AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

  Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
YazarMesaj
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 21, 2011 11:38 pm

Konunun ilk mesajı :




[img]http://www.pressmedya.com/resimler/haber/libya2.jpg[/img]

[size=24]

Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor[/size]



Libyanın başkenti Trablusta Başbakanlık binası ile bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığı, bazı binaların ateşe verildiği bildirildi.






AFP’ye telefonla bilgi veren görgü tanıkları, bazı karakol ve binaların ateşe verildiğini, bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığını söylediler.

Libya’da isyanın çapı giderek büyürken, Kaddafi yönetimi ülkeyi karıştırmak ve istikrarsızlığa sürüklemenin suçunu aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu “dış güçlere” çalışan çetelere yükledi. Ankara ve Trablus arasında, çalıştıkları firma ve evlerinde yağma ve saldırılara maruz kalan panik içindeki binlerce Türk’ün tahliyesi için yoğun diplomasi trafiği yaşanıyor.
[color:ee90=red]
Türkler de tutuklandı [/color]


Libya’nın resmi yayın organları, ülkenin çeşitli bölgelerinde yapılan yönetim karşıtı gösterileri ve meydana gelen kaos ortamını “siyonist güçlere hizmet eden” bazı Müslüman ülke mensubu çetelerin organize ettiğini belirterek, bu ülke vatandaşları arasında Türkler’i de saydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 02, 2011 8:46 pm

Gafil ne bilir neşvei pür şevk-i vegayı
Meydanı celadetteki envarı sefayı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 02, 2011 9:01 pm

Tıpkı 99'da olduğu gibi hadiseler o kadar üsr üste geliyor ki...

İşte yıkılmaz zannedilen Allahyolunu Kesen Parti'den çatırtılar yükselmeye başladı.

Tampon dedik, iki güç arasında ezilecekler dedik...

Şimdi, menfi ve müsbet yönde bolca saçmalayacaklar.

Almanyadaki vatandaşlara entegre olun derken, şimdi çocuklara önce Türkçe öğretin müsbet lafzı gibi.

Van Münit'i kat katr aşan sözler sadır olabilir.

Amerika, Batı battıkça bunlara daha da asılacak. Çareleri yok.

GK Erbakan cenazesi vesilesiyle mesajını açık verdi: 29 Ekim resepsiyonuna gitmedik ama bu tavrımız söylendiği gib türbana filan değildi, öyle olsaydı işte Nakşi Şeyhi'nin olduğu cenazeye de gitmezdik. Bizim tavrımız işbirlikçiliğe...

Şimdi ordunun bu yolda daha ciddi adımlar atması beklenebilir. Ki, bu aksi halde Soros'un dediği gibi ordu olmaktan çıkıp, ihraç malı olacaklar.

Erbakan'ın cenazesi bu açıdan gayet net bir tablo ortaya koydu.

Cenazede saf tutanlara bakalım: Kemalizm'i tam bağımsızlıkçılık olarak anlayan GK, milli duruşundan dolayı tasfiye edilen Baykal ve Mahmut Efendi Hazretleri...

Kim yoktu?

Fetullah!

AKP'nin oluşu mecburiyet, timsah gözyaşı dökmeye geldikleri apaçık.

İşbirlikçilik çatısı AKP'nin başına yıkılacak, o belli oldu. Bundan sonra artık NATO, AB vs ile bağları ne kadar erken koparan olursa, daha az zayiat verir.

Merkezler merkezini arıyor!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 02, 2011 11:43 pm

ABD gemileri Libya açıklarında
ABD'nin gönderdiği savaş gemileri ve jetleri, iç savaşın eşiğindeki Libya açıklarına ulaştı.

ABD'nin dün Libya'ya yönlendirdiğini açıkladığı savaş gemisi ve jetlerinin Libya açıklarına ulaştığı bildiriliyor. Pentagon sözcüsü Albay David Lapan, dünkü açıklamasında, gemi ve uçakların yeri ve zamanı hakkında herhangi bir bilgi vermedi.

Ancak, ABD'nin gemileri İtalya'nın Napoli, İspanya'nın Rota veya Kızıldeniz'deki üssünden yönlendirmiş olabileceği söyleniyor. Napoli'deki askeri üste ünlü Altıncı Filo'nun merkezi bulunuyor.

ABD'nin Akdeniz'de uçak gemisi bulunmuyor ancak Kızıldeniz'deki USS Enterprise ile Arap Denizi'ndeki USS Carl Vinson'ın da bölgeye gönderilmiş olabileceği ifade ediliyor.

ABD'nin bölgeye savaş uçağı göndermek için kullanabileceği hava üsleri arasında ise Adana'daki İncirlik ve İtalya'daki Aviano üsleri ön plana çıkıyor.

ABD aynı zamanda Libya hava sahasının Kaddafi'ye ait savaş uçakları için yasak bölge ilan edilmesi için de çabalarını sürdürüyor. Zira İngiltere Başbakanı David Cameron da müttefik ülkelerle gerçekleştirdikleri temaslarda, Kaddafi'nin, birçok Libya kentinin kontrolünü ele geçiren isyancıların üzerine bomba atmasını engellemek için böyle bir önlem alınması konusunu ele aldıklarını söyledi.

Washington her ne kadar Libya'ya yakın gelecekte bir müdahalede bulunabileceğinin sinyalini verse de uzmanlar, bölgedeki değişken durum nedeniyle ABD'nin bu ülkeye bir kara operasyonu veya hava saldırısı düzenleme ihtimalini düşük görüyor.

KADDAFİ GİDENE KADAR BASKI

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Susan Rice, Washington'ın, görevden ayrılana kadar Libya lideri Muammer Kaddafi üzerindeki siyasi ve mali baskıyı sürdüreceğini söyledi.

ABD televizyonlarına konuşan Rice, Washington yönetiminin Libya üzerinde uçuş yasağı uygulanması amacıyla harekete geçeceğini net bir şekilde dile getirmekten ise kaçındı.

Rice, "Görevden ayrılana ve halkın kendisini özgürce ifade ederek kendi geleceklerini belirlemelerine izin verene kadar Kaddafi üzerindeki baskıyı koruyacağız" diye konuştu. Rice ayrıca Libya'da insani bir krizin yaşanmasından duydukları kaygıyı da dile getirdi.

TUNUS SINIRINA ASKERİ YIĞINAK

Üzerindeki uluslararası baskı giderek artan Kaddafi de tüm silahlarını çekti. Reuters haber ajansının ifadesiyle "karşısında ne denli güçlü bir ittifak oluşmaya başladığının farkına varamayan" ve halen daha "Libya halkının kendisi için ölmeye hazır olduğunu" söyleyen Kaddafi, Tunus sınırı yakınlarına asker yığmaya başladı.

Reuters muhabirleri, dün hiçbir güvenlik gücünün bulunmadığı Dehiba sınır kapısında şu an itibarıyla çok sayıda asker ve zırhlı araç bulunduğunu bildirdi.

Ajans, Dehiba'ya 60 kilometre uzaklıktaki Nalut kasabasında da Kaddafi'ye bağlı güvenlik güçlerinin sayısının artırıldığını belirtti.


Son Dakika

02 Mart 2011
Arap Birliği'nden uçuş yasağına yeşil ışık

A.A.

Arap Birliği, Libya üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulmasına yeşil ışık yaktı.

Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, yaptığı açıklamada, çatışmaların devam etmesi durumunda Afrika Birliği ile işbirliği yaparak Libya üzerinde bir uçuşa yasak bölge uygulanabileceğini söyledi.

"Kardeş Libya halkının kanı dökülürken Arap Birliği'nin eli kolu bağlı oturmayacağını" söyleyen Musa, Afrika Birliği'nin işbirliğiyle atılacak adımların birisinin de uçuşa yasak bölge uygulaması olabileceğini ifade etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 03, 2011 9:19 am

ABD: Afrika ayaklanmasını İran istedi
03.03.2011 Perşembe 11:15Dünya Bu Habere 0 Yorum YapıldıBu Haber 4 Defa Okunmuştur 12P 14P 16P 18P

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'dan hiç şaşılmayacak sözler geldi.Clinton Filistin'de halkın seçtiği hamas hükümetine terörist iması yaptı.Clinton daha da ileri gitti, İran için de konuştu.Üstelik Ortadoğu'daki kışkırtmaların bir sorumlularının israil-ABD ve diğer dış güçler olduğu gerçeğini es geçerek.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İran'ın, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki ülkelerde meydana gelen ayaklanmaları etkilemeye çalıştığını belirtti.

ABD Senatosu Tahsisler Komitesinde konuşan Clinton, ayaklanmaların olduğu Mısır, Bahreyn ve Yemen örneklerini sayarak, İran'ın ayaklanmanın seyrini ve doğuracağı neticeyi etkilemeye çalıştığını söyledi.

Tahran yönetiminin Lübnan'daki Hizbullah hareketi aracılığıyla Hamas örgütüyle bağlantıda olduğunu kaydeden Clinton, Hamas'ın da Mısır'daki muadilleriyle teması bulunduğunu kaydetti.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Yemen ve Bahreyn'de olduğu gibi İran'ın ya doğrudan ya da aracı yoluyla muhaliflerle temasa geçtiğini belirtti.

İran'ın çok faal bir dış siyaset güttüğünü dile getiren Clinton, "İranlıların, Yemen'deki muhaliflerin üzerinde çok etkili olduğunu ve Bahreyn'deki muhalefetle de temasa geçtiğini biliyoruz" diye konuştu.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 03, 2011 10:05 am

Savaş gemileri Libya'ya yöneldi
03.03.2011 - 07:30 Yazdır Arkadaşına gönder AB ülkelerinin yaptığı "insani amaçlı müdahale" tartışmaları sürerken, ABD ve Kanada bölgeye filolarını göndemiş durumda. Yetkili isimlerden teknik bilgiler dışında henüz bir açıklama gelmedi.

Libya'daki isyan bir iç savaşa doğru evrilirken batının "müdahale" tartışmaları yerini askeri manevralara bırakmış durumda. Önce ABD daha sonra da Kanada bölgeye askeri güç sevkiyatına başladı. İsrail'in ise yakın dönemde askeri hamlelere kalkışacağı da artık açık açık konuşuluyor.

Geçtiğimiz gün Mısır Süveyş Kanal İdaresi'nden bir yetkili tarafından, Akdeniz'e doğru seyrüsefer halinde olan USS Kearsarge ve USS Ponce gemilerinin kanala girdiği açıklandı. Böylece ABD'nin Akdeniz'deki gücü önemli ölçüde arttı. Gemilerin ABD'nin daha önceki açıklamasından da yola çıkılarak Libya açıklarına kaydırılacağı söylenen birimler olduğu tahmin ediliyor.

Bu haber batı medyasında ABD'nin Libya'ya karşı bir askeri müdahale hazırlığı içerisinde olduğu yorumlarına yol açtı. ABD Senatosu Libya hava sahası üzerinde bir uçuşa yasak bölge oluşturulması kararını oybirliği ile geçirmiş durumda. ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi de bu kararın ardından askeri olasılıklar dahil olmak üzere bütün olasılıkların masaya yatırılması gerektiğine yönelik bir açıklama yaptı. Batı medyası, bu adımların, ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in daha önce yapmış olduğu Washington'un bütünlüklü bir plan yaptığına dair açıklamasının bir devamı olduğu yorumunu yapıyor.

Bu gelişmeler yaşanırken ABD gazeteleri ise Bingazi'deki muhalif liderlerin yabancı güçlerin hava desteğini talep ettiklerine yönelik haberler yaptı.

Gözlemciler, Kuzey Afrika'nın en büyük petrol rezervlerini elinde tutan Libya'ya yönelik bir askeri müdahalenin, insani amaçtan ziyade yakıt fiyatlarını kontrol altına almak amacını taşıdığını belirtiyorlar.

Bu gelişmeler yaşanırken İsrail, bir güvenlik şirketinin Libya'ya paralı asker sağlamasına izin verdi. İsrailli şirket, Libya istihbarat teşkilatına paralı asker kiralayacak. 500 bin Afrikalı paralı askerle anlaştığı söylenen şirket, bu askerleri günlüğü 200 dolar'dan kiralayacak. Bu açıklamaların, yabancı paralı askerlerin uluslararası yargıdan bağışık tutulacağına yönelik güvence verilmesinin ardından yapılması da dikkat çekiyor.

Lübnan'da yayın yapan günlük Assafir gazetesine konuşan batılı bir diplomat da, İsrail'in Lübnan ve Suriye'yi hedef alan yeni bir saldırı planladığını ve Ortadoğu'da yeni bir kapsamlı savaşa da hazırlık yaptığına dair açıklamalar yaptı.

Kanada'nın Akdenizde işi ne ?
Geçtiğimiz günlerde Kanada Savunma Bakanı Peter MacKay, HMCS Charlottetown savaş gemisinin, 1 hafta sürecek yolculuğunun ardından Libya açıklarında ABD ve diğer NATO üyesi ülkelerin savaş gemilerine katılacağını açıkladı.

HMCS Charlottetown savaş gemisinin NATO'nun Akdeniz'deki olası bir müdahalesinde yer alacağı haberi Başbakan Stephen Harper tarafından mecliste açıklandı. Harper'ın Bush ile yakınlığı ve Ortadoğu konusunda ABD'ye verdiği destek Kanadalıların barışsever imajını zedelediği için eleştiriliyordu.

Nova Scotia eyaletinin başkenti Halifax'tan dün demir alan HMCS Charlottetown savaş gemisinde, 240 askeri personel görev yapıyor. Kanada'nın Malta'daki NATO üssünde de bir kuvveti mevcut.

(soL-Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 03, 2011 12:35 pm

Kaddafi: "Batı ülkeleri ahlaksız"
+++++++++++++++++++++++++++

Ali Serdar Bolat 3 Mart 2011

Kaddafi, yabancı gazetecilere demeç verdi:
"Batı ülkeleri ahlaksız. Ülkemizi yeniden kolonileri haline getirmek istiyorlar.
Eskiden İtalyanlara köle olduğumuz gibi yine köle olmamızı istiyorlar.
ABD veya NATO ülkemize girerse kanlı bir savaşa gireceğiz ve binlerce Libyalı ölecek."

Türkiye Gençlik Birliği: "6. Filo'ya karşı Libya'nın yanındayız"
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

TGB Genel Başkanı İlker Yücel'in açıklaması:
"Emperyalizme karşı Libya halkının yanındayız.
Amerikan emperyalizmi, ayaklanmayı bahane ederek 6. Filo'yu harekete geçirmiştir."
"Libya İtalyanlar tarafından işgal edildiğinde nasıl Türk subaylar ve Arap gençliği sömürgecilere karşı ortak mücadele yürüttü ise, bugün de bir saldırı halinde biz TGB olarak, 6. Filo'ya ve emperyalist şeytana karşı direnecek olan Libya gençliğinin yanında olacağız."

ABD, Libya'da özel ordu kuruyor
++++++++++++++++++++++++++++

ABD, İngiltere ve Fransa, Kaddafi karşıtı isyancı aşiretlerin elinde bulunan Bingazi ve Tobruk'a isyancıları eğitmek üzere yüzlerce askeri danışman soktu.
Libyalı bir diplomatın açıkladığı gizli bir rapora göre 23-24 Şubat gecelerinde üç ülke, ABD ve Fransız gemileri ile Libya'ya özel operasyon birlikleri indirdiler.
Bu birliklerin görevi, örgütsüz isyancıları Libya ordusuna karşı durabilecek disiplinli bir askeri güç haline getirmek.

Chavez: "Arkadaşlarımı suçlayacak kadar korkak değilim"
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Venezuela Cumhurbaşkanı Chavez:
"Baskı karşısında arkadaşlarımı suçlayacak kadar korkak değilim.
Libya ile ilgili büyük bir yalan kampanyası yürütülüyor.
ABD, Libya petrolünü ele geçirmek için Kaddafi'yi ortadan kaldırmak istiyor, Libya'yı işgale hazırlanıyor."

Fidel Castro: "ABD, Libya'yı işgal etmek istiyor"
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

"ABD, NATO'nun bu zengin ülkeyi işgal etmesi emrini vermekte tereddüt etmeyecektir, bu bir zaman veya gün meselesidir"
"Samimi bir insan her zaman, dünyanın neresinde olursa olsun, her türlü adaletsizliğe karşıdır.
En kötü şey, Libya halkına karşı suç işlemeye hazırlanan NATO'ya karşı sessizliğini korumaktır"

Tayyip Erdoğan: "Libya'nın doğusunda hükümet kuruldu"
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

"NATO'nun Libya'da ne işi var" demişti Tayyip Bey.
Peki, ISAF'ın Afganistan'da ne işi var? Tayyip Bey niçin ordumuzu ISAF'ın emrine verip Afganistan'a gönderiyor?
Amerika ve müttefiklerinin Irak'ta ne işi var? Amerikan ordusunun Türkiye üzerinden Irak'a girmesi için tezkere veren, tezkere reddedilince de kendi inisiyatifi ile Amerikan uçaklarına hava sahamızı açan Tayyip bey değil miydi?

Tayyip Erdoğan sonunda baklayı ağzından çıkardı.
Almanya dönüşünde: "Libya'nın doğusunda hükümet kuruldu" dedi.
"Hükümet" dediği şey, ABD ve Avrupa desteğiyle oluşturulan yasa dışı örgüt.
Şimdi bu örgütün yapacağı "Yardım" çağrısı üzerine 6. Filo'nun Libya'ya çıkarma yapması planlanıyor.

Tayyip Erdoğan'ın bu yasa dışı kuruluşu "Hükümet" olarak adlandırması, işgal çağrısına meşruiyet kazandırma amacını güdüyor.

İşçi Partisi: "Bugün Libya, yarın Türkiye"
++++++++++++++++++++++++++++++++++

İP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Esinoğlu:
"ABD'nin Libya'yı işgal planı, Türkiye'ye müdahaleyi de kolaylaştıracaktır.
Türk halkı ABD'nin Irak işgaline nasıl karşı çıktıysa, Libya'ya müdahalesine de aynı kararlılıkla karşı çıkacaktır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 06, 2011 8:36 am

Kaddafi, Chavez'in barış planını kabul etti
hurriyet.com.tr / DIŞ HABERLER - 3 Mart 2011




Libya Lideri Muammer Kaddafi, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez'in ortaya attığı barış planını kabul etti.



Libya'da isyancılar ve Kaddafi'ye bağlı güçler arasındaki çatışmalar sürerken, bölgede kalıcı bir çözüme ulaşılabilmesi için ilk umut ışığı belirdi.

Reuters ajansının haberine göre, Venezüella Enformasyon Bakanı Andres Izarra, Kaddafi'nin, Chavez tarafından sunulan barış planını kabul ettiğini açıkladı. Izarra, Arap Birliği'nin de Chavez'in, "Libya'ya uluslararası bir komisyon gönderilmesi" önerisine sıcak baktığını ifade etti.

Söz konusu plan, Libya'daki çatışmaları sonlandırarak siyasi bir çözüm bulunması amacıyla Kaddafi ile Libyalı isyancılar arasında görüşmeler yürütecek bir komisyonun kurulmasını öngörüyor. Komisyon da Güney Amerika, Avrupa ve Ortadoğulu temsilcilerden oluşturulacak.

Arap Birliği Genel Sektereri Amr Musa, daha önce Reuters'a yaptığı açıklamada, Venezüella lideri tarafından ortaya atılan önerinin değerlendirildiğini, ancak henüz kesin bir karar alınmadığını söylemişti.

El Cezire'nin haberine göre, isyancılar tarafından kurulan Ulusal Libya Konseyi Başkanı Başkanı Mustafa Abdel Celil ise bahsi geçen barış planıyla ilgili olarak kendileriyle temasa geçilmediğini ifade etti. Celil ayrıca, Libya lideri Kaddafi'yle aynı masaya oturmaları gibi bir durumun söz konusu olmayacağını söyledi.

Kaddafi ile Chavez'in Salı günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, Libya'daki son durumu ele aldığı belirtilmişti.

ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR

İç savaşın eşiğine gelen Libya'da son iki günkü çatışmalar, doğudaki Brega ve Ecdebiye kentlerinde yoğunlaştı.

Bu kentlerin kontrolünü elinde bulunduran isyancılar, bölgeyi dünden bu yana bombaladığı bildirilen Kaddafi güçlerini püskürtmeyi başardı. Kaddafi'nin Afrikalı paralı askerleri Libya halkının üzerine saldırttığını belirten Bingazi'deki muhalifler ise uluslararası kamuoyundan yardım talep ederek, BM destekli bir hava saldırısı düzenlenmesi için çağrıda bulundu.

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam, Sky News'a telefonla yaptığı açıklamada, Brega kentinin muhalifleri korkutmak ve bölgedeki petrol tesislerinin denetimini geri almak için bombalandığını söyledi.

Oğul Kaddafi, Brega'daki liman ve petrol rafinerisinin kontrolünü muhaliflere bırakmayacaklarını söyleyerek, "Bu Hollanda'daki Rotterdam limanının kontrolünün başkalarına bırakılması gibi bir şey" dedi.

Kaddafi, Batılı güçlerin ülkesine müdahale etmesi halinde Libya'nın "yeni bir Vietnam" olabileceği konusunda uyarırken, uzmanlar da bölgedeki değişken şartlar göz önüne alındığında acele alınacak kararların ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor.

HOLLANDALI ASKERLER GÖZALTINDA

Bu arada Hollanda Savunma Bakanlığı sözcüsü Otte Beeksma, Libya'daki iki Avrupalı'nın tahliyesi için çalışan 3 askerinin Kaddafi güçlerince yakalandıktan sonra gözaltına alındığını bildirdi. Beeksma, Hollandalı yetkililerin, pazar gününden bu yana gözaltında olan askerlerin salıverilmesi için Kaddafi hükümetiyle görüşmelerini sürdürdüğünü söyledi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 06, 2011 9:20 am

ABD Libya’yı işgali tartışıyor
04.03.2011 - 08:30 Yazdır Arkadaşına gönder Libya’ya yönelik müdahale olasılığı ABD yönetiminde de tartışma yaratırken, Irak işgali öncesinde olduğu gibi Libya hava sahasının Libya uçak ve jetlerine kapatılması olasılığı, “ABD Libya’yı işgale mi hazırlanıyor?” sorusunu gündeme getiriyor.

ABD Savunma Bakanı Robert Gates, Libya hava sahasının Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’yi destekleyen güçlere ait jetlere kapatılması yönündeki çabanın bile, Libya hava savunma kuvvetleriyle savaşı ve “büyük bir operasyonu” kaçınılmaz kıldığı konusunda Kongre’yi uyardı. ABD yönetiminden bazı isimler Libya hava sahasında uçuşa kapalı bölge oluşturulması gerektiğini savunurken, Irak ve Afganistan’da savaş sürerken başka bir savaş başlatılmasına karşı çıkan Gates gibi bazı isimler bu konuda daha temkinli.

ABD Başkanı Barack Obama, geçen hafta Kaddafi yönetimine karşı atılacak adımlara karar verilmesi amacıyla bir ekip görevlendirdiğini açıklamıştı. O tarihten beri ABD’nin Libya’da uçuşa kapalı bölge oluşturulması konusunda ABD yönetimi ikiye bölündü. Obama ve ekibinin bu seçeneğe sıcak baktığı, ancak Arap dünyasında patlak veren isyanların arkasında Vaşington’un olduğu yönündeki iddiaların çoğalmasından çekindiği belirtiliyor.

Ancak Cumhuriyetçilerin büyük bölümü ve Demokratlardan bazı isimler, Kaddafi’nin jetleri isyancılara saldırırken NATO ve ABD’nin bu duruma kenardan bakmaması gerektiğini savunuyor.

Tartışma Irak işgali öncesini hatırlatıyor
Cumhuriyetçi Senatör Joseph Lieberman, Gates’in Kongre’de yaptığı konuşmaya cevaben, “Biz bunu uzun süre önce Irak’ta yaptık ve gayet başarılı olduk” dedi. ABD son olarak on yıl önce Irak’ta benzer bir uygulamayı öngören kararı Kongre’de kabul etmişti. Irak’ta 1991’den 2003’teki işgale kadar geçen sürede “insani operasyon” adı altında ABD’nin müdahalesiyle oluşturulan uçuşa kapalı bölgeler, Irak hava kuvvetlerinin etkisini zayıflatarak işgale zemin hazırlamıştı.

Libya’da Kaddafi’ye karşı geçici ulusal hükümet konseyi oluşturan eski Adalet Bakanı Mustafa Abdül Celil, Kaddafi’nin paralı askerlerine karşı ABD’nin hava saldırısı düzenlemesini istediklerini söylemişti. İsyancı liderler ülkede uçuşa kapalı bölge oluşturulmasından ve Libya hava kuvvetlerinin faaliyetlerinin de engellenmesinden yana.

Libya’da uçuşa kapalı bölge oluşturulması, sadece ABD’de değil Avrupa’da da tartışma yaratıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de bir süre önce aynı öneriyi tekrarlamış, İngiltere ise öneriye soğuk yaklaşmıştı.

(soL – Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 06, 2011 10:59 am

Libya'ya müdahale için iç savaş hazırlığı mı yapılıyor?
03.03.2011 - 14:46 Yazdır Arkadaşına gönder Libya'da yaşananlara dair 25 Şubat tarihinde Global Research sitesinde çıkan Mahdi Darius Nazemroaya imzalı makaleyi soL okurlarıyla paylaşıyoruz.

Libya : Petrol zengini Libya'ya ABD ve NATO'nun askeri müdahelesi için iç savaş hazırlıkları mı yapılıyor?
Yaptırımlar Irak benzeri bir müdahelenin öncülü mü?

Muammer Kaddafi'nin bir diktatör olduğuna dair kimsenin en ufak bir şüphesi yok. Kaddafi 42 senedir Libya'nın diktatörüdür. Ancak, yine de bugün Libya'da gerilimlere dışarıdan ayar veriliyor ve isyan ateşleri körükleniyor. Bu, İngiliz Dışişleri Bakanı William Hague tarafından Kaddafi'nin Venezuela'ya uçtuğu haberini de içeriyor. Bu beyan Kaddafi'ye ve rejimine karşı isyanın heyecanını yükseltti.

Üçünde de diktatör olmasına karşın Kaddafi'nin Libya'sı Bin Ali'nin Tunus'undan ve Mübarek'in Mısır'ından oldukça farklı. Libya liderliği ABD ve AB'ye doğrudan ve sınırsız bir şekilde boyun eğmiyor. Tunus ve Mısır'ın aksine Kaddafi ile ABD ve AB arasındaki ilişki geçici anlaşmalara dayanan git-gelli bir ilişki. Uzun lafın kısası, Bin Ali ve Mübarek “yönetilen diktatör”lerken, Kaddafi bağımsız bir Arap diktatörü.

Tunus ve Mısır'da statüko korundu; ordu ve neoliberalizm salim bir şekilde devam ediyor ve bu durum ABD ve AB'nin çıkarları doğrultusunda. Libya'da ise kurulu düzeni bozmak ABD ve AB'nin amacıdır.

ABD ve AB şimdi, Kaddafi'ye karşı isyanı, Libya'da eskisine göre çok daha güçlü bir pozisyon alabilmeleri amacıyla kullanıyor. İsyanı güçlendirmek için Libya'ya güney sınırından silahlar getiriliyor. Libya'nın istikrarsızlaştırılmasının Kuzey Afrika, Batı Afrika ve küresel enerji kaynakları açısından önemli sonuçları olacak.

Albay Kaddafi'nin portresi
Kaddafi'nin iktidara gelmesi hükümet darbesi yapan bir grup teğmen içinde olmasıyla başlıyor. Kral İdris Al Sanusi'ye karşı 1969'da yapılan darbe Libya'daki monarşiye karşı. Bu monarşi altındaki Libya ABD ve Batı Avrupa'ya karşı uysal bir konumda idi.

Resmi bir devlet ya da hükümet görevi olmamasına karşın darbeden itibaren Kaddafi Libya'da yolsuzluk, adam kayırmacılık, imtiyazcılığa dayalı bir politik kültürü besledi ve yerleştirdi. Buna bir de fenomen kişiliğini eklemek gerekir. Kaddafi kendisini kitlelere, özellikle de Araplara ve Afrikalılara kahraman olarak göstermek için her şeyi yapmıştır. Çad'daki askeri maceraları da tarihte kendisine bir yer edinmek ve Çad'ı kendisine mahkum bir ülke haline getirmek amacıyla girişilmiş maceralardı. Kaddafi'nin “Yeşil Kitap”ı zorla politik düşünce ve felsefede büyük hüner olarak gösterilmiş ve baştacı edilmiştir. Birçok entellektüel, bu kitabı övmeye zorlanmış ya da övmek için rüşvet almıştır.

Yıllar içinde Albay Kaddafi, bu sefer, halkın içinden çıkan sıradan adam olarak romantik bir imaj yaratmaya çalışmıştır. Yaşamını çadırda sürdürüyormuş görüntüsü vermek de buna dahildir. Kendini öne çıkartmak için her şeyi yapmıştır. Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ı Arap Ligi görüşmelerinde azarlaması basında sürmanşet olmuş ve birçok Arap'ın hoşuna gitmiştir. Devlet ziyaretlerinde bakışları üzerine çekmek için etrafını kadın korumalarla çevrelemiştir. Bunların üstüne, kendisini müslümanların başimamı olarak sunmuş, İslam hakkında Libya'nın içinde ve dışında dersler vermiştir.

Libya, Kaddafi'nin fermanları altında çalışan bir hükümet tarafından yönetilmektedir. Korku ve karşılıklı çıkar ilişkileri Libya'daki “düzeni” hem görevliler hem de vatandaşlar arasında korumanın anahtarı olmuştur. Kırk yılı aşkın bir süredir Libyalılar ve yabancılar öldürülmüş veya kayıplara karışmıştır. Lübnanlı Emel Hareketinin kurucusu Musa Sadr'ın akibeti de bunlardan biridir ve Lübnan ile Libya ilişkilerinde engel teşkil etmiştir. Kaddafi Trablus'ta, her biri, Libyalıları değil kendi çıkarını düşünen çürümüş bir memur hiyerarşisi yaratmak ve sürdürmek konusunda çok başarılı oldu.

Kaddafi rejiminin hiyerarşisi içindeki çatlaklar ve gerilimler
Trablus'daki Kaddafi rejiminin doğası gereği birçok iç gerilim Libya'da ve rejimin kendi yapısında var olageldi. Bu iç gerilim kümesinden birisi Kaddafi'nin oğlu Saif El-İslam Kaddafi ile babasının eski bakanlarından oluşan çevresi arasında. Libyalı bakanların genel olarak bir kısmı Saif El-İslam'ın etrafındayken bir kısmı da “eski muhafızın” etrafında olmak üzere bölünmüş durumda.

Kaddafi ve oğulları arasından da gerilimler var. 1999'da Kaddafi yurtdışındayken oğlu Mütassim Kaddafi babasını devirmeye çalıştı. Mütassim Kaddafi ulusal güvenlik danışmanı olarak Libya kabinesinin portfolyosunu elinde tutmaktadır. Libyalılar onu, zamanının büyük bir kısmını Avrupa'da, yurtdışında geçiren bir playboy olarak da tanırlar. Kames Kaddafi eşkiyalardan oluşan kendi milis kuvvetlerine sahip biri olarak diğer kardeşleri açısından iktidara potansiyel bir rakip olarak değerlendirilir.

Libya'da Albay Kaddafi gittikten sonra yerini kimin alacağına dair endişe hakim olmuştur. Yıllar içinde, Kaddafi Libya'da olası herhangi bir örgütlü muhalefeti tamamen temizlemiş ve kendi ailesi dışındaki herhangi bir kişinin de otoritesini sorgulayacak kadar güç toplamasını engellemiştir.

Libya'da sadakat ve ihanet
Kaddafi ve ailesine karşı hissedilen sadakat çok az ve Libyalılar'ı uyumlu kılan ana unsur korku. Libya hükümeti ve Libya ordusu seviyesinde ise memurların dürüstünün de çürümüşünün de düzene itaati korku ve çıkar sonucu. Bu korku bulutu şimdi dağıtılıyor. Kaddafi rejimine karşı suçlayıcı bildiriler, açıklamalar Libya'nın her yerinden, askeri barakalardan ve kasabalardaki memurlardan, görevlilerden duyuluyor.

Libya Hava Kuvvetleri Komutanı Arif Şerif, Kaddafi'yi tanımadığını belirtti. İçişleri Bakanı Abdül Fetih Yunus istifa etti. Yunus Kaddafi'nin “ikinci adamı” olarak değerlendiriliyordu ama bu doğru değil. Libya'nın istihbarat şefi ve Kaddafi'nin evlilik yolu ile akrabası Abdullah Senusi, Trablus'taki güç yapılanmasında “ikinci adam” olmaya en yakın kişidir.

Malta'ya inen iki Libyalı pilot ve Bingazi'ye saldırmaktan vazgeçen deniz kuvvetleri hakkında rapor verildi. Orduda ve hükümette istifalar çığ gibi büyüyor. Ancak bu durumu analiz etmek için bir ara vermek ve nefes alıp düşünmek gerekir.

Libya muhalefeti
Tam da bu noktada, Libya'da “muhalefetin” kim olduğunu sormak gerekir. Muhalefet tek parça bir yapıda değil. Ortak payda Kaddafi ve ailesine muhalefet. Ayrıca, “bir baskıcıya karşı muhalefet ve direniş eylemleri” ile “muhalefet hareketi”nin farklı şeyler olduğu söylenir. Kaddafi ve ailesine karşı derin bir kin besleyen sıradan insan ve çürümüş görevliler şu an aynı taraftalar ama aralarında fark var.

Örgütlü olmayan bir muhalefet formu ile ya dışarıdan ya da Libya rejiminin kendi içinden beslenen sistematikleşmiş bir muhalefet var. İlkine dair olarak, insanların “muhalefet eylemleri” kendiliğinden. Ancak, sosyal medya, uluslararası haber istasyonları ve Arap dünyasının geri kalanı aracılığı ile Libya dışından muhalefet ve isyan teşvik edildi ve pompalandı.

İkincisine dair, yani rejimin içinden gelen muhalefet söz konsu oluduğunda ise Kaddafi'ye isyan eden çürümüş memurlar zaten insanların gözbebekleri değiller. Bu muhalif figürler zorbalığa karşı değilller; sadece Kaddafi ve ailesinin hükmetmesine karşılar. Arif Şerif ve El Yunus'un kendileri de Libya rejimin bir parçası.

Kimi memurların Kaddafi'ye sırtını dönmeleri kendi paçalarını kurtarmak içinken, kimileri gelecekte pozisyonlarını tutmak veya kuvvetlendirmek için bunu yapıyor. Arap Ligi'nin Kahire'deki Libya Elçisi Abdül Monem Honi, buna bir örnek. Honi, Kaddafi'yi ihbar ederken, Honi'nin Kaddafi ile 1969 darbesini yapan grubun bir üyesi olduğu, daha sonda kendisinin iktidarı almak için 1975'te tekrar bir darbe yaptığını not düşelim. Bu başarısız darbe girişiminden sonra Libya'dan kaçmış ve ancak 1990'da Kaddafi onu affedince geri dönebilmişti.

İstifa eden tek Libyalı diplomat Honi değil. Hindistan büyükelçisi de aynı şeyi yaptı. Bu bürokratlarda Kaddafi'den sonraki güç yapılanmasında yer alma isteği var.

Hindistan büyükelçisi Ali Essavi BBC'ye hükümetin göstericileri vahşi bir şekilde bastırmasına karşı olduğu için istifa ettiğini söyledi. Essavi, Muammer Kaddafi'nin çekilmesi durumunda Trablus'ta bir bakan olabilir ve alternatif hükümette önemli bir figür olabilir. Diğer diplomat Abdül Monem Honi ise "ülkesindeki “devrime katılmak için" işinden ayrılması gerektiğini şöyle ifade etti:

“İstifa dilekçemi, göstericilerin baskılanması ve onlara şiddet uygulanmasını protesto etmek için verdim ve ben de devrime katılıyorum.”

Hüseyin Sadık Musrati ise El Cezire'ye verdiği röportajda orduyu isyana katılmaya çağırdı.

Bu asi bürokratlar rejimin içinden geliyorlar. Sadece diplomat değiller, hepsi eskiden bakanlık da yapmışlar. Bu tip “muhalif figürlerin” dış güçlerle işbirliği yapma olasılıkları da var.

Libya'da dış güçlerin oyunları
ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya Kaddafi'nin despot olduğunu çok iyi biliyorlar ancak bu onları hiçbir zaman Kaddafi ile anlaşmalar yapmaktan alıkoymadı. Medya, Libya'daki şiddetten bahsettiği zaman silahların nereden geldiğini sormuyorlar. ABD ve AB'nin Libya'ya silah satışları gözden geçirilmeli. Bu "demokrasiyi teşvik programı"nın bir parçası mı?

ABD ve Libya'nın yakın tarihteki uzlaşmasından beri, iki ülkenin askeri kuvvetleri de yakınlaştılar. Libya ve ABD askeri iş süreçleri yürüttüler ve Kaddafi ABD'den askeri donanım almak konusunda çok ilgili oldu. 2009'da Pentagon sözcüsü Yarbay Hibner bu ilişkiyi çok güzel açıkladı: “ABD, ortak çıkarlarımıza hizmet edecek bölgelerde olanaklar inşa etmek için Libya'nın savunma teçhizatı isteklerini dikkate alacaktır.” Buradaki niteleme, ABD çıkarları doğrultusudur. Bu da Pentagon'un Libya'yı ancak ABD'nin çıkarları doğrultusunda silahlandıracağıdır.

Bir gecede yığınla ABD askeri teçhizatı Libya'da ortaya çıkıverdi. Amerikan yapımı F-16 jetleri, Apache helikopterleri ve yer araçları Libya'da Kaddafi tarafından kullanılıyor. Eğer doğrulanabilirse bu şok edici bir gerçek. Libya ordusunda bu ABD askeri donanmasının bazılarının kayıtları yok. F-16'larla ilgili olarak, Libya jetleri geleneksel olarak Fransız yapımı Mirage'ler ve Rus yapımı Mig'ler olagelmiştir.

Silvio Berlusconi ve İtalya hükümeti de Kaddafi rejiminin güçlü destekçilerinden olmuştur. Libya Hava Kuvvetleri'nde İtalyan pilotların çalıştırıldığına dair Libya'dan haberler alınmıştır. Çad, Sudan ve Nijerya'dan paralı askerler kullanılmıştır. Bunlara kanıt Libya'dan gelen video görüntüleridir. Libya rejimi ABD ve Avrupalı güvenlik şirketleri ile de sözleşme planlamaktaydı.

El Cezire'nin politikası
Libya hükümeti interneti ve telefon şebekesini kapattı. Bir istihbarat savaşı başladı. Dünyadaki en profesyonel haber ağlarından birisi olmasına rağmen El Cezire'nin de tarafsız bir aktör olduğu düşünülmemeli. El Cezire, yine diktatörlük olan Katar Emiri'ne ve Katar hükümetine bağlı. El Cezire Libya hakkında titizce bir seçimle yayın yapıyor. Bu titizlik, Bahreyn hakkındaki El Cezire yayınlarına bakınca da görülebilir. El Cezire, Bahreyn ve Katar liderlikleri arasındaki politik bağlar gereği Bahreyn'deki gelişmelere dair son derece sınırlı bir yayın yapıyor.

El Cezire'nin Trablus'ta ve diğer büyük şehirlerde Libya jetlerinin protestocular üzerine ateş açtığı haberi kesinleşmedi ve sorgulanabilir. Buna dair hiçbir görsel kanıt sunulmadı, birçok olaya dair görsel kanıtların Libya'nın dışına sızmasına rağmen.

Libya'dan yanlı yayın yapma konusunda El Cezire tek değil. Suudi medyası da Libya'daki olayları çeşnilendiriyor. Eşark Al-Evsat örneğin, tamamen Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan ABD çıkarları doğrultusundan yayın yapan Suudi Arabistan gazetesi. Genel Yayın Yönetmeni, Trablus'ta protestoculara şiddet kullanıldığı için Arap Ligi'nin Libya'ya desteğini kesmesine dair övgüler yağdıran yayınlar yapıyor. Bu adımlar neden Mısır, Tunus, Bahreyn veya Yemen'de atılmadı? Arap dünyasının içinde ve dışında anaakım medya Libya'ya müdahelenin zeminini oluşturuyor.

Libya'ya dış ilginin rolü
Kaddafi ve oğulları Libya'yı özel mülkleri gibi yönettiler. Libya'nın zenginliğini ve doğal kaynaklarını çarçur ettiler. Kaddafi'nin bir oğlunun ABD'li şarkıcı Beyoncé Knowles'e özel bir müzik konseri için bir milyon dolar üzerinde para ödediği biliniyor. Yabancı şirketler de bu süreçte rol alıyorlar.

Yabancı şirketlerin Libya'ya dair pozisyonları ve edimleri gözardı edilmemeli. Yabancı hükümetlerin ve şirketlerin Lİbya'daki rolünü sorgulamak çok önemli. İtalyan ve ABD hükümetleri İtalyan vatandaşı pilotlar ve yeni alınmış ABD silahlarının Libya'daki rolü sorgulanmalı.

Demokrasinin ABD ve AB çıkarlarına hizmet etmeyen hükümetlere karşı bahane olarak kullanıldığı çok açık. Tek gereken şey, Mütassim Kaddafi'nin Washington'da 21 Nisan 2009'da Hillary Clinton ve Obama Yönetimi tarafından nasıl kollar açılarak karşılandığına bakmak. Dışişleri Bakanı karşılamada şöyle demişti:

“Bakan Kaddafi'yi burada ağırlamaktan çok memnunum. ABD ve Libya arasındaki ilişkilere çok önem veriyoruz. İşbirliğimizi genişletmek ve derinleştirmek için önümüzde çok fırsat var ve ben bu ilişkinin üzerine bunların tesis edilmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Dolayısıyla, tekrar çok hoşgeldiniz sayın bakan.”

ABD ve AB'nin şimdi yapmak istediği Libya'dan kazançlarını maksimize etmek. İç savaş, Washington ve Brüksel'in aklındaki plan.

Libya'nın Balkanlaşması ve iç savaşa itiliş
Kaddafi'nin oğlu Seyf İslam, Libya televizyonunda Libya'yı almaya hazır veya almaya hazırlanan sapkın Taliban benzeri inanç örgütlerinden bahsetti. Hiçbir şey gerçekten bu kadar uzak değil. Kaddafi iç savaşa karşı da uyarıda bulundu. Kaddafi ailesinin Libya'da iktidarı ele geri geçirmek için çabalarının bir kısmı bu ancak Libya'da iç savaşa doğru bir yol açıldı bile.

Genelkurmay Başkanı Mahdi Arap, Kaddafi tarafından görevine son verildiği söylemişti. Ancak Arap, pozisyonunu değiştirerek, Libya'nın dış güçlerin müdahelesine ve vesayetine sebebiyet verecek bir iç savaş spiraline yuvarlanmasını görmek istemediğini belirtti. İşte bu nedenle Arap, kendi şehri olan Zavarah'ta halkın isyana katılmasını engelledi.

Libya'daki iç savaş iki etmen tarafından fişeklenmiştir. Bir tanesi Kaddafi rejiminin doğası. Diğeri ise Libya'yı bölmek ve zayıflatmak isteyen dış güçler.

Kaddafi her zaman Libyalıları bölünmüş tutmak için uğraştı. Yıllarca, Kaddafi'den sonra oğulları kendileri arasında iç savaş başlatacağı veya üst düzey bürokratlar arasında iktidar savaşı olacağı korkusu hakim oldu. Etnik köken, bölgecilik, aşiretçilik temelli iç savaş büyük bir tehdit değil. Aşiretler ve bölgeler bir arada tutulabilir ve müttefik olabilir ancak iç savaşın ateşini başlatanlar rejimdeki figürler olacak. İç savaş rejimin görevlileri arasındaki rekabetten çıkacak. Ancak şu bilinmelidir ki, bu rekabet de bilinçli bir şekilde Libya'yı bölmek amacıyla teşvik ediliyor.

Libya'nın içine isyan ateşleri körükleniyor. Arap dünyasındaki kaos Washington, Tel Aviv, Londra ve NATO merkezidenki stratejik çevreler tarafından faydalı görülüyor. Eğer Libya iç savaş konumuna girerse ve balkanlaşırsa bu ABD ve AB'nin uzun vadedeki çıkarına uygun olacak ve ciddi jeopolitik sonuçları olacak.

Libya'daki olaylar Kuzey Afrika'daki tüm komşu ülkelerin kararsızlaştıracaktır. Batı Afrika ve Orta Afrika da istikrarsızlaşacaktır. Libya ve Çad'daki aşiret sınırları Nijerya, Cezayir ve Sudan gibi ülkelere değin uzanır. Libya'daki kaosun Avrupa ve küresel enerji üzerinde de kayda değer bir etkisi olacaktır. Libya'daki olaylar halihazırda enerji kaynaklarının kontrolünün bahanesi olmaktadır.

Kaddafi'nin sonu ne olacak?
Kaddafi'nin iktidardan düşmesi Tunus'taki Bin Ali veya Mısır'daki Mübarek gibi olmaması olasılığı yüksek. Kaddafi için sığınacak bir memleket bulmak kolay olmayacak çünkü birçok hükümet için Kaddafi bir yük. Arap diktatörlerinin iltica yeri olan Suudi Arabistan Kaddafi'nin iltica talebine büyük ihtimalle olumlu yanıt vermeyecektir. Libya ve Suudi Arabistan'ın ilişkileri kötüdür. Lübnan'da da Kaddafi için soruşturma istenmektedir. Genel olarak Kaddafi'nin İran Körfezi'ndeki petrol zengini Arap şeyhlerle arası gergin ve negatiftir. Bu nedenle İran Körfezi'nin hiçbir ülkesinde barınamayacaktır.

Bir Latin Amerika, Avrupa veya eski Sovyet ülkesinin de iltica hakkı vermesi oldukça düşük olasılık. Kaddafi'nin Sahra altı bir Afrika ülkesine iltica etmesi en büyük olasılık.

Kaddafi'nin olasılıkları sınırlı ve iktidarı elinde tutmaya kararlı. Ufukta iç savaş gürünüyor. Kaddafi'nin Libya'yı barışcıl bir şekilde terketmesi muhtemel değil. ABD ve müttefiklerinin bu olasılığı da düşündüklerine şüphe yok. 23-24 Şubat 2010'da Kaddafi Libya'daki en büyük üç aşiret (Verfala, Tarhuna ve Verşfana) ile onların desteğini garanti altına almak için görüşmeler yaptı. Kendi aşireti Kaddafa onu destekliyor ve görünen o ki Madarha ve Avlad Süleyman kabileleri de onu destekliyor.

Libya'ya NATO müdahelesi, ABD ve AB Kontrolü Tehdidi
Libya senelerdir Pentagon'un ilgi odağı olmuştur. NATO'nun emekli üst düzey generali Wesley Clark'a göre Libya Pentagon'un işgal edilecek ülkeler listesinde Taliban'ın kontrol ettiği Afganistan'dan hemen sonra gelmektedir. Liste Irak, Somali, Lübnan, Suriye ve en son olarak da İran'dan oluşmaktadır.

Bir şekilde listedeki tüm ülkelere direkt olarak saldırıldı ve Suriye ve İran dışındaki hepsi ABD'ye ve müttefiklerine yenildi. Tek istisna İran ve müttefiği Suriye. Lübnan'da ABD kısmi kazanımlar elde etti ancak Hariri liderliğindeki 14 Mart hareketi'nin gerilemesiyle geri çekilmeye başladı.

Libya Washington ile gizli pazarlıklara 2001 yılında başladı. Bu pazarlıklar 2003 yılında Bağdat'ın İngiliz ve Amerikan birlikleri tarafından düşürülmesiyle resmi yakınlaşmaya dönüştü. Ancak ABD ve müttefikleri her zaman için Libya enerji sektörü üzerindeki etkilerini arttırmak ve Libya'nın muazzam zenginliğini gasp etmek istedi. Bir iç savaş bunun için en güzel kılıf olacaktır.

Libyalılar "insanlık adına müdahele" kılıfının farkında olmalılar
Libya halkı gözünü çok açık tutmalı. ABD ve AB'nin iki tarafı da tuttuğu çok aşikar. ABD ve AB Arap dünyasındaki halkların müttefikleri değiller. Bu bağlamda, ABD Kaddafi'yi askeri teçhizat sağlayarak desteklerken, “muhalefeti” de destekliyor. Eğer Batı demokrasileri demokrasi konusunda ciddi olsalardı, Libya ile iş bağlantılarını, özellikle enerji sektöründe, 2011'den önce keserlerdi.

Washington ve Brüksel'deki güçler muhalefet güçlerine eklemlenemezler. Kaddafi'yi desteklediler ama onu veya rejimini Tunus'daki Bin Ali veya Mısır'daki Mübarek gibi kontrol edemediler. Libya bambaşka bir hikaye. Washington ve Brüksel'in amaçları Libya üzerindeki kontrollerini rejim değişikliği veya bir iç savaş aracılığı ile arttırmak.

“Kaddafi'ye karşı muhalif eylemler” güçlü ancak örgütlü “muhalefet hareketi” yok. Bu ikisi oldukça farklı. Kaddafiye karşı muhalefet koalisyonunda çürümüş bürotraktlar olduğu için bir demokrasi garantisi de yok.

Şimdi Libya'da “İnsani Müdahele” tartışması yapılıyor, tıpkı zamanında Yugoslavya ve Irak'ta yapıldığı gibi. Libya üzerinde “uçuş yasağı” ve NATO müdahelesi dile getirildi. Bu ifadelerdeki amaç insani değil, bu sadece yabancı müdaheleyi haklı çıkartmak için kullanılıyor. Bu müdahele de ülkeyi istila etmek anlamına gelecektir. Eğer bu amaçlar meyve verirse Libya işgal altında bir ülke haline gelcek, kaynakları yağmalanacak, özelleştirilecek ve yabancı şirketlerin kontrolüne girecek – tıpkı Irak'ta olduğu gibi.

Bugün Libya'da ve Arap dünyasında Ömer Muhtar ve Seladin'in hayaletleri dolaşıyor. Kaddafi ve oğullarından kurtulmak çözüm değil. Libya'daki tüm çürümüş yönetim sistemi ve çürümüş politik kültür kökünden kazınmalı. Ancak aynı zamanda, yabancı müdahele ve hakimiyet de Libya'ya kök salmamalı. Eğer Libya halkı hareketlenir ve azimli olurlarsa bu çevrilen dolaplarla baş edebilir.

çeviri: Ruhan Alpaydın

(soL - Dış Haberler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 06, 2011 6:51 pm

Soros işgale çağırdı
06.03.2011 - 08:30
ABD'li uluslararası spekülatör George Soros, Libya ve diğer Ortadoğu ülkelerindeki son gelişmeler üzerine yaptığı açıklamalarda, emperyalist ülkelere çağrıda bulundu.

Dünyanın her bölgesinde "değişim" yanlısı grupları finanse etmesiyle ve birkaç örnekte "renkli devrimler"in baş destekçisi olmasıyla tanınan ABD’li spekülatör George Soros, Ortadoğu için ABD ve Avrupa Birliği’ne (AB) “kanlı” çağrıda bulundu.

Soros, ABD ve AB’nin “Libya’da ve diğer yerlerdeki ayaklanmaları daha aktif olarak desteklemesi gerektiğini” söyledi.

“Müdahale edin, sizden olsun...”
Önceki gün İngiliz BBC haber kanalına açıklamalarda bulunan spekülatör Soros, Libya’daki ayaklanmaların, petrolden elde edilen paranın kötüye kullanılmasıyla beslenen yolsuzluğa karşı şiddetli tepkinin sonucu olduğunu söyledi.

Soros, “Doğal kaynakların kullanımında şeffaflık ve daha önemlisi hesap verebilirlik, doğal kaynaklardan yararlanan bu ülkelerde yaşayan insanların ihtiyacı olan şey. Libya’nın ürettiği inanılmaz zenginlik, Kaddafi´nin elinde bulunuyor ve şimdi insanlar buna ayaklandı” dedi.

ABD ve Avrupa’nın, Libya’da ve diğer yerlerdeki ayaklanmaları daha aktif olarak desteklemesi gerektiğini söyleyen Soros, böylece “yeni rejimlerin Batı ile işbirliği içinde olacağını” söyleyerek, emperyalist ülkelere net bir çağrıda bulundu.

Soros, “Avrupa ve ABD’nin ayaklanmaların arkasında değil, önünde olması çok önemli çünkü arkada kalırsa, gelişen yeni rejimlerle yakın ilişki kaybedilir ve eğer gereğince desteklenirlerse, rejimler demokratik olabilir” diyerek çağrısını boyutlandırdı.

Soros, açıklamasında Ortadoğu’da yaşananların 1989-1991 yılında eski Sovyetler Birliği’nde olanlarla benzerlik taşıdığı iddiasında da bulundu.

Rusya’yı da uyardı
Açıklamasında diğer petrol üreticisi ülkelerin de daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirliğe ihtiyacı olduğunu söyleyen Soros’un, örnek olarak Suudi Arabistan’la birlikte Rusya’ya işaret etmesi dikkat çekti.

Bilindiği gibi Soros’un kurucusu ve başkanı olduğu Açık Toplum Enstitüsü, Batı ülkeleri ve bir dizi başka sivil toplum kuruluşuyla birlikte 2003 yılında Gürcistan’da muhalefetle birlikte kitlesel gösteriler düzenleyerek Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze’yi başkanlık koltuğundan indirerek yerine Batı yanlısı Mihail Saakaşvili’yi getirmişti.

Aynı senaryo, daha geniş ölçekli ve daha açık olarak Ukrayna’da 2004 yılında yapılan seçimlerin ardından sahneye konmuş ve seçimlerde galip gelen Viktor Yanukoviç yerine Batı yanlısı Viktor Yuşçenko’yu başkanlığa getirmişti.

Ukrayna’da gerçekleşen ve Batılı kaynaklarca “Turuncu Devrim” olarak adlandırılan sürecin başarılı olmasını takiben, Lübnan ve Kırgızistan’da da benzer bir senaryo gündeme gelmiş ve iktidar değişiklikleri gerçekleşmişti.

Tamamına yakını Rusya’nın yanı başında olan bu hareketlerin ardından, iktidara getirilen yönetimlerle Rusya arasında ilerleyen dönemlerde birtakım sıcak çatışmalara varan gerilimler de yaşanmıştı.

Yaşanan bu sürecin ardından Soros’un petrol üreticilerine ve özellikle Rusya’ya verdiği doğrudan mesaj, petrol fiyatlarının tekrar tırmanışa geçtiği bu dönemde Rusya-Batı geriliminin tekrar yükselebileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.

Petrol üreticisi ülkelere yönelik özel ilgisi olduğu bilinen Soros’un faaliyetleri, bölgede en çok Azerbaycan’da yoğunlaşıyor. Azerbaycan’daki çalışmaların ekseninin uzun bir süredir “şeffaflık” olması ise, Soros’un sürece uzun süredir hazırlanmak olduğunun kanıtı olarak yorumlanıyor.

“İran en kanlısı olacak”
George Soros, açıklamasında bir başka doğrudan mesaj vererek emperyalist saldırganlıkta sınır olmayacağını bir anlamda deklare etti.

Ortadoğu’daki son hareketlilikle ilgili olarak konuşan Soros, “İran rejiminin ise devrimlerin en kanlısıyla devrileceğini tahmin ediyorum” dedi.

Soros’un Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki faaliyetleri, kültür farklılığının da etkisiyle Orta ve Doğu Avrupa’ya nazaran daha sınırlı bir ölçekte ilerliyor. Açık Toplum Enstitüsü Ortadoğu ve Kuzey Afrika İnisiyatifi adıyla sürdürülen çalışmalar, Açık Toplum Enstitüsü’nün Ürdün’ün başkenti Amman’da bulunan ofisi ile New Yok ve Washington’daki ofisler üzerinden sürdürülüyor.

Enstitünün başka bir Kuzey Afrika ya da Ortadoğu ülkesinde ofisi bulunmuyor; ancak enstitü Filistin başta olmak üzere pekçok Arap ülkesinde burs, ödül programı ve benzeri etkinliklerle faaliyet gösteriyor.

(soL-Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 06, 2011 10:20 pm

Bahreyn "asıl hesapları" açığa çıkarıyor
04.03.2011 - 17:10 Yazdır Arkadaşına gönder Bahreyn'de günlerdir yüz binler sokaklarda, İnci Meydanı'nda iktidara karşı yürüyor. Ancak ABD'nin 5. Filo'suna ev sahipliği yapan ülkedeki olayları ne batı basını, ne de El Cezire tam olarak yansıtıyor.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan halk hareketlenmelerinin basına yansıyış şekli, her ülkede çeşitli hesapların yapıldığını ortaya koyuyor. Haftalardır Libya'daki muhalif hareketi sürekli gündemde tutan ve Kaddafi'yi sıkıştırmaya çalışan uluslararası basın, Bahreyn'deki olayları büyük oranda görmezden geliyor.

Günlerdir Bahreyn'in başkenti Manama sokaklarında yüz binlerce kişi toplanıyor. Çarşamba gecesi yarım milyonu bulan kalabalık, bugün de hükümetin devrilmesi talebiyle sokaklardaydı.

Güvenlik güçleri, bugün İnci Meydanı'ndaki göstericilere sert müdahalede bulundu, onlarca kişi yaralandı.

Bugün Enformasyon Bakanlığı önünde de eylem vardı. Buradaki on binlerce kişi, öğleden sonra İnci Meydanı'na yürüdü.

Uluslararası basın niye haber yapmıyor?
Bahreyn, ABD'nin 5. Filo'suna ev sahipliği yapması ve Basra Körfezi'nden geçen petrol akışını kontrol etmekte kritik konumda bir ülke olması nedeniyle, ABD ve batı tarafından "hassas" bir yer olarak ele alınıyor.

Diğer ülkelerdeki eylemleri sürekli destekler nitelikte haberler yapan El Cezire için de durum benzer. El Cezire'nin sahibi olan Katar Emiri'nin, Bahreyn'le çok iyi ilişkileri olduğunu biliniyor. Ayrıca iki ülkede de iktidarın Selefi mezhebinden kişilerde olması, bu bağı kuvvetlendiriyor.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 08, 2011 1:08 am




[img]http://www.pressmedya.com/resimler/haber/libyada%20ingiliz.jpg[/img]

[size=24]
Libyalı muhalifler İngiliz Hükümetiyle adeta dalga geçti

[/size]

Bingazi'yi elinde bulunduran muhalifler, 2 İngiliz diplomatı helikopterle kaçırmaya gelen 6 SAS komandosunu rehin alıp, Malta'ya gönderdiler. İngiliz Hükümeti'ne normal diplomatik yolları kullanmasını öğütlediler





Söz konusu telefon görüşmesinde, İngiltere’nin Trablus Büyükelçisi Richard Northern, Libya'da Kaddafi karşıtları tarafından esir alınan 6 İngiliz SAS (Özel hava kuvveti) komandosu ve 2 diplomatın serbest bırakılması için bir isyancı liderine yalvarırken duyuldu.



Libya’da yaşanan karmaşa nedeniyle Londra’da bulunan Northern, isyancıların lideriyle yaptığı konuşmada kelimeleri bir araya getirmekte zorlanırken, isyancıların gözaltına aldığı İngilizlerin, “aslında kalacak bir otel bulmaya çalıştıklarını” söyledi.



Northern’ın konuştuğu isyancı komutan, gözaltına aldıkları İngilizler için, “Helikopterle gelmekle büyük bir hata yaptılar” ifadesini kullanırken, İngiltere Büyükelçisi buna karşılık, “Öyle mi? Libya’ya nasıl geldiklerini bilmiyordum” dedi.



İngiliz özel birliklerine ait askerler ve korudukları diplomatlar, İngiliz hükümeti tarafından isyancılarla temasa geçmesi için Libya’ya gönderilen öncü bir grubu oluşturuyordu.



Ancak, sözde gizli operasyon, grubun, Cuma akşamı indikleri isyancıları kalesi Bingazi’de gözaltına alınmalarıyla suya düştü. İsyancılar, gözaltına aldıkları İngilizleri ev hapsinde tutarken, cep telefonlarına el koydu. Londra ile isyancılar arasında başlayan görüşmeler nihayetinde dün sonuç verdi ve sekiz İngiliz bir firkateyn vasıtasıyla Malta’ya iletildi.



İsyancıların İngiliz özel birliklerine ait helikopter ve silahlara da el koyduğu belirtildi.



Dışişleri Bakanı William Hague, isyancılarla temasa geçmesi için gönderilen ekibin “bazı zorluklarla karşılaştığını”, ancak Kaddafi karşıtı gruplarla ilişkileri güçlendirmek için bir başka ekip göndermeyi düşündüklerini ifade etti.



Ancak gizlice Libya'ya girmeye çalışan gruplarla konuşmayı reddeden isyancılar, sadece kurulacak normal diplomatik kanallar aracılığıyla görüşmeye yanaşacaklarını açıkladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 09, 2011 6:53 pm

Libya'da Kaddafi kontrolü ele alıyor
08.03.2011 - 07:30 Yazdır Arkadaşına gönder Libya'da iç şavaşın eşiğine gelinen ilk günlerde çizilen tablonun aksine Kaddafi'ye bağlı güçler her gün konumlarını sağlamlaştırırken, ABD aldığı tedbirleri sıkılaştırma yoluna gidiyor.

Kaddafi'ye bağlı paramiliter güçler ve ordunun son hafta elde ettiği başarılar üzerine isyancıların neden tutunamadıkları sorularına yanıt aranırken bir yandan da BM ve ABD sürece müdahale girişimlerini hızlandırmış durumda. Büyük petrol bölgesi Ras Lanuf'un da düşüyor olmasının ardından BM bölgede ölü ve yaralılar hakkında bir çalışma başlatmış durumda.

AFP'ye göre BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, eski Ürdün Dışişleri Bakanı Abdul Ilah Khatib'i Libya'ya insani amaçlı bir gezi çin gödermeye hazırlanıyor. Ban Ki-Mun'un ofisinden yapılan açıklamaya göre "şiddetin ortasında kalmış siviller için hükümet orantısız güç kullanımına ve sivil hedeflere hedef göstermeksizin saldırılmasına bir son vermeye" çağırılacak. Khatib'in "çatışmada yer alan bütün taraflar ile görüşmek üzere" New York'tan ayrılması bekleniyor. BM ayrıca Kaddafi'nin bir BM gözlemci ekibinin de ülkeye girişine izin verdiğini açıkladı.

Batı'nın ilk günden beri isyancılar lehine muzaffer bir tablo çizdiği Libya'da bugünkü durumun hızla değişmesinde arap dünyasında yaşananların da ışığında bir abartma olduğu tartışılmaya başlandı. İlk günden itibaren batının desteğini isteyen isyancı güçlere bu yardımın gelmemesinin de direnci kırması büyük bir etken.

Libya'nın askeri gücü ile ilgili haber için tıklayınızAyrıca askeri olarak da Libya'nın görece bağımsız durumu bir ambargo ihtimalini de zayıflatmıştı. Ordu teçhizatının ana gövdesinin Rusya ve Çin menşeili silahlar olması ve yakıt sıkıntısının olmaması da Kaddafi'nin uzun erimli avantajları arasında.

Son gelişmeler karşısında ABD'nin içinden de sesler yükselmeye başlamış durumda. Talep ve önerilerden ikisi özellikle dikkat çekiyor: İsyancı grupların silahlandırılması ve Hava Kuvvetlerine karşı Libya hava sahasının kontrolünün sağlanması. ABD'nin eski BM elçisi Bill Richardson ve Senato'nun Dış İlişkiler Komitesi Sekreteri John Kerry gibi isimler tarafından dillendirilen bu tarz açıklamaların ardından New York Times gazetesi de ABD Savunma Bakanlığı'nın bölgeye hava yoluyla silah aktarımı yapmayı planladığını iddia etti. Mısır'da bulunan Fransiz Dışişleri Bakanı Alain Juppe de uçuşa kapalı hava sahası fikrinin Arap Birliği ülkelerince de destek gördüğünü söyledi.

Batı atağa geçti
Gelişmelerin ardından AB ülkeleri de Libya'da etkilerini arttırma çabalarını yoğunlaştırmış durumda. RAI 1 televizyonuna yaptığı açıklamada İtalya'nın isyancı Ulusal Konsey ile görüşmelere başladığını söyleyen Dışişleri bakanı Frattini "daha iyi bağlantıları" olduğunu söylerken, Fransa da komşu ülkeler aracılığıyla bazı girişimlere başlamış durumda.

İngiltere de ajanları Bingazi'de ayaklanmacı grup tarafından yakanıp geri gönderildikten sonra bu gruplarla bazı gizli görüşmeler yapmaya çalıştıklarını itiraf etmek zorunda kalmıştı.

Bunlara yanıt olarak ise Kaddafi Fransız France24 televizyonuna yaptığı açıklamada El-Kaide'nin isyandaki rolü konusundaki iddialarını tekrarlayarak bölgede fransız aleyhtarlığını yaydığını da ekledi. Paris'in Bingazi'deki Ulusal Konsey'e arka çıkması hakkındaki görüşleri sorulduğunda ise "Bu içişlerimize karışma girişimleri beni güldürüyor, ya biz de Korsika ve Sardinya ile ilgili böyle girişimlere kalkışsaydık" dedi.

Bu gelişmeler yaşanırken Birleşmiş Milletler de geçtiğimiz gün mülteci, sığınmacı ve bölgedekiler için 160 milyon dolarlık bir yardım paketi çağrısı yaptı.

(soL - Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 09, 2011 9:52 pm

Bir çuval inciri berbat eden İngiliz casusların düşündürücü öyküsü
08.03.2011 - 14:43 Yazdır Arkadaşına gönder İngiliz diplomasisi ve istihbaratının köklü geleneği hikâyeleriyle büyümüşler için, bir Peter Sellers filmini anımsatacak komiklikte rezaletlerle sonuçlanan “diplomatik misyon”un öyküsü, rezalete gülme durumu geçip ayrıntılar düşünülmeye başlanınca Libya’ya müdahale konusunda korkutucu bilgiler veriyor.

4 Şubat Cuma gecesi, karanlığın en koyu olduğu saatlerde Bingazi semalarında dolaşan helikopter, 8 kişilik yolcu ekibini kentin 30 kilometre güneyinde bir buğday tarlasına bırakırken yaşanan sahne, sıkı bir Hollywood ajan filminin başlangıcını aratmayacak kadar profesyoneldi.

Tamamen siyah giyinmiş 8 İngiliz, helikopterden atladılar. Yanlarında taşıdıkları çantalarda sofistike casusluk aygıtları, keşif aygıtları, haritalar, patlayıcılar, iletişim cihazları, çok sayıda pasaport ve silahlar vardı.

8 kişinin altısı, SAS komandolarıydı. Türkiye’deki Su Altı Savunma komandılarıyla benzerlikleri isimden ibaret: SAS, yani Special Air Service, İngiliz ordusunun elit hava kuvvetleri birimi. 1941 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın en yoğun zamanlarında kurulan bu özel birim, yıllar içinde İngiliz ordusunun en sükseli birimlerinden biri haline gelmişti.

Bu gecenin köründe yapılan gizli çıkartmada işler, pek bu “havalı giriş”e uyacak şekilde gelişmedi. Aslına bakılırsa, yarım saat içinde yaşananlar, baştaki profesyonellikle tam bir kontrast oluşturacaktı.

Bingazi’nin söz konusu bölgesi de Libyalı isyancıların kontrolünde. İsyancılar, bölgedeki köylülerden milis birlikleri oluşturup ellerine birer tüfek vererek, buradaki tarlaları kontrol etmelerini sağlıyor.

Köylüler, muhtemelen helikopterin gürültüsünü de fark ederek önce uyarı ateşi açtılar, sonra söz konusu 8 İngiliz’in yanına gittiler – ve anlı şanlı SAS komandolarını teslim aldılar.

Geceyarısı helikopterden atlayan siyah giyinmiş elinde silah dolu çanta olan insan blöf yapar mı? Yaptılar!
Bu kim olduğunu belirsiz kişiler, ki aralarında Arapça konuşanlar da vardı, köylülerin artan sayısı ve gerilen durum karşısında yanlarındaki çantalarla yapılabilecek belki de en aptalca şeyi yaptılar: silahsız olduklarını söylediler. Elbette, kısa sürede silahları açığa çıkartıldı.

Bu çok gizli misyonun böylece tehlikeye girdiğini gören İngilizler, köylülerin kendilerini tutuklamasına ses çıkaramadılar. Köylüler bu kişilere birer kelepçe takarak, Bingazi’deki bir askeri üsse götürdüler ve teslim ettiler.

Büyükelçi devreye giriyor: Ortada bir yanlış anlama var! O bir insani yardım grubu!
Bu garip ziyaretçilerin haberi, kısa sürede Bingazi’de kulaktan kulağa yayıldı. Haliyle, İngiliz hükümeti de durumdan haberdar oldu.

İngiltere’nin Libya Büyükelçisi Richard Northern, isyancıların liderlerinden birini aradı. Görüşmeyi dinleyen birileri daha vardı: Kaddafi’nin istihbarat servisi. Telefon görüşmesinin kaydı, sonradan Libya devlet televizyonunda yayınlanınca, tüm dünya görüşmeden haberdar oldu.

Görüşmede Northern, ortada bir “yanlış anlaşılma” olduğunu, söz konusu grubun “Kaddafi karşıtı güçlerle temas kurmak ve insani yardımda bulunmak üzere gönderilen bir ön grup” olduğunu söyledi ve isyancılardan, grubun serbest bırakılması için yardımcı olmalarını istedi.

İşin “şaka” dozunu daha da artıracak biçimde Northern, telefon görüşmesinde bu 8 kişinin “uygun bir otel aradıklarını” da söyledi.

Geceyarısı helikopterden silahlı biçimde tarlaya inen siyah giyinmiş 8 kişi, uygun bir otel arıyordu.

Eğer İngilizler Libyalı isyancıların aptal olduklarını düşünmüyorlarsa, bu durumdaki aptallığın kendi hanelerine yazılması kaçınılmaz görünüyor.

İngiliz basınında manipülasyon çabası
8 kişilik ekip yakalanıp olay duyulunca, İngiliz hükümeti bu kişileri “diplomat” olarak tanıttı. İngiliz basını da olayın ilk günlerinde bu helikopterle inen timi “diplomatik görevliler” olarak yansıttı.

Ancak bu kadar beceriksizliğin üzerine gerçeğin örtbas edilmesi kolay değildi. Kısa sürede de gerçek anlaşıldı: 6 SAS komandosunun dışındaki iki kişi, MI6, yani İngiliz dış istihbarat servisi ajanlarıydı.

Yine de İngiliz hükümeti resmi açıklamalarında “insani yardım” söylemini sürdürdü. Hatta Dışişleri Bakanı William Hague, kendilerinin bu girişiminin devamının da geleceğini belirterek, diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya çağırdı.

Libya’nın batı yanlısı isyancıları da şaşkın: Limandan gelseniz biz sizi karşılardık!
Hague bu açıklamaları yaparken, gizli görev sahibi tim Libya’da hâlâ esirdi. Libyalılar, “Biz nereden bilelim kim olduklarını? Kaddafi’nin paralı askerleri de yabancı pasaportla geliyor. Dubai’deki o adamı [Hamas komutanı el Mebhuh] öldüren Mossad ajanı da İngiliz pasaportu taşımıyor muydu?” diyordu.

İsyancılar, bu kadarla kalmıyordu. Aslına bakılırsa Bingazi’deki isyancılar, batıdan gelecek bu tip yardımların hepsine zaten dünden hazırdı. Bingazi Devrimci Basın Komitesi üyesi Celil El Gallal, “Burada kimse gelişlerinden haberdar değildi, her şey çok tuhaf oldu ve niye böyle geldiklerini anlayamıyoruz” diyordu.

İsyancılar, böyle bir İngiliz timini havalimanı ya da limandan gelmeleri durumunda seve seve karşılarlardı.

Sonunda gizli misyonu ellerine yüzlerine bulaştıran 8 kişilik tim, Libya’da tıkılı kalmış olan işçileri tahliye etmek üzere gelen HMS Cumberland gemisine bindirilerek İngiltere’ye doğru dönüş yolculuğuna çıktılar.

Rezaletle sonuçlanan bu casusluk hikâyesi, batının Libya’daki isyancılara nasıl yardım etmekte olduğunu da ortaya koydu. Libyalı isyancılar da en çok bundan rahatsız. Olayın, davalarının “saflığına” dair büyük kuşkular doğurduğunun farkındalar.

Başka ayrıntılar açığa çıkıyor: İnenler 8 değil, 7 kişiymiş
İngiliz The Guardian gazetesi, sonradan bir başak gerçeği daha açığa çıkardı. Helikopterden 6 SAS komandosu ve yalnızca bir MI6 ajanı inmişti.

Sekizinci kişi, “Tom” kod adlı MI6 ajanı, beş aydır Bingazi’nin 18 kilometre güneybatısında bulunan El Hadra Tarım Şirketi’nde yönetici olarak çalışıyordu. Helikopterle gelenler tarlada Tom’la buluşmuşlardı ve –elbette “uygun otellere” değil– Tom’un evine gideceklerdi.

Tom gece 3 gibi El Hadra tesisinden Bingazi’ye gidiyorum diyerek arabasıyla ayrıldı. Kendisine eşlik eden, yabancı şoförlü bir başka araba daha vardı. Kısa süre sonra helikopter sesleri duyuldu, kısa süre sonra –Bingazi’ye gitmiş olan– Tom ve diğer araba çiftliğe girdi ve arabalardan kocaman çantalar indirmeye başladılar.

Çiftliği koruyan köylüler önce havaya bir el uyarı ateşi açtılar, sonra da bu şüpheli gruba gözaltına alındıklarını söylediler.

Niye bu gizlilik?
Bu skandal girişimin hemen tüm ayrıntıları açığa çıkmış bulunuyor. Ancak İngilizler’in isyancılara basitçe silah ve para yardımı yapabilecek durumdayken böylesi alengirli yollara girmesi, başka hesapların da olabileceğini düşündürüyor.

Akla gelen olasılıklardan biri, hem isyancılar hem de Kaddafi güçlerine girişilecek sabotaj ve katliam eylemleriyle çatışmanın hızlandırılması – zira bu haliyle ülkede bir pat durumu var ve Kaddafi güçleri durumlarını hızla toparlıyorlar. Batının bir askeri müdahalesi için, işlerin daha da kızışması gerekiyor.

İngilizler’in en az beş ay öncesinden Libya’da Bingazi yakınları gibi stratejik bölgelere casuslar yerleştirmiş olması gerçeği ise, batının bu isyanlara hazırlıkları sanılandan çok daha erken başlatmış olabileceğini gösteriyor.

Neresinden bakılırsa bakılsın, komediyi andıran bu casusluk hikâyesi, emperyalizmin şeytani gerçekliğine dair de düşündürücü bir ifşaat oluşturuyor.

(soL - Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 10, 2011 3:52 pm

Libya'da çatışmalar sürüyor
10.03.2011 - 08:00 Yazdır Arkadaşına gönder Libya'da Kaddafi'ye bağlı güçler ve mühalifler arasında süren çatışmalar üçüncü haftasına girerken, şiddet tırmanmaya devam ediyor. Kaddafi'ye bağlı güçler konumlarını sağlamlaştırırken batı müdahale planlarını yoğunlaştırmış durumda.

Libya'da üç haftanın sonuna yaklaşılırken Petrol bölgelerinde yoğunlaşan çatışmalarda avantaj Kaddafi'ye bağlı güçlerin eline geçse bile net bir tablo hala çizilebilmiş değil. Ras Lanuf'ta ağır bir darbe alan muhalif güçlerin önemli direniş noktalarından Zaviye de bombardıman altında. El Arabiya televizyonu, dünkü çatışmalarda en az 40 kişinin öldüğünü ve bu sayının artmasının beklendiğini bildirdi. El Cezire ise Zaviye'deki çatışmalarda Kaddafi'ye bağlı güçlerden aralarında bir general ve bir albayın da bulunduğu bazı üst rütbeli subayların öldüğünü ileri sürdü.

BBC ise Zaviye'ye gitmeye çalışan BBC muhabirlerinin, Kaddafi'ye bağlı güçler tarafından yakalanarak dövüldüğünü duyurdu.

Libya hükümeti, muhalif saflara geçen ve "ajan" olarak nitelendirilen eski Adalet Bakanı Mustafa Abdülcelil'i teslim edene 500 bin (650 bin lira), ihbar edene ise 200 bin Libya dinarı ödül vadettiBölgede yaşananların diğer bir önemli sonucu ise sınırlarda birikmiş göçmen ve mültecilerin, çöl koşullarında temel bazı ihtiyaç maddelerinden yoksun bir şekilde bekliyor olmaları. Özellikle sayıları 1,5 milyonu bulan Afrikalı işçiler ülkelerinden de yardım gelememesi üzerine çaresiz durumdalar. Birleşmiş Milletler (BM) bu soruna müdahale etmek için 160 milyon dolara ihtiyacı olduğunu belirtti.

Petrol üretimi düşüyor
Libya'da çatışmalar bir iç savaşa doğru giderken ülkenin temel gelir kaynaklarından olan petrolün üretiminin azalması uluslararası piyasaları da endişelendiriyor. Ulusal Petrol Şirketi'nin başkanı Şükrü Ganem, petrol bölgelerinden yerli ve yabancı işçilerin ayrılması sonucu günlük 1,6 milyon varil olan petrol üretiminin yarım milyon varile düştüğünü söyledi. Bütün yaşananlara rağmen üretimin merkezden kontrol edildiğini söyleyen Ganem, OPEC'in de bu düşüşü telafi edebilecek durumda olduğunu iddia etti. Tripoli Post gazetesinin haberine göre ise varil başına petrol fiyatının 200 doların üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.

Batı müdahale hazırlıklarını hızlandırıyor
Washington, uçuşa yasak bölge oluşturma planlarını hızlandırmış durumda. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, bu konuda dünyadan da destek beklediklerini söyledi. Clinton, "Bu talep batılı güçlerden ve bazı körfez ülkelerinden gelmiyor. Bu talep bizzat Libya halkından geliyor" derken asıl önemli karar merciinin de BM olduğunu söyledi. İngiltere ve Fransa'nın da bu konu ile ilgili bir taslak hazırladığı biliniyor. Ancak Rusya'nın bu fikre yanaşmadığı söyleniyor. Konu GM Güvenlik konseyinde bugün yapılacak bir oturumda tekrar ele alınacak.

ABD Başkanı Barack Obama'nın "Libya'ya askeri harekât mümkün" sözlerinden sonra gözler NATO'ya çevrilmiş durumda. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen de topu BM ve AB'ye atarken hareketin geniş bir meşruiyet alanı bulması gerektiğini söyledi.

Libya’da yaşananlar Avrupa Parlamentosu'nda da görüşüldü. AB’nin Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, AB’nin Libya’daki şiddeti durdurmak için uluslararası hukuk yollarının zorlanması gerektiğini söylerken, sözlerine hava sahası ile ilgili devam eden tartışmanın bir netlik kazanması ve yasaklamalardan tam olarak neyin kast edildiğinin anlaşılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

İslam Konferansı temsilcileri de Cidde'de bu sorun için bir araya geldi. Libya adına konuşan daimi temsilci Ahmed El Şakle, yaşananların Libya'nın ulusal egemenliğine karşı bir komplo olduğu ve bütün dış müdahalerin reddedildiğini söylerken konferans sonuç bildirgesinde insan haklarına vurdu yapmaktan geri durmadı.

Libya'da süren çatışmalar artarken hükümet dış görüşmelere de ağırlık vermeye başladı. Kaddafi'nin TRT röportajından sonra bir generalin de uçakla Mısır'a bir mesaj götürmek üzere gittiği bildirildi.

(soL - Dış Haberler)


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 10, 2011 3:52 pm

İnsani emperyalizmin dönüşü
10.03.2011 - 08:30 Yazdır Arkadaşına gönder Jean Bricmont, bu etkileyici yazısında Libya'ya askeri müdahale yapılmasını isteyen Avrupa Solu'nu mahkum ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı savaşı göze alamazken, daha önce Kosova'da olduğu gibi savaş isteyen liberal sol, geçmişten ders almamakta ısrarlı...

Eski çetenin hepsi burada: Libya ve İnsani Emperyalizmin* Dönüşü

Çete geri döndü: Avrupa Solu partileri (Avrupa’nın ılımlı komünist partilerinden oluşan grup), sevmediği bir ABD-NATO savaşı olmayan ve şu anda Daniel Cohnd-Bendit ile ittifak kurmuş olan “Yeşil” Jose Bove, çok sayıda Troçkist grup ve tabii ki Bernard-Henry Levy ve Bernard Koucher: Hepsi Libya’ya "insani müdahale" çağrısı yapıyorlar ve çok daha aklı başında bir tutum takınan Latin Amerika solunu “Libya tiranı”nın “yardakçıları” olmakla suçluyorlar.

On iki yıl sonra, yine Kosova. Yüz binlerce Iraklı ölmüş, NATO Afganistan’da çıkışı imkansız bir durumda sıkışmış ve onlar tüm bu olup bitenlerden hiçbir şey öğrenmediler! Kosova savaşı olmayan bir soykırımı durdurmak için başlatıldı, Afganistan savaşı kadınları korumak için (gidin ve durumu görün şimdi) ve Irak savaşı Kürtleri korumak için. Ne zaman bütün savaşlarda insani gerekçeler öne sürüldüğünü anlayacaklar? Hatta Hitler bile Çekoslovakya ve Polonya’da “azınlıkları koruyacaktı.”

Öte yandan, Robert Gates, ileride ABD başkanına Asya’ya ya da Afrika’ya asker göndermeyi tavsiye edecek dışişleri bakanının “aklını kontrol ettirmesi gerektiğini” söyledi. Amiral Mullen benzer şekilde ihtiyat tavsiyesinde bulundu. Günümüzün en büyük paradoksu; savaş yanlıları, neo-muhafazakarlar ile solcu insani savaşçıların yanı sıra çevreciler, feministler ve tövbekar komünistleri de kapsayan her çizgiden liberal müdahalecilerin yer aldığı bir koalisyondan oluşurken, barış hareketinin merkez üslerinin Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nda bulunmasıdır.

Yani şimdi, herkes küresel ısınmadan dolayı tüketimini kısmak zorunda, fakat NATO savaşları geri dönüştürülebilir olduğu ve emperyalizm sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline geldiği için bunlara laf yok.

Kuşkusuz ABD, savaş yanlısı solun tavsiyelerinden çok daha farklı nedenlerle savaşa gider ya da gitmez. Petrol, kararlarını belirleyecek ana faktör olmayacaktır, çünkü gelecekteki herhangi bir Libya hükümeti petrol satmak zorunda kalacatır ve Libya petrol fiyatları üzerinde fazlasıyla ağırlık oluşturacak kadar büyük değil. Tabii ki, Libya’daki karışıklık fiyatları doğrudan etkileyen spekülasyonlara yol açıyor fakat bu ayrı bir mesele. Siyonistlerin Libya hakkında muhtemelen iki düşüncesi var: Kaddafi’den nefret ediyorlar ve onun da, Saddam gibi, en aşağılayıcı biçimde, ayağının kaydırılmasını istiyorlar. Fakat Kaddafi’nin muhaliflerinden hoşlanacaklarından emin değiller (ki kısıtlı bilgimizden çıkarabileceğimiz gibi hoşlanmayacaklar).

Savaş yanlılarının başlıca iddiası, eğer her şey çabuk ve kolay olursa, bunun, Irak’ta ve Afganistan’da NATO’nun ve insani müdahale konseptinin lekelenen imajını düzelteceği. Gereken şey yeni bir Grenada, ya da en fazla, yeni bir Kosova. Müdahale için başka bir motivasyon, zafere yürüyüşleri sırasında isyancıları “kurtarmaya” gelerek onları daha iyi kontrol etmek. Fakat bunun işe yaraması mümkün değil: Afganistan’da Karzai, Kosovo’da milliyetçiler, Irak’ta Şiiler ve tabii ki İsrail gereksinim duydukları anda Amerikan yardımı almış olmaktan son derece mutlulular fakat sonrasında daha çok kendi gündemlerini takip ediyorlar. Libya’nın “kurtuluşundan” sonra tam anlamıyla bir askeri işgalin sürdürülebilir olması mümkün değil. Bu da, tabii ki ,müdahaleyi ABD açısından daha az çekici hale getirmektedir.

Öte yandan, eğer her şey kötü giderse, bu ABD imparatorluğu için sonun başlangıcı olur. Bundan dolayı, imparatorluğun görevlileri temkinli. Onlar sadece Le Monde’da makale yazmıyorlar ya da kameraların önünde diktatörlere atıp tutmuyorlar.

Sıradan vatandaşlar için Libya’da tam olarak ne olduğunu anlamak zor çünkü Batı medyası kredibiletisini Irak, Afganistan, Lübnan ve Filistin’de tüketti ve alternatif kaynaklar da her zaman güvenilir değiller. Kuşkusuz bu gerçek, savaş yanlısı solun, Kaddafi hakkında yazılan -tıpkı on iki yıl önce Miloseviç için yazılanlar gibi- kötü haberlerin doğruluğuna yüzde yüz ikna olmalarını engellemiyor.

Burada da Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin –Kosova konusunda Yugoslavya için Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin rolüne benzer - olumsuz rolü son derece açık. Tunus’ta ve Mısır’da göreceli olarak daha az kan akmış olmasının nedenlerinden biri, Bin Ali ve Mübarek için muhtemel bir çıkışın bulunmasıydı. Fakat “uluslararası adalet” Kaddafi ve yakınındakiler için benzer bir çıkışın olmadığını göstermek istiyor. Böylece onları kötü sona karşı savaşmaya teşvik ediyor.

Eğer Avrupa Solu’nun söylemeye devam ettiği gibi “başka bir dünya mümkünse”, başka bir Batı da mümkün olmalı ve Avrupa Solu bunun için çalışmaya başlamalı. Bolivyacı İttifak’ın son toplantısı buna bir örnek: Latin Amerika solu barış istiyor ve ABD müdahalesini engellemek istiyor. Çünkü ABD’nin görüş alanında olduklarını biliyorlar ve başlattıkları sosyal dönüşüm her şeyden önce barış ve ulusal egemenlik gerektiriyor. Bundan dolayı, hükümet ve isyancılar arasındaki görüşmeleri başlatmak için muhtemelen (Kaddafi’nin bir yaltakçısı olmadığı kesin olan) Jimmy Carter liderliğinde bir uluslararası delegasyon göndermeyi önerdiler.

İspanya bu fikirle ilgilendiğini söyledi fakat Sarkozy tabii ki reddetti. Bu öneri ütopik gelebilir fakat Birleşmiş Milletler tarafından tam anlamıyla desteklenirse ütopik olması gerekmez. Aslında bu Birleşmiş Milletler'in misyonunu yerine getirmesi için bir yol olabilir, fakat şu anda ABD ve Batı etkisi nedeniyle imkansız kılınmış durumda. Ancak şu anda ya da gelecekte yaşanabilecek bir kriz durumunda, Rusya, Çin, Latin Amerika ülkeleri ve diğerlerini kapsayacak bir müdahale karşıtı koalisyonun Batı müdahaleciliğine karşı güvenilir alternatifler için çalışması imkansız olmayacaktır.

Latin Amerika solunun tersine, solun hastalıklı Avrupa versiyonu siyaset yapmanın ne demek olduğuna ilişkin tüm sağduyusunu kaybetmiş durumda. Sorunlara somut çözümler önermeye çalışmıyor, tumturaklı ifaelerle diktatörleri ve insan hakları ihlallerini kınamak gibi, sadece etik yaklaşımlar geliştiriyor. Sosyal demokratlar en iyi durumda birkaç yıllık gecikmeyle sağ politikaları takip ediyorlar ve kendi fikirlerini geliştiremiyorlar. “Radikal” sol genellikle hem Batılı hükümetleri her şekilde kınıyor, hem de bu hükümetlerden demokrasiyi savunmak üzere dünyanın çeşitli yerlerine askeri müdahalelerde bulunmalarını talep ediyor.

Bu solun tutarlı bir programı yok ve eğer bir Tanrı onları iktidara getirirse ne yapacaklarını bile bilmiyorlar. Bazılarının tekrar etmeyi sevdiği anlamsız bir iddiayla Chavez’i ve Venezuela Devrimi’ni “desteklemek” yerine onlardan, her şeyden önce, siyaset yapmanın nasıl bir şey olduğunu öğrensinler.

* Yazar burada insani müdahale (humanitarian intervention) terimine gönderme yapıyor.

Jean Bricmont, "The Old Gang's All Here: Libya and the Return of Humanitarian Imperialism", Counter Punch internet sitesinde 8 Mart tarihinde yayınlanmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 10, 2011 4:15 pm

Büyük utanç:
İngiliz SAS komandoları Libya'da yakalandı


Libya’da düzenledikleri gizli operasyon sırasına İngiliz SAS komandoları yakayı ele verdiler

Libya'da muhaliflerin denetimindeki Bingazi kentinde ikisi İngiliz dış istihbarat servisi MI6 görevlisi, altısı da İngiltere'nin dünyaca ünlü SAS komandolarına mensup sekiz kişi yakalandı.

Fiyaskoyla biten operasyon sonrasında İngiliz basını, SAS komandoları ve M16’larla dalga geçti.

Guardian gazetesi , SAS komandolarının amblemindeki 'Cesaret eden kazanır' sloganına atfen 'Cesaret eden Libyalı çiftlik bekçileri tarafından derdest edilir' dedi.

Habere göre, yedi kişilik ekip Libyalı muhaliflerle iletişim kurmak için helikopterle bölgeye gönderildi ve birkaç aydır çiftlikte çalışan Tom adlı İngiliz ajanıyla buluştu..

Komandoları ve MI6 görevlilerini bir buğday tarlasında nöbet tutan bekçiler yakaladı ve çantalarındaki silah, cephane ve farklı ülkelere ait pasaportlara el koydu.

'BÜYÜK UTANÇ'

İngiliz ajan ve SAS komandolarının, Kaddafi rejimine çalışan paralı askerler olduğundan şüphelenen muhalif liderler tarafından sorgulandıktan sonra serbest bırakıldığı ifade edildi. Gazete, grubun bu şekilde gözaltına alınmasının İngiliz hükümeti açısından büyük bir utanç olduğunu söyledi.

Haberde ayrıca yaşananların, muhaliflerin Libya'daki devrimin tamamen iç kaynaklı olduğu iddiasına zarar verebileceği belirtildi.

'ÇÖLDEKİ BECERİKSİZLİK'

Guardian, başyazılarından birini de bu konuya ayırmış ve bu makaleye de, 'İngiltere ve Libya: Çöldeki beceriksizlik' başlığını attı.
Libyalı isyancıların Batılı ülkelerle ilişkisini örtbas etmek isteyen Guardian gazetesi, makalede şunları yazdı:

'Libyalı isyancıların ahlaki gücü ve siyasi anlamda halkın gerçek sesini temsil ettikleri iddiası kısmen, Mısırlılar ve Tunuslular gibi buraya kadar tek başlarına gelmelerinden kaynaklanıyor. Bu onların ayaklanması ve kimsenin maşası da değiller. Yeni efendiler aramak için değil, zorba bir yönetime son vermek için mücadele ediyorlar. Kaddafi'nin güçleri isyancıların ilerlemesini durdurmayı başarsa da, içsavaş giderek uzasa da, sonunda Kaddafi rejiminin yok edilmesini sağlayan isyanın bu ulusal kimliği olacak'

KÜÇÜK DİPLOMATİK EKİP

İngiliz hükümeti, yakalanan ajanı ve askerleri "Küçük diplomatik ekip" diye niteledi.

Libya güvenlik güçleri, daha önce bir askeri helikopterde 3 Hollanda askeri yakalamıştı.
ABD ve AB'nin Kaddafi'yi devirmek için yaptıkları yasadışı eylemler bir bir ortaya çıkıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 10, 2011 6:36 pm

Beta Haber7 Hava Durumu Üyelik Sitene Ekle Haber Alarmı Giriş Sayfam Yap Reklam Künye Bize Ulaşın RSS
Kişiselleştir
Güncel3.SayfaEkonomiSiyasetSporDünyaSağlıkMedyaBilim-TekOtomobilEğitimKadınYaşamKültürYemek G.Antep'te uyuşturcudan 31 kişi tutuklandıRektör istifa edince öğrenciler göbek attıSadri Şener, Kulüpler Birliği'ni reddettiSoğuğa inat denize girdiler / VİDEOEsenler’deki okulları ‘robotlar’ temizleyecekCumhurbaşkanı Gül, Denizli'de!28 Şubat için savcı inceleme başlattıErgenekon sanığı Hilmioğlu hastanelik olduBolu'da okullar cuma günü de tatilÇok sayıda köy yolu ulaşıma kapandıHisarcıklıoğlu'ndan seçim açıklamasıEmekçilerin yeni buluşma noktası açılıyorYıldırım'dan '3 Rus kadın' açıklamasıDiyarbakır'da hava hareketliliğiAnkara’da okullar yarın açılıyor
Polise molotof atan çocuk tutuklandıSimav'da otomobil çaya düştü: 1 ÖlüDoğubeyazıt'ta polis otosuna saldırı15 yaşındaki liseli kız anne olduYolda kalan aracı Vali itti!Doktoru dinamitle uçuracaklardı! / VİDEO'Soyguncuyuz' dediler kimse inanmadıKadınlar gününde öldürülen müdür defnedildiEşini öldüren sanığa 20 yıl hapis cezasıYine alkol ve yine bir kadın cinayetiPolisi görünce 5,5 kilo esrarı camdan attıKömür maden ocağında göçük: 1 ölüAnaokulu öğretmenin kaçırıldığı iddiasıÇölaşan: Gösterileri sürdürünTugayı'ın götürdüğü muhtar hâlâ kayıp
Alman işadamları yatırım için Türkiye’deHisarcıklıoğlu istifa iddialarına cevap verdiAnadolu Hayat’ın net karı 71,4 milyonBeğendik, 30. mağazasını açtıBorçlu vatandaşlara ‘Torba Yasa’ uyarısıBorsa yükseldi dolar, avro ve altın gerilediLUKoil, 9 milyar dolar kar açıkladıBilgin'in kredide büyüme beklentisiİngiltere faiz oranlarını değiştirmediMeteorolojiye havadan para yağdıDepresyondaysanız; evinizi yenileyin!Çukurova'da çiftçi yağmur istemiyorAvrupalı yiyeceği etin kaynağını araştırıyorYılmaz ekonomi için finansal eğitim şart dediMakina ve ekipmana hibe desteği
Kılıçdaroğlu, Yeni Şafak'a dava açıyorErdoğan'ın danışmanları da istifa ettiİlhan Cihaner neden aday olduğu açıkladıÇubukçu'dan kadınlara ihbar edin çağrısıMilletvekilliği için istifa edenler LİSTECHP İstanbul il yönetiminden 5 istifa dahaAB Elçileri Baydemir'i ziyaret ettiAvcı, Cihaner ve Tarhan vekil adayı olduÖzhaseki vekil olmayacağını açıkladıUlaştırma Bakanlığı'nda gözyaşlı devir teslimAB Genel Sekreteri de AK Parti'den aday adayıSelanik'te Davutoğlu'na protestoKılıçdaroğlu: Dedikoduyla bu işler yürümez23 partinin oyu yüzde 5'in altına düşecek!Aday adaylıkta en indirimli parti HAS Parti
Mersin İdmanyurduna pirim dopingiG.Saray'da Ankaragücü hazırlıklarıTürkiye, Karadağ'la 3-3 berabere kaldıÇalımbay, futbolculara gözdağı verdiGalatasaray'ın acı günüRafael Nadal 2 ay kortlarda yokFilistin Milli takımı ilk maçını oynadıBoluspor 19 yıllık özlemi bitirecekBarış Özbek'e senet şoku!Arjen Robben yeniden milli takımdaKayıhan: Giresunspor'u yeneceğizYücel İldiz'in gözü Bursaspor'daGalatasaray-Fener derbi geyikleri / GALERİFenerbahçe'den anlamlı destekManisaspor Beşiktaş'ı bekliyıor
Oğul Kaddafi: Büyük saldırı yapacağızKaddafi ordusu Raslanuf'u roketle vurduBahreyn ve Umman'a 20 milyar dolarNATO, deniz gücünü takviye edecekİran'ın batısında çatışma: 3 ölüLibya'da roketli saldırı: 4 ölü 35 yaralıKaddafi'yi nokta atışıyla vurma teklifiClinton, Tunus ve Mısır'ı ziyaret edecekFacebook'un yeni sistemini Obama açıkladıAfrika'daki isyan ateşi Azerbaycan'a sıçradıKız okulunda mezhep çatışmasıŞüpheli paket havaalanını boşalttırdıSarkozy'den AB'ye: Kaddafi'yi bombalayın'Türkiye'nin AB süreci gölgeleniyor'Putin devlet başkanlığını düşünüyor
Kar çocuklarda ciddi hastalıklara yol açıyorSoğuk havalarda yüz felcine dikkat!İşte en sinsi kanserlerObezite için tıbbi tedavi şartGünün hangi saatinde ne içmeli? Saat saat öneriler:Horlama tutkuyu öldürüyorFındık, ceviz ve badem ye kalbini koruAyak tırnağından kanser tahminiUykusuzluğun faydaları da varmışİki kişiden biri kalpten ölüyorHasarlı organın onarımı artık hayal değilHalk doğum kontrolünü iyice bıraktı!Saç çıkardığı öne sürülen spreye geri çekmeSSPE'den korunmak için aşı şartHer üç dakikada bir kişi bu yüzden ölüyor
Cumhuriyet'ten Danıştay saldırısı itirafıTürkiye Gazeteciler Federasyonu 13 yaşındaAnadolu Gençlik Dergisi'nden Erbakan Özel sayısıSurvivor yarışmasında sürpriz ünlüler'Çok Güzel Hareketler Bunlar' geri dönüyorMaraz Ali ekranlara geri dönüyorCanlı Para'da sunucunun dili sürçüncePortekiz: Kaddafi iktidarı bırakacakSavcı Öz'de ne Kuran vardı ne Zaman!Taraf, Kılıçdaroğlu'nu fena vurdu! MANŞETLERFatmagül'ün yengesi evden kaçıyor- Videoİklim Bayraktar'ın kafa karıştıran yönleriGideon Levy bir Türk gazetesiyle anlaştıBabahan'dan TGC'ye Odatv eleştirisiHarran Üniversitesi TV ve FM radyo kurdu
RAM nasıl takılır?Firefox 4 RC sürümünü indirinTelefonunuzun kaynaklarını kim tüketiyor?Truva atlarına savaş açınİOS 4.3 indirilmeye hazır!HD sualtı duvar kağıtları GALERİApple iOS 5 mi geliyor?SMS ile soru cevap dönemi mi başlıyor?Sahibinden satılık uzay mekiğiDünyanın en ufak bilgisayar yapıldıBilgisayarınızda her videoyu açınFacebook hayat mı kurtaracak?Örümcek ısırığıyla 4 saat ereksiyonFacebook'tan artık film izlenecekBlackBerry'ler için özel duvar kağıtları GALERİ
Yeni Lancia Ypsilon Haziran'da Türkiye'de!Alman otomobil devi VW kârını açıkladı2011 yılının rüya otomobilleri GALERİSchumacher'in bebeği paramparçaNissan'dan Şubat'ta pazar payı rekoruGM 10 binden fazla aracı geri çağırıyorKanada'dan Karsan Taksi'ye övgü dolu sözlerEn gerçekçi yarış oyunu mu geldi? VİDEOGeleceğin kaplumbağasını görün GALERIToyota'nın hibrid satısı 3,03 milyonu geçti50 litrelik araç deposu kaç liraya doluyorBu Tata şehirli Tata!Çevreci özel otomobil GALERİElektrikli araçlar için şarj istasyonları kurulacakSuzuki Doğuş Grubu'na geçiyor
4 üniversite akademisyen alacakYÖK'ün Gül'e ÖSYM için önerdiği 3 adayKar nedeniye eğitime ara verilen ilçelerYüksekova'da köy okullarına kar tatiliKar yağışının eğitime engel olduğu il ve ilçelerİstanbul'da okullara kar tatili var mı?Fatih projesi hızlandırılıyorÖzel okullara kayıt başvuru da paralı3 üniversite akademisyen alacakMarmara Üniversitesi 18 profesör alacakOrdu’da okullara kar tatiliLibyalı öğrencilere MEB'den kayıt kolaylığıAnkara ve 11 ilde kar yağışı eğitimi durdurduYGS'ye nerede gireceğinizi öğrenmek için TIKLAÖğrencilere dengeli beslenme eğitimi
Uzun ve gür kirpikler artık hayal değil'Paris moda haftası' defilesi/ GALERİSon nefesinde 'kocam beni yaktı' dediKadın olmanın zorluklarıSayılarla Türkiye'de kadının durumu 2011Ardıç ve Aköz'e kadınlardan kapakKadına ayrımcılığı meşru gösteren sözlerOsmanlı'nın en 'iktidarlı' kadınları-GaleriManavgat'ta kadınlara 6 bin karanfil dağıtıldıBan Ki-Mun: Kadınlar hala 2. sınıfMemecan'ın gözünden Kadınlar Günü- Galeriİsyanı sadece erkekler yapmadı! GaleriAvrupalılar arasında en kilolusu Türk kadınıÇalışan kadınlar çocuklarına vakit ayıramıyorKadınların yüzde 51'nin oy vereceği parti
Malkoçoğlu, Polat'ı yerden yere vurduAyşe Özyılmazel'e Ebru Şallı cezasıİnşaatta işçilerinden sıra dışı eğlence / VİDEOHayrunnisa Gül ve Emine Erdoğan başa başSeferihisar'da orkinos nöbeti tutulacakAlzheimer'a karşı zihinsel aktiviteler / GALERİYıldız ve Dinçer dünür oluyorCem Özer anjio olacakYılmaz Güney'den Çehre'ye güven atışı!Clapton, 70 gitarını alkolikler için sattıKağıt yırtılmasına gülen bebek VİDEOAile hekimi sayesinde hayali gerçekleştiAcun Ilıcalı iki sürpriz projeyle geliyorSakarya Fırat'ın oyuncuları karda mahsur kaldıİstanbul Boğazı 111 yıl önce böyleydi / VİDEO
Bu hafta 4'ü yerli 6 film vizyona giriyorİki Kadın Bir Erkek film fragmanıSevimli Hayvanlar film fragmanıBir Avuç Deniz film fragmanıSaklı Hayatlar film fragmanıKolpaçino: Bomba film fragmanıGölgeler ve Suretler film fragmanıO şiire şiir demese, şiir, şiir gibi olmazdıPerwer belgeseli TRT Şeş'te...İstanbul Film Festivali 30 yaşında!12 Eylül'de deli olmak: Meş vizyona giriyorAbu Dhabi fuarına 1160 eserle katılacağızTürkiye'nin ilk edebiyat müzesi açılıyorMehmet Akif Ersoy'un hayatı filme aktarılacak20 ressamın 433 eseri bu sergide görücüye çıkıyor
Bademli Muhallebi tarifiPatlıcan Paçası nasıl yapılır?Sofralarınıza farklı bir tat: TutmaçNefis bir uykuluk yemeye ne dersiniz?Hamsi kebabı yapmanın tam zamanıMantar Güveçle sofranızı süsleyin!Bostan Salatası nasıl yapılır?Çayınızın yanına lezzetli bir kurabiyeBoşnak Böreğini denediniz mi?Lokmacı Baba'dan lokma tarifiNefis bir kaburga dolması tarifiFransız mutfağı ölüyor mu?Vejeteryanlar Türk mutfağının peşindeDev ekmek görenleri hayrete düşürdü / GALERİKartal’da yeni aşçılar yetişiyor 10 Mart 201120:08 Mersin İdmanyurduna pirim dopingi20:07 Alman işadamları yatırım için Türkiye’de20:07 Kılıçdaroğlu, Yeni Şafak'a dava açıyor20:04 Oğul Kaddafi: Büyük saldırı yapacağız19:55 Hisarcıklıoğlu istifa iddialarına cevap verdi19:47 Kaddafi ordusu Raslanuf'u roketle vurdu19:42 G.Antep'te uyuşturcudan 31 kişi tutuklandı19:35 Bahreyn ve Umman'a 20 milyar dolar19:30 Polise molotof atan çocuk tutuklandı19:24 Anadolu Hayat’ın net karı 71,4 milyon19:22 Malkoçoğlu, Polat'ı yerden yere vurdu19:21 G.Saray'da Ankaragücü hazırlıkları19:16 Türkiye, Karadağ'la 3-3 berabere kaldı19:10 NATO, deniz gücünü takviye edecek19:00 Erdoğan'ın danışmanları da istifa etti19:00 Rektör istifa edince öğrenciler göbek attı18:51 Sadri Şener, Kulüpler Birliği'ni reddetti18:51 Beğendik, 30. mağazasını açtı18:50 Soğuğa inat denize girdiler / VİDEO18:47 Simav'da otomobil çaya düştü: 1 Ölü18:41 Çalımbay, futbolculara gözdağı verdi18:41 İlhan Cihaner neden aday olduğu açıkladı18:40 Esenler’deki okulları ‘robotlar’ temizleyecek18:40 İran'ın batısında çatışma: 3 ölü18:38 Çubukçu'dan kadınlara ihbar edin çağrısı Milletvekilliği için istifa edenler LİSTEMilyonları zayıflatan hCG damlasına doktorlardan onayTürkiye'nin dört bir yanından kar manzaralarıAB Genel Sekreteri de AK Parti'den aday adayı Oğul Kaddafi: Büyük saldırı yapacağız 10 Mart 2011 20:04Dünya 0 yorum98 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi, ülkedeki isyanı bastırmak için geniş çaplı saldırı hazırlığında olduklarını söyledi.
Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi, ülkedeki isyanı bastırmak için geniş çaplı saldırı hazırlığında olduklarını söyledi. Oğul Kaddafi, Batılı güçler ülkeye müdahale etse bile mücadeleyi bırakmayacaklarını ifade etti.

Reuters'a konuşan Kaddafi, "Şimdi özgürlük ve harekete geçme zamanı." dedi. İsyancılara müzakereler için iki hafta süre tanıdıklarını ifade eden Kaddafi, "Artık süre doldu. Şimdi harekete geçme zamanı." ifadelerini kullandı.

ABD ya da NATO'nun müdahalesini Libya halkının asla hoşgörüyle bakmayacağını söyleyen Kaddafi, "Burası bizim ülkemiz. Asla pes etmeyeceğiz. Libya için savaşacağız. Libya çantada keklik değildir." dedi.

CİHAN

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 10, 2011 6:52 pm

KUZEY ATLANTİK TERÖR ÖRGÜTÜ NATO, Libya havasahasını izlemeye almış


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

NATO Libya hava sahasını 24 saat izlemeye aldığını duyurdu. Libyalı yönetim karşıtları da, Akdeniz'deki hücum botlarının ülkenin doğusundaki muhalif mevzilerine saldırdığı yolundaki haberlerin ardından denize roket saldırısı düzenledi.

Bir NATO yetkilisine göre, ilk hava ikaz sistemi ile ilk devriye uçağı bugün TSİ 08.30 Libya hava sahasını izleme görevine başladı.

Yetkili, Boeing E-3 Sentry tipi uçağın 8 saat boyunca Akdeniz üzerinde uçtuktan sonra görevi başka bir NATO uçağına devredeceğini belirtti.

NATO'nun Libya hava sahasını izleme kararını Pazartesi günü aldığını kaydeden yetkili, NATO'da bulunan E-3 filosuna göreve başlama emrinin ise önceki gün verildiğini ifade etti.

İttifakın emrinde, tamamı hava kuvvetlerine sahip olmayan Lüksemburg'da kayıtlı, toplam 17 adet E-3 tipi uçak bulunuyor. Bu uçaklardan bazılarının Afganistan hava sahası üzerinde görev yaptığı biliniyor.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Perş. Mart 10, 2011 6:58 pm

Al Gürcistan'ı ver Libya'yı
Moskova'ya giden ABD Başkan Yardımcısı Biden, 'Gürcistan konusunda taviz ve Rusya'nın DTÖ'ye üyeliğine vize' karşılığında Kremlin'den Libya'da uçuşa yasak bölge izni için pazarlığa oturdu





Dünyanın önde gelen petrol üretcilerinden Libya'da yaşanan iç savaş, dünya ekonomisini tehdit eder boyuta ulaşırken ABD, askeri müdahale için zemin arayışına hız verdi.

Libya'ya uygulanacak askeri müdahalede ilk gündeme gelen plan ise 1991 yılında Birinci Körfez Savaşı'nın ertesinde Irak'ın güneyi ve kuzeyinde ilan edilen uçuşa yasak bölge uygulaması. İncirlik Hava Üssü'nden havalanan Amerikan uçakları Irak'ın kuzeyindeki "Çekiç Güç" uygulaması çerçevesinde Saddam'ın Kürtlere havadan müdahale etmesini önlemişlerdi. Aynı uygulama çerçevesinde güneydeki Şii ağırlıklı Basra bölgesiBağdat'ın müdahalesinden korunmuştu.

ABD Başkanı Barack Obama ve İngiltere Başbakanı David Cameron önceki gün bir telefon görüşmesi yaparak uçuşa yasak bölge olasılığını ele alırken, bu yönde bir kararın uluslararası toplumdan geniş destek alması gerektiğinde uzlaştı.

İngiltere ve Fransa, BM Güvenlik Konseyi'ne sunulacak bir uçuşa yasak bölge kararı üzerinde çalışıyor. Libya krizi sonrası petrol arzında oluşan açıktan dolayı fiyatların yükselmesiyle kasasına 10 milyar dolar koyan Moskova yönetimi de müdahaleye soğuk. Petrol fiyatlarının artışından rahatsız olan Çin ise müdahaleye sesini çıkarmayacağı sinyali verdi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Libya üzerinde uçuşa yasak bölge ilan etme kararının BM'de alınması gerektiğini söyledi.

ABD'DEN LİBYA TAVİZİ

Moskova'ya giden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ise "Libya tavizi karşılığı" Kremlin'e "hediye paketi" götürdü.

Kommersant gazetesi "ABD, Libya konusunda karar verirken Rusya'yı yanında görmek istiyor. Kremlin dış politika danışmanı Sergey Prihodko'nun ifadelerinden edindiğimiz izlenime göre ABD, Kafkaslarda ve özellikle Rusya'nın canını sıkan Gürcistan konusunda hediyeler hazırlamış. Ayrıca 17 yıldan beri Dünya Ticaret Örgütü DTÖ üyesi olmak için çabalayan Rusya'ya yaratılan engellerin giderileceği söz verilmiş" dedi. ABD'nin Rusya'dan alacağı cevabın bugün başlayacak Brüksel'de yapılacak NATO toplantılarını da etkilemesi bekleniyor.

Uçuşa yasak bölge ilan edilirse bu karar muhtemelen Kaddafi hükümetine bağlı askeri uçakları da kapsayacak. Yasak bölgeyi ihlal eden herhangi bir uçağa uluslararası güçlerin müdahalesi sözkonusu olacak. 1991 Körfez savaşı'nda uygulama 12 yıl sürdü.

Kaynak: Hürriyet


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Cuma Mart 11, 2011 6:57 pm

NATO'dan tehlikeli karar
10.03.2011 - 22:00 Yazdır Arkadaşına gönder NATO savunma bakanları, Libya açıklarındaki NATO deniz gücünün takviye edilerek silah ambargosunun izlemeye alınması konusunda anlaştı. NATO ayrıca Libya hava sahasını 24 saat izlemeye aldığını duyurdu.

ABD'nin liderliğini yaptığı savaş aygıtı NATO, Libya'ya müdahale yönünde bir adım daha attı. Örgütün savunma bakanları, Libya açıklarındaki NATO deniz gücünün takviye edilerek silah ambargosunun izlemeye alınması konusunda anlaştı. Ancak şimdilik Libya'ya doğrudan müdahale edileceğine ilişkin bir işaret gelmedi.

Fransa'nın Kaddafi muhaliflerinin oluşturduğu hükümeti tanıması da tansiyonu biraz daha artırdı.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, savunma bakanlarının Libya'yı tartıştığı oturumun ardından düzenlediği basın toplantısında, "Orta Akdeniz'de NATO'nun deniz gücü mevcudiyetinin takviyesini kararlaştırdık. Stratejik operasyon komutanımız Amiral (James) Stavridis, emrindeki deniz gücüyle Orta Akdeniz'e hareket edecek. Bu gemiler NATO'nun farkındalığını artıracak. Mevcut şartlar altında bu hayati önem taşıyor ve bu sayede, BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı silah ambargosu kararı dahil gözetleme ve izleme kapasitemiz artacak" dedi.

Rasmussen, toplantıda NATO askeri kanadına insani yardımlar konusunda ve BM Güvenlik Konseyi'nin yeni bir kararla silah ambargosunun zor kullanarak uygulanması yetkisi vermesi ihtimaline karşı detaylı planlama yapma emri verdiklerini de aktardı.

BM Güvenlik Konseyi'nin mevcut kararı, açık denizde silah ambargosu denetimleri yapılmasına izin vermiyor.

Genel Sekreter Rasmussen, savunma bakanlarının NATO'nun, BM Güvenlik Konseyi'nden açık bir yetki alması halinde, Libya hava sahasının uçuşlara kapatması konusunda opsiyonları da değerlendirdiğini anlattı.

"NATO birlik halinde, teyakkuzda ve harekete geçmeye hazırdır" diyen Rasmussen, harekete geçmek için somut talep, açık bir yetki ve güçlü bölgesel destek şartlarının karşılanması gerektiğini ifade etti.

Böyle bir yetkinin etkin olarak kullanılması durumunda NATO ile Libya askeri olarak karşı karşıya gelebilecek. Bu gelişme bölgede savaş ve işgal tehlikesini artırdı.

NATO Libya hava sahasını 24 saat izliyor
Öte yandan bir NATO yetkilisine göre, ilk hava ikaz sistemi ile ilk devriye uçağı bugün TSİ 08.30 Libya hava sahasını izleme görevine başladı.

NATO'nun Libya hava sahasını izleme kararını pazartesi günü aldığını kaydeden yetkili, NATO'da bulunan E-3 filosuna göreve başlama emrinin ise önceki gün verildiğini ifade etti.

İttifakın emrinde, tamamı hava kuvvetlerine sahip olmayan Lüksemburg'da kayıtlı, toplam 17 adet E-3 tipi uçak bulunuyor. Bu uçaklardan bazılarının Afganistan hava sahası üzerinde görev yaptığı biliniyor.

Sarkozy muhaliflerin kurduğu hükümeti tanıdı
Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin makamından bir yetkili, Fransa'nın Bingazi'ye bir temsilci göndereceğini ve Paris'te bir Libyalı elçiyi kabul edeceğini söyledi.

Yetkili açıklamayı, Sarkozy ile Libya Milli Konseyi'nden yetkililerin toplantısından sonra yaptı.

Fransa isyancıların yönetimini tanıyan ilk ülke oldu.

Libya Milli Konseyi, 27 Şubat'ta ülkenin doğusundaki isyancılar tarafından kurulmuş ve konseyin başına eski Adalet Bakanı Muhammed Abdülcelil getirilmişti.

Fransız halkı da düzenlenen bir kamuoyu araştırmasına göre, Libya'ya olası bir askeri operasyona destek vermiyor.

Sarkozy savaş mı istiyor?
Bu arada Sarkozy'nin Avrupa Birliği'ndeki muhataplarına Libya'da bazı hedeflerin havadan vurulmasını ve Muammer Kaddafi kuvvetlerinin haberleşme sisteminin elektronik cihazlarla engellenmesini önereceği iddia edildi.

Konuya yakın isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin AB'deki muhataplarına Trablus'un 500 km doğusundaki Sirte askeri havaalanı, ülkenin güneyinde Çad sınırı yakınındaki Sebha askeri havaalanı ile Albay Kaddafi'nin Trablus'taki komuta merkezinin havadan bombardımanını önereceğini belirtti.

Libya hükümeti Fransa'ya tepki gösterdi
Fransa'nın açıklamasının ardından Trablus, Paris ile ilişkilerini kesebileceğini bildirdi.

Libya'nın resmi haber ajansı Jana'ya göre, bir dışişleri bakanlığı yetkilisi, "Libya, Fransa'nın Libya'nın içişlerine zarar verici müdahalesine ilişkin ortada dolaşan haberler nedeniyle Fransa ile ilişkilerini kesmeyi değerlendirecek" dedi.

Rusya da askeri müdahaleye karşı
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da, Libya ve diğer Kuzey Afrika ülkelerinin içişlerine müdahale edilmemesi gerektiğini belirterek, Libya'ya askeri müdahalenin "kabul edilemez" olduğunu söyledi.

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ise, Libya'da muhaliflerin kurduğu Milli Konsey'in tanınması konusunda AB'nin alacağı kararı benimseyeceğini belirtti.

Portekiz Dışişleri Bakanı Luis Amado da, "uluslararası toplumun gözünde Albay Kaddafi rejiminin bittiğini" söyledi.

Almanya hesapları dondurdu
Almanya hükümeti, Libya Merkez Bankası ve Libya Yatırım İdaresineait hesapların dondurulması talimatını verdi. açıklamasında, "Libya Merkez Bankası, Libya Afrika Yatırım Portföyü, Libya Dış Bankası ve Libya Yatırım İdaresi'nin hesaplarına erişim yeni bir emre kadar yasaklanmıştır" denildi. Açıklamada, hesapları dondurulacak bankaların "Muammer Kaddafi'nin denetiminde bulunduğu ve Kaddafi rejimine mali destek sağlayabileceği" ifade edildi. AB, hafta içinde, Kaddafi, ailesi, bazı yardımcıları ve hükümetin destekçilerine mali yaptırımları artırma kararı almıştı.Libya hükümeti temsilcisi Atina'da

Öte yandan, Libya hükümetinin bir temsilcisinin, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile bir araya geldiği bildirildi.

Uluslararası ajansların haberine göre, Libyalı temsilci Muhammed Tahir Siala, Atina'da Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Dollis ve Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Büyükelçi İoannis-Aleksios Zeppos ile görüşüyor.

AB dışişleri bakanlarının bugün Brüksel'de Libya'daki ayaklanmayı ele alacağı toplantı öncesi Libyalı temsilci, dün akşam da Portekiz'de temaslarda bulunmuştu.

Siala, dün gece Lizbon'da Portekiz Dışişleri Bakanı Luis Amado ile görüşmüştü.

Libyalı temsilci, Atina'da görüşme için dışişleri bakanlığına gelişinde bir açıklama yapmazken, Yunan Dışişleri Bakanlığı görüşmenin, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile birlikte kararlaştırıldığını bildirdi.

Libya ordusundan üst düzey bir yetkili de dün Muammer Kaddafi'nin bir mesajını iletmek üzere Kahire'ye gitmişti.

Muhalifler geri çekiliyor
Muhaliflerin ülkenin doğusundaki daha önce kazandıkları mevzileri kaybettikleri bildiriliyor.

Muhaliflerin burada, Bin Cevad'a kadar geldikleri, ancak hücum botlarının saldırısı yüzünden geri çekilmek zorunda kaldıkları belirtildi.

Kaddafi'ye bağlı güçlerin, muhaliflerin elinde bulunan Ras Lanuf'un doğusuna da tank saldırısı düzenlediği bildirildi.

Libya devlet televizyonu ise Kaddafi'ye bağlı güçlerin, Essider limanıyla havaalanını muhaliflerden temizlediğini duyurdu.

Brega kentine hava saldırısı
Kaddafi'ye bağlı güçlerin ayrıca, muhaliflerin elinde bulunan zengin petrol kaynaklarına sahip Brega'ya hava saldırısı düzenlediği duyuruldu.

Muhammed Osman adlı bir isyancı, Kaddafi güçlerine bağlı 2 jetin Brega kentine 2 bomba attığını söyledi.

Libya güçleri, Ras Lanuf'un 90 kilometre doğusunda yer alan Brega kentine birkaç günden beri saldırı düzenlemiyordu.

(soL-Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Cuma Mart 11, 2011 7:00 pm

RTE, Libya'ya müdahaleye karşı ama Teör Örgütü NATO saldırı için hazırlıklarını "savunma bakanları"nın kararıyla tamamla noktasına geldi bile...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 13, 2011 12:05 pm

Arap Birliği saldırıyı körüklüyor
13.03.2011 - 08:42 Yazdır Arkadaşına gönder Libya'da Kaddafi güçleri ile isyancılar arasındaki çatışmalar sürerken Arap Birliği, ABD ve Avrupa Birliği uçuşa kapalı alandan bölgeye müdahaleye ve bölünmeye kadar birçok seçeneği gündemde tutuyor.

Libya'da günlerdir süren ve son zamanlarda Kaddafi güçlerinin kontrolü ele geçirmeye başlamasıyla devam eden çatışmalara uluslararası müdahale tartışılıyor. Arap Birliği Genel Sekreteri Emir Musa açıklama yaparak, Libya'ya karşı "uçuşa kapalı alan" yaptırımının uygulanması gerektiğini söylerken, "Bunu kim sağlayabilir bilmiyorum ama Arap Birliği rol oynamaya hazır" dedi.

"İnsancıl bir müdahale"den bahsettiğini vurgulayan Musa, uçuşa kapalı alan uygulamasıyla kendilerini küçümseyen Kaddafi rejimine karşı savaşan Libyalılara destek verilebileceğini söyledi.

İngiltere ve Fransa'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gündemine soktuğu uçuşa kapalı alan tasarısı, Almanya ve İtalya tarafından şüphe ile karşılanmıştı. ABD Savunma Bakanı Robert Gates de, dün yaptığı açıklamada Libya'ya dönük yaptırımların kesinleşmediğini, uçuşa kapalı alan veya "daha geniş" müdahalelerin tartışıldığını söyledi. "Mesele bizim veya müttefiklerimizin yapıp yapamayacağı tartışması değil. Biz bunu yapabiliriz" diyen Gates, "Bu daha büyük bir mesele ve konu siyasi bir düzeyde tartışılmalı" dedi.

Bu sırada Arap Birliği Libya'yı birlikten çıkartırken, Kaddafi'nin Mısır'daki toplantıya katılmak üzere gönderdiği delegasyon da kabul edilmedi.

Avrupa Birliği kararsız
Avrupa Birliği'nin Brüksel'de topladığı "Libya zirvesi"nde konuşan İngiltere Başbakanı David Cameron, "Avrupa liderlerinin Kaddafi'nin gitmesi konusunda mutabık olduğunu" belirtirken, Kaddafi'nin isyancılara karşı şiddetini yoğunlaştırması halinde uluslararası toplumun Libya'ya müdahaleye hazır olması gerektiğini söyledi ve "uçuşa kapalı alan" çağrısını yineledi.

Cameron'un sözlerine rağmen, İngiltere'nin Libya karşısındaki durumu biraz "nazik". Geçtiğimiz günlerde bazı İngiliz yurttaşlarının Libya'da isyancıların kontrol ettiği bir bölgeye izinsiz iniş yapmaları, "barışçıl amaçlarla" geldiklerini iddia etmelerine rağmen beraberlerinde silah getirmiş olmaları İngiltere hakkındaki kuşkuları artırmıştı. Kaddafi karşıtları ile pazarlık için geldikleri tahmin edilen İngilizlerin pek de hoş karşılanmaması, İngiltere'yi pozisyonunu yeniden gözden geçirmeye zorladı. İngiltere'nin sallantılı konumunu hala Kaddafi rejimi ile bağları olmasına bağlayanlar da mevcut. Örneğin İngiltere isyandan önce Libya'da 103 polisi eğitiyordu, isyan başladıktan sonra eğitim vermeyi kesmiş değil.

Fransa ise Libyalı isyancıları Libya'nın meşru temsilcisi olarak tanımış ve Kaddafi yandaşlarının elindeki bölgelere hava saldırısı yapılmasını önermişti. Kaddafi'nin buna tepkisi Fransa ile tüm diplomatik ilişkileri kesmek oldu.

Avrupa Birliği liderler zirvesinden çıkan sonuç ise AB, Arap Birliği ve Afrika Birliği arasında bir ortaklığın sağlanması gerektiği oldu.

Kaddafi güçleri kontrolü ele alıyor mu?
Ayaklanmanın ilk günlerinde akıbeti belirsizliğini koruyan Kaddafi güçlerinin ise son zamanlarda toparlandığı gözleniyor. Son olarak Kaddafi yandaşları ülkenin en önemli petrol bölgelerinden olan Ras Lanuf'u ele geçirdi. Bununla birlikte isyancıların Bingazi'deki Kaddafi birliklerini kuşattıkları iddia ediliyor. Ancak Bingazi'ye giden yolların kontrolü açısından önemli olan Brega'nın da hükümet güçleri tarafından kontrol edildiği belirtiliyor. İsyancıların Trablus ve Bingazi'ye giden yollarının kesildiği, Kaddafi'nin düşmesi için ise bu şehirlerin düşmesinin çok önemli olduğu biliniyor.

Kesin olmayan verilere göre isyan başladığından bu yana 6 bin Libya yurttaşı hayatını kaybetti.

"Libya'yı bölelim" önerisi
Bir iddiaya göre, Yunanistan, Mısır ve Portekiz tarafından Kaddafi'ye Libya'yı bölme önerisinde bulunuldu. Öneriye göre, Kaddafi ateşkes ilan ederse Kaddafi güçlerinin elinde bulunan Trablus ve Fizan Kaddafi'ye, Bingazi ise isyancılara verilecek. Kaddafi'ye verilen bölgelerdeki isyancılar silah bırakacak ve isyancıların elindeki bölgelerden petrol sevkiyatına izin verilecek. Anlaşmanın garantörlüğünü ise Mısır ordusu yapacak. Ayrıca Avusturya bankaları tarafından Libya'ya uygulanan bazı ticari sınırlamaların gevşetileceği ve bankalarda dondurulan Libya'ya ait mal varlıkları ve hesapların da serbest bırakılacağı da iddialar arasında. Kaddafi'nin şartlarının ise Batı dünyasının tek meşru rejim olarak Kaddafi yönetimini tanımaları ve BM yaptırımlarının kaldırılması olduğu söyleniyor.

(soL - Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 13, 2011 12:07 pm

Mısır ordusu ABD ile her gün görüşüyor
12.03.2011 - 14:15 Yazdır Arkadaşına gönder ABD’nin, Mısır ordusunun Mübarek’e karşı harekete geçmesi ve Mübarek’in devrilmesinin ardından kendisi ile temasın korunmasını sağladığı ortaya çıktı.

New York Times (NYT) gazetesi, ABD’nin Mısır ordusunun hamlelerine müdahale etmek üzere Genelkurmay Başkanı Sami Hafız Enan ile ilişkilerini sıkı tuttuğunu ortaya koydu.

NYT'nin yaptığı haberde, Genelkurmay Başkanı Enan'ın Mısır ordusunun Mübarek’e karşı gösterilere yön vermek için Kahire sokaklarına girdiğini öğrendiğinde Pentagon’daki ABD’li bir üst düzey subayla kahvaltı etmekte olduğu belirtildi. Gazete, Sami Hafız Enan’ın ABD ordusu tarafından tutulan bir asker olduğunu belirtti.

Başkanlığa aday olması isteniyor
Birkaç yıl öncesine kadar Ortadoğu’daki operasyonları yöneten ABD’li emekli general William Fallon’ın, sözkonusu kahvaltıda Enan için “Düşünceli, akıllı ve profesyonel. Doğru şekilde davranacağına inanıyorum” dediği söyleniyor.

Mısır’da Mübarek’in devrilmesinin ardından atılan adımlarda etkin olan iki numaralı adam olduğu düşünülüyor. Genel Kurmay Başkanı Enan’ın Mısır ordusunun ABD ile ilişkilerindeki kilit isim olduğu biliniyor.

Mısır ordusundan bazı askerlerin Enan’ın başkanlığa aday olmasını istedikleri belirtilirken ABD’nin de bu duruma sıcak baktığı tahmin ediliyor.

Her gün ABD’yle görüşüyor
Pentagon’un, Mısır’daki üst düzey askeri yetkililerle düzenli olarak günlük görüşmeler yaptığı ve başkanlık için aday gösterilebilecek kişiler hakkında görüş belirttiği ifade ediliyor.

Rusya ve Fransa’da eğitim gören Enan’ın muhafazakar çizgisini korumanın yanında , yeniliklere açık ve “demokratik” bir Mısır’dan yana olduğu belirtiliyor.

En çok yardım alan ikinci ülke
Mısır ve Amerikan ordularının ekonomik ilişkilerinin 30 yıl öncesine dayandığı biliniyor. ABD’nin Mısır ordusuna yıllık yaklaşık 1.3 milyar dolar askeri yardımda bulunduğu biliniyor. ABD’nin Mısır ordusuna 1978'den bu yana toplam 35 milyar dolar yardım sağladığı biliniyor. Bu, Mısır’ın, İsrail’den sonra ABD’den en yüklü miktarda askeri yardım alan ikinci ülke olduğu anlamına geliyor.

Enan’ın Mısır’ın geleceğinde kritik bir rol üstlendiği ABD ile ilişkilerinden olduğu kadar, Msır’da ordunun iktisadi girişimlerinden de anlaşılıyor. Mısır ordusunun çok sayıda elektronik, beyaz eşya, giyim ve gıda şirketlerine sahip olduğu biliniyor.
(soL – Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Mart 13, 2011 2:22 pm

İslamın Kılıcı Kaddafi: "Asla teslim olmayacağız"
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Ali Serdar Bolat 13 Mart 2011

Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam (İslamın Kılıcı) Kaddafi konuştu:
"Burası bizim ülkemiz, teröristlere teslim etmeyeceğiz. NATO'dan, Fransa'dan korkmuyoruz.
Libya halkı hiçbir zaman Amerikalılara kucak açmayacaktır.
NATO'ya "hoş geldin" demeyeceğiz. Libya bir dilim kek değil.
Doğudaki yurttaşlarımızdan "Gelin bizi kurtarın" telefonları alıyoruz.
İsyancılara teslim olmaları için 2 hafta mühlet vermiştik. Zaman doldu."

Libya ordusu, isyancıların elindeki kentleri teker teker alıyor.
Kaddafi, başkent olan batıdaki Trablusgarp'ta.
Önce başkentin batısındaki Zaviye kenti ordunun kontrolüne geçti.
Sonra sırasıyla doğudaki Misrata, Bin Cevad, Ras Lanuf ve Brega alındı.
Libya ordusu 5,000 kişilik bir kuvvetle Bingazi yönünde ilerliyor.

Aşağıda gördüğünüz eski harita tamamen değişti.
Ecdebiye'nin batısındaki tüm kentler Libya ordusunun denetimine girdi.

Libya'da nüfusun yüzde 95'i kıyıda toplanmış durumda, güney tamamen çöl.



Fransa isyancıları tanıdı
++++++++++++++++++++

Fransa, Bingazi'de "Milli Konsey" adı altında kurulan yönetimi tanıdı.
Sarkozi'nin sözcüsü, Fransa'nın Bingazi'ye temsilci göndereceğini ve Bingazi elçisini Paris'e kabul edeceğini açıkladı.
Fransız Dışişleri Bakanı Juppe, Avrupa Birliği'nin Kaddafi ile bağlarını kesmesini ve Bingazi yönetimi ile ilişki kurmasını istedi.

Sarkozi, 11 Mart günlü AB zirvesinde Libya'ya hava saldırıları düzenlenmesini istedi.
AB Dış Politika sorumlusu Catherina Ashton (Ketrin Eştın) "Bu tür saldırı sivillere zarar verir" dedi.

Libya, Fransa ile ilişkilerini kesti.

NATO, Libya hava sahasını 24 saat izlemeye aldı. Sentry tipi NATO uçakları Akdeniz üzerinde sürekli uçuşa başladı.
Amerika, Akdeniz'e yeni savaş gemileri gönderme kararı aldı.

Rusya: Libya'ya müdahaleye karşıyız
++++++++++++++++++++++++++++++++

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Libya hava sahasınının uçuşa yasak bölge haline getirilmesine ancak BM Güvenlik Konseyi'nin karar verebileceğini söyledi.
Böyle bir kararı Rusya'nın ve/veya Çin'in veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Lavrov devamla, Libya'nın içişlerine müdahale edilmesine Rusya'nın karşı olduğunu, özellikle askeri müdahalenin kesinlikle kabul edilemez olduğunu söyledi.

Amerika, isyancılarla temas kurdu
+++++++++++++++++++++++++++++

Libya devlet televizyonu, Amerika'nın Trablus Büyükelçisi ile isyancıların komutanı Hariri arasındaki telefon konuşmasının kaydını yayımladı.
Büyükelçi Cretz, tercüman aracılığıyla konuştuğu Hariri'ye "Güvenilir bir şekilde nasıl temas kurabiliriz, Zaviye gibi batıdaki kentlerle bağlantınız var mı" gibi sorular yöneltiyor.
Televizyon, Kaddafi ile birlikte 1969 devriminde yer alan subaylardan biri olan, ancak daha sonra hapse atılan Hariri'yi "ajan" ya da "yalaka" anlamına gelen bir sözcükle niteledi.

Amerikan yönetimi içinde görüş ayrılığı
+++++++++++++++++++++++++++++++++

Amerikan Ulusal İstihbarat Direktörü Clapper, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi oturumunda şunları söyledi:
"Elimizdeki tüm kanıtlar Kaddafi'nin mevzisini koruyacağını gösteriyor.
Kaddafi güçleri isyancılara göre daha donanımlı ve disiplinli, daha çok lojistik kaynağa sahip.
Kaddafi rejiminin uzun vadede galip geleceğini düşünüyorum "

Cumhuriyetçiler bu sözlere fena halde öfkelendiler.
"Clapper, Kaddafi'nin iktidardan uzaklaştırılmasına yönelik Amerika'nın çabalarının altını oyuyor" dediler.

Obama:
"Bosna ve Ruanda'daki gibi katliamların Libya'da yaşanmaması için gereken yapılmalı" dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 8 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
 Similar topics
-
» Bursa'daki Osmanlı Sarayı'na Ne oldu?
» İnanılmaz Göz Yanılmaları
» VaV........
» Türkiyedeki Cemaatleşme yanılgıları
» YÜZKOYUN YANİ YÜZ ÜSTÜ YATMA ASLA

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Afrika-
Buraya geçin: