AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Erhan Eren



Mesaj Sayısı : 76
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    Perş. Ağus. 25, 2011 8:16 am

Sahilde denizin içinde bir taşın üzerine bir tahtıravalli konmuş. Tahtıravallinin iki ucuna iki kafes konulmuş.

Kafeslerden birindeki kuşun kapısı açılmış. Öbürününki açılmamış.

Kafesten çıkan kuş uçup gitmemiş, kafesin üzerine çıkmış ve orayı terk edemiyor. Çünkü o göklerde özgürlüğün tadını çıkarırken öbür kafesteki denizin dibine batıp boğulacak.

"Altta kalanın canı çıksın" diyenler, bir daha "Kuş beyinli" deyimini kullanmasınlar.

Benim gördüğüm bu manzara bir resimden alınmıştır, ressamın hayal ettiği vefanın resimleşmiş halidir.

Ancak geçen günlerde televizyon haberlerinde apartmanın çatısında ayağı kabloya dolaşan ve kablodan kutulamayan, çatıdan aşağıya sarkan kargayı kurtarmak için kabloyu gagasıyla kesmeye çalışan bir başka kargayı seyrettik.

İtfaiye geldi de kargayı kurtarıverdi.

Bundan sonra hiçbir kimseye "Karga beyinli, kuş beyinli" demeyin.

Çünkü karga, peygambere karşı gelerek ilk cinayeti işleyen Kabil'e öldürdüğü kardeşi Habil'in cesedini ne yapacağını Allah'ın vahyi ile gösteren kuştur. (Bak, Kur'an-i Kerim Maide suresi ayet 31. Tefsiri için "Şifa Tefsiri" ne bakıverin.)

1969 yılında Libya'da yönetime el koyan Yüzbaşı Muammer Kaddafi, ilk iş olarak İngiliz ve Amerikan üslerini kapatır.

Dünyanın her neresinde hangi din veya ırktan olursa olsun sömürgeden kurtulma hareketlerine yardım etmesi, Siyonistlere karşı olan bütün oluşumlara destek vermesi, Libya'daki Yahudilerin mal varlıklarına el koyması, petrolü batılıların elinden alarak devletleştirmesi, Avrupa'da, Afrika'da, Amerika'da açılan camilerin yapımına katkıda bulunması, İtalya'ya ziyaret için giderken, sömürgen İtalyanların yıllarca baş edemediği, hileyle ele geçirip şehit ettikleri Ömer Muhtar'ın resmini göğsüne rozet yaparak gitmesi ve Berlusconi'ye petrol parfümlü elini öptürmesi, batının afvedeceği şeyler değildir.

1974 yılında "Kıbrıs Barış harekatı" ında Amerika'nın baskısıyla Birleşmiş Milletler, Türkiye'ye karşı ambargo uygulaması kararı aldığında Türkiye'den istek olmadığı halde kendisi arayarak her türlü yardıma hazır olduğunu bildirmesi,

Türkiye'nin de askeri ihtiyaçlarını tespit ettikten sonra listeye uygun olarak yardım etmesi,

Hatta o günün gazetelerinde Türk uçağına top mermilerini kendi omzunda taşırken görüntülenmesi batının bilinç altından silinmemiştir.

O günün haberlerinde Kaddafi, "Eğer bende olmayan silahlara ihtiyacınız olursa, size silah satmayan ülkelerden ben satın alır size veririm" demesi,

Türk hükümeti,"Verdiğin silahların parasını ödeyelim" dediğinde kabul etmemesinin intikamı alınması gerekiyordu ve alındı.

Şemsi Belli:

"Taş yağmuruna tutmuşlardı dört koldan

Başı, bağrı açıktı

Bir tabanca verdim savunsun diye

İlk kurşunu

Bana sıktı" dediği gibi oldu.

Zor günlerde tüm batıyı karşısına alarak bize silah gönderen adama karşı biz, Amerika/NATO'nun yanında yer aldık ve evinin her köşesinin Amerikan yapımı silahlarla delik deşik edilmesine lojistik destek sağladık.

Suçsuz muydu?

Değildi.

Saddam da suçsuz değildi Saddam otuz yılda otuz bin insanını zulmederek öldüren bir zalimdi.

Onun yerini alan Bush zalimi, "adam öyle öldürülmez" dedi ve bir yılda bir buçuk milyon Müslüman öldürüverdi.

Kaddafi de birçok yanlış yapmıştı ama Amerika'nın bundan sonra bir yılda yapacağı gavurluk, milyonlarca Libya'lının dünyada sefahetine, ahrette cehenneme gitmesine sebep olacak.

Saddam, idam sehpasına getirildiğinde ip boynunda iken "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden" deyince ipini çekiverdiler.

Yani "Muhammeden Rasülüllah" sözünü söyletmediler. İsteyenler İnternetten bu görüntüyü izleyebilirler.

Bundan sonra eğitim yoluyla bütün Libya'lıların ağzından şehadetleri yani "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden rasülüllah" kelimesini kaldıracaklar.

Somali'ye ekmek taşıyan, İslami hassasiyeti olan, sivil toplum kuruluşlarına Libya konusunda biraz daha hassas olmalarını ve buralara da kırıntısı var olan İslam'ın dirilişi için yardım elini uzatmalarını tavsiye ederim.

Hükümete de Kaddafi ve ailesini Türkiye'ye taşıyıp bir yere yerleştirdikten sonra bol bol tevbe etmesini, pişmanlık gözyaşlarıyla günahlarını yıkamasını sağlamasını tavsiye ederim.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    Perş. Ağus. 25, 2011 10:51 pm

Ölülerinizi hayırla yad ediniz deniyor ya, işet bu tam da Saddam'a uyan bir şey. yarının tarihi, O'nu, son haliyle yazacak, emperyalizme baş kaldırması, baş aşağı giden emperyalizm arabasının bir tekerini sökmesi ve bu yolda torunları, çocukları ve kendi canı dahil feda etmesiyle anılacak. Bir kahraman olarak anılacak. Zira itibar son nefesedir ve o son nefesler, hayatın bütün kıvrımlarını manalandırır.

Şu da unutulmasın, K, Saddam'a destek verirken, Saddam'ın geçmişini bilmiyor muydu? Veya o desteği verirken, istikbalini biliyor muyduk? O destek, yalnızca, emperyalizmin saldırısına karşı verilmiş bir destekti. Yani, "kim ki emperyalizmin saldırısına maruz kalır, biz onun yanındayız!" mesajıydı aslında. Hadiselerin değerlendirilmesinde bir usul dersi de vermekteydi, anlayanına.

Kaddafi de şu an savaşmakta, bütün ailesiyle beraber emperyalizme karşı koymakta. Ülkesini, vatanını, evini haçlı köpeklerine karşı müdafaa etmekte. Haçlıların yanındamısın, yoksa haçlıların saldırdığının yanında mı? Safların tayininde doğru soru bu. Ki, mazlumun dini sorulmaz ölçüsü de tam da budurumlar için. geçmişine vbakılmaz, kim olduğuna, neyi savunduğuna. Mazlumu mazlum yapan, zalimin saldırısıdır. İsterse o geçmişin zalimi olsun, farketmez. Esas hasımın saldırısına maruz kalan, mazlumdur. Esas hasmın saldırısna maruz kalmışken, "yok bunun geçmişi şöyle, yok aslında bu böyle" vs demenin bir alemi yok. O, esas hasma karşı olmakla, kötüden iyiye gelmeye dair istidat sahibi olduğunu ortaya koymuş, yanlıştan dönemye dair bir adım atmış. Zira esas hasma akrşı olmak, asıl olarak bize ait bir şey. Mücadelede, "Hakikati öğren, sonra söyleyeni öğrenirsin" davasının yeri burası. İşte o tavır, sana doğru atılmış bir adımdır ki, bize doğru bir adım atana, hatadn dönmeye dair bir istidat gösterene, altından köprüler inşa etmek de boynumuzun borcu. gelme işinin nihai hedefle neticelenmesi ise ancak Alah2ın nasibi ile mümkün. yani biz, imani tavır beklememekle mükellefiz. Kalpler Allah'ın elinde. Biz, doğru atılmış adımları takdir etmek, maledici olmak, hakikatini göstermekle mükellefiz, o kadar. Gelen de bu çerçevede geldiği kadar, nasibi kadar gelir. Gelmeyen de gelmez. Sinekten yağ çıkarrıcasına, gelenin gelme istidaı ve imkanı kadarını değerlendirmek... Başta da ifade ettiğimiz gibi, bu geliş, direk imani olmayacak, süreç içerisinde, başta esas hasma karşı tavır almaktan başlayarak, tedrici olacak. Bizim için güzel dişler bu tavır alış demek. Kıymetlendireceğimiz ve hakkını teslim edceğimiz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    Perş. Ağus. 25, 2011 10:53 pm

KADDAFİ HALKINI DİRENİŞE ÇAĞIRDI: “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM, BAŞKA ÇAREMİZ YOK”

25.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------

http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1474&B=kaddafi-halkini-direnise-cagirdi-ya-istiklal-ya-olum-baska-caremiz-yok

NATO güdümlü isyancılar, Kaddafi’nin Trablus’taki karargahı Bab-ül Aziziye’ye girdi. Batı medyasının; “öldü, yakalandı, ülkesini terketti” dediği Libya lideri Kaddafi, Trablus’taki bir radyo istasyonundan halkına seslendi. Tüm Libyalıları dişirenişe davet eden Kaddafi, “Ya istiklal ya ölüm, başka çaremiz yok. Direnmezsek yarın hepimiz Batı’nın kölesi olacağız” dedi. Libya Hükümeti sözcüsü Musa İbrahim de, isyancıları tam destek veren AKP’yi hedef aldı. İbrahim, Türkiye ve İsrail’in Ortadoğu’da habis bir rol oynadığını söyledi.
İsyancıların NATO ile işbirliği içinde Trablus’ta gerçekleştirdiği saldırılarda ölü sayısı 2 bini aştı. İsyancılar, Kaddafi’nin Trablustaki karargahı Bab-ül Aziziye’ye girdi.
Trablus’taki yerel bir radyo istasyonundan halkına seslenen Kaddafi, NATO ve isyancılara karşı savaşta “şehadet ya da zafer” sözü verdi:
“Trablus’u isyancılardan arındıracağız. Libya’nın şu anda bulunduğu durumdan bütün islam alemi suçludur. Ve biz de Hz. Muhammed’in izinden gidip, islam alemini aydınlatacağız. İşbirlikçilere yazıklar olsun, bir koltuk onuruna Libya’nın kültürünü, inancını , yeraltı ve yerüstü zenginliklerini heba ediyorlar. NATO saldırıları, Libya’yı uygar bir memleket haline getirebilmek için verdiğimiz 40 yıllık emeği heba etti. Kendileri dikatatörlere ve kafirlere karşı savaştıklarını söylüyorlar, ama gittikleri her yerde camileri yerle bir ediyorlar, bu nasıl bir müslümanlık? Şu an Trablus’ta bulunan herkesi direnişe davet ediyorum. Ya istiklal ya ölüm, başka çaremiz yok. Eğer bunu yapmazsak yarın hepimiz Batı’nın kölesi olacağız. Hainleri kutsal Trablus topraklarına sokmayın.”
Hükümet Sözcüsü Musa İbrahim ise Türkiye ve İsrail’İn Ortadoğu’da habis bir rol oynadığını söyledi. El Uruba televizyonuna konuşan İbrahim, Batılı güçlerin bir sonraki hedefininse, Suudi Arabistan olduğunu öne sürdü.
Kaddafi için savaşmak üzere 6 bin gönüllünün Libya’ya geldiğini açıklayan İbrahim, “Libya’yı istilacıların ayaklarının altında patlayan bir volkana dönüştüreceğiz” dedi.
Ulusal Kanal
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    Perş. Ağus. 25, 2011 10:54 pm

YEŞİL KOMİTELER HAREKETİNİN ''LİDERİ'' DÜNYAYA SESLENİYOR!

25.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------


http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1475&B=yesil-komiteler-hareketinin-lideri-dunyaya-sesleniyor


Yeşil Komiteler Hareketinin "LİDERİ" Dünyaya Sesleniyor!

Bütün dünyanıın aşağılanan mazlumları. Savaş başladı. Endişeye mahal yok, çare yakınımızda. Bu gecenin Kudretin Gecesi olduğunu farkında mısınız? Ne demek Kudretin Gecesi? O, binlerce geceden daha hayırlıdır. Bin kat gökyüzü, dualarınızı kabul etmek için açıldığında, o kaderdir.

Amerika'ya bir bakın. Onları füzelerimizle vurduk mu? Hayır, onlar gelip bizi vurdular. Şimdi tahrip olmuş vaziyetteki Bab el Aziziye'ye 64 defa saldırdılar. Bir çok masum insanın füzelerle katletildiği karargahtan sonunda çıkmaya karar verdim. Fakat bu savaşta Libya'yı asla terk etmeyeceğim.

İkisinden biri; ya zafer, ya ölüm!

Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayanlar, ben sizin lideriniz değilim. eğer o başarısız devlette yaşıyorsanız, terk etmek için hazırlanmaya başlamanız lazım. Venezuela'ya gidin. Kalırsanız, yardımcım, manevi lider, vaiz Louis Farrakhan'ı takıp edin. Onu dinleyin. Ortaya çıkan nedir, bilmeniz gereken her şeyi o size anlatacak.

Avrupadakiler. Hadiseler, iftiralar içinde boğulmaya sizler de hazır olun. Zuhurunuz yeterli değil. Sonuçlarına katlanmanız lazım. Aranızdaki iyiler Afrika'ya, Batı Afrika'ya gitsin. Kuzey Afrika, şu anda güvenli bir yer değil. Bütün bölge savaş meydanı. Batı Afrika'da ise, ev ve iş var.

Sırbistan'da yaşayanlar. Libya'nın hakiki dostları, siz benimlesiniz. Lağım farelerinin bayrağı milyonlarca evden sadece birinin üzerinde. Yeşil bir kumaşı, boyutları tamı tamamına 2x1 ölçüsünde kesin. O, bayrağınızdır, halkın gücünün bayrağı...umudun, hakikatin, geleceğin bayrağı...

Hakikatten, hürriyetten, Cumhuriyetten yana taraf olan dünyadaki herkes!

Milyonlarca eve, arabaya o bayrağı asın. Yeşil Bayrak senindir. Dünyadaki büyük halk kitlelerine aittir o. Halk hakimiyetinin şafağında, hükümetlerin sonu yaklaşırken, yeşil bayrağı seçtik, rengini ve boyutlarını herkes için kolaylaştırdık. Yeşilin her hangi bir tonunu seç. (Kumaşı) tamı tamamına 2x1 boyutlarında kes ve onu her yere as, yanında taşı.

Yakın zamanda hükümetler çökecek, yeşil bayrak bütün dünyada dalgalanacak. O hükümetler halklarını ihmal ettiler. Ben, tek başıma onların hepsinin yaptıklarından daha fazlasını başardım. Onlar değişik efendilerin hizmetinde oldular. Hiç bir zaman halka hizmet etmek niyeti taşımadılar, asla! Onların sahipleri vardı. Sizin için yaptıkları bir hiçten ibaret. Onlara önem vermeyin, kaybolup gitsinler. Açıkça ya da gizlice, komiteler kurmak için kendinizi hazırlayın. Tanışmak, paylaşmak için yerel "mathaba"lar oluşturun. İleriye dönük planlar yapın.

Yeşil bayrak hepinize ait, o hepinizin.

Gelecek, her yerde Cumhuriyettir. Kitlelerin öz yönetimle idare olunduğu toplumların. Temel halk kongreleri ve halk komiteleri. Kılavuzluk etmek, savunmak, meydana getirmek, davet etmek, halkın iktidarına giden yolu göstermek için yeşil komiteler. Hepsi Yeşil Kitap'ta mevcut. Oku, kopyasını çıkar, paylaş. Kendi iletişim yollarını kullan, düşmana güvenme; kendi iletişim düzenini kur. Kaynaklarını, imkanlarını tekrar geriye, kendi ellerine al, güçten korkma, sahip ol. Onlar, hükümetlerin, bankaların, silaha sahip güçlerin senden çaldıkları senin iktidarın, zenginliğin ve silahlarındır.

Başkalarından seni temsil etmesini isteyemezsin. Zenginliğini hırsızlara emanet edemezsin. Başkalarından seni savunmalarını, senin adına döğüşüp ölmelerini rica edemezsin. Bu, senin insan olmaktan kaynaklanan sorumluluğundur. Sorumluluğunu yerine getirirsen, dünya hürriyetine kavuşur, düzene girer; cumhuriyet sistemi, hürriyet ve mutluluk, bolca zenginlik herkes için gerçek olur.

Hükümetler çağı sona eriyor, bunlar son nefeslerini vermeden önceki son çırpınışları. Umutları kalmadı. İflas ettiler. Sadece mali anlamda söylemiyorum, ahlaken iflas ettiler, dinen iflas ettiler, eğitimde, zekada, fikirde, ileriye götürecek hiç bir yola, çareye sahip değiller. Çöküş halindeler. Bu göçüp gitme, hürriyetlerinden yoksun bırakıldıkları için acı çeken dünya halkları için gayet müspettir.

Ey dünyanın iyi insanları!

Bilin ki, İslam, ibadeti bir genel gösteri haline getiren, fakat böyle yapmakla aslında şeytana hizmet eden cahilin size sergilemiş oldukları değildir. İslam, bütün insanlık için tek olan Allah'ın iradesine teslim olmaktır. Bu gece, dua gecesi. Dualarınız karşılığını bulacak. Dua eden ve Allah'a şirk koşmayanlar; siz müslüman olanlarsınız.

Bosna halkı, çoğunuz saptırıldınız. Araplar, yararsız ve zayıflar. Hıristiyan Sırp halkı ve diğerleri Allah'a yaklaşacaklar. Sadece bir Allah var. Her nerede bulunursa bulunsun, Allah hakikatin yanındadır. Hakikati bilmek için, Kur'an'ı oku; seni saptıracak olanları dinleme. Allah sizinle olduktan sonra, size kim karşı çıkabilir?

Kur'an'ı Cumhuriyete Toplum Hukuku olarak ilk benim getirdiğim mevcut olandan başka, siz nasıl bir Şeriat arıyorsunuz?

Adaletsizlik şeriat mıdır? Zulüm? Namertlik? Cinayet? Akıl bozukluğu? Uyuşturucular?...

İşkenceyi, tecavüzü, hırsızlığı onaylayan silahlandırılmış lağım farelerini ihya etmek, şeriat mıdır?

Hayır! Kur'an'da mevcut olanları önemsememek, şeriat değildir.

Dualar karşılığını buldu. Sadece hakikati dile getirdiğim ve hırsızların Afrika içlerine geçmelerine izin vermediğim için, üzerime kırk ordudan daha fazlasıyla geldiler. Afrika'ya sözüm var, size ihanet etmeyeceğim. Dünyayı vaad ediyorum, beni kalplerinde taşıyan milyonlar, (vaadimi) tamamlamak için savaşıyorum.

Onların borazanlarına inanmayın. Her kim ki borazanları dinler, hata etmiş olur. Üzerinde düşünüp, tartışmak üzere (doğru) bilgiye ulaşacağınız sizin kendi "mathaba"larınız var. Borazanlara aldırmayın. Şu andan itibaren anlaşılmış olsun. Ateş sudur, su ateştir. Bilin ki gelecek sizin, hükümetler sıfırı tüketti. Yeşil Kitap'ta tahmin olunduğu gibi, kitlelerin yeni çağı açılıyor.

Evet, sizi işitiyorum. Mesajlarınızın çoğu bana ulaştı. Şahsen cevap vermem mümkün değil ama çektiğiniz acıyı hissediyorum. Aranızda borazanların bu yakınlarda yaydıkları yalanlardan bir hayli etkilenenler var, öyle ki intihar etmeyi bile düşünüyorlar. Sakın ha! Asla! Önümüzde muhteşem bir zafer varken intihar etmek bir seçenek olamaz. Bedeli yüksek olacak fakat kararsızlık gösteremeyiz.

Dünyanın her tarafındaki Afrikalıları görüyorum. Hatta Avustralya'dakileri. Resimleriniz bana ulaştı. Doğu Afrikaya yardım için para topluyorsunuz. Problemlere sebep oldukları gibi, kardeşlerimize yardım etmemize de mani olanlar, beyazlardır. Dualarınız için teşekkür ediyorum. Ancak paralarınızı göndermeyin, tutun; bu zalimlerle savaşmak için kullanın.

Yeşil komiteleri oluşturun, açık ya da gizli toplanın. Yeşil tüzüğe bağlılığınızı ilan edin. Yeşil Kitabı çalışın. Halk konferansları gerçekleştirin, diğerleri için bütün dünyada teşvikçi olun. İnsanlığa karşı suç üzerine dünya kongresi için hazırlık yapın; hazırlanmak için altı ayınız var.

Gelecek sene Mart ayında, en büyük halk kongresinin toplanması mümkündür, bunu gerçek kılacak güç sizde mevcut. Hazırlanmaya hemen başlayın. Bir web sayfası yapın, yapmalısınız, bütün suçların kaydedilmesi bu yolla gerçekleştirilmiş olur. Biz milletimizi döğüşerek savunurken, siz hakikatin savaş meydanında döğüşürsünüz.

Kalem kılıçtan daha güçlüdür.

Bazılarınız bizim batı sınırımıza ulaştılar, fakat dönmek zorunda kaldılar. Bakmanız gereken aileleriniz var. Şimdi yol açık ancak, Nato barış istemiyor. Onların korkusu, Büyük Cumhuriyetin bir misal teşkil etmesi. Bizim maddi başarılarımızı tahrip edebilirler, fakat hakikati tahrip etmeleri mümkün değil. Ne kadar çok denerlerse, o kadar çok muzaffer olacağız.

Zafer, halkındır; zalimlerin değil.

Binlerceniz değişik istasyonlarda bekliyor. Tanzanya'da, Kongo'da, Gana'da, Nijerya'da, Afrika'nın bir çok yerindesiniz, sizleri görüyorum. Çölü aşıp nasıl geleceksiniz Libya'ya. Böyle yapmak yerine, bulunduğunuz yerde gruplara ayrılın. Mücadele kazanılmazsa Libya sizlere gelecek. Buna hazırlığınız olsun. İstilacılar için tuzaklar kurun. Her köşeyi savunmanız şart.

Afrika hükümetleri güçlü değil. Sadece şehirlerin bazı merkezlerini kontrol edebiliyorlar. Çoğu durumda hiç bir hizmet sağlayamıyorlar, halk bu hizmetlerden yoksun yaşıyor. Zaman geldiğinde, yolunuzda duramazlar. (Bu hükümetler) fakir. Irkçılar, sömürgeciler, kuzeyden gelen beyaz hırsızlarca soyulup soğana çevrildiler. Onlara, sadece size karşı çıktıkları zaman karşı çıkın. Hazır olun. "Mathaba"nızı kurun. Kıtanızı savunun.

Onlar ancak bombalarla saldırabilir, fakat biz hakikatle savunuruz. Bizimle hiç bir zaman erkek erkeğe savaşamazlar. Ödlektirler, hastalıklı, kaçık, makinelerin arkasına saklanan (tipler). Bir Afrikalının karşısına asla teke tek çıkamazlar. Bir Afrikalı çocuk, bu beyaz taşeronlardan her hangi birisinin hakkından çok rahat gelir. Zaten o yüzden saklanıp, taa uzak mesafelerden nefretle tahrip ediyorlar.

Sizi kullanmalarına müsaade etmeyin. Bir olun. Eğer Libya'dan geçebilirlerse, oralara gelecekler, savunmanızı kurun. Eğer Libya'yı tahrip ederlerse, onlara taarruz edeceksiniz.

Mümkünse kavgadan uzak durun. Düşman, (şartlarını kendisinin belirlediği) savaş alanlarında bir batağa saplanmamızı istiyor, böylece hepimizle birden savaşabileceğini düşünüyor. Afganistan şimdi bizimle, Irak bizimle, Venezuela bizimle. Biz barış istiyoruz, adalet istiyoruz. İnsanlığa karşı suçlarla ilgili konferans için çalışın. Mathaba ağlarını kullanın. Mathaba yeşil komitelerin karargahıdır.

İleriye

Zafer bizimdir!



24 Ağustos 2011

Yeşil Komiteler Hareketi Uluslararası İrtibat Bürosundan

Kaynak: www.mathaba.net
A.Y. Ajans
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    Perş. Ağus. 25, 2011 10:55 pm

KADDAFİ KESİN KONUŞTU; ''TEMİZLİK ŞART!''

25.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------

http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1473&B=kaddafi-kesin-konustu-temizlik-sart

KADDAFİ KESİN KONUŞTU;

"TEMİZLİK ŞART!"


Kıbrıs Kurtuluş Harekatı'nda Amerikan silah ambargosunu düşmanın tehditlerine aldırmayıp paramparça ederek Libya ordusunun silah depolarını tek kuruş menfaat talep etmeden Türk Ordusunun hizmetine sunan; Afrika'da, batı ırkçılığının zulmü altında inim inim inleyen Güney Afrika'nın ırkçı egemenliğinden kurtuluş mücadelesinin başarıya ulaşmasında büyük pay sahibi olan; kolonyalist batının harap ettiği Afrika kıtasının imarı için karşılıksız mali kaynak akıtan, böylece vefa sahibi bütün insanların gönlünde, yerini hak ederek that kuran Libya lideri Kaddafi, açık konuştu;


"Temizlik şart!"


Yerel televizyonlara verdiği demecinde, Nato saldırısının bir parçası olarak Katardan Libya'ya sızdırılmış halk düşmanı kiralık katillerin, hiç kimsenin bulunmadığı boş binası önüne kurulmuş televizyon kameralarına karşı, Amerikan filmlerinden öğrendikleri vücut hareketleriyle, "yihhuu!, yihhuu!" diye bağırarak, sağa-sola cesurca ateş ettikleri, kameranın göstermediği bir açıdan uzatılan Kaddafi posterlerini kahramanca bol bol bıçakladıkları Bab el Aziziye karargahından taktik bir kararla kendilerinin çekildiklerini açıklayan yarım yüzyıllık Büyük Libya Devrimi'nin lideri Kaddafi, Libya halkını, İngiliz M16 ve CİA denetiminde faaliyet gösteren El Cezire, CNN, BBC gibi AB-D Propaganda Makinesine bağlı psikolojik operasyon merkezlerinin gece-gündüz yaydığı hurafelerin zararlı etkilerine karşı uyardı.


"Hayattayım ve Trablus'tayım!"


Konuşmasında "Trablus'u dolaştığını, şehrin -başa çıkılamayacak kadar- tehlikede olmadığını" belirten Kaddafi, bütün meselenin, aslında her güzel şehre zaman zaman nasılsa sızan lağım farelerinin imandan gelen bir temizlik hissiyle temizlenmelerinden ibaret olduğuna inanıyor olmalı ki, Libya halkından "şehri lağım fareleri*" ve onlarla birlikte gelen "şeytanlardan" temizlemelerini istedi ve sözlerine son noktayı, Mustafa Kemal'den, Denizlere; Che'den Chavez'e, hamuru, "Vatan bir milletin evidir; kapıları ırz düşmanının yağmasına açılamaz!" düşüncesiyle yoğrulmuş her gerçek liderin benzeri hallerde söylemek üzere doğuştan bildigi o ölümsüz sloganla koydu;


"Ya Ölüm Ya Zafer"


25 ağustos

A.Y. Ajans


* Lağım faresinin evrensel açılımı:


Ülke ve taşeron adları benzer örneklere göre değişmek kaydıyla;

"Libya, yönetimi sadece Libyalılara bırakılamayacak kadar yağlı zenginlikleri olan bir ülkedir."

"Toprağın, petrolün bir anlamı yok. (taşeron) Mustafa Celil, Libyalılara Allah'ın bir lütfudur."

"Libya Ordusuna karşı, sırtımızı Amerika'ya dayamalıyız" diyenler.


A.Y. Ajans
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    C.tesi Ağus. 27, 2011 1:03 pm

"LİDER'İN TALİMATI; "GÖZÜNÜZÜ DÜŞMAN HEDEFLERİNE DİKİN"

27.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------

http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1480&B=liderin-talimati-gozunuzu-dusman-hedeflerine-dikin


(Dün Libyalılara hitap eden Devrimci Komiteler Hareketi Lideri Muammer Kaddafi, Afrikalılara düşman hedeflerine göz dikmeleri ve Afrika'yı Libya üzerinden yeniden sömürgeleştirmeye çalışan batının düşman devletlerinin varlıklarına el koymak için mücadele başlatmaları çağrısında bulundu. Muammer Kaddafi'nin konuşmasının özeti.)


"LİDER'İN TALİMATI; "GÖZÜNÜZÜ DÜŞMAN HEDEFLERİNE DİKİN"


"Biz savaşıyoruz...bizim aşiretler, yürüyün... Trablus'a yürüyün, muharebelerde dedelerinizin yaptığı gibi, Trablus'a doğru, ileri!... İşte yine savaştayız, babalarınızın girdiği aynı muharebeler bunlar... Kadınlar, erkekler, hepiniz gelin ve Trablus'u bu sefer temizleyin.

Her sokak, her bölge döğüşmeli, teslim olmak asla söz konusu değil. Allah'ın iradesiyle, düşman bozguna uğratılacak, Nato mağlup edilecek. Trablus'un dışındaki aşiretler, Trablus'a yürümeli ve hakim olmalı.

İmamlar, halka cihada katılmalarını cepheye gitmelerini vaaz edin; şimdi şehadet ya da zafer zamanı. Nato defolacak, ilelebet devam edemezler; evlerinizde kızlarınıza tecavüz edenler, Nato, cehennem olacaklar, cehenneme kadar yolları var.

Sömürgeleştirilmeye teslim olmayın, Trablus'a, o lağım farelerinin üzerine yürüyün.

Onları öldürün!

Daha önce milyonlarca yürüdünüz, şimdi yine milyonlarca yürüyün, fakat bu sefer savaşmak için yürüyeceksiniz. El bombalarından, bombalanmaktan korkmayın ve Trablus'u teslim etmeyin!

Aşiretler her yerden yürüyecek; bütün camilere, çatılara, kurumlara, dükkanlara hakim olacak ve onlarla savaşacaksınız; o lağım fareleri için Trablus'ta tek bir güvenli nokta bile bırakmayacaksnız!

Halk her yerde döğüşüyor. Biz büyük çoğunluğuz! Aşiretler ve halk, korumak için Trablus'a yürümeli. Kadınlar sokaklarda çarpışıyor! Vatanımızın Fransa'nın veya İtalya'nın olmasına müsaade etmeyeceğiz; bir daha asla sömürge olmayacağız; onlarla savaşın!

Libya, sana aittir, Trablus senindir; Nato'ya yalvaran o ajanların değil; onlar Trablus'a ait olmayan ajanlardır; onlar Trablus'un evlatları değil!

Erkekler, kadınlar, çıkın ve onlarla döğüşün; onları takip edin; kitleler, şimdi her yerden Trablus'a yürüyün!

İleri!

İleri!

25 Ağustos - A.Y Ajans

Kaynak: www.mathaba.net

A.Y. Ajans
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    C.tesi Ağus. 27, 2011 1:14 pm

TRABLUS'TAN MATHABA HABER ÖZETLERİ

27.08.2011


http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1479&B=trablustan-mathaba-haber-ozetleri


TRABLUS'TAN MATHABA HABER ÖZETLERİ

24-25 Ağustos 2001

Sirte bölgesi, Afrika'nın zenginliklerini göz göre göre zorla ele geçirmeye çalışan Nato saldırganlığına karşı Libya'yı savunmak için savaşan Afrika lideri Kaddafi'ye olan sarsılmaz bağlılığını bir kez daha gösterdi.

Nato taşeronu bozguncuların montaj videolarla ellerinde olduğunu güya ispatlamaya çalıştıkları vatansever televizyon çalışanı Hale Misrati*, şu anda sapasağlam ve Sirte'de.

LİBYA CUMHURİYETİ BASIN SEKRETERİ MUSA'NIN DOĞRU BİLGİLENDİRME AÇIKLAMASI

İngiliz M16, Amerikan CİA denetiminde yayın yapan AB-D Propaganda Makinesi'nin en tehlikeli psikolojik savaş örgütleri, El Cezire, CNN ve BBC'nin ürettiği hayal mahsulü iddialarla kafaları karışan insanları doğru bilgilendirmek için sık sık açıklamalarda bulunan Libya Cumhuriyeti Basın Sekreteri İbrahim Musa, son yaptığı açıklamada; Muammer Kaddafi'nin bulunduğu yerden bozgunculara karşı mücadeleyi yönetmeye devam ettiğini, moralinin ve haleti ruhiyesinin her zamankinden daha yüksek olduğunu söyledi;

"Kaddafi, bizim hürriyetimiz ve istiklalimiz için mücadele ediyor. Kaddafi ailesinin bütün üyeleri de (moral ve savaşma azmi bakımından) gayet iyi durumdalar"

Açıklamasında, düşman medyasının ısıtıp ısıtıp tekrarladığı "Herkesin Kaddafi'yi terk ettiği" hurafesine de değinen Musa, "üst düzey askeri ve politik danışmanlarının Kaddafi'yle beraber olduğunu; Kaddafi'nin, direnişi, haftalar, aylar, yıllarca devam ettirecek imkanlara sahip oldğunu söyledi"

Evet, hadiseler Nato'ya çalışan kiralık askerlerle, Trablus'un göbeğinde, Libyalı milli kuvvetlerce tuzağa düşürülüp kuşatılan terörist bozguncuların umduğu gibi gelişmiyor.

"Kudretin Gecesi"nde, özellikle kutsal Ramazan Ayının son on gecesinde edilen duaların etkisi pek kuvvetlidir. Dünya üzerinde yaşayan milyonlarca insan, (terör örgütü) Nato'nun bozguna uğraması, kahraman Libya halkıyla, Muammer Kaddafi'nin zafer kazanması için dua ediyorlar. Bu dualar, çok büyük bir etki kuvvetine sahiptir.

Mesela, bozguncular niye yaptıklarını kendileri de anlayamadan, sanki durduk yerde birbirlerine ateş edip, öldürmeye başladılar. Kalpleri bir itimatsızlık hissiyle kaplandı; birbirlerine hiç güvenmiyorlar. İçlerinden bazıları, Libya'da Kaddafi liderliğinde, Allah için, Adalet, Hakikat ve de milli/ulusal kaynakların özel şirketler tarafından yağmalanmayıp, adilce paylaşılarak yararına sunulacağı halk için Jihad verildiğini anlamaya başladılar. Hakikat kafalarına dank ettirildikçe, Nato'nun düşman olduğunu, çok fena kullanıldıklarını iyice anlayacaklar.

Bunlar, Kaddafi'nin düşman tarafından onlara propaganda edildiği gibi birisi olmadığını, cephede Cihadı idare eden olağanüstü niteliklere sahip, kahraman Libyalıların, "La İlahe İllallah!" diyen vatan mücahidi müslümanlar olduklarını; bozguncu elebaşıların ise, Nato'dan yardım isteyip, taşeronuk yaptıklarını da nihayet görmeye başladılar.

Kaba sakal, bencillik, el-kaide, CIA, kapitalizm değil; Libya Büyük Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi'nde Toplum Hukukunun Kutsal Kur'an'dan olmasının Şeriat demek olduğunu da keşfetmeye başladılar artık. Evet, yavaş yavaş zihinleri açılıp, aydınlanmaya başladı; Halkın iradesi Cemahiriye (Cumhurlar birliği) İslam'ın tezahürüdür.

İşte zihin zehirleyen ne kadar yalan varsa, TV haber bülteni denilen uydurulmuş yalan bültenleriyle yaymayı, Nato'nun İnternet'i ve diğer iletişim yollarını engellemesi sayesinde becerebildiler.

Uyarıyoruz; üçüncü, dördüncü el raporları kullanan hurafeci medyaya inanmayın; doğru, güvenilir haber raporlarını okumak için www.mathaba.net/news/libya adresine gelin ve e-mail yoluyla günlük özetler için kaydolun. (www.mathaba.net/go/daily)

Düşmanın nükleer bombası hakikati yok edemez. Yenilmez yeşil komiteler, hakikati söyleyen bu haber raporlarını kopyalasın, dağıtsın ve paylaşsın. Dünya, böylece Cemariye'de ki insan hakları, hürriyet ve sorumluluklardan haberdar olsun; bu hakların ve hürriyetin devrim sayesinde kazanıldığını gösterin ki, Libya Cemahiriye'si Evrensel Cemahiriyeye dönüşsün. Bu siteyi ve www.GreenCharter.com inceleyin, paylaşın, kopyalayın; size aitmiş gibi, gönlünüzce değiştirin; yeşil komiteleri her yerde oluşturun,

Hakkın, hakikatin, barışın, adaletin, hürriyetin Evrensel Cemahiriyesinin bayrağının rengi yeşildir. Boyutları, tam olarak, bir birim uzunluğunda, iki birim genişliğindedir. Bu bayrağı herkes her yere asmalı; evlerine, arabalarına, masalarına, her yere asmalı. Asılmış başka bayraklar varsa, onlar sadece hükümetleri temsil ediyor.

Boyut ve renk olarak bu ölçülere uymayan başka bayrakların asıldığı terörist taşeronların elçiliklerini barındıran hükümetler, halkın menfaatlerine aykırı olarak, bankerlere, gangsterlere, hırsızlara, hainlere, emperyalistlere, siyonistlere, reaksiyonerlere, ırkçılara, suçlulara, sömürgecilere hizmet eden düşman hükümetlerdir.

Hak ve halk düşmanı, sömürgeci terör Örgütü Nato Libya'ya barbarca saldırdığında söylemiştik;

1- Kara gün dostu, vatansever mücahit Muammer Kaddafi'yi katletmeyi başaramayacaklar.

2- Halkın iktidarı Cemahiriye'yi yıkamayacaklar.

3- Uzun bir savaş olacak.


Düşman, Trablus'u işgal teşebbüsüne yeltendiğinde de söylemiştik;

1- "Lağım fareleri onlar için hazırlanan tuzağa düşürülecekler"

2- Yabancı taşeron bozguncu sürüleri bir kaç gün içinde bozguna uğratılacak, hatta imha olunacaklar.


Bugün herkesin görüp şahit olduğu üzere, Hakikat, vaad edip haber verdiğimiz gibi tecelli etti. İstihbarata ve duruma biz hakimiz, Nato değil. Nato'nun sadece bir planı ve görevi var; iflas etmiş, aciz hırsızlar olarak, Afrika'yı yeniden sömürgeleştirip, zenginliklerini yağmalamak.

Bozguncuların hakikati hala göremeyenlerine gelince... Onlar saptırıldığı için bunun "Kudretin, İradenin Gecesi" olduğunu hissedemiyorlar, ki Allah, onlarla değil, inananlarla. Başka hiç bir kudretten, iradeden değil, sadece O'ndan yardım isteyen inananlarla. Ve şüphesiz, kaba kuvvetle tahrip etmekten, yağmalamaktan, çalmaktan yana değil.


26 Ağustos - A.Y. Ajans

Kaynak: www.mathaba.net



A.Y. Ajans
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    Paz Ağus. 28, 2011 2:13 am

LİBYA GERÇEKLERİ - HABER ÖZETLERİ

28.08.2011

http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1484&B=libya-gercekleri-haber-ozetleri

Bebeklik dönemiyle, bluğ çağı arasında, yayınlarına hemen hergün saatlerce maruz kalındığı taktirde, kişinin zihni işleyiş mekanizmalarını bozarak, yetişkinlik döneminde "informatik şizofreni"yle sonuçlanması mümkün, kalıcı hasarlara yol açan AB-D Propaganda Makinesinin, özellikle El Cezire, BBC, CNN benzeri psikolojik operasyon merkezlerinde, ses-görüntü-müzik unsurları kullanılarak oluşturulan hurafelerden üç tanesinin daha, adı geçen enformasyon eşkiyası tarafından uydurulmuş oldukları ortaya çıkarıldı.

İblisin kavalını üfleyen Türkiye'deki işgal medyası elemanlarının, tıpkı Irak'a yönelik 91 ve 2003 Saldırılarında olduğu gibi, servis edilir edilmez hemen benimseyip, yarım saatlik aralarla tekrarladıkları, Libya hakkında uydurulmuş sayısız hurafelerden söz konusu üçü şunlar;


1- "İsyancılar (bozguncular anlaşılsın) Yeşil Meydanı ele geçirdiler, ellerinde bayraklarıyla gösteri yapıyorlar" hurafesi

Yeşil Meydanı andıran bir meydanda bayraklarıyla gösteri yapanların görüldüğü o görüntü, insanları sandırmak istedikleri gibi Trablus'taki Yeşil Meydanda yapılmış gerçek bir gösteri olmayıp, Amerikalı araştırmacı gazeteci Webster Tarpley'in de açıkladığı üzere, Katar'da, Doha'da kurulan bir "dekor-meydan"de oynanıp filme alınmış bir sahneden ibaret.

"Muhalifler filan kasabayı ele geçirdi" denilerek sık sık yayınlanan, bozguncuları sağa-sola bayrak çekerken gösteren görüntülerin çoğunun, yine Doha'daki film setinde çekildiği sanılıyor.

(Bu sahnenin yayınlamasından bir-iki gün sonra, haber bülteni adıyla sık sık tekrarlanan propaganda saatlerinden birinde, "Trablus'ta durum nasıl?" sorusunu yönelten El Cezire elemanı, arka planda, uzak mesafede dalgalanan yeşil bayrakları fark etmeden, "Geçen gün Yeşil Meydanı ele geçiren muhalifler Trablus'un yüzde doksanına hakim oldular" diye "bilgi" veren "saha görevlisi" arkadaşını "Yeşil Meydan değil mi o direklere çekilmiş yeşil bayrakların dalgalandığı yer? Biraz dikkat etsene!" diye uyarmak için reklam arası vermediğine göre; bu acayiplik, radyoaktif maddelerin kullanıldığı bir sektörde çalışan birisinin, görev icabi farkına bile varmadan yıllarca radyasyona maruz kalıp kanser olması gibi, informatik şizofreninin de, sadece "haber" izleyip dinleyenlerde değil, o hurafelerin üretiminde çalışanların zihinlerinde de yıllar içinde ortaya çıkabileceğini gösteren bir tezahür olmalı)


2- "Muhalifler bütün Libya'da duruma hakimler" hurafesi.

Meşru Libya Cemahiriyesi, Libya'da 20 şehre ve ülkenin büyük bölümüne hakim.


3- "Ntc, şimdiden dünyanın çoğunluğu tarafından tanındı" hurafesi.


Bozgunculuğu tanıyan ülke sayısı 40. Oysa BM'nin 192 üyesi mevcut.


27 Ağustos

A.Y. Ajans

Kaynak: www.mathaba.net

A.Y. Ajans



Paylaş |
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    Paz Ağus. 28, 2011 1:16 pm

http://mehmetaliguller.com/2011/08/24/davutoglu%e2%80%99nun-kaddafi-dusmanliginin-nedeni/


Davutoğlu’nun Kaddafi düşmanlığının nedeni
NATO’nun sözde insan hakları gerekçesiyle 6 aydır bombaladığı Libya’da öldürdüğü insan sayısı, Batı destekli kalkışma sırasında ölenleri çoktan geçti. Bu gerçeğe “Atlantik gözlüğü” takan Türk basını, Batı tarafından verilen silahlarla Trablus’a yürüyen isyancıları da, “demokrasi” mücadelesi veriyor diye pazarladı!

Mazlum milletlere örnek olmuş bir ulusun basınının düştüğü bu durum utanç verici! Hele bir de Batı’nın ambargo uyguladığı dönemde Türkiye’ye karşılıksız destek veren bir lidere yapıldığı için, daha da utanç verici!

Türk basını utandırdı

Türk basının dünkü birinci sayfalarına bakınız:

Önce merkez medyadan örnekler: Milliyet “kıvırcık kafadan kurtulduk” diye manşet atmış Kaddafi’den bahsederken. Vatan, “ders al Esad” diye atmış sürmanşeti… HaberTürk de aynı kafada: Manşetten “değişmeyene ders olsun” diye sesleniyor! Radikal de manşetten “ders olsun” diyenlerden…

Yandaş basının hali daha da utanç verici: Sabah, sürmanşetten “sıradaki gelsin” diye diklenmiş, Yeni Şafak manşetten “diktatörlere ders olsun” demiş. Bugün gazetesi manşetten “diktatör devrildi” diyerek, cemaatin yayın organı Zaman da manşetten “42 yıllık diktatörlük bitti” diyerek sevince boğulmuş!

Cumhuriyet’in büyük ayıbı

Ama hiçbiri Cumhuriyet’in üslubu kadar nankörce değildir herhalde!

Kaddafi’yi “dişi sökülen çöl aslanı” diye başlıkta niteleyen Cumhuriyet, üst başlıkta da “kalacak çadırı bile yok” demiş!

Farkındayım”nankörlük” durumu karşılamadı. Çünkü uçaklarımıza koyacak benzinimiz olmadığı o ambargo şartlarında, Türkiye’ye el uzatan Kaddafi’yi bugün “kalacak çadırı yok” diye aşağılamaya kalkmaya ne deneceğini ben bilmiyorum!

BOP Dışişleri Bakanı Davutoğlu

Türk basınının bu “ders olsun” manşetleri, BOP Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ndan kaynaklanıyor. BOP Dışişleri Bakanı dememiz şundandır:

Bir ülkenin egemenliğini hiçe sayarak rejim karşıtlarını bir araya getiren, rejim karşıtlarının silahları arasında alanlara çıkıp gövde gösterisi yapan bir Bakan, Ankara’nın değil, ancak BOP’un Bakanı olur.

Kaddafi’nin yenildiği haberleriyle birlikte herkesten önce sahneye çıkıp, “Kaddafi’nin durumu, bölge liderlerine ders olsun” şeklinde meydan okuyabilen biri Ankara’dan değil, Washington’dan Bakan’dır.

Ve “Libya temas grubu” başkanı olarak rejimin düşmesini isyancılarla omuz omuza kutlamak üzere Libya’ya ilk koşan biri Türkiye’nin değil NATO’nun diplomatıdır!

Davutoğlu’nun Obama’ya taahhüdü

Ahmet Davutoğlu’nun bu misyonu elbette şaşırtmıyor bizi.

Çünkü Davutoğlu, 20 Mart 2009 günü Washington’da “Türkiye, küresel yeni düzene, çevresinde alt bölgesel düzenleri yeniden kurarak katkıda bulunacak” sözü vererek, 40 gün sonra, 1 Mayıs 2009’da Dışişleri Bakanı olabilmişti!

Çünkü Davutoğlu, Tunus ve Mısır’daki halk hareketlerinin ABD’yi tedirgin etmesi üzerine, 14 Mart 2011 günü acilen yapılan “duruma müdahale” toplantısında, “Türkiye bu değişim dalgasının sürükleyici ülkesi olmak durumunda. Böyle bir hedefle hareket ediyor. Yoksa bütün bu etrafta, değişim dalgasının olumsuz sonuçlarından en fazla etkilenecek ülkelerden biridir. Eğer aktif bir öncülükle değişim liderliği yürütemezsek, biz bu coğrafyada bu gelişmelerden en olumsuz etkilenen ülke oluruz.” diyebilen bir Atlantikçidir!

Davutoğlu, Kaddafi’ye “BOP Dışişleri Bakanı” olduğu için düşmandır; ABD ve NATO Kaddafi’ye düşman olduğu için düşmandır! Atlantikçiler adına yürütülen bu düşmanlık, milletimizin onurunu kirletmektedir.

Türk milletinin Atlantikçilerden kurtulması, milletlerarası onurumuz için de şarttır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
24 Ağustos 2011
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |    

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Libya'ya karşı kuş kadar vefalı olamadık Mahmut Toptaş |
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Avira Premium Security Suite 8.1.0.245+2017 Yılına Kadar Key
» YAHUDİ GÖZÜYLE NECİP FAZIL
» unutmadiginiz pembe diziler?
» PKK'lı bir kadının itirafları
» Biz Lider Değiliz;Ama Liderleri Tahtından Ederiz.!!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Afrika-
Buraya geçin: