AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ''HABER BİR SAVAŞ FAALİYETİDİR''

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: ''HABER BİR SAVAŞ FAALİYETİDİR''    Paz Eyl. 04, 2011 10:31 pm


''HABER BİR SAVAŞ FAALİYETİDİR''

http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1527&B=haber-bir-savas-faaliyetidir

04.09.2011
Haberin yanlış yazılmış hali;


Trablus'a İlk Büyükelçiyi Türkiye Gönderdi

Türkiye'nin Trablus Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, "Trablus'a gelen ilk yabancı büyükelçi olduğumu öğrendim"

Türkiye'nin Trablus Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, "Trablus'a gelen ilk yabancı büyükelçi olduğumu öğrendim. Hür Libya'nın Türkiye'den gelen ilk büyükelçisi olmaktan da gurur duyuyorum" dedi.

Aydın, Trablus'taki bir otelde bazı Libya Ulusal Geçiş Konseyi üyeleriyle basın toplantısı düzenledi.

Trablus'a, 25 kişiden oluşan elçilik görevlileriyle dün ulaştıklarını anımsatan Aydın, Türkiye ile Libya arasındaki ilişkileri daha da geliştirmek üzere çalışmalara başladıklarını belirtti.


"Libyalı kardeşlerimizi Türk hükümeti ve Türk halkı adına kutluyorum. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Libya'nın yanında olmayı sürdürecek ve her türlü desteği vermeye devam edecektir.

Libya, konumu itibariyle önemli bir devlettir. Aynı zamanda Arap dünyasının önde gelen ülkelerinden biridir. Geniş ve zengin doğal kaynakların yanı sıra genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan Libya'yı parlak bir gelecek beklemektedir. Libya'nın geleceğine Libyalılar karar verecektir.

Libya'nın en kısa zamanda uluslararası toplumda hak ettiği itibarlı konuma kavuşacağına inancımız tamdır. Türkiye, bu süreçte Libya'ya her türlü yardım ve desteği vermeye hazırdır. "


-"Öncelikle Trablus Havaalanı açılmalı"-

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Aydın, yabancı bir gazetecinin "Türkiye'nin Libya'da oynayacağı rol nedir? Kaddafi ailesiyle muhalifler arasında arabuluculuk yapacak mı" sorusuna, Aydın, "Türkiye'nin Kaddafi rejimiyle Libyalılar arasında arabuluculuk rolü oynaması söz konusu değildir. Kaddafi ve ailesine düşen bir an önce teslim olmaları ve Libya halkına hesap vermeleridir" yanıtını verdi.

Aydın, ayrıca Türkiye'nin kendi tecrübesini Libya ile paylaşmaya hazır olduğunu, bunun Libyalılar'ın isteği ölçüsünde olacağını söyledi. Aydın, Türkiye'nin, Libya'ya katkısının kurumların oluşturulmasından, yeni kanun ve mevzuatın hazırlanmasına, teknik eğitimden yardımlara kadar her türlü alanı kapsadığını vurguladı.

Bir başka gazetecinin, Türkiye'nin Libya'ya yaptığı yardımların tutarını sorması üzerine Aydın, 100 milyon Dolar peşin verildiğini, 100 milyon dolarlık kredi sağlandığını, ayrıca 100 milyon Dolar değerinde de yardım malzemesi sağlanacağını bildirdi.

Libya'da yatırım yapan ve çalışan Türkler'in geri dönebilmelerine ilişkin koşulların ne zaman oluşacağı yönündeki soru üzerine Aydın, bunun ancak uygun şartlar oluşunca mümkün olabileceğini, öncelikle Trablus Havaalanı'nın açılması gerektiğini söyledi.

Öte yandan, Geçici Ulusal Konsey Üyesi Abdulmecit Seyfulnas da Libya'nın normale dönmeye başladığını, Trablus'un güvenliğin de kontrolleri altında olduğunu, havaalanının en kısa zamanda açılmasının ardından Türkleri yeniden Libya'da görmek istediklerini belirtti.

Seyfulnas, Türklerle yapılan kontratların geçerliliğini koruduğunu, yeni dönemde Türklerle çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.
Trablus

(Anadolu Ajansı) 03.09.2011


...


Hadisenin doğru haberleştirilmesinin bir örneği;


Trablus'a ilk temsilciyi, sevrci rejim yolladı

AB-D Vesayeti altındaki sevrci rejim temsilcisi, görünüşte farklı kelimelerle "Arap, müslüman vatanseverlerin denetimindeki Trablus'a sızmayı başaran, diplomatik ilişkilerden sorumlu, ilk küreselci vatansız ben olmuşum, öyle söylediler. Nato denetimi, hürriyetin kutsal şartıdır. Hür rejim olmaya çabalayan Libya'ya, 30 yıldır hürriyet soluyan Türkiye'den gelen ilk anti-millici temsilci olmaktan gurur duyuyorum" anlamında konuştu.

Ali Kemal Aydın adlı şahıs, daha sonra, Trablus'ta dar bir alana sıkışmış vaziyetteki terör örgütü Nato taşeronlarının sıkı koruması altında, nerede olduğu güvenlik nedeniyle tam olarak açıklanmayan veya adresi yanlış aksettirilen bir binada, Libya halkı ve bütün dünya gibi Türk Milletinin de "Anti-Millici Suç Şebekesi" olarak adlandırdığı bozguncu güruhtan bazı kimselerle, (Türkiye'deki İşgal Medyası'ından bazı oyuncuların da rol aldığı) bir psikolojik operasyon düzenledi.

Yanındaki 25 kişilik karşı-devrimci suç ekibiyle beraber, Libya halkının eline düşüp, Türk İstiklal Savaşında, ileri demokrasi yanlısı Ali Kemal'in başına geldiği üzere linç olmaktan kıl payı kurtulduklarını açıkça söylemeyip, "ancak dün gelebildik" diye kısmen itiraf ederek operasyona başlayan söz konusu şahıs, amaçlarının Türkiye'deki rejimle, "Anti Ulusalcı Suç Şebekesi" arasındaki ilişkileri güçlendirmek olduğunu belirtti.

"42 yıldır bağımsızlık esareti altında yaşayan karşı-devrimci kardeşlerimiz, Nato'muzun yardımıyla inşallah ileri vesayet hürriyetine kavuşuyorlar; bağımsızlık baskısı altında bunalan hür sermaye de petrol yataklarına koşuyor" diye açıkça ifade etmek yerine, operasyon icabı "cesur Libya halkı, 42 yıllık baskıcı rejimi yıkmayı başardı" diyerek lafı yuvarlayan Ali Kemal Aydın, açıkça, "Libya'da geniş ve zengin bir petrol pastası var; bizim bütün amacımız bu pastadan iri bir parçayı komisyon olarak kendi cebimize aktarmaktan ibarettir"... de demedi; daha ziyade "Nüfusunuz genç. Önleri açılıp, keyif sektöründe istihdam edilirlerse, bizim rejimin 80'lerde yaptığı gibi Libya'da 10 senede çağ atlayıp, ileri batı vesayetiyle idare edilen rejimler arasında onurlu yerini alır. Sizi şimdi vitrine koydular. Çağa ayak uydurup, kendinizi pazarlamayı öğrenin ki bir marka değeriniz olsun; marka değeriniz olsun ki sizi bol bol satın alsınlar" anlamında konuşma yoluna gitti.

İleri demokrasi yayıcısı bir örgüt olduğuna ilişkin, sadece Libya örneğinde, insan cesedi olarak 50 000 tane, bomba olaraksa 30 000 ton delil bulunduğu kabul olunan Nato örgütünün bir operasyonuyla Trablus'a sızdırıldığı tahmin olunan taşeron rejim temsilcisinin bu uslubunu gazetecilerin sorularını cevaplarken de değiştirmediği gözlendi.


Sevrci taşeron reijimin sözde Trablus sorumlusu Ali Kemal Aydın (ortada) ve
Anti-Millici Suç Şebekesine bağlı dört haydut,
çıkarıldıkları medya gösterisinde bir arada görülüyor.

Yabancı bir gazetecinin "Türkiye'nin Libya'da oynayacağı rol nedir? Kaddafi ailesiyle muhalifler arasında arabuluculuk yapacak mı" sorusuna, Aydın;

"Durumu görüyorsunuz, bu pansiyon lobisinde adeta mahsur kaldık, ne hava alanına gidebiliyoruz, ne de ne zaman ayrılabileceğimizi biliyoruz. Bize, 'İşi bitirdik; Libya'nın yüzde 97.7'sine hakimiz, Trablus yüzde yüz kontrolümüzde, aşiretler biat etti, Kaddafi iki hafta önce Venezuela'ya gitti; Libya halkı bayram yapıyor, üzerinize atmak için balkonlarına çiçekler, konfetiler yığdılar, hurma sepetleri hazırladılar; genç kızları bir görmelisiniz, hepsi saçlarına kına yaktılar; bütün Libya gelin gibi süslendi, sizleri bekliyor, korkmadan gelip, en ileri şekilde demokratikleştirebilirsiniz' demişlerdi. Haçlı kardeşlerimizin uçakları tepemizde uçup bizi korumasalar, vallahi Libya halkı bizi beş dakikada paramparça eder. Size hakikati itiraf edeyim mi, bu anti-ulusalcı kardeşlerim hiç vakit yitirmeden meşru Libya Hükümetine teslim olmaya baksınlar, belki az bir cezayla kurtulabilirler. Kameralar önünde söylediklerime bakmayın, zaten kapalı kapılar arkasında bunu tavsiye ediyorum. Temsilcisi olduğum rejime bağlı herkese düşen de, bu bozguncuların halinden ibret alıp, Yüce türk Milletine hesap vermek üzere, hemen bu yıl içinde iktidardan çekilmeleridir" yanıtını vermemek için lafı çevirdi de çevirdi, çevirdi de çevirdi.

Bir başka gazetecinin, Ankara rejimine bağlı unsurların, Türk Milletinin yok canından ödediği vergilerden çalıp, çantalara doldurarak lağım farelerine elden teslim ettiği haraç ödemesi de dahil, yapılan yardımların tutarını sorması üzerine Aydın, "...100 milyon dolar peşin verildiği, 100 milyon dolarlık kredi sağlandığı, ayrıca 100 milyon Dolar değerinde de yardım malzemesi sağlanacağı" cevabını vermekle yetindi. Bu cevapla, çantalarla taşınan 200 milyon tutarındaki haracın, 100 milyon dolarlık kısmı açıkça kabullenilmiş olmakla beraber, taşeron rejimin, bozgunculara, Libyanın vatansever halkına karşı kullanmaları için yardım malzemesi adı altında ne tür silahlar göndereceği konusu açıklığa kavuşmadı.

Aydın, Libya'da yatırım yapan ve çalışan Türkler'in geri dönebilmelerine ilişkin koşulların ne zaman oluşacağı yönündeki soruyu, "bunun ancak uygun şartlar oluşunca mümkün olabileceğini, öncelikle Trablus Havaalanı'nın açılması gerektiğini" söyleyerek geçiştirmeye çalıştı.


AB-D Vesayeti altında rehin bulunan rejimin sözde Trablus sorumlusu...
Nato operasyonuyla sızan sorumlunun nerede barındığı sır gibi saklanıyor.

AB-D Vesayeti yanlısı, Libya düşmanı şebekeye mensup Abdulmecit Seyfulnas'ın "haftalardır yüzde yüz hakim olduğu bir şehrin havaalanına nasıl olupta haftalardır gidemediğini" ne şekilde açıklayacağını düşünmeden, "Libya'nın normale dönmeye başladığını, Trablus'un güvenliğin de kontrolleri altında olduğunu, havaalanının en kısa zamanda açılmasının ardından Türkleri yeniden Libya'da görmek istediklerini" belirtmesi, gülüşmelere yol açtı.

"Kalpleri ve Gönülleri Kazanma Operasyonu"* kapsamındaki basın toplantısı bu şekilde devam ederken, Ali Kemal Aydın'ın bir ara, sanki Türk Milleti ona "1974 Kıbrıs Kurtuluş Harekatı sırasında, Türk Ordusunun Amerikan silah ambargosu altında bulunduğu o dar günlerimizde, hiç bir karşılık talep etmeden yardımıma koşup, Libya Ordusunun silah depolarını açan karagün dostu Kaddafi'yi, yıllar sonra tam da vatanını savunurken sırtından vur, Libya'ya saldıran Nato teröristlerine İzmir'i üs olarak tahsis et, benim ödediğim vergileri o vatan haini lağım farelerine haraç diye götür, benim adıma kutla" diye senet vermiş gibi "Libyalı kardeşlerimizi Türk hükümeti ve Türk halkı adına kutluyorum" demeye kalkışması ve yine İngiliz-Fransız kiralik katillerle, işbirlikçilerin, terör örgütü Nato'nun yoğun saldırıları altında Trablus'un küçük bir bölümüne gelmelerinden bir gün evvel, Trablus'u bir uçtan bir uca yeşil bayraklarla bir okyanus gibi dalgalandıran yedisinden yetmişine milyonlarca Libyalı, Libyalı değilmiş gibi, "Libya'nın geleceğine Libyalılar karar verecektir" diye saçmalamasıysa, hiç bir zaman unutulmayacak iki kepazelik örneği olarak zihinlere not alındı.


4 Eylül 2011

A.Y. Ajans

*Sömürgeci Güçler Sözlüğü'nde, "Yağmalanmak üzere girilen ülkelerde, halkın ‘Vatan, bir milletin evidir, terk olunamaz’ diye karşı koymaya başlamasını önlemek için, halkla ilişkiler kapsamındaki uygulamalardan biri veya bir kaçı bir arada kullanılarak gerçekleştirilen aktif uyutma operasyonları" olarak tarif olunan istila sonrası sömürgeci stratejisi.



Sevrci rejmin sözde Trablus sorumlusu Ali Kemal Aydın,
lağım farelerinin bayrağı önünde... Belki de Türk Milleti ay-yıldız işaretini görünce, yakınlık duyar diye hesap yapıyorlar.

A.Y. Ajans
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
''HABER BİR SAVAŞ FAALİYETİDİR''
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Türk Boyları savaşçıları
» Bizim Forum Yalan Haber Servisi
» KIRGIZ-ÖZBEK SAVASINA DOGRU..
» Türkler ve İslamiyet
» ŞİÎ İŞBİRLİKÇİLER

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: UMUMİ :: Siyaset :: İç Oluş-
Buraya geçin: