurmaya yönelik alelusul toplantılar, amaçsız seminerler, ancak malzeme değerinde analizler üretmekle mükellef değildir. Her faaliyetin izahı yapılmış bir mânâsı ve faydası vardır. Vazife, azamî faydadır. İzahı yapılmış mânâ ve faydadan kasıt ise faaliyetlere gönülden katılımcı olmayı sağlayacak olan duygudaşlığı temin içindir.

Onun için yapılacak her faaliyetin gerekliliği, getirisi ve götürüsü, kadro temin etme ana gayesine ilişkisi, teklif eden kişi tarafından gerekirse yazılı olarak usule uygun olarak yapılmalıdır. Tartışılmayacak, reylere sunulmayacak politik karar yoktur.
Teşkilatın, bağlısı olan azalarına soracağı önemli soru şudur:
“Kararlarımızı senin hangi keyfiyetinin kefaleti altında tartışıyoruz?”

Teşkilat içi eğitimin şart olduğunu, belli periyotlarla genel eğitimin gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlatan bu söz aynı zamanda taklitçi değil iştirakçi olma zorunluluğunu da bağlılarına ihtar eder.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://akincilar.web-rpg.org
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 15/05/09

MesajKonu: Geri: Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu   Çarş. Mayıs 20, 2009 1:28 am

[b]Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Necip Fazıl’ı Anma Paneli:[/b]


“21 Yüzyılda Kimin Büyük Doğu’su?”

Yeni kurulan Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Derneği, ilk faaliyetini, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in 26. vefat yıldönümü vesilesiyle, Necip Fazıl’ın “Büyük Doğu” idealinin gerçekleşmesine adım adım yaklaşıldığı günümüzde, Büyük Doğu’yu, “Büyük Orta Doğu - Genişletilmiş Orta Doğu” Projesiyle engellemeye çalışan AB-D - İsrail emperyalizminin tartışılacağı bir panel düzenleyerek gerçekleştirecek.

24 Mayıs 2009 Pazar günü saat 16:00’da, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek panele, gazeteci-yazar Yusuf Kaplan, araştırmacı-yazar Mahmut Çetin, Salih Mirzabeyoğlu ve Carlos’un (Ilich Ramirez Sanchez) avukatı Hasan Ölçer, Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Asya Masası Direktörü ve Baran dergisi yazarı, araştırmacı-yazar Tuncay Aksoy konuşmacı olarak katılacaklar. Yaklaşık 2 saat sürecek olan panelde, Necip Fazıl’ın “Büyük Doğu” ideali çerçevesinden kaynaklanan bir bakışla, “21. Yüzyıl ‘Fikir Çağı’na nasıl hazırlanmalıyız” meselesi tartışılacak.

Necip Fazıl’ın 26. Vefat Yıldönümü...

“21. Yüzyılda Kimin Büyük Doğu’su”

Panel Programı:

16.00 - Sunum:

Halil Kantarcı
(İşadamı ve Dernek Genel Sekreteri)


Moderatör:

Av. Hasan Ölçer

Konuşmacılar:

Yusuf Kaplan
(Yeni Şafak gazetesi, gazeteci-yazar.)

Mahmut Çetin
(Biyografinet Yayınevi kurucusu ve Tv5 Kitabiyat Programı yapımcısı, araştırmacı-yazar.)

Tuncay Aksoy
(Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Asya Masası Direktörü ve Baran dergisi yazarı, araştırmacı-yazar.)

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

Adres: İstiklâl Caddesi Şahkulu Bostanı Sokak No:8 Tünel Beyoğlu
Tel: 0 212 293 12 70 (3 HAT)
Fax: 0212 293 12 73
Mail: kultursanat@kultursanat.org


*** **** **** **** **** **** ***

Dernek Yönetim Kurulu:

Hasan Kapar (İşadamı)

Muzaffer Doğan (Bahçelievler Eski Belediye Başkanı, Eğitimci - Yazar)

Ali Rıza Yaman (Avukat)

Halil Kantarcı (İşadamı)

Bünyamin Eser (Yazar)

Tuncay Aksoy (Araştırmacı yazar)

Selim Albayrak (İşadamı)

Fazıl Duygun: Genel Danışman

e-mail: altaydernegi@gmail.com
Adres: Merkezefendi Mah. Mevlana Cad. Tercüman Sitesi Platin B1 Apartmanı, kat:1, Daire:8 Cevizlibağ-İstanbul (Vatan Bilgisayar arkası)

İrtibat Telefonu: 0539 655 80 76

******
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://akincilar.web-rpg.org
osman gazi



Mesaj Sayısı : 16
Reputation : 6
Kayıt tarihi : 25/05/09

MesajKonu: Geri: Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu   Ptsi Mayıs 25, 2009 10:27 pm

[b]"Hayatım, başından beri muazzam birşeyi bulmanın cereyanı içinde akıyordu. Şu veya bu miskin vesilenin hassasiyeti içinde birini arıyordum. BİRİNİ...
O, kim mi?
Allahın Sevgilisi...
Sonsuzluk ikliminin batmayan güneşi ve ebedîlik sarayının paslanmaz tâcı...
Tek dâva O'nu bulmakta, bulduracak olanı bulmaktaydı.
Binbir istikamette seke seke, sağa sola büküle büküle, renkten renge bulana bulana, hiçbir şeyden habersiz ve insandaki bedava emniyet ve bedahat saadeti karşısında şaşkın, hep o BİR etrafında helezonlar çizen bir hayat...
Benim hayatım budur![/b]

Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
44memur44

avatar

Mesaj Sayısı : 12
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 03/08/09

MesajKonu: Geri: Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu   Cuma Eyl. 11, 2009 11:42 pm

Bİ'İSMİHİ TEALA..........
Çalışmalarınızın mükemmeliyyet arz eden yönü ve meselelere bakışı aynı zamanda ÇÖZÜM getiren alternatif düşünce tarzı...
Bütün bu olumsuzluklar içinde MUTLAK nizama doğru giderken MUZDARİP olan insanların en azami bir şekilde sesi olmanız ve sessiz karanlıkları yırtmaya çalışmanız........
ÜSTAD'ın deyimiyle:
NE BİR HARF NE KELAM
ES SELAM ES SELAM
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Altay Siyasî Araştırmalar Merkezi Deklarasyonu
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» uyak çeşitleri
» büyük türk şahsiyetleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: İlan-
Buraya geçin: