AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

  Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
YazarMesaj
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 21, 2011 11:38 pm

Konunun ilk mesajı :




[img]http://www.pressmedya.com/resimler/haber/libya2.jpg[/img]

[size=24]

Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor[/size]



Libyanın başkenti Trablusta Başbakanlık binası ile bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığı, bazı binaların ateşe verildiği bildirildi.






AFP’ye telefonla bilgi veren görgü tanıkları, bazı karakol ve binaların ateşe verildiğini, bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığını söylediler.

Libya’da isyanın çapı giderek büyürken, Kaddafi yönetimi ülkeyi karıştırmak ve istikrarsızlığa sürüklemenin suçunu aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu “dış güçlere” çalışan çetelere yükledi. Ankara ve Trablus arasında, çalıştıkları firma ve evlerinde yağma ve saldırılara maruz kalan panik içindeki binlerce Türk’ün tahliyesi için yoğun diplomasi trafiği yaşanıyor.
[color:ee90=red]
Türkler de tutuklandı [/color]


Libya’nın resmi yayın organları, ülkenin çeşitli bölgelerinde yapılan yönetim karşıtı gösterileri ve meydana gelen kaos ortamını “siyonist güçlere hizmet eden” bazı Müslüman ülke mensubu çetelerin organize ettiğini belirterek, bu ülke vatandaşları arasında Türkler’i de saydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 13, 2011 5:20 pm

Amerika Libya'ya saldıracak
İngiliz The Guardian gazetesi, Libya üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturmanın Batılı devletlerin büyük bir savaş için hazırlık yaptığının işareti olduğunu yazdı.

13 Mart 2011, 12:33
Anadolu Haber

Bazı Batılı devletlerin Libya üzerinde uçuşa yasak bölge ısrarını sert bir ifade ile eleştiren The Guardian, bunun bir delilik ve yıkıcı bir savaş için hazırlık olduğunu yazdı.

Gazete, İngiliz Başbakan Cameron’un askeri onura ulaşma meraklısı olabileceğini, ancak Libya’ya saldırı meselesine karışmaması gerektiğini vurguladı.

Gazetenin yazarı, Irak ve Afganistan halkına dayatılan musibetleri hatırlatarak şimdi de Libya’nın hedef tahtasına oturtulduğunu, oysa bu savaştan hiç bir akıllı insanın kârlı çıkamayacağının ortada olduğunu ifade etti.

Yazar, bu savaştan ancak dünyada silah satışı ve kan akıtmayı düşünen şahinlerin çıkar elde edeceğinin altını çizdi.

Amerika savaş filolarının, Libya kıyılarına yakın durumda konuşlanmaya başlaması bu kanaati kuvvetlendiriyor


FHA
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 14, 2011 8:05 pm

Arap Birliği saldırıyı körüklüyor
13.03.2011 - 08:42 Haberlerime ekle Yazdır Arkadaşına gönder Libya'da Kaddafi güçleri ile isyancılar arasındaki çatışmalar sürerken Arap Birliği, ABD ve Avrupa Birliği uçuşa kapalı alandan bölgeye müdahaleye ve bölünmeye kadar birçok seçeneği gündemde tutuyor.

Libya'da günlerdir süren ve son zamanlarda Kaddafi güçlerinin kontrolü ele geçirmeye başlamasıyla devam eden çatışmalara uluslararası müdahale tartışılıyor. Arap Birliği Genel Sekreteri Emir Musa açıklama yaparak, Libya'ya karşı "uçuşa kapalı alan" yaptırımının uygulanması gerektiğini söylerken, "Bunu kim sağlayabilir bilmiyorum ama Arap Birliği rol oynamaya hazır" dedi.

"İnsancıl bir müdahale"den bahsettiğini vurgulayan Musa, uçuşa kapalı alan uygulamasıyla kendilerini küçümseyen Kaddafi rejimine karşı savaşan Libyalılara destek verilebileceğini söyledi.

İngiltere ve Fransa'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gündemine soktuğu uçuşa kapalı alan tasarısı, Almanya ve İtalya tarafından şüphe ile karşılanmıştı. ABD Savunma Bakanı Robert Gates de, dün yaptığı açıklamada Libya'ya dönük yaptırımların kesinleşmediğini, uçuşa kapalı alan veya "daha geniş" müdahalelerin tartışıldığını söyledi. "Mesele bizim veya müttefiklerimizin yapıp yapamayacağı tartışması değil. Biz bunu yapabiliriz" diyen Gates, "Bu daha büyük bir mesele ve konu siyasi bir düzeyde tartışılmalı" dedi.

Bu sırada Arap Birliği Libya'yı birlikten çıkartırken, Kaddafi'nin Mısır'daki toplantıya katılmak üzere gönderdiği delegasyon da kabul edilmedi.

Avrupa Birliği kararsız
Avrupa Birliği'nin Brüksel'de topladığı "Libya zirvesi"nde konuşan İngiltere Başbakanı David Cameron, "Avrupa liderlerinin Kaddafi'nin gitmesi konusunda mutabık olduğunu" belirtirken, Kaddafi'nin isyancılara karşı şiddetini yoğunlaştırması halinde uluslararası toplumun Libya'ya müdahaleye hazır olması gerektiğini söyledi ve "uçuşa kapalı alan" çağrısını yineledi.

Cameron'un sözlerine rağmen, İngiltere'nin Libya karşısındaki durumu biraz "nazik". Geçtiğimiz günlerde bazı İngiliz yurttaşlarının Libya'da isyancıların kontrol ettiği bir bölgeye izinsiz iniş yapmaları, "barışçıl amaçlarla" geldiklerini iddia etmelerine rağmen beraberlerinde silah getirmiş olmaları İngiltere hakkındaki kuşkuları artırmıştı. Kaddafi karşıtları ile pazarlık için geldikleri tahmin edilen İngilizlerin pek de hoş karşılanmaması, İngiltere'yi pozisyonunu yeniden gözden geçirmeye zorladı. İngiltere'nin sallantılı konumunu hala Kaddafi rejimi ile bağları olmasına bağlayanlar da mevcut. Örneğin İngiltere isyandan önce Libya'da 103 polisi eğitiyordu, isyan başladıktan sonra eğitim vermeyi kesmiş değil.

Fransa ise Libyalı isyancıları Libya'nın meşru temsilcisi olarak tanımış ve Kaddafi yandaşlarının elindeki bölgelere hava saldırısı yapılmasını önermişti. Kaddafi'nin buna tepkisi Fransa ile tüm diplomatik ilişkileri kesmek oldu.

Avrupa Birliği liderler zirvesinden çıkan sonuç ise AB, Arap Birliği ve Afrika Birliği arasında bir ortaklığın sağlanması gerektiği oldu.

Kaddafi güçleri kontrolü ele alıyor mu?
Ayaklanmanın ilk günlerinde akıbeti belirsizliğini koruyan Kaddafi güçlerinin ise son zamanlarda toparlandığı gözleniyor. Son olarak Kaddafi yandaşları ülkenin en önemli petrol bölgelerinden olan Ras Lanuf'u ele geçirdi. Bununla birlikte isyancıların Bingazi'deki Kaddafi birliklerini kuşattıkları iddia ediliyor. Ancak Bingazi'ye giden yolların kontrolü açısından önemli olan Brega'nın da hükümet güçleri tarafından kontrol edildiği belirtiliyor. İsyancıların Trablus ve Bingazi'ye giden yollarının kesildiği, Kaddafi'nin düşmesi için ise bu şehirlerin düşmesinin çok önemli olduğu biliniyor.

Kesin olmayan verilere göre isyan başladığından bu yana 6 bin Libya yurttaşı hayatını kaybetti.

"Libya'yı bölelim" önerisi
Bir iddiaya göre, Yunanistan, Mısır ve Portekiz tarafından Kaddafi'ye Libya'yı bölme önerisinde bulunuldu. Öneriye göre, Kaddafi ateşkes ilan ederse Kaddafi güçlerinin elinde bulunan Trablus ve Fizan Kaddafi'ye, Bingazi ise isyancılara verilecek. Kaddafi'ye verilen bölgelerdeki isyancılar silah bırakacak ve isyancıların elindeki bölgelerden petrol sevkiyatına izin verilecek. Anlaşmanın garantörlüğünü ise Mısır ordusu yapacak. Ayrıca Avusturya bankaları tarafından Libya'ya uygulanan bazı ticari sınırlamaların gevşetileceği ve bankalarda dondurulan Libya'ya ait mal varlıkları ve hesapların da serbest bırakılacağı da iddialar arasında. Kaddafi'nin şartlarının ise Batı dünyasının tek meşru rejim olarak Kaddafi yönetimini tanımaları ve BM yaptırımlarının kaldırılması olduğu söyleniyor.

(soL - Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 14, 2011 8:43 pm

Batı İsyancılara 'Söz' Vermiş
14.03.2011 Pazartesi 15:40Dünya Bu Habere 0 Yorum YapıldıBu Haber 51 Defa Okunmuştur 12P 14P 16P 18P

Arap televizyon kanalı El Cezire, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Libya'daki isyancılara ülke hava sahasının "uçuşa yasak bölge" ilan edilmesi sözü verdiğini ileri sürdü.

El Cezire, Batılı ülkelerin Libya'nın doğusundaki isyancılara, hükümet güçlerine karşı savaşlarında yardımı olacak, uçuşa yasak bölge ilanı için söz verdiğini duyurduğu haberinde bir kaynak belirtmedi.

Haber, başka kaynaklar tarafından henüz doğrulanmadı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 15, 2011 12:50 pm

Libya'ya saldırıp yargılanmamanın hesabını yapıyorlar
15.03.2011 - 08:37 Haberlerime ekle Yazdır Arkadaşına gönder Ras Lanuf'da muhalif güçler roket saldırısı nedeniyle geri çekilirken Global Research'ten Mahdi Darius Nazemroaya'ya göre ABD ve AB, Libya'ya askeri müdahalede bulunmak için kılıf hazırlıyor. Bush ve şürekâsının macerasından "olası tehlikeleri" öğrenen şimdiki emperyalistler, müdahaleye "hukuki" bir kılıf bulmak için gerekli adımları atıyorlar.

"Operasyon Libya": Muhalefet Hükümetini Tanımak Askeri Müdahaleye Zemin Hazırlıyor

Irak'ın 2003'teki Anglo-Amerikan işgalinin sekizinci yıldönümüne yaklaşıyoruz.

Onlardan hiç ders alındı mı?

ABD ve AB'deki kıdemli dış ilişkiler bürokratları gerçekten de “bazı dersler aldılar” ancak Amerikalılar ve Avrupalıların saygı duyacakları derslerden değil.

Uluslararası hukuk diliyle konuşursak, ABD ve AB'liler “izlerini örtbas etmenin” etkili yollarını öğrendiler. Bu liderler, George W. Bush Jr., Tony Blair, Richard Cheney, Donald Rumsfeld ve diğer komplocu ortaklarının, Irak'a karşı uluslararası kanunsuz bir savaşı başlattıkları için adalet önüne çıkartılmaları için yapılan uluslararası girişim ve inisiyatiflerden dersler aldılar.

ABD ve AB liderleri şimdi Libya Arap Cemahiriyesine karşı savaş planlarını yürürlüğe koymak için yasal zemini oluşuruyorlar.

Körfez Riyakârlar Konseyi
Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Suudi Arabistan'ın petrol şeyhliklerinden oluşan bir örgüt. Filistin'e ihanet eden, Irak'a karşı çalışan, Lübnan'a sırtını dönen bu örgüt şimdi de Vaşington ve Brüksel'le birlikte Libya'ya komplo düzenliyor.

Bariz bir ikiyüzlülükle bu şeyhliklerin liderleri Kaddafi rejiminin “gayrimeşru” olduğunu duyuruyorlar. Forbes'daki GCC duyurusuna dair bir yazı, “Aralarında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olan körfez ülkelerinin Muammer Kaddafi'den tüm desteklerini çektiklerini ve rejimini 'gayrımeşru' buldukları” yazdı. (1) Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Umman ve BAE, artık Kaddafi'nin rejimini Libya'daki yasal hükümet olarak tanımadıklarını belirttiler.

Ayrıca GCC şunu da beyan etti: “Konsey Libya'da sivillere karşı işlenen suçları ihbar eder. Bu suçlar, paralı askerler tutarak, mermiler ve ağır silahlarla çok sayıda masum sivili öldürmek ve insan haklarını, ve uluslararası insanlık hukuğunu apaçık ihlal etmektir”. (2)

Bu bildirinin en canalıcı tarafı, petrol şeyhliklerinin Kaddafi'nin rejimini Libya'daki yasal hükümet olarak tanımamalarının mutlak ikiyüzlülüğü. Bu suçlamalar, kendi halkına karşı şiddet ve cinayet işleyen liderler tarafından yapılıyor. Bunlar kendileri de paralı askerler tutarak açık bir şekilde ve devamlı olarak insan haklarını ve uluslararası insanlık hukukunu ihlal eden liderler.

Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt, Bahreyn'de halihazırda barışçıl sivil protestoculara karşı şiddet uygulanıyor. Birçok durumda, bu protestocular eşitlik ve yasalar önünde tanınma gibi temel insan haklarını talep eden insanlar. Bahreyn'de İnci Meydanı'nda protestoculara ateş eden tankları anaakım medya saklamaya çalıştı. GCC, ironik bir şekilde sivil halkı korumak için Libya üzerinde “uçuşa kapalı alanların” oluşturulmasını istedi : “GCC, 'uçuşa kapalı alanların' oluşturulmasının zorlanması da dahil olmak üzere, BM Güvenlik Konseyi'nin sivilleri korumak için her türlü önlemi almasını talep eder.” (3)

Bu diktatörler, ikiyüzlülüğün dik alâsıdır. Herhangi bir meşruluğa dair en son konuşacak olan bu kişilerdir ve bunların hiçbiri seçimle işbaşına gelmemişlerdir. Eğer destekledikleri prensipler altında kendilerini de değerlendirirlerse, BM'den kendi ülkelerine de müdahele etmesini istemeliler. Ayrıca, Kahire'deki Arap Ligi'nden Libya'nın çıkartılması için de öncülük yaptıkları unutulmamalı. Bu liderler, Arap Ligi'ne de ““uçuş yasağı olan bölgeler” için Libya ile yüzleşme baskısı yaptılar. (4)

Orwell'in Katar'ı
Doha, “medya özgürlüğü kanunu”nu yürürülüğe koydu. İsrail'in medya özgürlüğü kanunları gibi, bu kanun, aslında medyanın özgürlüğünü Orwell mantığı kullanarak kısıtlayan bir kanun. Katar'da İngilizce yayınlanan Peninsula (Yarımada) adlı gazete şunları yazdı: “Katar'da yakın gelecekte çıkacak yeni bir medya yasasınin ilk eskizlerinden, gazetecilerin ulusal güvenlik ve dost ülkelerle ilgili konular dışındaki konularda özgürce yazabilecekleri anlaşılıyor.” (5)

Katar'daki kanununun esas anlamı medya özgürlüğünün kısıtlanması. Katar'daki kanun, gazetecilerin, Katar'ın siyasi müttefikleri ve dostları veya Katar'ın ulusal güvenliğine dair konular “dışında” herhangi bir konuda haber hazırlamakta özgür olduğunu belirtiyor. ”Dost ülkeler” Bahreyn ve Umman'ı içermektedir. El Cezire Ağı'nın Bahreyn ve Umman'daki protestoları genelde es geçmesi, El Kalifa'nın emri üzerine, barışçıl protestoculara karşı Bahreyn ordusunun ve yabancı paralı askerlerin işledikleri suçları halının altına süpürmesi de tamamen bu nedenden ötürüdür.
Peninsula gazetesi şunları da yazdı:

Bazı Katar'lı gazeteciler, durumu 1995'e kadar medya sansürü uygulayan ve dağıtılan enformasyon bakanlığının “yeni bir reenkarnasyonu” olarak değerlendiriyor.

Katarlı tanınmış köşe yazarı Abdullah Al Atbah, “Geçmişteki enformasyon ve kültür bakanlığının [medya sansürüne dair] rolü gayet iyi biliniyor.” dedi.(6)

Katar kanunu El Cezire Ağı'nın politikalarını ve ilgi alanlarını da ortaya çıkartıyor. Eğer, “dost devletler” eleştrilmeyecekse, o zaman Libya “dost olmayan bir ülke” demektir. Bu, medyanın bir silah olarak kulllanılabileceği anlamına geliyor. Hillary Clinton'un da El Cezire'yi açık bir şekilde desteklediğinin altını çizmek gerekir. (7)

Libya muhalefetinin tanınması
ABD ve AB yetkilileri Trablus'la bir ihtilafa neden yaratmak için uğraşıyorlar. Aynı zamanda, gelecekteki soruşturmaları engellemek için de yasal bir kılıf hazırlıyorlar. GCC liderleri Albay Kaddafi'nin meşru olmadığını beyan ederken, Fransa Bingazi'deki Libya muhalefetini yasal olarak tanıdığını ilan etti. Forbes şöyle yazdı: “Bu hamle, birçok batı ülkesi söylemini kuvvetlendirdiği zaman geldi. Fransa, yasal olarak muhalif yönetici konseyi tanıdı ve BM Güvenlik Konseyi'nde ve NATO'da 'uçuşa kapalı alan' hakkında daha kapsamlı konuşmalar yapılmaya başlandı.” (8)

Fransa'nın hamlesi ikiyüzlü bir davranıştan da ötesini temsil etmektedir çünkü Fransa, Tunus'daki isyanlarda, Tunuslu protestocuları ezen diktatörlüğe yardım teklif etmiştir. (9) AB bir bütün olarak Bingazi'deki liderliği tanırken, onlara “geçiş politikası” demektedir. (10) Deutsche Presse-Agentur (Alman Basın Ajansı) AB'nin “artık Libya lideri Muammer Kaddafi ile pazarlık için hazırlanmadığını, onun yerine, Bingazi'deki hasımları ile masaya oturduklarını” yazdı. (11) Arap Ligi de bu tutumu izledi ve Kaddafi'yi yasal olarak tanımamaya başladı. (12)

Bu paralelllikler rastlantı değil. Bu hamleler, uluslararası düzlemde koordineli bir hareketin parçaları. Sahnenin arkasında bu hamlelerin lideri olan Vaşington var. Ancak ABD hükümeti dikkati kendisine çekmemek için bilinçli olarak gözden uzak kalmaya çalışıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Libya muhalefeti ile görüşeceğini açıkladı. (13) Şili'yi ziyaretinde gazetecilere yaptığı bir açıklamada, “Muhalefetin üyeleri ile birebir görüşüyoruz; burada ABD'de, Libya'da ve başka ülkelerde. Onlarla çalışmalarımız ABD hükümetinin verebileceği hangi destekleri kullanabilecekleri konusunda" dedi.(14)

Geçiş Konseyi'nin tanınmasının amacı dış müdaheleyi haklı çıkartmak
Demokrasi için olduğu gibi, uluslararası yasalar için de önemli olan ABD ve büyük AB güçlerinin ilgi ve çıkarlarına uygunluktur. Kaddafi rejiminin meşruluğu ahlaki olarak sorgulanabilir ancak bu uluslararası hukuk açısından bambaşka bir hikaye doğurur. (16) Uluslararası hukuk açısından Albay Kaddafi'nin rejimi Libya'nın yasal temsilcisi ve hükümetidir. Paris tarafından öncülüğü yapılan, ABD ve AB'nin ve GCC müttefiklerinin attıkları adımlar ise, muhalefeti yasal olarak tanımak ve böylelikle Trablus'taki rejimin uluslararası olarak garanti altına alınmış haklarını kaldırmaktır.

Libya'da Bingazi'deki muhalefetin yasal olarak tanınması hedefi, ABD ve AB tarafından birçok şekilde kullanılabilirdi. Bu hamle, Libya'yı Balkanlaştırma stratejisinin bir parçasıdır. (17) Bu aynı zamanda ABD ve AB'ye bir askeri müdaheleye yasal kılıf hazırlaması açısından da şüphesiz çok uygundur.

Bu olanı anlamak için Fransız Başbakanı Nicolas Sarkozy'i dinlemek gerekir. Sarkozy, askeri müdaheleyi kaçınılmaz kılacak faktörlerin, BM Güvenlik Konseyi'nin onayı, Arapların geniş koalisyonu ve “Libya'daki yasal hükümetin” onayı olduğunu defalarca belirtti.

Fransa'ya göre Libya'daki yasal hükümet kim? Paris'e göre Libya'daki yasal hükümet Bingazi'deki Libya muhalefeti, diğer adıyla Geçiş Konseyi. Libya muhalefetinin “uçuşa kapalı bölgeler” oluşturulmasını istedikleri artık sır değil. Böylelikle ABD, AB ve NATO, uluslararası yasal temsilcilerin müdahele istediklerini söyleyerek, insani nedenin yanında askeri müdaheleye yasal bir zemin de yaratacaklar.

Libya muhalefet liderleri müdahale istiyor
Şu durum açıkça belirtilmeli, “uçuşa yasak bölgeler” bir askeri müdaheleye eşit olacak ve bunun anlamı da Libya topraklarına asker botlarının girmesi demek. Libya muhalefet liderleri askeri yardım istediler. Bingazi'deki Libya muhalefetinin aldığı pozisyona dair bir veri :

“Biz diplomasiden daha fazlasını istiyoruz. Uçuşa yasak bölge istiyoruz ama bundan daha fazlasına ihtiyacımız var.” diyor Libya'nın en büyük ikinci şehri Bingazi'de alternatif hükümet olan Geçici Ulusal Konseyi'nin sözcüsü İman Bugagis. (18)

Muhalefet liderleri bilinçli olarak karmaşık sinyaller veriyorlar. Bir kısmı askeri müdahaleye karşı olduklarını belirtiyorlar ama bu da hatalı. Bingazi'deki Libya muhalif güçleri askeri müdahale isterken, Libyalıların muhalefette olanlar ve olmayanlar olarak geneline bakınca, çoğunluk ABD ve NATO müdahalesine karşı.

Hâlâ Kaddafi rejiminin yönetiminde olan Libya ordusunu yenmek için, muhalefet güçlerinin askeri müdaheleye ve yabancı askeri kuvvetlere ihtiyaçları var. Globe ve Mail gazeteleri şu şekilde yazdılar:

Muhalif Geçiş Konseyi'nin lideri Mustafa Abdülcelil bile isyankârların askeri olarak kazanamayacaklarını kabul ediyor. Eski Adalet Bakanı olan Abdülcelil, “Herkes bizim yapabileceklerimizin Muammer Kaddafi'ninkilerle boy ölçüşemeyeceğini bilmeli” dedi. (19)

Tıpkı ABD ve müttefiklerinin İran ve Irak savaşında yaptıkları gibi ABD, AB ve NATO, iki taraf arasında bir denge kurmaya çalışabilir. Bir askeri müdahaleyi hazırlarken bunu yapabilirler. Hatta muhalefet güçleri yönlendirilmişken olanları seyredip daha sonra yaptırımlar uygulayabilirler ve Libya'yı ağır bir şekilde cezalandırırlar. Veya, Libya muhalif güçleri neredeyse tamamen yok edilene kadar bekleyip büyük çaplı bir hava harekatı ile müdahale edebilirler.

Hedef Libya'nın vahaları : Isıtılan bir başka emperyalist macera
Diplomasinin dumanı arkasında, ABD kötü şöhreti nedeniyle AB'li müttefiklerini uluslarası sorumluluğun liderliğine itiyor. Eldeki gerçek, bir rejim değişikliği operasyonudur. AP'ye konuşan ismi verilmeyen Avrupalı bir diplomat, ”Libya'daki bir hükümet yerine bir başkasını koymak için askeri müdahaleyi gündeme getiriyoruz” dedi. (20)

Demokrasi gerçek neden değil. Seçimle başa gelmemiş bir hükümetin yerine yolsuzluklara bulaşmış rejim figürlerinden oluşan, seçilmemiş bir başka hükümet gelecek. AB'nin çatışma sonrası Libya için öngörüsü Trablus ile Brüksel arasında daha yakın işbirliği. Kısacası, hem ABD'nin hem de AB'nin amacı Libya'yı modern bir koloni haline getirmek.

Irak ve Yugoslavya'daki filmin aynısı oynanıyor. Bu sefer, ABD hükümeti ve AB'li müttefikleri insani bir kılıf hazırlamanın yanında daha geniş bir yasal kılıfı da daha sonra George W. Bush Jr, ve Tony Blair gibi uluslararası hukuğu çiğnemekle suçlanmamaları için hazırlıyorlar. Vaşington ve Brüksel, Libya'daki ateşi körüklediler ve ülkenin iç savaşla parçalara ayrılmasını istiyorlar ve bunun için de medyada karmaşık bir bilgi kirliliği oluşturuyorlar. Bunlar da kendi içlerinde er ya da geç ortaya çıkacak suçlar.

Yazar : Mahdi Darius Nazemroaya, 13 Mart 2011'de http://www.globalresearch.ca'da yayınlandı.

[1] Agustino Fontevecchia, “Saudi Arabia, UAE Call Gadhafi’s Regime ‘Illegitimate,’” Forbes, Mart 11, 2011.
[2] A.g.y.
[3] Wissam Keyrouz, “Gulf states back Libya no-fly zone,” Agence-France Presse (AFP), Mart 8, 2011.
[4] Press Trust of India, “Gaddafi’s forces set for Benghazi, AL backs ‘no-fly’ zone, Mart 13, 2011.
[5] The Peninsula, “Draft law promises freedom to media,” Mart 10, 2011.
[6] A.g.y.
[7] Michael Corcoran and Stephen Maher, “Al-Jazeera, as endorsed by Hillary Clinton,” The Guardian (U.K.), Mart 10, 2011.
[8] Fontevecchia, “Saudi Arabia, UAE,”
[9] Kim Willsher, “French minister defends offer of security forces to Tunisia,” The Guardian (U.K.), Ocak 18, 2011.
[10] Joshua Chaffin and Roula Khalaf, “Arab League prepares to back no-fly zone,” Financial Times, Mart 11, 2011.
[11] Deutsche Presse-Agentur (DPA)/German Press Agency, “EU ditches Gaddafi for opposition,” Mart 11, 2011.
[12] Tim Pearce ed., “Libya ‘crimes’ strip it of legitimacy - Arab League,” Reuters, Mart 12, 2011.
[13] Reuters, “Clinton to meet Libya opposition, warns of next steps,” Mart 10, 2011.
[14] A.g.y.
[15] Bu yasaların gayrımeşru olduğunu söylemek anlamına gelmez, çünkü birçok durumda yasalar iktidar odaklarını, onların ayrıcalıklarını ve meşruluklarını korumak ve tâhkim etmek için yaratılmıştır. Burada düşünülmesi gereken yasaların uygulanması ve tutarlı ilkelerin yokluğudur.
[16] Nicolas Sarkozy, Conseil européen extraordinaire sur la situation en Libye et en Méditerranée (Basın toplantısı, Brüksel, Belçika: Mart 11, 2011):
.
[17] Paul Koring, “Obama rules out Libyan air strikes,” The Globe and Mail, Mart 11, 2011.
[18] A.g.y.
[19] A.g.y.
[20] Raf Caset et al., “Ahead of summit, European Union downplays likelihood of no-fly zone over Libya,” Associated Press (AP), March 9, 2011.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 15, 2011 12:52 pm

Emperyalizmin pespaye “solcuları”
15.03.2011 - 07:30 Haberlerime ekle Yazdır Arkadaşına gönder Avrupa Parlamentosu’nun geçtiğimiz hafta başında yayımlanan Türkiye raporu “büyük basın”da geniş yer buldu. Yandaş medya Erdoğan’ın “rapor siparişle yazılmış” sözlerinin üzerine atlarken, ulusalcı basınsa AKP dönüşümlerine neredeyse bütünüyle sahip çıkan AB’nin “artık fikir değiştirdiği” görüşünü pompalamaya yeltendi. Bu hengamede aynı Avrupa Parlamentosu'nun geçtiğimiz Perşembe günü oyladığı bir başka önerge ise gözden kaçmış oldu.

Sözünü ettiğim önergenin konusu Avrupa Birliği’nin Libya’ya müdahale etmesi… Öngörülen, Libya’nın uçuşa yasak bölge haline getirilmesi; “direniş güçleri” ile, özellikle de Geçici Libya Ulusal Konseyi’yle resmi bağlantı kurulması. Kısacası bu önergeyle AB, özellikle Fransa ve İngiltere’nin bastırdığı çerçevede, Libya’ya askeri müdahalenin zeminini hazırlamış oldu. Bir müdahalenin eli kulağında diyebiliriz.

Önerge lehine oy kullananlar listesine bakınca şaşırtıcı olmayan bir tabloyla karşılaşıyoruz: Yunanistan’dan sosyal demokrat PASOK, muhafazakâr Yeni Demokrasi ve faşist LAOS listedeki yerlerini almışlar. Bu üçlü, Yunanistan’da sınıf mücadelesi keskinleştikçe birbirlerine daha yakın pozisyon alır oldular. Öyle ki, örneğin faşist LAOS sermaye iktidarı adına PASOK’un dile getiremediği aşırılıkta politikaları Yunan parlamentosuna taşıma misyonunu üstlenmiş görünüyor. Geçen hafta da bütün kitle eylemlerinin yasaklanmasıyla ilgili bir yasa tasarısını Yunan parlamentosuna getirdiler…

AP’de oylanan önergeye olumlu oy verenler listesi burada bitmiyor. Avrupa Sol Partisi’nden bazı vekiller de müdahaleye “evet” oyu verenler içerisinde yer almışlar. Bunlar arasında en tanınmış olanı Avrupa Sol Partisi ve Alman Sol Parti’nin (Die Linke) eski başkanı ve halen AP’deki sol grup Birleşik Avrupa Solu/Kuzey Ülkeleri Yeşil Solu’nun (GUE/NGL) sözcüsü olan Lothar Bisky. “Evet” oyu veren bir diğer tanınmış şahsiyetse Fransa’daki Sol Parti’nin lideri Jean Luc Mélenchon. Portekiz’den Sol Blok da “evetçiler” arasındaki yerini almış.

Listenin bu kısmına baktığımızda da “bunda şaşıracak bir şey yok” diyebiliriz. Doğru, şaşırtıcı olmaktan çok tiksinti verici bir pespayelikle ve düpedüz bir tecavüzle karşı karşıyayız. Bisky, Mélenchon ve diğerleri, hep birlikte “sol” kavramının ırzına geçiyorlar.

Biraz tarih bilen herkes, bu mütecaviz “solcu”ların yeni ortaya çıkmadıklarını söyleyecek ve kuşkusuz bunda haklı olacaktır. Geçmişte de “barış” adına emperyalist arayışların ve çıkarların yüzsüzce savunulmasını misyon edinmiş “solcu”lar vardı. Hiç değilse Birinci Dünya Savaşı’nın tarihine şöyle bir bakmak bu tür “solcular”ın utanç verici icraatları konusunda çok fazla ipucu sunacaktır. Bisky ve benzerleri onların yolundan gitmenin ötesinde bir şey yapmıyor denilebilir.

Ama bir adım öteye geçtiler ve artık emperyalist blok içerisindeki iç çelişkilerde de taraf haline geldiler. Fransa’nın, İngiltere’nin ve Alman burjuvazisinin bir kesiminin özlemleri artık Bisky’de ve Mélenchon’da ifadesini buluyor. Uluslararası delegasyonlarına bazı tekellerin sahiplerini de katıyor, örneğin Latin Amerika’da hem AB siyasetini hem de o tekellerin ürünlerini pazarlıyorlar. Sol kavramına bu düzeyde açık bir tecavüzü örneğin Kautsky’nin ya da Bernstein’ın da gerçekleştirdiğini söyleyebilir miyiz, ondan pek emin değilim.

Son dönemde, krize batmış Avrupa emperyalizminin bu pespaye “solcuları”nın tekellerin satış memurluğunu yapmanın yanı sıra uluslararası misyonlarını genişletme hesabı içinde de oldukları anlaşılıyor. Doksanların küreselleşme karşıtlığı dalgasından arta kalan “sosyal forum” solculuğunun bloklar halinde Latin Amerika, Afrika ve son olarak Arap ülkelerine yayıldığını görüyoruz. Özellikle Afrika ve Ortadoğu’da bu forum tarzı bloklaşmaların kitlesel hareketleri ne ölçüde temsil ettiğini söylemek bir hayli güç… Ve kuşkusuz ki her üç coğrafyada da ekonomik ve siyasi krizlerin hızlandırıcı etkisiyle bölgesel yakınlaşmaların ortaya çıkması olumlu bir gelişme.

Ancak kuşku uyandıran ve uyanık olmayı gerektiren bir durumla karşı karşıya olduğumuzu göz ardı edemeyiz. Zira Bisky ve yandaşlarının her üç coğrafyada da bu bloklarla flört ettiğini görüyor, “sol” kavramı temizlenmeden bu tür bölgesel yakınlaşmalara hayırhah bakmanın güç olduğunun bir kez daha farkına varıyoruz. Bir tarafta “21. yüzyılın sosyalizmi” safsatalarıyla Porto Alegre ruhunu çağıranları, öte tarafta Libya’daki “devrim”i selamlayanları gördükçe ve emperyalizmin pespaye “solcuları”nın tecavüzlerini Avrupa coğrafyası dışına da yaymak arzusunun örnekleriyle karşılaştıkça bu endişemiz daha da artıyor.

Soruna nasıl çözüm getirilebileceğinin yanıtı ise Avrupa Parlamentosu’nda yapılan oylamanın kendisinde saklı. Aynı oylamada “hayır” demekle kalmayıp, Libya’ya müdahaleye “evet” denilmesini destekleyen pespaye “solcular”ın ipliğini pazara çıkartan Yunanistan Komünist Partisi (KKE) oldu. KKE’nin ve onunla birlikte hareket eden başka komünist partilerin gücü ve net tavrı sayesinde başka bazı GUE/NGL bileşenleri de “hayır” oyu verdi.

Buradan hareketle başa dönersek, ülkemizde de Avrupa Birliği’nin emperyalist karakterini göz ardı ederek, AKP’ye hafifçe dokunduran bir rapor yayımlamasının ardından yelkenleri suya indirenlerin “sol” kavramını iğdiş etmelerinin önüne geçilmesinde güçlü bir komünist hareketin ne denli önemli olduğunun altını çizebiliriz. Onlardan daha beterlerinin, “AKP solcuları”nın, karşısında ise aklın ve vicdanın korunması için komünistlerin güçlenmesinin önemini herhalde belirtmeye bile gerek yok.

Daha açık söylemek gerekirse, örneğin “AB’yle ya da ABD’yle ilişkileri ben daha iyi götürürüm” diyen bir CHP’ye emperyalizmle “iyi” ya da “eşit” bir ilişki kurulamayacağını söyleyecek, bu tavrın karşısına dikilecek olan yegane güç komünistlerdir. Çünkü komünistler, bu pespaye “solculuğun” ve onun çeşitli türevlerinin bağımsızlık gibi, laiklik gibi, barış gibi değerleri kemirmesine izin vermemek, bu değerleri gerçekten toplumsallaştırmak için alanı temizlemekle yükümlü. Bunun gereğini yapacak bir toplumsal güç haline gelemediği takdirde, yaltaklanmayı, bir yerlere tünel kazmayı, emperyalizmin dümen suyuna gitmeyi pazarlamayı düstur edinen bir pespayeliğin sol değerlere her gün tecavüz etmesinin önünü almak mümkün değil.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 15, 2011 1:48 pm

Kaddafi Güçleri Bingazi'de
Libya'da Muammer Kaddafi'ye bağlı güçler doğudaki Ecdebiye kentine hava saldırısı düzenlerken isyancılarla Kaddafi güçleri Brega'da çatışıyor.

15 Mart 2011, 12:19
Anadolu Haber

Ecdebiye, isyancıların kalesi Bingazi'ye en yakın nokta olarak biliniyor.
Cezire televizyonu, savaş uçaklarının bu sabah Ecdebiye'ye 4 kez hava saldırısında bulunduğunu duyurdu.

İsyancıların kalesi olarak gösterilen doğudaki Bingazi kentine doğru ilerleyen Kaddafi güçlerinin önündeki son engel olan Ecdebiye, dün de hava saldırısına uğramıştı.

BREGA KENTİNDE BÜYÜK ÇATIŞMALAR

Libya'nın doğusundaki petrol kenti Brega'da isyancılarla Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin çatıştığı bildirildi.
İsyancılardan Adil İbriki, Brega'ya 75 kilometre uzaktaki Ecdebiye kentinde yaptığı açıklamada, çatışmaların devam ettiğini, ancak hiçbir tarafın kontrolü sağlayamadığını söyledi.

Kaddafi güçlerinin, Brega ve diğer kentlerde yeniden kontrolü sağlamak için sahil şeridinden ilerlediği bildiriliyor.

Libya'da isyancılar 41 yıllık Kaddafi yönetimine son vermeyi istiyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 15, 2011 2:17 pm

Kaddafi, Avrupa'ya Petrol Akışını Kesiyor
15.03.2011 Salı 16:16Dünya Bu Habere 0 Yorum YapıldıBu Haber 2 Defa Okunmuştur 12P 14P 16P 18P

Libya lideri Muammer Kaddafi, Batı ülkeleri arasında petrol anlaşması yapabilecekleri tek ülkenin Almanya olduğunu söyledi.

Alman RTL kanalına konuşan Kaddafi, "Petrol ihalelerini Rus, Çinli ve Hintli şirketlere vereceğiz. Batılılar bize komplo kurdu." diyerek Batı ülkeleriyle anlaşma yapmayacaklarını söyledi. Kaddafi, diğer Batı ülkelerinden farklı bir tavır takınan Almanya'yı ise bunun dışında tuttu.

Fransa ve İngiltere, Libya'da uçuş yasağı ilan edilmesini isterken, Rusya ve Almanya buna karşı çıkmıştı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 15, 2011 4:40 pm

ARAP AYAKLANMASI, BOP EŞBAŞKANLIĞINI TELAŞLANDIRDI




İngilizce konuşmak için kursa gitmek şart değil? Tıklayın!


15.03.2011 04:07
Karakter boyutu :
Önce bir saptama: İran ve Libya’daki “kalkışma” ile Tunus, Mısır, Ürdün, Yemen ve Bahreyn’deki “halk hareketleri” birbirinden tamamen farklıdır.
Birincisi ABD’ye karşı ve mesafeli olan ülkelerde ortaya çıkmıştır, ikincisi ABD’nin nüfuz alanı olan ülkelerde… Birincisinin hedefi ABD’nin karşı olduğu Ahmedinejad ve Kaddafi’dir, ikincisinin ise ABD’nin müttefikleri olan Bin Ali, Mübarek, Abdullah Salih ve Kral Hamad’dır. Birincisinde isyancıların liderliğini –yine ortaya çıkan- “El Kaide” yapmaktadır, ikincisinde ise hem tek bir lider örgütten söz etmek mümkün değildir, hem de halk hareketinin unsurları, sağdan sola pek çok kesimi kapsamaktadır.
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgilenmek ve Ortadoğu’daki gelişmeleri incelemek isteyenler, yeni çıkan “Soros, CFR ve Arap Ayaklanması” isimli kitabı okumalıdırlar.
ASKERİ MÜDAHALE RAFA KALKTI
Güçlü bir devlet olan İran, geçen yıllarda da zaman zaman ortaya çıkan bu tip Batı esintili kalkışmaları, anında bastırdı. Ancak daha zayıf bir ülke olan Libya hâlâ bu kalkışma ile uğraşıyor. Ancak ilk iki haftanın rüzgârı yön değiştirdi ve Kaddafi isyancıların ele geçirdiği yerleşim yerlerini tek tek geri alıyor!
Geçen hafta Libya’yla ilgili şunlar konuşuluyordu: ABD Başkanı Barack Obama, Libya’ya NATO’yla birlikte askeri müdahale seçeneğini değerlendirdiklerini ve aynı zamanda isyancılara silah desteği yapılmasının da gündemde olduğunu açıkladı. İngiliz Independent gazetesinin Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, ABD’nin isyancılara silah yardımının Suudi Arabistan üzeriden yapılacağını yazdı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Libya’da herhangi bir askeri müdahaleye karşı olduklarını açıkladı: “Yabancı, özellikle de askeri bir müdahaleyi Libya’daki krizi çözmenin bir yolu olarak görmüyoruz. Libyalılar sorunlarını kendileri halletmelidirler”.
Hatta bu gelişmeler, başından beri bölgedeki halk hareketlerini “ABD projesi” olarak değerlendiren kesimleri, tezlerine kanıt bulduklarını sanmaya sevk etti! ABD Tunus’ta düğmeye basmış ve nihai hedef Libya ve İran’a yönelmişti! “ABD’nin sırf Libya’da ayaklanma başlatabilmek için müttefikleri olan Tunus ve Mısır liderlerini feda ettiği” değerlendirmesine oturan bu tezin mantıki sakatlığı ortada, ancak tez buna rağmen bazı kesimlerde bayrak olmaya devam ediyor!
Biz, bu mantık dışılığı bir kenara bırakıp, kimi kesimlerin ortaya koyduğu, -daha mantıklı olan- şu tezi inceleyeceğiz: “Tamam ABD, Tunus ve Mısır’da kaybetti ama Libya’da kazanıyor”.
LİBYA’DA KİM KAZANIYOR?
Peki, gerçek bu mudur? Yani Tunus ve Mısır’da kaybeden ABD, Libya’da kazanıyor olabilir mi? Müttefikini savunamayan, kendi kalesini koruyamayan bir ABD, kendisine karşı olan, rakip bir kaleyi zapt edebilir mi?
Gelin bu soruya biz yanıt vermeyelim!
ABD Senatosu, bu soruya yanıt aramak için Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper’i dinledi geçen hafta. Clapper konuşmasında, “Zamanla Kaddafi güçleri zafer kazanan taraf olacaktır… Libyalı isyancılara saygı duyuyorum. Verdikleri savaşı kazanıp kazanmayacaklarını bilmiyorum. Şu an gerçekten ağır bir savaş veriyorlar” dedi.
ABD Savunma İstihbarat Ajansı direktörü General Ronald Burgess, Clapper’a destek vererek, Libya’daki çatışmalarda güçlü olan tarafın “değişmeye başladığını” söyledi. Burgess, “Şu an Libya’da dengelerin eşit olduğu bir noktaya geldik. Ancak avantajın Kaddafi rejiminin yanında olduğu söylenebilir” dedi.
Clapper’in açıklamalarına öfkelenen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise, Obama’nın en üst düzey istihbarat danışmanının görevine son verilmesi çağrısı yaptı. Ulusal Güvenlik Danışmanı Tom Donilon ise Clapper’in sözlerini, Kaddafi’nin sahip olduğu askeri üstünlüğe dayanarak yapılan, “sabit ve tek boyutlu bir değerlendirme” olarak yorumladı. Donilon, Libya’daki durumu “çok boyutlu bakışla” değerlendirmeyi tercih edeceğini belirtti.
Donilon’un “çok boyutlu” değerlendirmesi muhtemel ki, iki unsura dayanıyordu: Birincisi, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, isyancıların ilan ettiği yeni Libya yönetimini tanımasıydı. İkincisi ise Başbakan Erdoğan’ın, Kaddafi’yi arayarak, kendisine “arkasında halk desteği olan bir devlet başkanı atamasını” önermesiydi.
Oysa Clapper haklıydı. Kaddafi teker teker isyancıların ele geçirdiği bölgeleri geri alıyordu!
Yani ABD, Tunus ve Mısır’da kaybettiği gibi Libya’da da kazanamıyordu!
BOP EŞBAŞKANLIĞI: BİZ ETKİLENİRİZ!
Halkların ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne yanıt vermesi, en başta BOP Eşbaşkanlığı’nı telaşa düşürdü.
İstanbul’da düzenlenen ve Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı “Değişim Liderleri Zirvesi” işte bu telaşı ortaya koydu. Zirvenin en önemli gündem maddesi, işte Büyük Ortadoğu’daki bu değişime karşı ne yapılması gerektiği üzerineydi.
Başbakan Erdoğan, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da değişen dengeler karşısında Türkiye’nin yeni rolünü anlattı: “Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki sorunları da ancak birlikte hareket ederek, ortak çözüm önerilerini ortaklaşa uygulama planına geçirerek çözebiliriz… Bizler, buralarda, değişimi kontrol etmek değil, değişime yardımcı olmak, istikamet tavsiyesinde bulunmakla mükellefiz”.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise daha açık konuştu: “Türkiye bu değişim dalgasının sürükleyici lider ülkesi olmak durumunda. Böyle bir hedefle hareket ediyor. Yoksa bütün bu etrafta, değişim dalgasının olumsuz sonuçlarından en fazla etkilenecek ülkelerden biridir. Eğer aktif bir öncülükle değişim liderliği yürütemezsek, biz bu coğrafyada bu gelişmelerden en olumsuz etkilenen ülke oluruz”.
BOP Eşbaşkanlığı gelişmelerin farkında… Ortadoğu’daki değişime “istikamet” verilemezse, değişime “liderlik” yapılamazsa, değişim en başta BOP Eşbaşkanlığı’nı etkileyecek!
Fark etme sırası, bu gelişmeleri “ABD projesi” olarak gören aydınlarımızda…

Mehmet Ali Güller

Odatv.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 15, 2011 4:45 pm

[quote]Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise daha açık konuştu: “Türkiye bu değişim dalgasının sürükleyici lider ülkesi olmak durumunda. Böyle bir hedefle hareket ediyor. Yoksa bütün bu etrafta, değişim dalgasının olumsuz sonuçlarından en fazla etkilenecek ülkelerden biridir. Eğer aktif bir öncülükle değişim liderliği yürütemezsek, biz bu coğrafyada bu gelişmelerden en olumsuz etkilenen ülke oluruz”. [/quote]

Ne kadar da açık konuşmuş, korkusunu ifade etmiş...

Neden korkuyor kii?

Değişimin yönü belli, Ortadoğu'daki işbirlikçiler, satılmışlar, hainler, münafıklar, mürtedler temizlenecek ve Büyük Doğu'ya yol açılacak.

Bundan endişelenecek ne var?

Değişime aktif bir öncülük etmeleri gerekecekmiş...

Yoksa halleri harap...

Nasıl bir değişim istedikleri kendilerinden belli, iislamı mevcut sistemin bir çeşnisi, ucube bir şey haline geetiremezsek, oralarda da imansız-Allahsız islamcılığı hakim kılamazlarsa, halleri berbat. AB-D ve İsrail menfaatleri çerçevesinde bölgeye model olma rollerini ifa edemezlerse, sen sağol...

Emperyalizmle kol kola müslümanları katletmez, iğdiş edemezlerse, nasıl Irak'ta olduğu gibi masaya oturabilir, pastadan pay alabilirler?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 12:23 am

Muhalifler'den Batı'ya: 'Kaddafi'ye Suikast Düzenleyin'
15.03.2011 Salı 17:11Dünya Bu Habere 0 Yorum YapıldıBu Haber 60 Defa Okunmuştur 12P 14P 16P 18P

Libya lideri Muammer Kaddafiye başkaldıran isyancılar, son bir haftada üç kentin kontrolünün kaybedilmesi, bir diğerinin de kuşatma altına alınmasıyla başladıkları geri çekilme hareketine devam ediyor.

Pazartesi günü, Kaddafi'ye bağlı güçlerin Tunus sınırında bir kenti daha ele geçirmesi, isyancıları Batı ülkelerinden çok açık taleplerde bulunmaya zorladı. İsyancılar, Avrupa'ya sundukları taleplerin arasında Libya lideri Muammer Kaddafi'ye suikast düzenlenmesini istedi.

Bingazi’deki Libya Ulusal Konseyi’nin sözcüsü Mustafa Gheriani, söz konusu taleplerini Pazartesi günü Paris’te ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’le görüşen temsilcileri tarafından iletildiğini belirtti.

Pazartesi günü, G8 liderleri Libya hava sahasında oluşturulması düşünülen uçuşa yasak bölgenin değerlendirilmesi için bir araya geldi.

Gheriani, “Batı’dan, uçuşa yasak bölge oluşturulmasını, bize karşı kullanılan tank ve roketlere karşı hava harekatlarının yapılmasını ve Kaddafi’nin bulunduğu tesislere saldırı düzenlenmesini istediğimizi ilettik… Bu, temsilcilerimizin Avrupa’ya verdiği mesajdır” dedi.

Bu açıklamanın üzerine, “Libya Ulusal Konseyi’nin, Batı ülkelerinden Kaddafi’ye suikast düzenlenmesini mi istediği” sorulan Gheriani, “Evet, neden olmasın? Eğer Kaddafi ölürse, kimse gözyaşı dökmez” cevabını verdi.

Ancak, Pazartesi günü yapılan görüşmelerin ardından, Libya’nın hava sahasında uçuşa yasak bölge oluşturulmasının kısa bir zamanda gerçekleşmeyeceği anlaşıldı. Bu durum, Kaddafi’nin bulunduğu bölgeye bir saldırı yapılması olasılığını daha da azaltıyor.

BİNGAZİ'NİN ÖN CEPHESİ

İsyancıların, Batı’dan Kaddafi’ye suikast düzenlemesine yönelik talebi, Kaddafi güçlerinin Ecdebiye kentini bombaladığı saatlerde geldi. 135 bin nüfusa sahip olan kent, Bingazi’den önce isyancıların elinde bulunan son kale durumunda.

Ecdebiye’ye yapılan saldırılar, Libya’da en kısa zamanda uçuşa yasak bölge oluşturulmasını isteyen Fransa’nın elini güçlendirdi. Arap Birliği, Fransa’ya destek verirken, bu desteğin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nden çıkacak bir kararı daha da kolaylaştıracağı düşünülüyor.

Bugün yapılacak NATO zirvesinde, Fransa ve İngiltere’nin uçuşa yasak bölge planı için Güvenlik Konseyi’nin diğer üyelerine baskı kurmaları bekleniyor.


LİBYALILAR İSLAMCILARA İZİN VERMEYECEK

Gheriani, isyancıların Kaddafi’nin baskısını ortadan kaldırması halinde radikal İslamcılara döneceklerine yönelik iddiaları reddetti.

Gheriani, “Batı bir noktayı kaçırıyor. Devrim, insanlar yoksulluk ve baskıdan çaresiz duruma düştükleri için başladı. Halkın en son umudu özgürlük. Eğer Batı ülkeleri müdahale etmekte çok geç kalırsa, insanlar ‘Batı sizi umursamıyor’ diyen radikallerin hedefi haline gelecek” dedi.

Sözlerine devam eden Gheriani, “Libya’daki insanlar ılımlı kişiler ve radikalciler onlara nüfuz etmeyi başaramadı. Ama Batı ülkeleri onları hayal kırıklığına uğratırsa, geri dönüş olmayacak” ifadesini kullandı.


KADDAFİ BİRLİKLERİ ECDEBİYA’YA İLERLİYOR

Cuma günü önemli sanayi ve liman kenti Ras Lanuf’u kaybeden isyancılar, Pazar günü ağır ateş altında stratejik önemi büyük bir diğer sanayi kenti Brega’dan geri çekilmişti.

Kentin halen kimin elinde olduğuna dair kesin bir bilgi edinilemezken, isyancıların Ecdebiye ve Bingazi'ye giden yolda Kaddafi güçlerini yavaşlattığı belirtildi.

İsyancıların askeri komutanı, Kaddafi’nin eski İçişleri Bakanı Abdülfatih Yunis, Pazar günü Ecdebiya’yı tüm kuvvetleriyle savunacaklarını belirtti. Yunis, Kaddafi güçlerinin aşırı gergin ve morallerinin düşük olduğunu, kıyı şeridindeki kentlere kıyasla Ecdebiye’nin açık çöl arazinin saldırı avantajını sunmayacağını söyledi.

Ancak, kentin savunması için hazır tutulan bir avuç tank, az sayıda zırhlı araç ve top, Yunis’in birliklerinin işinin kolay olmayacağını gösteriyor.


TUNUS SINIRINDAKİ KENT DÜŞTÜ

Pazartesi günü ilerleyişini sürdüren Kaddafi’ye bağlı birlikler, başkent Trablus’un 100 km batısındaki Zuvara kentine saldırdı. Tunus sınırındaki, 40 bin nüfuslu kentin yerleşimcileri, üzerlerine top mermisi yağdığını ve zırhlı araçların kentin merkezine girdiğini anlattı.

Öte yandan, Libya’nın batısında isyancıların elinde bulunan en büyük kent olan ve etrafı sarılan Misrata’ya halen beklenen saldırı gelmedi. Trablus’un 200 km doğusundaki kente ilerleyen 32’inci tugayın, yaşanan firarlardan dolayı ilerleyemediği belirtiliyor. 32’inci tugaya, Kaddafi’nin oğlu Hamis komuta ediyor.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 12:24 am

Libyalı Muhalifler Erdoğan'ı Protesto Etti !
15.03.2011 Salı 18:36Dünya Bu Habere 0 Yorum YapıldıBu Haber 338 Defa Okunmuştur 12P 14P 16P 18P

Libyalı muhalifler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı protesto etti. Başbakan Erdoğan'ın dün ve bugün Libya üzerine yaptığı konuşmayı esefle karşılayan Libyalı muhalifler, 'Libya'da iç savaş yok. Kaddafi paralı askerlerle binlerce insanı katlediyor' dedi.

Libyalı muhalif gruplar Misrata ve Bingazi'de yaptıkları gösteride Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün ve bugün Libya üzerine yaptığı açıklamaları protesto etti. Erdoğan'ın ülkede iç savaş yaşandığı yönündeki açıklamalarını esefle karşılayan muhalifler, "Libya'da iç savaş yok. Tüm Libya halkı, farklı ülkelerden toplandığı paralı askerlerle halkını katleden Kaddafi ve ailesine karşı mücadele ediyor" dedi.

Başbakan Erdoğan'a olan sevgilerinden dolayı gösteri yaptıklarını açıklayan 17 Şubat Gençlik Hareketi üyelerinden Ömer el-Hıdravi timeturk.com'a yaptığı açıklamada, "Dün Erdoğan'ın konuşmasını işittiğimizde çok üzüldük. Bugün yapacağı açıklamayı bekledik. Belki yanlış anladık diye düşündük. Ancak bugünkü konuşmasınında da 'Libya'da iç savaş' olduğunu söyledi. Bu hepimizi yaraladı. Erdoğan'ı sevdiğimiz için gösteri düzenledik" diye konuştu.

Sayın Erdoğan'a yanlış bilgi verildiğini belirten el-Hıdravi, "Erdoğan'ın Mısır ve Tunus devrimlerine sahip çıktığı gibi buna da sahip çıkmasını bekliyorduk" dedi. Kaddafi'nin İsrail'in maddi desteği ve Afrikalı ülkelerden topladığı paralı askerlerle halkını katleden bir cani olduğunu belirten Ömer el-Hıdravi, Zuvara şehrine düzenlenen saldırılarda kullanılan ağır silahlar ve bombandımanlar sonrası binlerce insanın öldüğünü açıkladı.

"Libya'da kardeş savaşı yok. Doğu ve Batı bölgeleri arasında da çatışma yok. Libya halkı ile Kaddafi'nin lejyonerleri arasında bir savaş yaşanıyor" diyen el-Hıdravi, "iç savaş ve kardeş kavgası" gibi kavramların cani diktatör Kaddafi tarafından uydurulduğunu ve bunun gerçekle ile hiçbir alakasının olmadığını belirtti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 12:30 pm

Kaddafi güçleri Bengazi’yi bombaladı ANF10:46 / 16 Mart 2011 BENGAZİ - Libya lideri Muammer Kaddafi’ye bağlı güçler, isyancıların merkezi Bengazi kentine hava saldırısı düzenledi. El Cezire televizyonuna konuşan Kaddafi karşıtı muhaliflerin bir sözcüsü, kentin çok sayıda uçak tarafından bombalandığını söyledi. Kaddafi güçlerinin hava saldırısında kentin havaalanını hedef aldıkları bildirildi. Saldırının yol açtığı can kaybı ile maddi zarara ilişkin bir bilgi alınamadı.

Libya’nın doğusunda bulunan, ülkenin ikinci büyük kenti bir milyon nüfuslu Bengazi, Kaddafi karşıtı muhaliflerin ana merkezidir.

Libya’nın batısında bulunan Misrata kenti de bombalandı. Misrata sakinleri, kentin 3 cepheden yoğun tank ve top saldırısına maruz kaldığını söyledi. Başkent Trablus’tan 200 kilometre uzaktaki 500 bin nüfuslu Misrata, ülkenin batısında İsyancıların kontrolü altında kalan tek kenttir. Kentte geçtiğimiz hafta sonu yoğun çatışmalar yaşanmıştı.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 8:03 pm

Kaddafi bir kenti daha kontrolüne aldı 16 Mart 2011 21:46Dünya 0 yorum297 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı birliklerin Ecdebiye kentini geri aldığı bildirildi.
Devlet televizyonu, muhaliflerin kalesi Bingazi'nin 160 kilometre güneyindeki Ecdebiye'nin geri alındığını duyurdu.

Televizyon, kentin geri alınmasını kutlayan askerlerin görüntülerine yer verdi.

Yetkililer dün, Ecdebiye'nin hükümet güçlerinin kontrolünde olduğunu açıklamış ancak görgü tanıkları kentte ve çevresinde muhalifler ve Kaddafi'ye bağlı birlikler arasındaki çatışmaların devam ettiğini söylemişti.

Kentte, dünden bu yana 26 kişinin öldüğü bildirilmişti.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 8:07 pm

16 Mart 2011
BM Genel Sekreteri Libya'da ateşkes çağrısı yaptı

A.A.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Libya'da derhal ateşkes sağlanması çağrısında bulundu.

BM Sözcüsü Martin Nesirky tarafından yapılan açıklamada, Genel Sekreter Ban'ın, Libya'da hükümet güçlerinin askeri operasyonlarını giderek artırmalarından ve Bingazi'ye saldırmaya yönelik belirtilerden ciddi endişe duyduğu belirtildi.
Açıklamada, Genel Sekreter Ban'ın, Bingazi gibi bir kente yapılacak bombardımanın sivillerin hayatlarını büyük riske atacağını vurgulayarak, Libya'da tüm tarafların derhal ateşkes sağlamaları ve BM Güvenlik Konseyi'nin 26 Şubatta aldığı 1970 sayılı karara uymaları gerektiğini bildirdiği kaydedildi.
Genel Sekreter Ban'ın, bu kapsamda sivillere karşı askeri güç kullananların bu davranışlarından sorumlu tutulacaklarını söylediği de aktarıldı.
Sözcü Nesirky'nin verdiği bilgiye göre ayrıca Genel Sekreter Ban, dün gece Libya Dışişleri Bakanı Musa Kusa ile bir telefon görüşmesi yaptı.
Sözcülük, Genel Sekreterin Libya Özel Temsilcisi Abdülilah Hatip'in de Libya'dan bugün ayrıldığını, Hatip'in Libya'da yetkililerle yaptığı görüşmelerde ülkedeki şiddet ve güç kullanımına derhal son verilmesi gerektiğini vurguladığını kaydetti.
BM Libya Özel Temsilcisinin, Libya'da hem rejim hem de rejim karşıtı muhaliflerle temasta kalmaya devam edeceği bildirildi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 8:08 pm

16 Mart 2011
BM Libya'ya uçuşa yasak bölge tasarısını görüşüyor

A.A.

BM Güvenlik Konseyi, Libya üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulması amacıyla dün sunulan karar tasarısını görüşüyor.

Güvenlik Konseyi'nin basına kapalı yapılan danışma toplantısında, sivilleri koruma amacıyla Libya'nın hava sahasında tüm uçuşların yasaklanmasını öngören ve BM ülkelerinden uçuşa yasak bölgenin uygulanması için gerekli önlemleri almaları istenen karar tasarısı metninin, müzakere edildiği belirtildi.
İngiltere ve Lübnan tarafından Konsey'e sunulan ve Fransa'nın desteklediği karar tasarısı metni üzerindeki müzakerelerde temelde bu 3 ülkenin, Konsey'in diğer ülkelerini, uçuşa yasak bölge oluşturulması konusunda ikna etmeye çalışmaları bekleniyor.
Toplantıdan önce gazetecilere konuşan Konsey'in bazı üyelerinin temsilcileri Libya'da sivillere yönelik şiddetin derhal durmasını istediklerini, ancak uçuşa yasak bölge konusunda yanıtlanması gereken sorular olduğunu belirttiler. BM kulislerinde, bu soruların başında yasağın Libya hava sahasındaki tüm uçuşları mı kapsayacağı ve uçuşa yasak bölgenin uygulanması amacıyla hangi ülkelerin nasıl katkıda bulunacaklarının geldiği öğrenildi.
Konsey'in kilit ülkelerinden ABD, Rusya, Çin ve Almanya'nın uçuşa yasak bölge konusunda halen tereddütleri olduğu biliniyor.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 10:34 pm

[url=http://www.haber7.com/]Libya Misrata'da ölü sayısı 11'e yükseldi[/url]


[url=http://www.haber7.com/][img]http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/569820110302121233565.jpg[/img][/url]

16 Mart 2011

[url=http://www.haber7.com/categories.php?cID=9][/url][url=http://www.haber7.com/uye-islem.php?cmd=favmanage&action=add&id=723357]
[/url]


Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin ülkenin batısında
muhaliflerin elinde kalan son kale olan Misrata kentinde düzenlediği topçu
saldırısında ölenlerin sayısının 11'e yükseldiği bildirildi.






Misrata hastanesinden bir doktor, çatışmalarda 11 kişinin öldüğünü, 20
kişinin de yaralandığını belirterek, yaralananların hastaneye özel araçlarla
getirildiğini, ambulans sürücülerinin topçu saldırısının hedefi olmak
istemediklerini ifade etti. Doktor, yeterince ilaçlarının olduğunu, ancak
personel sıkıntısı çektiklerini de vurguladı.
Misrata'daki muhalifler, başkent Trablus'un 200 kilometre doğusunda yer alan
kenti geri almak için Kaddafi güçlerinin, tanklar ve topçu birlikleriyle
saldırdığını, ancak saldırıyı durdurduklarını, Kaddafi'nin birliklerinden bazı
tankları ele geçirdiklerini söyledi.
Bu arada devlet televizyonunundan Misrata halkına yapılan çağrıda, güvenlik
güçlerine destek vermeleri ve muhaliflere sırtlarını dönmeleri
istendi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 16, 2011 10:34 pm

Kaddafi muhaliflere kapılarını kapattı 16 Mart 2011 23:48Dünya 0 yorum788 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle Libya lideri Muammer Kaddafi, muhaliflerle müzakere etmeyeceğini belirtti.
Kaddafi, Fransız "Le Figaro" gazetesine verdiği demeçte, muhalifleri "El Kaide ajanlarına" benzetti.

Muhaliflerle müzakere edip etmeyeceğine ilişkin soru üzerine, "Onlar diyalog edilebilecek kişiler değil çünkü El Kaide kimseyle diyaloğa girmez. Eğer dünya El Kaide ile konuşmak istiyorsa, El Kaide'nin lideri Usame Bin Ladin ile diyaloğa girmeli" dedi.

Muhaliflerin Bingazi kentinde kurduğu ulusal konseyin akıbetiyle ilgili soruya da Kaddafi, "Konseyin hiçbir değeri olmadığını, başkanının şaşkın, sefil biri olduğunu, şüphesiz bu kişilerin Mısır'a kaçacağını" ifade etti.

Konseye yakın ya da konsey üyesi üst düzey eski yetkilileri ve askerleri hoş gördüğünü de belirten Kaddafi, "Bu kişilerin rehin alındığını, eğer kaçmazlarsa, kendi hataları olmadığı için affedileceklerini" belirtti.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 17, 2011 5:07 pm

Kaddafi güçleri Bingazi'ye ulaştı 17 Mart 2011 16:10Dünya 2 yorum3,450 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçleri, Trablus'un yaklaşık 200 km doğusunda bulunan, muhaliflerin son kalelerinden Misrata kentinde kontrolü ele geçirdi Bingazi'nin dış mahallelerine kadar ilerledi.
MUHALİFLER, "KADDAFİ BİRLİKLERİNİN BİNGAZİ'NİN DIŞ MAHALLELERİNDE OLDUĞU" HABERİNİ YALANLADI

Libya'da muhalifler, devlet televizyonunun Muammer Kaddafi'ye bağlı birliklerin, muhaliflerin kalesi olan Bingazi'nin dış mahallelerine ulaştığı haberini yalanladı.

Muhalif 17 Şubat Koalisyonunun sözcüsü Essam Geryani, Kaddafi birliklerinin Bingazi'nin dış mahallelerinden hala oldukça uzakta olduğunu ve güneydeki petrol kasabası Zuveytina'ya yaklaştıklarında da muhalif güçler tarafından kuşatıldıklarını söyledi.

Libya devlet televizyonu ise hükümet güçlerinin Bingazi'nin dış mahallelerinde olduğunu ve güneydeki Zuveytina'nın kontrolünü ele geçirdiğini duyurmuştu.

Bölgeden bugün erken saatlerde gelen haberlerde de Bingazi halkının, kentin dış mahallelerine ve Benina havaalanına hava saldırıları düzenlendiğini söylediği bildirilmişti.

17 Şubat Koalisyonunun sözcüsü ise hükümet güçleri için "Bingazi yakınında değiller. Zuveytina'ya yaklaştılar ancak devrimci güçler tarafından kuşatıldılar" dedi.

ABD: "KADDAFİ KUVVETLERİ BİNGAZİ'YE 160 KM UZAKTA"

ABD Dışişleri Bakanlığının Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı William Burns, Libya'da Muammer Kaddafi'ye sadık kuvvetlerin muhaliflerin kalesi Bingazi'ye 160 km uzaklıkta olduklarını bildirdi.

Burns, Senato Dışişleri Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, Libya'da durumun çok değişken olduğunu, ancak Kaddafi güçlerinin askeri üstünlükleri sayesinde ilerlemeyi sürdürdüklerini belirtti.

William Burns, sahadaki durumu değiştirmek için Libya üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulmasının yetmeyeceğini de söyleyerek, "Sorun, uçuş yasağı bölgesinin son aşama mı ilk aşama mı olacağı" dedi.

NATO GENEL SEKRETERİ RASMUSSEN: "LİBYA MÜDAHALESİ İÇİN ÇOK GEÇ DEĞİL"

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Libya'ya müdahale için çok geç olmadığını düşündüğünü söyledi.

Rasmussen, Polonya'nın başkenti Varşova'da yaptığı açıklamada, "zamanın hızla ilerlediğini, ancak çok geç olduğunu düşünmediğini" ifade ederek, çoğunluğun BM Güvenlik Konseyi kararına bağlı olacağını belirtti.

Anders Fogh Rasmussen, zayıflayan Libya rejimi, kendi halkına saldırmaya devam ederse uluslararası toplum ve BM'nin birlikte güçlü biçimde Libya halkının arkasında duracağını düşündüğünü sözlerine ekledi.

LİBYA TELEVİZYONU: ''KADDAFİ BİRLİKLERİ BİNGAZİ'NİN DIŞ MAHALLELERİNDE"

Libya televizyonu, Ecdebiye kentinin kuzeyindeki büyük Zuveytina petrol terminalinin kontrolünü ele geçiren Muammer Kaddafi'ye bağlı birliklerin, muhaliflerin kalesi olan Bingazi'nin dış mahallelerine ulaştığını duyurdu.

Haber henüz başka kaynaklarca doğrulanmadı.

Libya televizyonu daha önce de Bingazi yakınındaki havaalanında patlamalar ve silah seslerinin duyulduğunu bildirmişti.

MİSRATA'DA 18 ÖLÜ

Libya'nın Misrata kentinde Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerle muhalifler arasında çıkan çatışmalarda 18 kişinin öldüğü bildirildi.

Muhaliflerin sözcüsü, başkent Trablus'un yaklaşık 200 km doğusundaki kentin halen kendi kontrollerinde olduğunu belirterek, devlet televizyonunun haberini yalanladı.

Adının açıklanmasını istemeyen sözcü, dünkü çatışmalarda 18 kişinin öldüğünü söyledi.

"Kent ve çevresi halen kontrolümüzde. Kaddafi kentin birkaç kilometre yakınına birliklerini gönderiyor" diyen sözcü, kentin çevresinden sadece birkaç silah sesinin duyulduğunu ifade etti.

Sözcü, Kaddafi'ye bağlı güçlere büyük darbe vurulduğunu ve 60 askerin öldürüldüğünü de iddia etti.

Devlet televizyonu, Kaddafi'ye bağlı güçlerin, muhaliflerin son kalelerinden Misrata kentinde kontrolü ele geçirdiğini duyurmuştu.

DEVLET TELEVİZYONU: "MUHALİF LİDERLER, YABANCI ÜLKELERLE BAĞLANTI KURMAK, CİNAYETE AZMETTİRMEK VE MÜLKİYETE ZARAR VERDİRMEKTEN GÖZALTINA ALINDI"

Bahreyn'de muhalif liderlerin, yabancı ülkelerle bağlantı kurmak, cinayete azmettirmek ve mülkiyete zarar verdirmekten göz altına alındıkları bildirildi.

Devlet televizyonunun haberinde, adları verilmeyen söz konusu kişilerin, "iç kargaşanın liderleri oldukları" belirtilirken, bu kişilerin kamu ve özel mülkiyete zarar verilmesini kışkırttıkları ifade edildi.

Haberde, tutuklanan muhalif liderlerin sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

Muhalif Vefak blokunun üyeleri, ülkede bu sabah göz altına alınan muhalif liderlerin sayısının 6 olduğunu söylediler. Blok, daha önce bu sayıyı 4 olarak açıklamıştı.

KADDAFİ GÜÇLERİNE AİT BİR SAVAŞ UÇAĞI DÜŞTÜ

Libya'nın Bingazi kenti yakınlarında Muammer Kaddafi güçlerine ait bir savaş uçağının düştüğü bildirildi.

El Cezire televizyonunun muhabiri, Bingazi yakınlarında Libya lideri Muammer Kaddafi güçlerine ait bir savaş uçağının düştüğünü belirtti.

Muhabir, düşen uçakla ilgili detaylı bilgi vermedi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 17, 2011 5:08 pm

Clinton: Libya'da bazı hedefleri bombalamak gerekir 17 Mart 2011 18:16Dünya 0 yorum595 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, BM Güvenlik Konseyi'nin uçuşa yasağı ilan etmesi durumunda Libya'da bazı hedeflerin vurulmasının gerekeceğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, BM Güvenlik Konseyi'nin uçuşa yasağı ilan etmesi durumunda Libya'da bazı hedeflerin vurulmasının gerekeceğini söyledi.

Clinton, Libya ile ilgili karar tasarısı üzerindeki görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 17, 2011 5:58 pm

[b]Emperyalistler Libya konusunda anlaşamadı[/b]

17.03.2011[u]

[/u]
[img(220,151)]http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/makale_genel/images/images_64.jpg[/img]

[b]G8 ülkeleri Libya’da Kaddafi karşıtı güçlere destek konusunda ikiye
bölündü.[/b]

Libya’da Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’ye bağlı ordu isyancıların elinde
bulunan şehirleri teker teker geri alırken, emperyalist ülkeler muhaliflere
yardım etmek konusunda kararsız kaldı. Dün öğle saatlerinde açıklama yapan
Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi ülkenin en büyük ikinci şehri olan
Bingazi’yi 48 saat içerisinde ele geçireceklerini söylemişti. Libya’dan gelen
son bilgilere göre ordu dün gece geç saatlerde Bingazi yakınlarında isyancıları
sıkıştırdı.
[b]
Hava sahası kapatılacak mı?[/b]
Arap Birliği,
Mısır’ın başkenti Kahire’de yaptığı toplantıda, yerel halka karşı havadan
saldırılar olduğunu öne sürerek, Birleşmiş Milletler’i (BM) göreve çağırmış ve
BM’nin Libya’nın hava sahasını uçuşa kapatmasını istemişti. Arap Birliği Genel
Sekreteri Amr Musa, Libyalı muhaliflerin kurduğu Milli Konsey ile temasa geçmeye
ve işbirliği yapmaya hazır olduklarını belirtmiş ve el altından Libyalı
muhalifleri tanıdığını duyurmuştu.
Arap Birliği’nin yaptığı çağrıya ilk destek Fransa ve İngiltere’den geldi.
İki ülke sivil halkın helikopter ve uçaklardan açılan yaylım ateşi sonucu
öldüğünü iddia ederek, Libya’nın hava sahasının uçuşa yasak ilan edilmesini
istediler ve konuyu G8 Dışişleri Bakanları toplantısına taşıdılar.
Paris’ta yapılan G8 ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısında İngiltere ve
Fransa’nın getirdiği öneri tartışılırken, ABD, İtalya ve Almanya yaptırımla
ilgili çekincelerini dile getirdiler. Rusya ise öneriye karşı çıktığını
belirtti.
Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle Libya’da işgale karşı olduklarını
söylerken “Hava sahasını uçuşa kapamanın bir sonraki adım işgaldir. Bu konuda
dikkatli davranmak gerekir” dedi.
[b]BM ile çözmeye çalışacaklar[/b]
İngiltere ve Fransa, Arap
Birliği’nin desteğini de arkalarına aldıkları için konuyu G8 toplantısı ile
sınırlı tutmamaya kararlı olduklarını belirttiler. Hava sahasını uçuşa kapatmak
için Birleşmiş Milletler’in (BM) onayı gerektiğinden İngiltere ve Fransa'nın
konuyu burada gündeme taşımaları bekleniyor.
G8 zirvesi sonrası açıklama yapan Japonya, hava sahası kapatma tartışmasının
BM’de çözülmesi gerektiğini belirtirken, eğer BM’de bu konuda çoğunluk
sağlanırsa kendilerinin de bu öneriyi destekleyeceklerini belirtti.
[b]ABD şimdilik izliyor[/b]
Libya’da yaşananlar karşısında çok
fazla açıklama yapmayan ABD yönetimi muhaliflere destek vermek konusunda Fransa
ve İngiltere kadar aceleci davranmıyor. Paris’te Libyalı muhaliflerin
temsilcileri ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton görüşme ile ilgili
açıklama yapmazken, Obama yönetimi ülke içerisinde eylemsiz kalmakla
suçlanıyor.
ABD’de sözü geçen iki senatör, John McCain (Obama’nın başkanlık yarışındaki
rakibi) ve Joseph Lieberman Obama yönetiminin Libya’ya derhal müdahale etmesi
gerektiğini açıkladılar.
McCain yaptığı açıklamada, Obama yönetimini derhal göreve çağırdığını ve
ABD’nin Libya’daki durumu çözebilecek tek güç olduğunu ifade etti. ABD Başkanı
Barack Obama ve idarecilerini “durumu izlemek” ile suçlayan McCain, Arap
Birliği’nin hava sahasının uçuşa kapatılmasını istediğini hatırlatarak Obama’nın
Libya için ilk adımı buradan atması gerektiğini söyledi.
(soL – Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 17, 2011 6:55 pm

KADDAFİ BİRLİKLERİ BİNGAZİ'YE GİRDİ.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 17, 2011 6:58 pm

Kaddafi: Bingazi'ye bu gece gireceğiz 17 Mart 2011 20:47Dünya 0 yorum477 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle Libya lideri Muammer Kaddafi, Bingazi'ye operasyon düzenleyeceklerini söylerken 'İsyancılara af yok' dedi. Bu arada Birleşmiş Milletler'de de Libya askeri müdahelenin oylaması yapılıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 17, 2011 6:59 pm

Haber7'nin yukarıdaki haberinin hilafına, Bingazi'de Kaddafi yanlıları bayram yapmaya başladı. CNN muhabirleri korkudan ödü patlarken, halk, Kaddafi posterlerini kameraların içine sokuyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Cuma Mart 18, 2011 2:44 pm

Gene Hıristiyanlar İle Beraber Oldunuz, Gene Müslümanları Kandırdınız


Bülent ESİNOĞLU


Birleşmiş Milletlerin Güvenlik Konseyinde, Libya’ya müdahale kararı çıktı.


Bu gün gerek hükümet cephesinden olsun, gerek Devlet erkanından olsun Hıristiyanlara destek açıklamaları yapıldı.


Oysa, iki gün önce, tam tersi açıklamalar yapıyordunuz.


Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlığı görevini sonuna kadar götürmeye kararlı olduğunuz anlaşılıyor.


Bir hatırlatma yaparak başlamalıyım.


Kurtuluş Savaşımız bir anlamda Libya’dan başlamıştır. Mustafa Kemal ve yedi arkadaşı, Libya halkına yardımcı olmak için Bingazi’ye çıktılar. 1911.

Enver Bey, Nuri Bey(Conker), Kuşcubaşı Eşref, Şükrü Bey Fuat Bey gibi arkadaşları ile Libya halkı için Batılılara karşı savaştı. Onları örgütlemeye çalıştı.


Mustafa Kemal, Libya’yı gözü pahasına savundu.


Kıbrıs Barış Harekatında Amerika bize ambargo ile karşılık verirken, Libya bize jet benzini ve yedek parça verdi.


Batının bahanesi gene insan hakları, gene demokrasi.


Yalan yalan bin kere yalan. Asıl Libya’nın petrolüne göz diktiler.


Irak’a girerken de insan hakları ve demokrasi vardı. Batı emperyalizminin en temel oyunudur bu oyun.


Türk halkından yana olmayanların kaderi, Hıristiyanların bir başka deyişle, Haçlı İrticaının yanında olmayı gerektiriyor.


İçeride Müslüman, dışarıda Haçlılar ile beraber olanlara, İslami terminolojide ne isim verilir?


Diyeceksiniz ki, Tüm Batının karşısında Türkiye dirense ne olacak?


Çok şey olurdu. Türkiye dirense Hiçbir Avrupa ülkesi kendi başına müdahaleye cesaret edemezdi.


Hani biz bölge politikaları izliyorduk, bölgenin horozu biz olacağız diye açıklamalar yapıyordunuz.


Gene Batının kuyruğuna takıldınız.


Neden hayıflanıyoruz ki, zaten sicilinizde bu var. Amerika ile beraber Iraklı Müslümanları katletmeye hazırlanmadınız mıydınız?


Amerika beraber hareket edeceğiz derken, az daha ülkemizi işgal ettirmeyecek miydiniz?


Libya işi, Batının yanında yer alarak, hemen bitecek bir mesele değildir.


Libya halkının söyleyeceği çok şey var.

18.3.2011, bulentesinoğlu@gmail.com




Gene de elin Haçlısına yaranamadık da, Süleymaniye de askerimizin başına çuval geçmedi mi?


Yanlış yapıyorsunuz.


Libya’nın nasıl yönetileceğine Libya halkı karar verir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Cuma Mart 18, 2011 4:08 pm

Libya Askeri Operasyonları Durdurdu!
BM Güvenlik Konseyi'nde Libya'ya uluslararası müdahaleye yeşil ışık yakan karar tasarısı kabul edildi. Şimdi gözler askeri operasyonlara çevrildi.

18 Mart 2011, 15:48
Anadolu Haber

BBC'ye konuşan bir Fransız yetkiliye göre, saatler içinde Libya'ya askeri müdahale başlayacak ve müdahalenin başını Fransa çekecek...

ATEŞKES ÇAĞRISI GELDİ

14.41- Libya Dışişleri Bakanlığı ülkedeki askeri operasyonların durdurulduğunu açıkladı ve dünyaya ateş kes çağrısı yaptı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Libya hava sahasının uçuşa yasak bölge ilan edilmesi kararını onayladı. Kararın alınmasından sonra operasyonun her an başlaması bekleniyor. Alınan bu karardan sonra Kaddafi'den geri adım geldi. Reuters haber ajansına göre Libya yönetimi Uçuşa yask bölgedeki tüm operasyonlarını, sivillerin zarar görmemesi için askıya aldığını duyurdu.
Libya Dışişleri Bakanı Musa Kousa "acil olarak ateşkes ilan ediyoruz ve askeri operasyonları durduruyoruz" dedi. "Sivillerin korunmasına büyük önem veriyoruz" diyen kousa ayrıca Libya'daki tüm yabancıların ve yabancı malarının da korunacağını duyurdu.

Daha önce CNN'e konuşan Seyfülislam Kaddafi de Bingazi'ye saldırmayacaklarını duyurmuştu.

SABAH SALDIRILAR VARDI
Öte yandan Kaddafi'nin saldırıları durdurma kararından önce hükümet güçlerinin yoğun saldırıları yaşandı. Uçaklar sabah saatlerinde batıdaki Misrata ile muhaliflerin merkezi olan doğudaki Bingazi'deki muhalifleri hedef aldı. El Arabiya televizyonu, Misrata kentindeki bombardımanda 4 kişinin öldüğünü duyurdu.Televizyon, tıbbi kaynaklara dayanarak verdiği haberde, bombardımanda 70 kişinin de yaralandığını bildirdi.

12.37- Arap Birliği de BM'nin kararına destek verdi. Birlikten yapılan açıklamada "BM'nin kararı sivilleri korumaya yöneliktir" denildi.

12.13- Libya lideri Muammer Kaddafi, BM'nin müdahale kararına karşın halkını bombalamaya devam ediyor. Ülkeden gelen son haberlere göre bombalamalarda çok sayıda kişi yaşamını yitirdi.


11.31- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM'nin kararı sonrası Libya'daki saldırıların durmasını umduklarını söyledi.


11.20- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Libya'ya müdahale kararının uluslararası meşruiyet çerçevesinde olduğunu söyledi.


10.47- Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, BM'nin aldığı uçuş yasağı kararının desteklendiği bildirildi. Açıklamada, askeri müdahaleye ise mesafeli durularak,"Libya'ya askeri bir müdahaleye karşı olduğumuzu daha önce belirtmiştik" denildi.


10.32- EL ARABİA: Kaddafi güçleri Mısrata kentini ağır silahla bombaladığını duyurdu.
BM Güvenlik Konseyi'nde Libya'ya uluslararası müdahaleye yeşil ışık yakan karar tasarısı kabul edildi. Şimdi gözler askeri operasyonlara çevrildi.

BM Güvenlik Konseyi'nin, Libya’ya uluslararası askeri müdahale yapılmasına yeşil ışık yakan bir tasarıyı kabul etmesinin ardından nefesler tutuldu. ABD operasyon için en erken Pazar gününü işaret ederken, İngiliz savaş uçaklarının Libya'ya olası bir müdahale için havalanacakları askeri üslere doğru yola çıkmak üzere olduğu açıklandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 8 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
 Similar topics
-
» Saray Pehlivanlığı Mücadelelerinden Kesitler.
» Bursa'daki Osmanlı Sarayı'na Ne oldu?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Afrika-
Buraya geçin: