AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 SURİYE’YE NEREDEN BAKMALI?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: SURİYE’YE NEREDEN BAKMALI?    Cuma Ağus. 19, 2011 1:54 pm

SURİYE’YE NEREDEN BAKMALI?

17.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------

http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1434&B=suriyeye-nereden-bakmali


15 Nisan 2011 Cuma günü Dar’ada 7 polis memurunun ölümü Baas merkezinin kundaklanması olayı ile ilgili haber, New-York Times Beyrut muhabirinin ve Associated Press Ajansı’nın olaya el koymasıyla basında Suriye askeri birlikleri sivil halka ateş açtı biçiminde yer aldı. http://www.guncelmersin.com/haberdetay.asp?ID=155
Bu haberle birlikte batı basınının Suriye’yi linç etme kampanyası başlamış oldu. Şimdilerde, (Gazeteci Hüsnü Mahalli’den öğrendiğimize göre) Al-Jazeera Televizyonunda (Katar) ve Müslüman Kardeşler örgütünün Pariste oluşturduğu bir merkezde montajlanan asparagas Suriye haberleri basına servis ediliyor. Bu haberlerde demokrasi için mücadele ettiği bildirilen çapulcu sürüsü, asker sivil ayrımı yapmadan insanların kafasını kolunu bacağını kesiyor. Akla gelmedik zulmü yapıyor.
Ürdün, Lübnan ve İsrail kanallarından bu çapulculara silah geliyor. Bu silahların önemli bir bölümünü Suriye güvenlik güçleri yakalıyor. Batı basınının haberlerinde bundan söz edilmiyor.
Bu zulümden yılan Suriye halkı, devletine, ülkesine ve bayrağına daha çok sahip çıkıyor. Ülkesinin başına geleceklerin bilincinde olan Suriyeliler, emperyalizme karşı direnmeyi her türden iç meselelerinin hallinin önüne almışlar.
Batı basınının asparagas haberleriyle kendilerini demokrasi savaşçısı sayanlar Antalya’da, İstanbul’da toplantılar yapıp, Suriye’nin geleceğine karar vermeye kalkıyor. Toplantıları yapanların arasında, Suriye’de yaşayan kimse de pek yok gibi…
Bu toplantılara katılan biri var ki, son günlerde, sözcü konumuna geçti, onun kimliği, Antalya’da, İstanbulda kimlerin kimin çıkarları adına toplantı yaptığını açıklıyor.
Sözünü ettiğimiz kişi Rıdvan Ziyade. Rıdvan Ziyade NED’in (National Endowment for Democracy-USA) Reagan-Fascell Democracy Fellows Program’ında yer alıyor. Geçimini sağlayacak para, sağlık sigortası ve seyahat masrafları Washington’dan ödeniyor. Bir anlamda ABD’nin maaşlı memuru…
Öbür taraftan ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden Suriye aleyhine bir karar çıkartıp, askeri müdahaleye başlama çabasında. Güvenlik Konseyinden şu güne kadar çıkarabildiği en ağır karar “kınama” oldu. Güvenlik Konseyinin, Başta Rusya olmak üzere 15 üyesi, Suriye’ye yapılacak bir askeri müdahalenin önünü açacak karara onay vermiyor.
ABD, bakıyor olmuyor; Suriye’yi dize getirmenin başka bir yolunu buluyor. BOP Eş-Başkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’deki karışıklığı kendi iç meselesi sayıyor. “İnsanlığın vicdanı” http://www.guncelmersin.com/EditorNews.asp?ID=354 adına savaş çığlıkları atmaya başlıyor. Anlaşılıyor ki, BM Güvenlik Konseyinde çözülemeyen Suriye’ye askeri müdahale sorunu, Türkiye Başbakanı, BOP Eş-Başkanı Tayyip Eroğan eliyle çözülecek.
Yüzde şu kadar oy alarak iktidara gelmiş olmak, Türkiye’yi; Ortadoğu’yu kan gölüne döndürecek bir maceraya sokma yetkisini verir mi bir iktidara?
Suriye’den başlayacak savaşın nerede duracağını kimse bilemez. İran, Lübnan, Ürdün, İsrail, Filistin ister istemez savaşın içinde bulacak kendisini. İşin tuhafı, Türkiye de dahil hiçbir ülkenin bu savaştan bir çıkarı yoktur. Savaş, tüm bu komşuların halklarının birlikte köleleştirilmesi sonucunu duğuracaktır.
ABD, Türkiye ile Suriye arasında bir savaşı başlatarak, bölgede öngördüğü sınır değişikliklerini, (Türkiye dahil) tüm üniter devletlerin ortadan kaldırılması işini BOP Eş-Başkanı taşeronuna yaptırmış olacaktır.
Suriye’ye Anadolu’dan bakan halkımız, Suriye halkına kardeşlik duyguları besliyor. BOP Eş-Başkanının peşine takılıp bu korkunç maceraya girmek istemiyor.

GüncelMersin


Ender ERDEMİL
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: SURİYE’YE NEREDEN BAKMALI?    C.tesi Ara. 10, 2011 2:08 pm

Henri J. Barkey

Türkiye’nin Suriye’ye karşı sert duruşu, çatışan sadakatlerini gizliyor



29/11/2011,

Türkiye ve Suriye ilişkileri birkaç ay içerisinde, ki uluslararası ilişkilerde göz açıp kapamak kadar kısa bir süredir, iki ülkenin “iki halk tek devlet” dediği bir noktadan düpedüz düşmanlığa ve emsalsiz bir kine vardı. Bu dönüşümle ilgili bahse değer olan bir şey de şu: Buna yol açan, bir ülkenin diğerine karşı hasmâne bir tutum içine girmesi değildi.
Bu dönüşüm, Türk liderlerin protestolarla yüzyüze gelen Baas rejiminin reformları yürütmeye ehil olmadığı ve Beşşar Esad’ın günlerinin sayılı olduğu sonucuna varmaları sayesinde yaşandı. Ankara, genel bilgilerden hareketle, Esad rejminin 6 ay ila iki yıl kadar ayakta kalabileceğini hesaplıyor.
Türkiye’nin duruşu, Arap Baharının harekete geçirdiği büyük değişimlerden ve Libya’da olduğu gibi önceki hesap hatalarından çıkarılmış derslerden besleniyor. Özetle, Türk liderler Esad’ın bertaraf olacağına, bu ne kadar çabuk gerçekleşirse, hem kendileri hem de bölge için o kadar iyi olacağına hükmetmiş durumdalar. Böylelikle süreci hızlandırmaya karar verdiler ve fakat şıkları oldukça sınırlı.
Rejim değişikliği, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ilk tercihi değildi. Doğrusu, Erdoğan iktidara geldikten sonra Suriye’ye büyük yatırım yaptı. Davutoğlu, kendi deyimiyle Suriye’yi 60 kez ziyaret ederek onu “komşularla sıfır sorun” politikasının vitrini haline getirdi. Türkiye-Suriye ilişkilerindeki ters dönüş pek çok bakımdan çarpıcıydı. Türkiye’nin Suriye’yi tehdit etmesiyle Beşşar’ın babasının Abdullah Öcalan’ı kovduğu 1998’den beri uzun bir mesafe katetmiştir. Ondan sonra da Erdoğan ve genç Esad, ailelerinde katıldığı yakın bir ilişki geliştirdiler.
Türk ihracatı 2000’deki 184 milyon dolar seviyesinden 2010’da 1.64 milyar dolar seviyelerine çıktı; toplam ihracattaki payı yüzde 1.6 oldu. İki ülke arasındaki vize yükümlülükleri kaldırıldı, serbest ticaret anlaşmaları imzalandı ve enerji alanında yatırımlar yapıldı. Sınır bölgesindeki iller ticaret ve turizmin artış kaydetmesiyle ekonomik patlamaya şahit oldu.
Erdoğan, Esad’ın reform sürecini başarıyla yürütmek sûretiyle yönetimde kalmasını daha çok tercih ederdi. Kişisel dostluğuna güvenerek Suriye devlet başkanını bu yöne doğru sürüklemeyi denedi, istihbarat başkanını ve Davutoğlu’nu Şam’a gönderdi. Sınır bölgelerinde Suriye ordusunun ve paramiliter güçlerin saldırısına maruz kalan kişilerin oluşturduğu mülteci akını, sert bir duruş sergilemesine yol açtı. Son bir çaba olarak Davutoğlu gönderildi ve Beşşar Esad’a Ramazan boyunca göstericilere ateş açmaması salık verildi.
Türkiye, Suriye’de gerçek bir ikilemle yüzyüzedir. Bir yanda, Esad’a muhalefette cephe ülkesi haline geldi. Türkiye sınırlarında yaklaşık 8000 mülteci var. Suriye muhalefetine Türk topraklarında –askeri değil - siyasi örgütlenme için serbestlik tanındı. Tüm bunlar Türkiye’ye bir kez daha büyük bir uluslararası önem ve potansiyel liderlik rolü aşıladı. Suriye rejiminin içeriden çökmesi ihtimali hakkında duyulan kaygılar Erdoğan’ın İran ve İsrail politikalarının ABD’de büyük bir şaşkınlık yarattığı bir zamanda Washington ve Ankara arasında uzlaşmaya yol açtı.
Öte yanda, Türkiye Şam’daki Esad hâkimiyetini daha da zayıflatmak için gerekli olan önemli fedakarlıkları yapmak istemiyor olabilir. Sınırların kapatılması, ticaret ambargosu ve ayaklanmacıların silahlandırılması imkânsız değilse de zor seçeneklerdir ve anlaşılabilir bir şeydir bu. Türkiye’nin sınır illerinde özellikle Türk Alevilerinin– Suriye’nin yönetici alevi azınlığı gibi Şii İslam’ın şubesidir - yaşadığı Hatay ilinde hükümetin Suriye politikasına itiraz ediliyor.
Bir süre önce Türkiye-Suriye ticaret ofisi yetkilileriyle İstanbul’da yaptığım görüşmede Suriye’ye ticari ambargo uygulanmasına karşı çıktıklarını söylemişlerdi. Erdoğan’ın AK Parti hükümeti ihracat sektörüne öncelik veriyor ve zaten mevcut câri açık yüzünden kaygılıyken bırakın Suriye pazarını, hiçbir ihraç pazarını terk etmeye durumu gerçekten el vermez.
Fakat kötüleşen ekonomik şartlar ticari müeyyideler sorusunu eninde sonunda tartışılabilir hale getirecektir. Suriye’nin döviz rezervi tükeniyor; Türk işadamları, ticaretin önündeki engellerin doğal bir şekilde arttığını göreceklerdir. Suriye’deki iş dünyasını taraf değiştirmeye ikna edebilir bu.
Türkiye için daha zor olanı, 1990’larda Irak’ta uygulananı hatırlatırcasına, Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak bölge uygulamasıdır. Ankara böylesi bir hamleyi silahlı Batı müdahalesinin potansiyel başlangıcı olarak algılamaktadır ve silahlı müdahaleye karşı çıkmaktadır. Eğer Suriyeli Kürtler Irak’takine benzer şekilde özerklik kazanırlarsa, hâlihazırda hareketlilik içerisinde olan Türkiye’deki Kürtler de kendi merkezi hükümetlerine daha da kafa tutma cesareti hissedebilirler. Suriye ve İran’ın eskisi gibi PKK’nın güneydoğudaki şiddetini destekleyeceklerinden de şüphe duyuluyor. Fakat Türk hükümeti için bir tehditten ziyâde bir sıkıntı ve zahmet meselesidir bu. Daha endişe verici olanı, Suriye krizinin topyekûn sivil savaşa dönüşmesi halinde oluşacak mülteci selidir.
Esad rejiminin siyasi gün batımına doğru acımasızca ilerlediği sonucuna varan Ankara, Libya tecrübesinin tekrarlanmasından uzak durmak istiyor. Bu amaçla, Esad’ın üzerinde baskıyı artırmaları gerektiği düşüncesiyle diplomatik nüfuzu son gramına kadar kullanacaklardır.
Muhtemel değildir ama Beşşar Esad, rejimiyle birlikte sağ salim ayakta kalsa bile Türkler onu defterden sildiler. Beşşar Esad Suriyesi, fırsatlar ülkesini temsil etmiyor artık; ekonomisi ve siyaseti, Sovyetlerin son günlerindekine benzer bir durgunluğa çakılıp kalacaktır.
Kaynak: The National (BAE)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
SURİYE’YE NEREDEN BAKMALI?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» rumeli
» TÜRKİYEDEKİ BOŞNAK KÖYLERİ
» cennet cehennem magarasi(mersin)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Ortadoğu-
Buraya geçin: