AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

  Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
YazarMesaj
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 21, 2011 11:38 pm

Konunun ilk mesajı :




[img]http://www.pressmedya.com/resimler/haber/libya2.jpg[/img]

[size=24]

Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor[/size]



Libyanın başkenti Trablusta Başbakanlık binası ile bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığı, bazı binaların ateşe verildiği bildirildi.






AFP’ye telefonla bilgi veren görgü tanıkları, bazı karakol ve binaların ateşe verildiğini, bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığını söylediler.

Libya’da isyanın çapı giderek büyürken, Kaddafi yönetimi ülkeyi karıştırmak ve istikrarsızlığa sürüklemenin suçunu aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu “dış güçlere” çalışan çetelere yükledi. Ankara ve Trablus arasında, çalıştıkları firma ve evlerinde yağma ve saldırılara maruz kalan panik içindeki binlerce Türk’ün tahliyesi için yoğun diplomasi trafiği yaşanıyor.
[color:ee90=red]
Türkler de tutuklandı [/color]


Libya’nın resmi yayın organları, ülkenin çeşitli bölgelerinde yapılan yönetim karşıtı gösterileri ve meydana gelen kaos ortamını “siyonist güçlere hizmet eden” bazı Müslüman ülke mensubu çetelerin organize ettiğini belirterek, bu ülke vatandaşları arasında Türkler’i de saydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 12:35 am

teörrist elebaşı Barack Obama'ya Brezilya ziyaretinde eşlik eden terör örgütü Amerika'nın yönetildiği Karanlık İn Ulusal Güvenlik Danışmanı Tom Donilon, Kaddafi'nin açıkladığı "ateşkes"i tanımadıklarını açıkladı.

Yani, illaki Libya'yı bölünceye kadar dayak atacağız diyorlar ama, netice ne olur, göreceğiz. El mi yaman bey mi?

Benzer durum Irak'ta da olmuştu. O zamanki bakan Kürşad tüzmen Saddam'la görüşmeye gitmiş, Saddam'ı anlaşmaya ikna etmeye çalışmış, Saddam ise Tüzmen'in toyluğuna bakıp, "Bildiğin gibi değil, ne yaparsam yapayım, Amerika saldıracak!" demişti. Tüzmen Irak'tan döndüğünde, Şehid Başkan'ı övmekle bitirememiş, "Adam gibi adam!" demişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 12:40 am

Topçu: İncirlik üssü kullandırılmamalı

BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, Batılı koalisyon güçlerinin Libya'ya hava saldırısını kınadı ve İncirlik Üssü'nün kullandırılmamasını istedi.
20 Mart 2011, 13:23
Anadolu Haber

Topçu, yaptığı yazılı açıklamada, Irak'a demokrasi getireceğim diyerek Irak'a saldıran güçler ile bugün Libya'ya saldıran güçlerin aynı olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Irak'ı istikrarsızlaştırıp yer altı zenginliklerini sömürenler emellerine ulaştılar. Irak'ta 1,5 milyon Müslümanın kanı aktı. Aynı senaryo, aynı dram Libya'da yaşanacak gibi. Endişe ediyoruz. Saldırıların bir an önce bitmesini istiyoruz."

Libya hakkında karar verecek olan Libya halkı olduğuna işaret eden Topçu, açıklamasına şöyle devam etti: "Müslümanların Batılı güçlerin adaletine ve demokrasi kılıflı çözüm yollarına ihtiyacı yoktur. Bir asır önce ellerinde cetvelle Osmanlı jeopolitiği üzerinde sınırlar çizip devlet dizayn edenler, bir asır sonra yine emperyal emelleri ve çıkarlarını güncelleme peşinde. Önce karıştırıp sonra adalet getiriyorum bahaneleriyle işgal edenlerin niyetleri ve planları aşikardır."

Küresel güçlerin Libya'da hesapları olduğunu ifade eden Topçu, "Petrol üzerinde hesapları vardır. Bu kirli hesaplar İslam aleminin hayrına değildir. Değişim ve dönüşüm talep eden Müslüman Libya halkı iyi yönetimlere layıktır. Kaddafi gitmelidir, ancak Tunus'u ve Mısır'ı yönetenlerin gittiği gibi gitmelidir. ifadelerini kullandı.

Topçu, Libya konusunda Türkiye'nin tavrının dikkate alınmadığına işaret ederek, "Başbakan'ın itirazını kimse ciddiye almamış. Sayın Başbakan'ı ikaz ediyoruz: Sayın Başbakan asıl şimdi 'One Minute' deme vaktidir. Batılı işgalci güçlere şimdi 'One Minute' demek lazımdır." dedi.
İncirlik Üssü'nü ABD uçaklarına ve batılı koalisyon güçlerine kullandırılmamasını isteyen Topçu, açıklamasını şöyle tamamladı: "Bizim topraklarımızdan kalkan uçakların Müslüman kardeşlerimizin kanını akıtmasını kabullenmemiz mümkün değildir. Kaddafi yönetimindeki Libya, 1974 Kıbrıs müdahalesinde Türkiye'ye her türlü desteği sağlamıştır. Dolayısıyla hem tarihi hem de kültürel olarak Libya ile Türkiye dost ülkelerdir. Türkiye, sömürgeci Batı birliklerine destek olmak yerine Irak tecrübesini göz önüne alarak koalisyon güçlerinin saldırısını hemen durdurması çağrısı yapmalıdır. Türkiye'ye yakışan budur."


[color:e61e=red]
Yukarıda yazdık, RTE emperyalizme, işgalcilere van münit diyeceği yerde, Kaddafi'ye, "gitmwekte geç kaldı" diyor.

Yani, Kaddafi bombaları hak ediyor.

hey gidi Kasımpaşalı, kim tutar seni?

Emperyalizmin dayak attığına "çek git" demek büyük delikanlılk ister ne de olsa.[/color]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 12:41 am

Petrol için Müslüman kanı!

Ganimeti aralarında paylaşmak için harekete geçen emperyalistler sivilleri vurdu.
ABD, Fransız ve İngiliz gemileri ile uçaklarından sivillerin üzerine bomba yağdı.
20 Mart 2011, 11:01
Anadolu Haber

Amaç petrole konmak
BM’den müdahale kararı çıkartıran Batı, Muammer Kaddafi’nin ateşkes ilanına rağmen planlarından vazgeçmiyor. Irak’ın ardından Libya’nın da petrolünü ele geçirmek isteyen Batı, savaş gemilerini ve uçaklarını Libya’ya gönderererek saldırı başlattı.

Çok sayıda yaralı var
ÖNCE Fransız uçakları ardından da ABD savaş gemileri Libya’ya bomba yağdırdı. Devlet televizyonu, Trablus, Bingazi, Misrata, Zuvere ve Sirte’de kadın erkek demeden sivillerin vurulduğunu duyurdu. Bombalanan kentlerde onlarca yaralı olduğu bildirildi.


Libya ateş altında
ABD ve Fransa’nın başını çektiği Batılı ülkeler Libya’ya müdahale için düğmeye bastı. Savaş uçakları ile gemilerden atılan füzelerle 5 kent vuruldu. Saldırıda onlarca sivil yaralandı.

Paris’te Libya’ya olası bir uluslararası müdahalenin detayları ele alınırken, Fransız savaş uçakları ile Kanada savaş uçakları Bingazi semalarında keşif uçuşuna çıktı. Paris’te açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Libya üzerinde uçuş yapan savaş uçaklarının, Kaddafi’ye bağlı birliklerin saldırısını önlemekte olduğunu söyledi. Nicolas Sarkozy bu açıklamayı yaparken, Fransız savaş uçaklarının Libya’daki operasyonda, Bingazi’de Muammer Kaddafi güçlerine ait 4 tankı vurarak tahrip ettikleri duyuruldu. Bu gelişmenin ardından, ABD ve İngilizler de saldırı başlattı. Libya’ya düzenlenen operasyonda ABD ve İngiliz savaş gemileri ve denizaltılarından 112 seyir füzesi fırlatıldığı, toplam 20 hedefin vurulduğu açıklandı. Bu arada, koalisyon güçlerinin operasyonunun, ABD Afrika Komutanlığı’nda olduğunu belirten askeri yetkililer, ABD’nin harekata katılım kapasitesine elektronik saldırının da dahil olduğunu açıkladı. Öte yandan Libya resmi TV kanalı, “Haçlı düşmanlar”ın savaş uçaklarının sivil hedefleri bombalandığını açıkladı.

Hastane bombalandı
Haberde, Trablus, Bingazi, Misrata, Zuvere ve Sirte kentlerinin hedef alındığı bildirildi. Televizyonun haberinde, Trablus’taki bir hastanenin de vurulan hedefler arasında olduğu kaydedildi. Bombalanan kentlerde ambulansaların yaralılara yetişemediği duyuruldu. Öte yandan Libya lideri Muammer Kaddafi’nin başkent Trablus’taki ikametgahı “Bab el Aziziye”nin çevresinde “insan kalkanı oluşturulduğu” bildirildi.

Fransız uçağı düşürüldü
İkametgah çevresinde binlerce kişinin toplandığı, burada havaya ateş açıldığı, sloganlar atıldığı duyurulurken, Libya uçaksavarlarının, Trablus yakınlarında bir Fransız uçağını düşürdüğü iddia edildi. Öte yandan ABD Başkanı Barack Obama da, ülkesinin ve Libya ile ilgili diğer koalisyon ülkelerinin, acilen harekete geçmeye hazır olduklarını söyledi.

Oğlum Obama
Batılı liderlere mektup gönderen Muammer Kaddafi ise Başkan Barack Obama’ya “oğlum” diye hitap ederken, diğerlerine gözdağı verdi. Kaddafi, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron’a gönderdiği mektupta, Libya’ya müdahale etmeleri halinde pişman olacaklarını söyledi. Kaddafi, Obama’ya hitaben şu ifadeleri kullandı: “Allah korusun, Libya ve ABD savaşsa bile, sen benim oğlum olarak kalacaksın. İsyancılar ABD şehirlerine saldırsa sen ne yapardın? Anlat da senin örneğini takip edeyim.” Kaddafi, diğer liderlere daha sert bir tavır aldı, “Bu ülke sizin değil Libyalılar’ın. İçişlerimize karışma hakkınız yok. Güvenlik Konseyi’nin kararı BM sözleşmesini ihlal ediyor” dedi.

Amaçları
petrolü ele geçirmek
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, Libya’ya askeri müdahaleyi “sorumsuzluk” olarak niteledi. Chavez, televizyonda yayımlanan açıklamasında, Libya’ya yönelik uluslararası silahlı müdahaleyi eleştirerek, derhal ateşkes ilan edilmesini istedi. Müdahaleyi “bir ülkenin içişlerine karışma” olarak değerlendiren Chavez, amacın sadece petrolü ele geçirmek olduğunu belirtti. Chavez, “Etkili bir ateşkesin sağlanmasını ve Kuzey Afrika’da yeniden barış yoluna girilmesini istiyoruz” dedi. Rusya da, Batılı güçlerin Libya’ya askeri operasyon başlatma kararını üzüntüyle karşıladığını açıkladı.

Dışişleri:
Gelişmeleri
takip ediyoruz
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da Ankara’nın süreçten haberdar edildiğini bildirdi. Clinton, “Aralarında Türkiye’nin bulunduğu çok sayıda ülkeyi an be an gelişmelerden haberdar ettik, gerekli bilgilendirmeleri yaptık” dedi. Türk Dışişleri Bakanlığı da, Libya’daki gelişmelerin yakından izlendiğini duyurdu. Dışişleri Bakanlığı Türkiye’nin, 1970 ve 1973 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarının, Libya halkının selametini gözeten bir anlayışla uygulanmasını teminen “gerekli ve uygun gördüğü ulusal katkıları getireceğini”, gerekli hazırlık ve çalışmaların, sivil ve asker makamlarla birlikte eşgüdüm içinde yürütüldüğünü bildirdi.
YENİÇAĞ


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 12:44 am

Libya: Haçlı ordusu barbarca saldırıyor

Libya devlet televizyonu, ABD ve Fransa tarafından sivillerin vurulduğunu duyurdu. Duyuruda, sivilleri vuranlardan "Haçlı ordusu" diye söz edildi.
19 Mart 2011, 23:57
Anadolu Haber

Fransa ve ABD'nin Libya'yı vurmaya başlamasından sonra Libya devlet televizyonu sivillerin vurulduğunu duyurdu. Duyuruda, sivilleri vuranlardan "Haçlı ordusu" diye söz edildi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 2:29 am

[quote:44c2="AZYA"]Mesele gayet basit olarak şu:

5 tane çakal (Amerika, İngilteere, İtalya, Kanada ve Fransa) bir olmuş, adamı dövüp elindekini alacaklar.

Ne diyor Amerika teröristlerinin sözcüsü Gates:
[color:44c2=blue]
Gates: Libya İkiye Bölünsün
21.03.2011 Pazartesi 02:15Dünya Bu Habere 0 Yorum YapıldıBu Haber 12 Defa Okunmuştur 12P 14P 16P 18P

Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates, "Libyanın ikiye bölünmesi istikrar formülü olabilir" görüşünü ortaya attı.

Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates, Libya’nın yönetim olarak ikiye bölünmesinin istikrar için bir formül olabileceğini söyledi. Libya’ya ilişkin açıklamalarda bulunan Gates, Libya lideri Muammer Kaddafi’nin öldürülmesinin ise iyi bir fikir olmayacağını belirtti.

Gates, “BM Güvenlik Konseyi’nin kararı çerçevesinde operasyon yapmamızın önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Operasyonun idaresi hakkında da ipuçları veren Gates, Pentagon’un misyonun kontrolünü birkaç gün içinde bir koalisyona devredilmesini umduğunu belirtti. Gates, koalisyonun gelecekteki liderliğinin belirsiz olduğunu; ancak NATO mekanizmasının kullanılarak Fransa ve İngiltere’ye bırakılabileceğini belirtti. [/color]


İkiye bölünsüzn, yani doğu'daki petrol yatakları işbirlikçilerine teslim edilsin de Kaddafi'yi ellemeyelim.

Bu "bölme" işini Sudan'da da yaptılar başka yerde de.

Önce parçalara ayır, sonra bir federe-konfedere devlet çatısı altında toplayabilirsin de.[/quote]



İşin psikolojik temellerine iner ve daha işin başında Amerika'nın böyle bir teklifle Kaddafi'yi ikna etmeye teşebbüs etmesine bakarsak, aslında Amerika'nın ne kadar korkularla dolu olduğunu görür ve Kaddafi'nin canını ortaya koyarak yapacağı direniş karşısında darmadağın olacaklarını da görürüz.

Daha saldırıya başlamışken, "iradesini kabul etttirmek" yerine, pazarlık teklifinde bulunmak, acziyet itirafından başka bir şey değil.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 2:30 am

LİBYA’YA EMPERYALİST SALDIRI NE ANLAMA GELİYOR




İngilizce konuşmak için kursa gitmek şart değil? Tıklayın!


20.03.2011 22:20

Karakter boyutu :

--------------------------------------------------------------------------------

Tunus ve Mısır’da ABD müttefiklerinin yıkıldığı, dahası Bahreyn, Ürdün, Yemen ve hatta Kuzey Irak’ta halk hareketlerinin sürdüğü bir dönemde, tüm bu gelişmelere ters istikamette, Libya’da Batı destekli bir kalkışma yaşandı.

Ancak Batı’nın Kaddafi’nin düşeceği beklentisi gerçekleşmedi, tersine Kaddafi kalkışmayı bastırdı. İşte tam bu anda BM Güvenlik Konseyi bir karar aldı ve Fransa-İngiltere liderliğindeki koalisyon, bu karara dayanarak, Libya’ya havadan operasyon düzenlendi.

Libya’ya yönelik bu saldırı, öncelikle emperyalistler arası paylaşım mücadelesini gün yüzüne çıkardı. Öte yandan AKP ve CHP’nin “Müslümanların ve halkların” yanında değil de, emperyalistlerin yanında olduğunu ortaya koydu:

1.. ABD DEĞİL, BAŞI FRANSA-İNGİLTERE ÇEKİYOR

“Fransa-İngiltere-ABD” üçlüsü BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı 1973 sayılı karara dayanarak, Libya’ya “Şafak Yolculuğu” operasyonu başlattı. Dikkat ederseniz, saldırganları alışılageldiği gibi “ABD-İngiltere-Fransa” üçlüsü olarak sıralamadık.

Çünkü emperyalist saldırının başını Fransa-İngiltere ikilisi çekiyor. ABD, zorunlu olarak bu ikilinin peşine takıldı. Tunus’ta ve Mısır’da müttefiklerini koruyamayan, dahası Bahreyn, Ürdün, Yemen gibi ülkelerdeki halk hareketlerine karşı iş başındaki müttefiklerini savunmaya çalışan Washington’un yeni bir cephe açacak gücü yok! Kaldı ki ABD ilan ettiği takvim gereği, Afganistan ve Irak’tan adım adım geri çekiliyor…

Anımsayınız; Tunus ve Mısır’dan farklı olarak ve tam tersi istikamette ortaya çıkan ve batı karşıtı Kaddafi’yi hedef alan kalkışmadan yararlanmaya bile çalışamamıştı ABD…

Washington’un ajandasının en altında bulunan bu süreç, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin hamlesiyle hızlandı. Sarkozy önce isyancıların kurduğu yönetimi “tanıma” kararı aldı, ardından da Libya’ya saldırı için BM’den “meşruiyet” arayışına girdi. İngiltere’yle ittifak kuran Fransa’nın bu hamlesi, ABD’yi de alınan kararın uygulanmasına zorladı. Öyle ki, Fransa-İngiltere ikilisi ABD’den aslında tam destek bulsa, salt hava saldırısıyla bile yetinmeyecek!

Bu süreci en iyi özetleyen olgu ise ABD Genelkurmay Başkanı Mike Mullen’in, saldırının ikinci günü söyledikleriydi: “Libya’da yürütülen askeri harekâtın amaçları sınırlı ve kesinlikle Kaddafi’nin iktidardan indirilmesi amacı taşımıyor”.

ABD Başkanı Barack Obama da, “sınırlı bir operasyon için yetki verdiğini” ifade etti. Libya’ya saldırının salt hava saldırısını içermesi bile ABD içindeki karar vericileri karşı karşıya getirdi. Dahası Amerikan kamuoyunun yüzde 60’ının bu saldırıya karşı çıktığı bildirildi.

2.. LİBYA’YA SALDIRI KARARI AB’Yİ BÖLDÜ!

AB, son yirmi yıldır Almanya-Fransa merkezli siyasetler üzerinden yapılanıyordu. Dahası bu ikili, ABD’nin İngiltere üzerinden AB’ye yön verme gayretlerine açıktan cephe alıyordu. Oysa Libya’ya saldırı kararı, hem AB içinde bölünme hem de yeni bir cephe yarattı. Fransa hem İngiltere ile tıpkı birinci ve ikinci dünya savaşlarında olduğu gibi geleneksel ittifak anlayışına döndü, hem de Almanya ile Libya konusunda cephe cepheye geldi.

Gelişmelerin habercisi sayılabilecek iki önemli olgu şunlardı: Almanya cephesinde Berlin-Moskova ekseni oluşuyordu; Fransa cephesinde ise hem Sarkozy ile birlikte geleneksel Transatlantik ilişkilere dönüleceğinin işaretleri veriliyor hem de ülkenin NATO’nun askeri kanadına dönüşü gibi tarihi bir karar alınıyordu.

Üstelik son dönemde AB’nin doğuya doğu mu yoksa Akdeniz’e doğru mu genişleyeceği konusu, birlik içinde büyük tartışmalara yol açıyordu.

3.. ÇİN ve RUSYA SALDIRIYA KARŞI

Çin ve Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nin hava sahasını askeri uçuşlara yasaklayan 1973 sayılı karara Almanya ile birlikte çekimser oy verdiler. Kimi kesimler, veto yetkisini kullanmayan Pekin ve Moskova’nın saldırıya dolaylı destek verdiklerini savunuyorlar. Ancak Pekin ve Moskova farkında ki, savaşı doğrudan veto etmeleri halinde, “silahlı siyaset” yapmakla karşı karşıya gelebilirler.

Sonuç olarak iki ülkenin çekimser oyu vermesi ve Libya’ya saldırıyı üzüntüyle karşılaması, dünyadaki cepheleşmeyi işaret etmesi bakımından da önemlidir.

4.. FRANSA İLE İNGİLTERE’NİN NATO ÇELİŞKİSİ

Fransa ile İngiltere arasındaki tek anlaşmazlık, NATO’nun devreye girmesiyle ilgili… İngiltere, eşgüdüm komutanlığının NATO’da olmasını istiyor, Fransa ise buna karşı.

NATO’nun bu konudaki kararını beklemeden harekete geçen koalisyonun kendi arasında şimdilik bulduğu çözüm ise eşgüdüm komutanlığını ABD’nin yapması.

İngiltere’nin tavrı en çok, daha önce “NATO’nun Libya’da ne işi var” diyen Başbakan Erdoğan’ı zor durumda bırakacak.

5.. AKP, LİBYA’YA SALDIRIYI DESTEKLEDİ

Başbakan Tayyip Erdoğan, NATO’nun değil ama Fransa-İngiltere-ABD üçlüsünün Libya’ya müdahalesini savundu ve “Libya gözyaşı dökerken biz elimiz kolumuz bağlı seyredemeyiz” dedi. Erdoğan, Kaddafi’nin görevi hemen bırakması gerektiğini savundu.

Öte yandan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin müdahaleye askeri destek seçeneklerini masaya yatırmaya başladı: Buna göre; operasyon için bir deniz gücü oluşturulduğunda Türkiye iki firkateynle destek verecek ve coğrafi olarak Türkiye’den Libya’ya hava operasyonu mümkün olmadığından, bir filo hava operasyonuna katılabilmek için İtalya’daki NATO üssüne gönderilecek.

AKP’nin emperyalist bir saldırıya destek vermesi ve Müslüman halka yönelik yeni bir saldırıya daha ortak olması, hem hükümette hem de partide, seçim öncesi ciddi sıkıntılar yaratacak. Örneğin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şimdiden, Türkiye’nin böyle bir saldırıya katılmayacağını ilan etti!

5.. CHP DE MÜDAHALEYİ DESTEKLİYOR

Hükümetin aradığı destek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Ana muhalefet lideri, AKP’nin ve Türkiye’nin tavrının doğru olduğunu, çünkü BM’nin aldığı kararla, müdahalenin uluslararası meşruiyet kazandığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun “yapılan operasyonun, kan dökülmeden gerçekleşmesini istiyoruz” şeklindeki sözleri ise daha birinci gününde 64 kişinin öldüğü emperyalist bir saldırıdan beklenti açısından, ilginçti!

Kılıçdaroğlu’nun, Fransa ve İngiltere’deki muhalefetin “Kaddafi kendi halkını katlederken, seyirci kalamazdık” türünden yaklaşımıyla örtüşen tavrı, bakalım nasıl değerlendirilecek?

6.. EMPERYALİST UŞAKLARININ SAHTE GÖZYAŞLARI

“Uluslararası meşruiyet” diye bir durumun söz konusu olamayacağının en sıcak örneği Irak’ta yaşanmışken, Kaddafi’nin halkını bombaladığı yalanının, “Saddam halkına zulmetti” türünden bir psikolojik savaş malzemesi olduğu ortadayken, çeşitli kesimlerin bu kılıflara sarılarak emperyalist bir saldırıya ortak olması, gelecek açısından affolunmaz!

Günlerce, Kaddafi’nin halkını bombaladığını yazabilmek için sahte gözyaşlarıyla insan haklarından dem vuranlar, yazanlar, çizenler, emperyalist saldırının daha birinci gününde 64 Libyalının ölmesine neden sessizler? İnsan haklarını savunmanın sınırı, emperyalistlerin çıkarına kadar mı?

Bu tutum ile “Kaddafi’nin sözde zulmüne karşı çıkan Libyalıların, ülkelerinin emperyalist saldırıya maruz kalmasına seyirci kalması” arasında, ikiyüzlülük açısından en ufak bir fark görünmüyor!

7.. LİBYA KAZANACAK

Tarih, emperyalist saldırganların değil, vatanını savunanların zaferleriyle yazılır. Ekranlarda “eski harflerle, yeni kitaplar” okunmaz türünden entel laflar söyleyerek Libya’ya saldırıya kılıf arayanlar, “strateji, doktrin” türünden kelimelerle bezedikleri cümlelerinden kan damlayanlar, tarih önünde utanacaklardır!

Mehmet Ali Güller
Odatv.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 5:45 pm

Tayyip Bey Libya'ya müdahaleyi savundu
+++++++++++++++++++++++++++++++++++

Ali Serdar Bolat 20 Mart 2011

Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan'da düzenlenen Cidde Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada, Libya'ya müdahaleyi savundu:

"Libya gözyaşı dökerken biz elimiz kolumuz bağlı seyredemeyiz"
’Libya’da hiç kimsenin burnu kanamasın’ dedik, ’Libya’da yere düşen her can bizim canımızdır’ dedik.
Halka bombalarla yapılan saldırıları tasvip etmediğimizi gerekli olan lidere söyledik.
Tavsiyelerimizi, uyarılarımızı ortaya koyduk, hiç kan akmadan, kimse mağdur olmadan Libya istikametini belirlesin istedik.
Keşke Libya, Mısır ve Tunus gibi değişim sürecini bu tür bedeller ödemeden tamamlasaydı.
Tabii ki askeri müdahalenin, bu operasyonun bir an önce sonuçlandırılmasını, Libya’nın bir an önce istikrara kavuşmasını arzuluyoruz”

Tayyip Bey'in "Askeri müdahaleyi, bu operasyonu bir an önce sonuçlandırın" isteği "Elinizi çabuk tutun, tepkiler artmadan Kaddafi'nin işini bir an önce bitirin" isteğinin diplomatik dilde söyleniş biçimidir.

Tayyip Bey'in "Libya'nın bir an önce istikrara kavuşması" isteği de "Libya'da Batı emperyalizmine bağımlı bir yönetim kurulması" isteğinin şekerle kaplanmış olarak kamuoyuna sunulmasından başka bir şey değil.

Yani Libya'da yönetime kendisi gibi birisinin gelmesini istiyor Tayyip Bey. "İstikrar" dediği bu...

BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararın amacı da bu zaten.

"Kan akmasın" safsatası bahane.
Batılı emperyalist devletler Libyalıları çok sevdikleri için "kan akmasın" diye mi müdahale ediyorlar?
Onların amacı "katliamı önleme" bahanesi ile Libya'nın içişlerine karışmak, mümkünse işgal etmek, işgal edemezlerse bölmek, isyancıların elinde bulunan yerlerde kukla bir devlet kurmak, petrolü yağmalamak. Sonra kukla devleti zamanla genişletip Libya'nın tümünü ele geçirmek...
Bu plan kansız yürür mü?



+++++++++++++++++++++++++

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 6:02 pm

LİBYA’YA EMPERYALİST SALDIRI VE İKİYÜZLÜLÜKLER



BM Güvenlik Konseyi Libya’ya askeri müdahale kararı aldı ve Küresel Emperyalizmin şahinleri

hemen harekete geçtiler.

Ne adına?

Libya da Kaddafi yönetimi sivil halkın kanını döküyormuş,bunu durdurmak adına.

Peki bu kanı durduracak olanlar kimler ? ABD,Fransa,İtalya,İngiltere ve Kanada.

Peki Afganistan’da Irak’ta milyonlarca müslümanın kanını döken ve buna hala devam eden kim?ABD.

Daha 50 yıl önce Cezayir’de 1.5 Milyon müslümanı katleden kimdi ? Fransa.

Yine Libya halkına uzun yıllar kan kusturan ve bunu yıllar sonra resmen kabul eden ve Libya halkından özür dileyen kimdi?İtalya.

Hindistan ve Pakistan’da bu ülkenin zenginliklerini sömürmek adına yıllarca burada katliamlar yapan kimdi?İngiltere.

Peki bunlar döktükleri bu kanların hesabını verdiler mi ? Hayır.

Şimdi bu katiller sürüsü Libya da sivil halkın canını korumaya kalkmışlar.

Nasıl? Uçaklarıyla havadan bombalayarak,füze atarak.

Ve bunun en acıklı yanı da emperyalistlerin yeni cinayetlerine fırsat veren bu karar ‘’meşru’’ imiş.

Buna inanmak için insanın ya aklı yitirmesi yada bu kandan pay kapmayı hesaplamak gerek.

Güvenlik Konseyinin Rusya,Çin,Almanya,Brezilya vb. üyeleri karara çekimser kalmışlar.

Bu ne demek?

‘’Siz gidin,işinizi halledin.Biz görmüyoruz.’’ Demek değil mi?

Askeri harekat başladıktan sonra Rusya Dışişleri bakanı askeri harekattan üzüntü duyduklarını açıklıyor.

Ne kadar samimi(!) bir açıklama değil mi?Gözlerimiz yaşarıyor.

Bir Komünist Partisi tarafından yönetilen Çin ise,askeri müdahalelere karşı olduklarını açıklıyor.

Yahu madem ki karşısın niye çekimser kaldın,niye karşı oy kullanmadın,niye veto etmedin?

Tam bir ikiyüzlülük örneği.Hem de uluslararası bir ikiyüzlülük!

Amaç akan kanı durdurmak olsaydı bunun etkin çareleri vardı.Ambargo uygula,uluslar arası gözlemci gönder.

Hayır amaç insan kanını durdurmak değil,Libya petrollerini ele geçirmek.

Çünkü Kaddafi bu konuda emperyalistlere hiç boyun eğmedi.

Çekimser oy da kendilerine sağlanacak bazı çıkarlarla ilgili.Bunun başka bir açıklaması yok.

İnsan canını korumak bu kanlı soygunun muhabbeti sadece.

Gelelim bizim cepheye.

Tayyip Erdoğan,bu müdahaleyi desteklediğini defalarca açıkladı.

Hiç şaşmıyorum.Kendisi kameraların önünde defalarca’’Ben BOP’un eşbaşkanıyım,bu görevi yapıyorum’’ demedi mi?

O halde gereğini yapıyor.

Peki Kılıçdaroğlu’na ne oluyor?O da hükümetin bu tavrını destekliyor.Efendim karar meşru imiş.

Sevsinler bu meşruiyeti demez misiniz?

Kaddafi’nin diktatörlüğünü savunuyor değilim.Akan sivil insan kanını durdurmak elbette önemli.

Bu konuda uluslar arası etkin önlemler alınmalı,yaptırımlar uygulanmalı.

Ama kan sadece Libya’da mı akıyor?Bahreyn de akan insan kanı değil mi?

Üstelik Bahreyn’e sivil isyanı durdurmak için Suudi Arabistan’dan dış askeri müdahale var.

Neden bunun için Güvenlik Konseyi toplanmıyor?

Toplanmaz.Çünkü sivil isyan Amerikanın buradaki askeri varlığını tehdit ediyor.O halde ezilmeli.

İsrail yıllarca Filistinlilerin kanını döküyor,Lübnan’da katliamlar yapıyor.

Nerede bu uluslararası toplum ? Nerede Güvenlik Konseyi?Yok,bulamazsınız.O,bu işlere bakmıyor.

Bu emperyalist saldırı karşısında tek adam gibi tepki İşçi Partisinden geldi.

İstanbul ve Ankara’da yürüyüş ve basın açıklamaları ile bu emperyalist saldırganlığı kınadılar.

Sol Partilerimiz (!) ise Nevruz kutlamasından Libya’ya askeri müdahaleye zaman ayıramadılar.

Ancak sorun öncelikle Libya halkının kendi iç sorunudur.Saldırı,Libya’nın egemenlik hakkına yapılmaktadır.

Bu saldırıya destek olanlar asıl bu saldırıya meşruiyet kazandırmaktadırlar.

Bu çok ağır bir suçtur.Hem de kendi ülke halkına karşı.

Yöntem çok basittir.Bir ülkeyi ele geçirmek istiyorsan o ülkede bir isyan başlat,sonra kan akıyor diyerek

müdahale et.Hem de bunu uluslararası toplum adına yap.

İşte yapılan budur ve gayri meşrudur.

Sami Toprak / 20.3.2010 23:16

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 6:10 pm

Bizde de risk var
++++++++++++++
Ali Serdar Bolat 21 Mart 2011

Devlet Bahçeli:
’Libya’ya müdahale olursa, yarın Türkiye’nin bölünmesi tehlikesi de var’
Toplumsal bir gerginlik olduğunda
ABD öncülüğü ve yönlendirmesinde
o ülkeye hemen ‘Demokrasi götürüyoruz’ gerekçesine dayalı askeri müdahale konumuna gelinmemeli.
Bizde de risk var. Dış güçlerin eline Libya örneği verilmemeli.

“Bazı gelişmeleri gerekçe göstererek, bir ülkeye işgal gücü gönderebilecek bir konuma gelinmemelidir”
"PKK terör unsurlarının sürekli ayaklanma provaları yaptığı bazı illerde
buna benzer provaların yaygınlaştırıldığı,
İmralı’da bulunan caninin,
Mısır olaylarına benzer bazı tavsiyelerde bulunduğu ortamda
Türkiye’yi bölmek isteyen iç ve dış unsurlarının eline
Libya örneğinin verilmesine rıza göstermeyecek hassasiyetin korunması lazımdır.”
(Haber: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=47663 )
Devlet Bahçeli (her ne kadar Kaddafî'yi "halka acımasızca saldırmak" la suçlamış ve BM'in 1970 sayılı kararını desteklediğini söylemiş olsa da), askeri müdahaleye karşı çıkarak doğru bir tavır almıştır.
Çünkü aynı gerekçe ile
ileride ülkemizde bölücü bir ayaklanma sırasında çıkabilecek olayları bahane ederek
Libya'ya yaptıkları gibi bize de askeri müdahale yapmak isteyeceklerdir..
Bize yapacakları müdahalenin amacı
Güneydoğu bölgemizi kopararak Barzani Devleti ile birleştirmek,
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)un köşe taşı olan Büyük Kürdistan'ı kurmak olacaktır.
Bölücü örgüt, uzun zamandır bu amaçla ayaklanma provaları yapmaktadır. Tehlikeyi görmemek mümkün değildir.
Devlet Bahçeli'nin gördüğü bu tehlikeyi Gandi Kemal maalesef görememiş (!) ve Libya saldırısını destekleyen Tayyip Bey'i destekleyerek BOP Eşbaşkanlığına aday olduğunu ilan etmiştir.
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 6:18 pm

Yandaş gaz tenekelerinin alçakça manşetleri
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Milliyet: Diktatöre bomba yağdı

Taraf: Kaddafi zorbası bombalanıyor

Bugün: Ülkesini yaktı

Sabah: F-16'LAR HAZIR



Tayyip Bey'in resmi gazetesi SABAH, bakın neler yazdı:

Kardeş katliamına sessiz kalamayız

F-16'LAR HAZIR

Türkiye, meşruiyetini BM'den alan Libya operasyonuna destek verecek.
Gönüllüler Koalisyonu'nda Türk jetleri de yer alacak.

LİBYA'DA daha fazla kan dökülmesini istemeyen Türkiye, çatışmaları durdurmak için oluşturulan Gönüllüler Koalisyonu'na katılma kararı aldı.
Ankara NATO'da Konsey'den karar çıkması halinde, Türkiye F-16'larını Kaddafi'nin sivillere yönelik saldırılarını durdurmak için gönderecek

MÜSLÜMAN ÜLKELER ŞARTI

GÖNÜLLÜ Koalisyon uçakları NATO kararı içerirse, Türk hava sahasını da kullanabilecek.

Koalisyon'un sadece Batı güçlerinden oluşmasını istemeyen Ankara,
Ürdün ve Birleşik Arap Emirliklerinin de aralarında bulunduğu Müslüman ülkelerin
savaş uçaklarıyla katılmasını şart koştu.

Kaddafi'den ateşkes kararı

ATEŞKES ilan eden Libya, her türlü askeri operasyonu durduracağını açıkladı.
Başbakan Erdoğan: "Libya Başbakanı ile konuştum. Kararın takipçisi olacağız" dedi.

++++++++++++++++

SABAH, böylece emperyalist saldırganları "Gönüllüler Koalisyonu" ünvanı ile şereflendirdi.
Tayyip Bey'in gazetesinden de bu beklenirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 6:25 pm

Tayyip Bey'in inanılmaz açıklaması
+++++++++++++++++++++++++++++++




Tayyip Erdoğan inanılmaz bir açıklama yaptı:

"NATO Libya'ya girmeli ancak yeraltı kaynakları için değil"
"NATO'nun devreye girmesi söz konusu, bunun için bazı şartlarımız var"
"NATO, Libya'nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmeli.
Yeraltı kaynaklarının birilerine dağıtımı için değil"
"Libya halkının kendi geleceğini belirlemesi en büyük arzumuzdur"
"Libya halkı istikrarlı ve huzurlu bir geleceği inşa etmek için gerekli şartlara sahipler.
Operasyon, işgale dönüşmeden halkın kendi kararını vermesi için fırsat tahsis edilmeli"

++++++++++++++++

Dünya tarihine geçecek sözlerdir.

++++++++++++++++

Daha iki hafta önce "NATO'nun Libya'da ne işi var?" demişti.
Sorduğu sorunun cevabını iki hafta sonra kendisi vermiş oldu.

"NATO'nun Libya'da ne işi var?" sözlerini dinleyenler, Tayyip Bey'in "NATO Libya'ya girmesin" demek istediğini zannetmişlerdi.
Meğer öyle değilmiş.

+++++++++++++++++

Şimdi Tayyip Bey'in söylemlerini tek tek inceleyelim:

++++++++++++++++++

"NATO Libya'ya girmeli, operasyon işgale dönüşmemeli"
Hem NATO Libya'ya girmeli, hem de operasyon işgale dönüşmemeli.
Bu nasıl olacak? Anlaşılır gibi değil.
Bir ülkeye girmek ama işgal etmemek nasıl bir şey acaba?

"halkın kendi kararını vermesi için"
Bombardıman tehdidi altında halk kendi kararını nasıl verecek, bu da ayrı bir muamma.

"NATO, Libya'nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmeli."
Libya zaten Libyalılara ait. Libya'yı uzaydan gelenler mi yönetiyor?
Libya'yı Libyalılara vermek için bombalayı işgal etmeye gerek yok.
Çünkü Libya'yı zaten Libyalılar idare ediyor.

"NATO Libya'ya girsin ama, yeraltı kaynaklarına yani petrole dokunmasın."
Ey ahali... Böyle bir şey olacağına inanıyor musunuz?

+++++++++++++++

Zaten NATO'nun NATO adı altında girmesine gerek kalmayacak.
NATO üyeleri Sabah gaz tenekesinin verdiği adla "Gönüllüler Koalisyonu" kurarak müdahaleye başladılar bile.
Sabah gaz tenekesi Tayyip Bey'in Arapların da saldırıya katılmasını şart koştuğunu yazıyordu.
Tayyip Bey'in bu şartını severek yerine getirdiler. Katar savaş uçakları saldırıya katıldı.

++++++++++++++++

Amerikan Dışişleri yetkilileri, Ankara’nın bölgede “koruyucu güç” görevi üstleneceğini, Ankara’nın Amerika ile Libya arasında iletişim sağlayacı görev üstleneceğini açıkladı

+++++++++++++++++
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 6:42 pm

Mümtaz Soysal - Cumhuriyet 21.03.2011

Utanmazlık

YENİ emperyalizmin ne mal olduğunu, neleri göze alıp neler yapabileceğini, petrol kapışması çıkınca nerelere ve neler yapmaya kadar gidebileceğini herkese göstermek ve bu görüntüden dersler çıkarmak için şu son Libya olayından daha iyi bir örnek bulunamazdı.
Öyle bir çirkef, bir ikiyüzlülük, hatta çokyüzlülük ve rezalet ki insanı insanlığından utandırıyor. Utanmayanlar, sadece olayın failleri.
Yalnız yüzlere tükürmeye sıra gelince, kimlerden, hangi devletten ya da kuruluştan başlamak gerektiğini kestirmek zor.
Büyük çoğunluk, “Kaddafi’den başlanmalı” diyor. Ne var ki Bingazi ayaklanmasına öncülük edenlerin gerçek özgürlük ve demokrasi kahramanları olup olmadıklarını bilmiyoruz. Sovyet sisteminin çöküşünden sonra Batı demokrasisi modelini uygulamaya kalkışanları bile “turuncu ihtilaller”le devirip Batı’nın ekonomik güç merkezlerine bağlayan öyleleri çıktı ki, kimlerin neyi niçin yapmak amacıyla özgürlük ayaklanması başlattığı da pek belli olmuyor artık.
Bu konuda açık “bilgi” sahibi olmadan isyancılara karşı Kaddafi’nin şiddet kullanmasını eleştirenlerin bu “fikir”lerine saygı duyabilir misiniz? Toplumları bölerek zayıflatma ustası fitne fücur sahiplerinin nelere muktedir olduklarını en iyi biz bilmiyor muyuz?
Ama bütün insanlık adına daha da yüz kızartıcı olan, Batı dünyasının seçkinleri diye bilindikleri için bizler de dahil kendileri dışındaki toplumlara “insan” hakları konusunda ders verme hakkını kendilerinde bulanların sergiledikleri rezillik ve kalleşlik örnekleridir.
İnsanlığın en seçkin sanat yapıtlarının sergilendiği Louvre Sarayı Müzesi avlusuna Kaddafi’ye çadır kurma izni verip sonra da şimdi üstüne bomba yağdırmayı başlatmak, Fransa’nın kibarlığına yakışıyor mu? Çevresinin bütün görkemiyle Roma’ya ayak basan Libya liderini selamlamakla yetinmeyip elini öpmek ve ardından bugünlerde ona saldıran savaş uçaklarına hava üslerini açmak, zarafet timsali sayılan İtalya gibi bir ülkenin başbakanınca yapılmış bir kabalık olmalı mıydı?
Peki, Kaddafi’yi NATO tehdidiyle köşeye sıkıştırmak isteyenler çoğalınca “Ne işi varmış NATO’nun orada?” diyen bir başbakanca yönetilen Türkiye’nin o kuruluştaki oybirliğini engellememiş olmasını duyar duymaz, mertliğe pek düşkün bir ülkede “Bu suskunluk mertliğe sığıyor mu” diye sormadan durabilir misiniz?

http://www.cumhuriyet.com.tr/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Mart 21, 2011 9:35 pm

Haberle üst üste geliyor.

Görülüyor ki, Libya saldırısı emperyalizmin iç çelişkilerini ortaya çıkarmay abaşladı.

Amerika artık liderlik yapmaktan aciz, bu bir.

Avrupa yük kaldıramıyor, bu ik.

Zaafiyeti gören çevre ülkeler kaçışmaya, geri adım atmaya başladı, bu üç.

AKP ne yapacağını şaşırdı, kara alamıyorlar, RTE'nin ağzını bıaçak açmıyor adeta. Daha 10 gün kadar önce, "ne nato'su" diye esip gürleyen RTE, 'NATO, Libya'nın Libya'lılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmelidir. Yer altı kaynaklarının, zenginliklerinin birilerine dağıtımı için değil. Libyalı kardeşlerimiz, güçlü, istikrarlı, huzurlu bir geleceği inşa etmek için her türlü imkana sahipler. Libya halkına bu fırsat tanınmalı, operasyon işgale dönüşmeden, Libyalıların kendi kararlarını vermeleri için fırsat tesis edilmelidir'' diyerek, ihanet ve işbirlikçiliğini tasdikledi.

şaşırtıcı değil, söylemiştik, RTE-AKp tampondur, milli menfaatler ile emperyalizminkiler arasında ezilmesi mukadderdir. "tampon"un hayız bezi manasına nazaran da kullanldıktan sonra çöpe.

Süreç, safları kristalize ediyor, hızla.

Şimdi AKP, Amerika'nın kucağında büyük devlet hyali görürüken, dışarıya müdahale netiicesi açılan kapıdan, dışarının problemlerinin de içeri dolmasının kaçınılmaz olduğunu da söylemiştik, AKP'nin şaşkınlığı, işbilmezliği bir kez daha gözüktü.

Türkiye hızla bu cenderenin içine doğru çekilmeye çalışılırken, hesapları bozan "ne ergenekonu lan!" duruşu oldu. BU duruşla Türkiye'de istediklerini yapamış olarak, mukadder saldırıya geçmek zorunda kalacaklar. Stratejik planlar, taktik dirençlerle bozulabilir kimi zaman. İşte 91 Irak saldırısına karşı yapılan çıkış. Emperyalizm, AKP engelinin kalkmasıyla fiili çatışma başladıktan sonra kimseye dinini, imanını, ideolojsini sormayacak. "ordu"nun nasıl rol oynayacağı ve mehmetçik aslına nasıl rücu edceği de o zaman görülecek. Mesele bu yolun döşenmesiydi, gferçekleşiyor inşallah. Çürükler, süreç içinde ayıklanır. Abdestinden şüphesi olan namaza yanaşmasın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 12:24 pm

[font:eb55='Times New Roman']
[b]O BİR MÜSLÜMANDI
[/b]

[b]Haçlı bombasıyla yanıp
kavruldu![/b]





[/font]
[font:eb55='Times New Roman'][img(400,300)]http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1300739655.jpg[/img]


[b]Libya’daki
vahşet Putin’i bile delirtti[/b]
Rus
lider, emperyalistlerin ortak Libya saldırısına isyan etti: BM’nin kararı Haçlı
Seferi çağrısı gibi! Demokrasi olmaması saldırıyı meşru kılmaz.
[b]Erdoğan’dan
şartlı operasyon onayı...[/b]
BaŞbakan
Tayyip Erdoğan, NATO’yu uyardı: Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tescil için
oraya girin. Yer altı zenginliklerini işgal için değil...
[b][color:eb55=#ffffff]Masum sivilleri vurdular[/color][/b]
Libya’ya
düzenlenen saldırıda aralarında bebeklerin de bulunduğu 64 sivil can verdi.
Bombardımanda hastanelerin dahi hedef seçildiği belirtiliyor. Akıllı füzeler,
Kaddafi’nin karargahını da yerle bir etti.
Havadan
yapılan ağır bombardımanda ölenler için başkent Trablus’ta cenaze töreni
düzenlendi. Cenazeler için yan yana mezar kazıldı.
Libya
hükümeti, koalisyon güçlerinin ülkeye düzenlediği hava harekatında aralarında
bebeklerin de bulunduğu 64 sivilin öldüğünü açıkladı. Libya’dan gelen haberlere
göre, ağır hava saldırıları sırasında hastanelerin dahi hedef seçildiği
belirtiliyor. Bunun üzerine Libya’daki insanlık dramına dikkat çeken Moskova,
“Sorumlu ülkelere sesleniyoruz. ABD ve Avrupalılar, başkent dahil 4 kentte sivil
hedefleri vurdu” şeklinde bir açıklama yaptı. Başkent Trablus, Bingazi, Misrata,
Sirte kentleri çevresine bomba yağdıran müttefik uçakları, Bingazi’den çıkmaya
çalışan bir konvoyu da yoğun bir şekilde bombaladı. Tank ve zırhlıların hedef
alındığı bombardımanın ardından geriye yanmış cesetler ve parçalanmış araçlar
kaldı. Ancak bombardımanda hedef ayrımı yapılmadı. Bingazi’nin dış
mahallelerinde bir çok otobüs ve sivil araç da bombalandı. Libya ordusu ateşkes
ilan etti.

[b]Ateşkese
ret[/b]
ABD
Genelkurmay Başkanı Oramiral Mike Mullen, Batılı ülkelerin operasyonunda sivil
kaybı olduğuna dair bilgi bulunmadığını belirtirken, Beyaz Saray Kaddafi’ye
bağlı güçlerin ilan ettiği ateşkesi tanımadığını bildirdi. Başkan Barack
Obama’ya Brezilya ziyaretinde eşlik eden Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı
Tom Donilon, “Bu noktada görüşümüz, ateşkesin gerçek olmadığı ya da derhal ihlal
edilmekte olduğudur” dedi. Donilon, Libya’ya müdahalenin ilk gününde
müttefiklerin iyi bir gün geçirdiğini ifade etti. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas
Sarkozy’nin başdanışmanı Henri Guaino da Libya’ya yönelik operasyonların bir
müddet daha devam edeceğini söyledi.
Muammer
Kaddafi’nin başkent Trablus’ta, Bab ül-Aziziye’deki karargahında, çadırının
yakınında bulunan bir bina vuruldu. Vurulan idari binada Libya güçlerinin komuta
ve kontrol merkezinin bulunduğu bildirildi.
[b]Putin:
Haçlı seferi
[/b]Rusya
Başbakanı Vladimir Putin, Libya operasyonuyla ilgili olarak BM ve ABD’ye çok
sert eleştirilerde bulundu. Putin, BM’nin 1973 No’lu kararının Ortaçağ’da
yapılan Haçlı Seferleri çağrısına benzediğini söyledi. Rusya Başbakanı, Kaddafi
rejiminin demokrasi dışı olduğunu ancak bu durumun askeri müdahaleyi
meşrulaştırmadığını söyledi. Putin’in kullandığı “Haçlı Seferleri” ifadesi
akıllara Libya lideri Kaddafi’nin operasyon başladıktan sonra telefonla yaptığı
açıklamayı getirdi. Kaddafi konuşmasında, operasyonun yeni bir Haçlı Savaşı
olduğunu söyleyerek halkın silahlandırılacağını bildirmişti.

[b]Medvedev:
Buna izin vermeyiz[/b]
Rusya
Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev de “Biz BM Güvenlik Konseyi kararlarının
kesinlikle barışı güçlendirici, iç savaşı engelleme ve sivillerin ölümünü
önlemesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak şu anda olayların cereyan ettiği tarz
gerçek bir askeri harekat ve buna gerçekten izin veremeyiz” dedi. Medvedev,
operasyonla ilgili olarak medeniyetler çatışmasına yol açabilecek, “Haçlı
seferi” şekilinde değerlendirmelerin yapılmaması gerektiğini de söyledi.
Bulgaristan Başbakanı Boyko Borissov, Libya’ya hava taarruzunun, petrol
çıkarlarının güdümünde bir “macera” olduğunu belirtti.
[b][color:eb55=#ffffff]Erdoğan’dan şartlı onay[/color][/b]
Başbakan,
“NATO, Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tescil için oraya girmelidir. Yer altı
kaynaklarının, zenginliklerinin birilerine dağıtımı için değil. Libyalıların
kendi kararlarını vermeleri için fırsat tanınmalı” dedi
[b][color:eb55=#ff0000]Haber : Fatih ERBOZ[/color][/b]
Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’a, Mekke Ümmül Kura Üniversitesi tarafından fahri doktora
verildi. Burada bur konuşma yapan Erdoğan Libya’daki gelişmeleri değerlendirdi.
Erdoğan, “Afganistan’ın durumu ortada. Irak’ın durumu ortada. Filistin, Sudan,
Pakistan, Bangladeş ortada. Bahreyn, Yemen, Cezayir, Fas her yerde aynı sıkıntı.
Bütün bunların üzerine, şimdi artık bir de Libya meselemiz var” dedi. Erdoğan,
“Biz, Irak’tan, Afganistan’dan, Bosna Hersek’ten edindiğimiz tecrübe ile
Libya’daki mesele dışardan değil, içerden çözüme ulaşsın istedik. Mısır, Tunus
nasıl başarılı bir değişimi gerçekleştirdiyse, Libya da aynı şekilde kansız,
olaysız şekilde değişsin istedik. En başından itibaren, Türkiye olarak, Mısır ve
Tunus’a yaptığımız uyarı ve tavsiyeleri Libya’ya da yaptık. Yoğun bir diplomasi
trafiği yürüttük” diye konuştu.

[b]İşgale
dönüşmemeli[/b]
Başbakan
Erdoğan, “Şu anda NATO’nun devreye girmesi söz konusudur. NATO devreye girecekse
bizim bazı şartlarımız var. Biz, NATO Libya’nın Libya’lılara ait olduğunu tespit
ve tescil için oraya girmelidir... Yeraltı kaynaklarının, zenginliklerinin
birilerine dağıtımı için değil... Libyalı kardeşlerimiz, güçlü, istikrarlı,
huzurlu bir geleceği inşa etmek için her türlü imkana sahipler. Libya halkına bu
fırsat tanınmalı, operasyon işgale dönüşmeden, Libyalıların kendi kararlarını
vermeleri için fırsat tesis edilmelidir” ifadelerini kullandı.
[b]Kaddafi’yle
3 kez görüştüm
[/b]Başbakan
Erdoğan, “Libya lideri Kaddafi’ye ben en son 1 Mart’ta, göreviyle alakalı madem
ki resmi lider değil, böyle bir sıfatı taşımadığınızı söylüyorsunuz o zaman
halkın üzerinde ittifak edecek isme Libya’yı terk etmekte çok büyük faydalar
olduğunu söyledim. 3 kez kendisiyle görüştüm, bir kez oğluyla, iki kez mevcut
başbakan ile görüştüm ve bu uyarılarımızı, bu düşüncelerimizi kendilerine
ilettim” dedi. Erdoğan şunları söyledi: “Bu arada muhalif kesimlerle
görüşmelerimiz devam etti. Ne yazık ki uyarılarımız dinlenmedi, bize verilen
sözler tutulmadı ve önce kardeş katliamı, ardından da uluslararası operasyon
geldi. Şu anda en büyük arzumuz, bu operasyonun mümkün olduğu en kısa sürede
sonuçlandırılması ve şu mevcut can kaybının en kısa sürede
neticelendirilmesidir. Libya halkının kendi geleceğini belirlemesi bizim en
büyük arzumuzdur.”[/font]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 12:38 pm

Dün, "NATO'nun ne işi var Libya'da"diye esip gürleyen mürtedi duyunca, ne diyelim, hani insan kalbi bu, Libyalılar adına, müslümaanlaar adına, kendi adımıza sevinmiş, NATO eşkiyalığına izin verilmeyeceğini düşünür olmuştuk.

Ama...

MÜRTED bu, bizi gene yanıltmadı, NATO orya Libyalılar için gidebilirmiş giderse.

BM kararı da Libyalılar için değil miydi?

Bu gün yaptığı açıklamya göre, Türkiye Libya'lılara mermi atan olmayacakmış...

Mermi atanlara mermi taşıyan olacak mı acaba?

İş NATO teröristlerine ihale edilirse, İncirlik ne olacak?

Şimdi asıl mesle şu ki, ortalık süt limanen, kabadayılık yapmak kolay. herkes yapabilir. Kolpacı dedikleeri bu cinsten, silahlar çıkarsa, kıvırmaya başlar. RTE'nin, Davutoğlu'nun çıkışları gibi. Mesele, bu kolpacıları tanıyabilmede. Kimi kavga adamıdır, kolpacılığı hissiyle tanır. İdeolojik formasyon ise, kafga adamı olmasa da kolpacıları tanıma imkanı veriri adama. Yapılan işleri doğru manalandırabilmek, kolpacıyla işin adamını ayırdedebilmek, ideolojik formasyonla da mümkün.

Ne ideolojik formasyon, ne de kavga ruhiyatına aşinalık yoksa, karşıdaki adamı kolpacı değil de, başka bir şey zannedebilirsin. İşte yukarıda da ifade ettik, kalbimizin kaayar gibi olduğunu itiraf ettik. Ama yaşadıklarımız, tecrübelerimiz, ideolojik formasyon, kavga ruhiyatına olan az-çok aşinalığımız, örgütsel yapı içerisindeki iç denetim ve politik duruştaki kesin tavır vs iicabı, bu yanıltma teşebbüsü av olmamıza yetmedi, inşallah yetmez de.

Dayanışmalı fikir oluşumu vs de hep bunun içinde.

Dayanışmalı fikrin doğru oluşması için de doğru dayanışma lazım ya...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 1:05 pm

[b][color:0efb=red][font:0efb='Arial']AB-D
EMPERYALİZMİ BU KEZ LİBYA’DA!!![/font][/color][/b]

[url=http://www.milliyet.com.tr/Milliyet.aspx?aType=CizerGaleri&AuthorID=66&PAGE=2][b][color:0efb=#333333][font:0efb='Arial'][img(230,346)]http://64.4.56.119/att/GetInline.aspx?messageid=b9d4a075-546a-11e0-91eb-001cc4eda760&attindex=0&cp=-1&attdepth=0&imgsrc=cid%3aimage001.jpg%4001CBE887.0C337900&hm__login=buyukasya&hm__domain=hotmail.com&ip=10.25.156.8&d=d5685&mf=0&hm__ts=Tue%2c%2022%20Mar%202011%2013%3a04%3a02%20GMT&st=buyukasya&hm__ha=01_bc8d6355bb24476b2531540c0404d5ade007c6f511d598687ed11865b2a0e32b&oneredir=1[/img][/font][/color][/b][/url][b][/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']Değerli
arkadaşlar,[/font][/b]

[b][font:0efb='Arial']Acı gerçekler er veya
geç ortaya çıkar. Nitekim ABD g[color:0efb=black]azeteci örgütlerinin
bir araştırması ile ABD Başkanı George W. Bush ile diğer yetkililerin Irak'ın
işgali öncesinde, bu ülkenin dünya için tehdit oluşturduğu konusunda 935 yanlış
açıklama yaptıkları saptandı. [/color][color:0efb=blue]En çok yanlış
beyanat veren kişilerin başında, kitle imha silahları hakkında 231, Irak'ın El
Kaide ile bağlantısı hakkında 28 olmak üzere toplam 259 açıklamayla Başkan Bush
geliyor. [/color][color:0efb=black]Bush'u, kitle imha silahları hakkında
244, Irak-El Kaide ilişkisi hakkında 10 beyanatla dönemin Dışişleri Bakanı Colin
Powell izliyormuş [/color][color:0efb=red](24.01.2008-Milliyet).[/color][/font][/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']İşte bu ABD
yöneticileri, Irak için yaptıkları yalan ve yanlış açıklamalarla birlikte 11
Eylül olayını da kullanarak, dünyanın birçok ülkesini, Irak işgali için ikna
ettiler. Dünyada sanki bir haçlı seferi gibi algılanan, bu işgalden sonra geçen
8 yıl içinde Irakta;[/font][/b]

[color:0efb=blue][font:0efb=Symbol]· [/font][/color][b][color:0efb=blue][font:0efb='Arial']800.000
Iraklı hayatını kaybetti, 1,5 milyon Iraklı ise yaralandı,[/font][/color][/b]

[b] [/b]

[font:0efb=Symbol]· [/font][b][font:0efb='Arial']3 milyon Iraklı
ülkesinden göç etmek zorunda kaldı,[/font][/b]

[b] [/b]

[color:0efb=blue][font:0efb=Symbol]· [/font][/color][b][color:0efb=blue][font:0efb='Arial']1250
Üniversite hocası ve akademik kişi öldürüldü,[/font][/color][/b]

[b] [/b]

[font:0efb=Symbol]· [/font][b][font:0efb='Arial']4400 ABD askeri öldü,
binlercesi yaralandı ve sakat kaldı,[/font][/b]

[b] [/b]

[color:0efb=blue][font:0efb=Symbol]· [/font][/color][b][color:0efb=blue][font:0efb='Arial']Irağın
müzeleri soyuldu, tarihi eserleri çalındı,[/font][/color][/b]

[b] [/b]

[font:0efb=Symbol]· [/font][b][font:0efb='Arial']Geride kalan
Sünnilerle, Şiiler birbirine düşürüldü. Müslüman olmalarına rağmen
birbirilerinin camilerini bombalar hale getirildiler,[/font][/b]

[b] [/b]

[color:0efb=blue][font:0efb=Symbol]· [/font][/color][b][color:0efb=blue][font:0efb='Arial']Kalanlar
için yaşamak çok zorlaştı. Her gün patlayan bombalar, binlerce masum çocuk ve
kadının hayatına maloluyor. Yaşam için gerekli olan bir bardak temiz su bulmak
bile mucize oldu.[/font][/color][/b]

[b] [/b]

[color:0efb=blue][font:0efb=Symbol]· [/font][/color][b][font:0efb='Arial']BM
Kalkınma Programı ve UNICEF, geçtiğimiz yıl yayımladığı bir raporda Irak’ın en
fazla mayın döşenmiş ülkelerden biri olduğunu belirtti. Ülkenin sınır
bölgelerinde ve güneydeki petrol yatakları civarında en az 20 milyon mayın
bulunduğu belirtildi.[/font][/b][b][/b]

[b] [/b]

[color:0efb=blue][font:0efb=Symbol]· [/font][/color][b][color:0efb=blue][font:0efb='Arial']Yaşanan savaşın ardından dul ve yetimlere yönelik resmi veri
bulunmuyor. [b][font:0efb='Arial']Ancak
tahminler dul sayısının en az 1 milyon[/font][/b][/font][/color][/b][color:0efb=blue][font:0efb='Arial'], [b][font:0efb='Arial']yetim
sayısının ise 3 milyon olduğu yönünde. [/font][/b][/font][/color]

[b] [/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']Değerli
arkadaşlar,[/font][/b]

[b][color:0efb=red][font:0efb='Arial']AB-D
emperyalizmi bu cinayetlere ve işgale bizi de ortak etmek istedi.
[/font][/color][/b][b][font:0efb='Arial']Ama 1 Mart 2003
tezkeresi, yapılan oylama sonucunda TBMM de ret edildi. [color:0efb=blue]Başta CHP’li MV’ler olmak üzere ret oyu veren, tüm
Milletvekillerimizi bir kez daha kutlarım.[/color] Güzel ülkemizin, bu vahşi
işgalin aktörlerinden birisi olmasını engellediler ve uluslararası saygınlığını
korumasını sağladılar. [/font][/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']Değerli
arkadaşlar,[/font][/b]

[b][font:0efb='Arial']İşgal sırasında
ABD’ye destek veren ve ABD’nin taşeronu olan Irak Kürtleri, Kuzey Irakta şu
aşamada daha mutlu. Çünkü Irak’tan, onbinlerce kilometre uzakta olan ABD, işgal
etmiş ülkenin bölünmesi için karar aldı. ABD kongresinin üst kanadı senato, önde
gelen Demokrat Senatör Joe BIDEN [color:0efb=blue](şimdi ABD başkan
yardımcısı)[/color] tarafından önerilen ve [color:0efb=red]Irak’ın
gevşek bir federatif yapı içinde Şii, Sünni ve Kürt bölgelerini içeren üç
bölgeye ayrılmasını öngören[/color] tasarıyı 23’e karşı 75 oyla onayladı [color:0efb=red](Washington-AA, 27.09.2007-Milliyet). [/color][color:0efb=blue]Demek ki ABD de demokratlık, bir başka ülkenin bölünmesini
kendi ülkesindeki senatoda karar almak olarak algılanıyormuş
!!!![/color][/font][/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']Üstelik Kürt
aşiretleri liderlerinden Talabani, Irak Cumhurbaşkanı oldu. Kürtler, tüm Irak’ın
Petrolunu ABD adına korumakta ve dışarıya pazarlamakla meşguller. AB-D
emperyalizminin emri ile gereken 30 yıllık anlaşmalar, uluslararası şirketlerle
yapıldı.[color:0efb=blue] Bakalım Iraklı Kürtlerin bu mutlulukları ne
zamana kadar sürecek ve petrol bitince ne olacak ??? [/color][/font][/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']Değerli
arkadaşlar,[/font][/b]

[b][font:0efb='Arial']Bu kez AB-D
emperyalizmi yine ülkemizi ve askerimizi NATO şemsiyesi altında Libya’da
kullanmak istiyor. Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in de belirttiği gibi [color:0efb=red]Güvenlik konseyinin 1973 sayılı kararı Orta Çağdaki Haçlı
Seferine daveti anımsatmaktadır.[/color] Bu karara dayanarak Fransa, İngiltere,
ABD ve diğer yalaka ülkelerin Libya’yı bombalaması ve attıkları yüzlerce
füzelerle yerle bir etmesi insanlığa ve çağdaşlığa yakışmıyor. [/font][/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']Umarım
yöneticilerimiz ve danışmanları, AB-D emperyalizminin bu kez Libya’da uygulamaya
başladıkları [color:0efb=blue]önce bombala ve işgal et, sonra böl ve
yönet mantıklı[/color] oyununa düşmezler. [/font][/b]

[b] [/b]

[b][font:0efb='Arial']Sevgi ve saygılarımla
[color:0efb=blue](23.03.2011).[/color][/font][/b]

[b][font:0efb='Arial']Prof.Dr. Mehmet Ali
KÖRPINAR[/font][/b]

[b][color:0efb=red][font:0efb='Arial']NOT:[/font][/color][/b]

[b][color:0efb=blue][font:0efb='Arial']Milyarlarca
dolar harcayarak Libya’ya yapılan füze saldırıları ve bombalamalar yerine 3
felaketi aynı anda yaşayan ve binlerce can kaybeden Japonya’ya yardım için AB-D
emperyalizmi bakalım ne yapacak ???[/font][/color][/b]

[b] [/b]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 1:14 pm

[b][i][font:4f6e='Tahoma'][color:4f6e=#333399]Amerikan Nefretini Fransa Üzerinden
Baypas[/color][/font][/i][/b]

[font:4f6e='Tahoma']Bülent
ESİNOĞLU[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Dikkatinizden
kaçmamıştır. Libya’ya bomba yağdıran Amerika, ama bizim yandaş teneke gazeteler
ve medyası, buna holding medyası da dâhil, hep birlikte Fransa’ya
saldırıyorlar.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Burada
iki temel unsur var.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Birincisi,
Amerika dünya halklarının nefretini daha fazla toplamak istemiyor. Çünkü
[b][i]nefret ülke[/i][/b] halklarının kendi aralarındaki husumeti bir kenara
bırakıp, kinin verdiği güç ile birleşmelerine neden oluyor.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Ülke
halklarını bölerek çıkarlarını devam ettiren emperyalizm, bir sonraki
saldırısında daha büyük direnç ile karşılaşıyor.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']İkincisi,
Türkiye ile ilgilidir.[/font]

[i][font:4f6e='Tahoma']İçerdeki
işbirlikçiler, Amerika’yı mazur göstermek için Fransa düşmanlığını öne
çıkarıyorlar.[/font][/i][font:4f6e='Tahoma']
Zaten kendi ülkesinde de itibarını kaybetmiş Sarkozi’ye kini yönlendiriyorlar.
Ortada Türk halkının büyük bir kininin olduğunu onlar da biliyorlar.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Emperyalizme
kaşı kin, ne kadar fazla ülkeye yayılırsa Amerika’nın payına düşen kin o kadar
azalıyor.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']1996
yılında İran’daydım. Bir Azeri ile oldukça siyasi bir sohbetimiz
oldu.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']İranlı
Azeri’nin tespiti şu idi: “Mollaların iktidarı sallanıyordu. Tam bu sırada,
Amerika Irak’ı üzerimize saldı. Halk ülkesini savunmak üzere, Mollaların
önderliğinde birleşti. İktidara olan kin, Amerika ve Saddam’a
yöneldi.”[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Bu
açıklama, ülke insanlarının bir tehlike anında, nasıl bir araya geldiklerini,
kendi aralarındaki kavgayı bırakıp ortak düşmana yönelmelerini anlatması
bakımından önemlidir.[/font]

[b][i][font:4f6e='Tahoma']Yabancıya
karşı direnirken, bütünleşmek[/font][/i][/b][font:4f6e='Tahoma'].
İşte Kuruluş ve Kurtuluş Savaşının arkasındaki asıl güç de budur.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Arap
ülkelerinde önümüzdeki günlerde yaşanacak olan da budur.[/font]

[b][i][font:4f6e='Tahoma']Eşbaşkan
Görev Başında[/font][/i][/b]

[font:4f6e='Tahoma']Recep
Tayyip Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Kuzey Afrika Projesinin
Eşbaşkanı olduğu ve bu görevi sürdürmekte olduğu, Libya saldırısında çok net bir
şekilde gözler önüne serildi.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Haçlılara
kardeş, Müslümanlara düşman olduğumuzu çok iyi ortaya koyduk.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Ancak,
Batı, bizim taşeronluğun ötesine geçemeyeceğimizi bir kez daha gösterdi. Hatta
bu kez taşeronluk bile vermedi. Toplantılara bile çağırmadı.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Ganimet
paylaşırken olmayacaksın, külfet paylaşırken düşünürüz demiş oldular.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Olaylar
bize, NATO’da kalıp onların uşaklığına devam etmemizin, ne kadar aptalca bir
anlaşma olduğunu gösteriyor.[/font]

[font:4f6e='Tahoma']Ama
ne yazık ki,[b][i] içerdeki işbirlikçilerin, tek güvencesi; Batının içimizdeki
kurumlarıdır.[/i][/b][/font]
[font:4f6e='Tahoma'][b][/b][/font]

[font:4f6e='Tahoma']22.3.2011,
[email=bulentesinoglu@gmail.com]bulentesinoglu@gmail.com[/email][/font]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 2:08 pm

haber 7'nin haberi veririkenki müptezel dili bir yana, saldırganlar, Kaddafi direnişi karşısında çözülmeye başladı.


[url=http://www.haber7.com/]ABD'den Türkiye'nin önerisine destek[/url]

[url=http://www.haber7.com/][img]http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/644120110321072215493.jpg[/img][/url]

22 Mart 2011

[url=http://www.haber7.com/categories.php?cID=1065][/url][url=http://www.haber7.com/uye-islem.php?cmd=favmanage&action=add&id=725105]
[/url]


Birleşmiş Millertler'in Libya'ya düzenlediği operasyonun yankıları
devam ederken Beyaz Saray'dan da açıklama yapıldı. Obama'nın Türkiye'nin insani
yardım önerisini tam desteklediği belirtildi.






[color:71bd=#FF0000][b]SAAT 15.45[/b] [color:71bd=#000000]Beyaz Saray'dan BM kararının uygulanmasına rest çeken
Türkiye'nin hassasiyetlerinin anlaşıldığı vurgulanırken ABD Başkanı Obama ile
Başbakan Erdoğan'ın aynı fikirde olduğu belirtildi.

Obama, 'Türkiye'nin
Libya'ya insani yardım önerisini destekliyoruz' dedi.


[/color][b]SAAT 14.29[/b][/color][b] FRANSA: BM, RUSYA'NIN
ATEŞKES ÇAĞRISINI GÖRÜŞEBİLİR[/b]
Fransa Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın Libya için yapacağı bir ateşkes
çağrısının BM Güvenlik Konseyi'nin perşembe günkü toplantısında
görüşülebileceğini bildirdi.
Bakanlık Sözcüsü Christine Fages, düzenlediği basın toplantısında, ateşkes
konusunun perşembe günkü Güvenlik Konseyi toplantısında ele alınabileceğini
belirterek, "Rus Dışişleri Bakanı ya da temsilcisinin bunu gündeme getireceğini
sandığını" söyledi.[b][color:71bd=#FF0000]

SAAT
12.30[/color] DÜNKÜ SALDIRILARDA 40 KİŞİ ÖLDÜ[/b]
Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin ülkenin batısındaki Misrata
kentine dün düzenlediği saldırılarda 40 kişinin öldüğü bildirildi.
Bir kent sakini, Reuters'a telefonla yaptığı açıklamada, bu rakamı
muhaliflerin kurduğu Milli Komite'nin bir üyesinden aldığını söyledi, ancak
bunlardan kaçının sivil olduğunu belirtmedi.
Aynı kişi, kentte insani dram yaşandığını da ifade etti.
Kaddafi güçlerinin, muhaliflerin denetimindeki kente bugün de tanklarla topçu
saldırısı düzenlediği, saldırılara keskin nişancıların da katıldığı
bildirilmişti.
Saldırılarda bir sivil aracının isabet aldığı, ölenlerden 4'ünün çocuk olduğu
belirtilmişti.[color:71bd=#FF0000]

[b]SAAT
12.09[/b][/color][b] LİBYA'DA DÜŞEN AMERİKAN UÇAĞI: ABD
KOMUTANLIĞINDAN DOĞRULAMA[/b]
ABD ordusunun Afrika Komutanlığı, Hava Kuvvetleri'ne ait F-15E tipi bir savaş
uçağının dün gece Libya'da düştüğünü doğruladı.
Komutanlığın sözcülerinden Vince Crawley, uçağın düşman ateşi yüzünden değil,
büyük olasılıkla teknik sorun nedeniyle düştüğünü söyledi.
[b][color:71bd=#FF0000]SAAT 12.04[/color] CAN KAYIPLARI ARASINDA
ÇOCUKLAR VAR[/b]
Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin, ülkenin batısındaki
Misrata'da düzenlediği topçu saldırısında can kayıpları olduğu, ölenler arasında
çocukların bulunduğu bildirildi.
Görgü tanıkları, muhaliflerin denetimindeki kente yapılan saldırıda bir sivil
aracının isabet aldığını, araçta bulunanlardan 4'ünün çocuk olduğunu
belirtti.
Reuters'a telefonla açıklama yapan bir kent sakini, keskin nişancıların da
saldırılarda yer aldığını söyleyerek, ölen çocuklardan en büyüğünün 13 yaşında
olduğunu ifade etti.[b][color:71bd=#FF0000]

SAAT 11.26
[/color][color:71bd=#000000]EL CEZİRE: "KADDAFİ GÜÇLERİ ZİNTAN'A
SALDIRIYOR"[/color][/b]
Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin ülkenin batısındaki Zintan'a
saldırdığı bildirildi.
El Cezire'nin haberinde, ağır silahlar kullanan Kaddafi güçlerinin kentin
denetimini ele geçirmeye çalıştığı belirtildi.
El Cezire televizyonu, dün akşam da Kaddafi güçlerinin Zintan'ı
bombaladığını, bombardımanın birkaç saat sürdüğünü duyurmuştu.
[b][color:71bd=#FF0000]SAAT
11.46[/color][/b] [b]KADDAFİ GÜÇLERİ MİSRATA'YA DA
SALDIRIYOR[/b]
Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı güçlerin, ülkenin batısındaki
Misrata'ya da saldırdığı bildirildi.
Görgü tanıkları, Kaddafi güçlerinin muhaliflerin denetimindeki Misrata'ya
tanklarla top ateşi açtığını söyledi.
Kaddafi güçlerinin, ülkenin batısındaki Zintan'a da ağır silahlarla
saldırdığı belirtilmişti.
[b][color:71bd=#FF0000]SAAT 08.24[/color][/b] El Cezire'nin
haberinde, koalisyon güçlerinin dün gece vurduğu üslerin, muhaliflerin karargahı
Bingazi'nin doğusunda bulunduğu kaydedildi.
Koalisyon güçlerinin, akşam başkent Trablus'un 10 kilometre doğusundaki
Busetta deniz üssünü vurduğu da belirtilmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 9:03 pm

Libya Türkiye'nin akordunu bozdu


BM'nin Libya'ya müdahale kararına temkinli yaklaşan ülkelerden biri olan
Türkiye'nin dış politikasına uzman bakışı..


21.03.2011 -


'Libya Türkiye'nin akorunu bozdu'St.Lawrence Üniversitesi'den akademisyen
Howard Eissenstat, Libya'da yaşananların Türkiye'nin dış siyasetinin
sınırlarını gösterdiğini öne sürdü.


Eissenstat, 'Libya ve Türkiye: Ankara'nın dış siyasetinin akordu bozuldu'
başlıklı makalesinde, Arap coğrafyasındaki ayaklanmalarının ilk evrelerinde
işlerin Türkiye için yolunda gittiğini, ancak Libya'da yaşananların bu
durumu değiştirdiğini söylüyor.


Eissenstat'a göre, Erdoğan için Mübarek'e karşı çıkmak oldukça kolaydı çünkü
Mübarek, başbakanın Türkiye'yi bölgesel güç haline getirme çabalarının
önünde duruyordu.


Mübarek'in düşüşünün bölgedeki Amerikan etkisinin azalmakta olduğunu ve daha
atılgan bir Türk bölgesel siyasetinin vaktinin geldiğini gösterdiğini
söyleyen Eissenstat, Libya'nın ise Türk dış politikasının sınırlarına işaret
ettiğini anlatıyor.


BATI ŞÜPHECİLİĞİ


Eissenstat, bu sınırların iki temel nedenini şöyle anlatıyor: "Birincisi,
Mısır'ın aksine, Türkiye bir süredir Libya ile aktif olarak ilişki
içerisinde. Krizden önce Libya'da 10 binlerce Türk işçi vardı. Ülkede aynı
zamanda çoğu Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisi ile yakından ilişkili
olan şirketlerin milyarlarca dolarlık yatırımı var ve eğer Kaddafi düşerse
bu yatırımlar kaybedilmiş olacak. İkincisi, Mübarek rejiminin düşmesi
AKP'nin bölgede azalan batı etkisiyle ilgili varsayımlarını doğrularken,
Libya'da yaşananlar Amerika ve Avrupa'nın etkisini artırma riskini
taşıyordu."


Türkiye'nin Libya'ya yapılacak uluslararası bir müdahaleye karşı çıkarken
demokratik değerlere asgari atıfta bulunduğunu düşünen Eissenstat,
Kaddafi'ye bağlı güçlerin kullandığı şiddetin boyutları karşısında
Türkiye'nin Libya hakkındaki açıklamalarının "sürreel" hale geldiğini
yazıyor.


BATI'NIN TÜM MÜDAHALELERİ KÖTÜ NİYETLİ


Arap Ligi'nin 12 Mart'ta uçuşa kapalı hava sahasını desteklemesiyle
Türkiye'nin bölgesel tecritinin artığını savunan Eissenstat, BM Güvenlik
Konseyi kararı sonrasında Türkiye'nin NATO içerisindeki pozisyonunu
değiştirip değiştirmeyeceğinin soru işareti olduğunu da ekliyor.


Eissenstat, Türkiye'nin bölge demokrasisine olan bağlılığının ekonomik
kaygıların gölgesinde kaldığını, şirketlerin Libya'ya dönmeye hazır olduğunu
söylüyor.


Ancak yaşananların sadece ekonomik kaygılarla açıklanamayacağını söyleyen
Eissenstat'a göre, bir diğer neden ise AKP'nin çekirdek kadrolarının batının
tüm müdahalelerinin kötü niyetli olduğu algısı.


TÜRKİYE İRAN'DA DA AYNI RİSKİ ALMIŞTI


Eissenstat, Libya'da yaşananların 2009 seçimlerinden sonraki İran kriziyle
benzerlik gösterdiğini de ekliyor: "O zaman da Türkiye hem batılı
müttefiklerinden hem de bölgenin çoğundan kopuk görünüyordu. Ancak
Ahmedinejad iktidarını sağlamlaştırdı ve Türkiye ile İran'ın bölgesel ve
ekonomik bağları güçlendi."


AKP'nin İran'da otoriter rejimin devamından yana kumar oynadığını ve
kazandığını yazan Eissenstat, ülkenin Libya örneğinde aldığı riskin de
olumlu sonuçları olabileceğini söylüyor.


NABZA GÖRE ŞERBET


Ancak Eissenstat yazısını çıkabilecek olumlu ekonomik sonuçların başka ağır
bedelleri olacağını vurgulayarak bitiriyor: "(AKP'nin İslami duyarlılıkları
demokratik ideallerle birleştiren) imajı maalesef son beş yıldır hem Türkiye
içinde hem de dışında zayıflıyor. Türkiye'nin Libya örneğindeki nabza göre
şerbet veren sözleri de bölge demokrasine olan bağlılığının ne kadar zayıf
olduğunun altını çiziyor."



[color:d7c4=red]Adam, AKP'nin zikzaklarını kendi zaviyesinden, Batı menfaatleri açısından izah ederken, tezimizi tersinden doğrulamış: AKP bir tampondur ve ezilmeye mahkumdur. Mürted münafık yolları kendilerinin tercihi zira. Önümüzde seçim var, tam teslimiyetçi gözükseler, kimden oy alacaklar, nalları havaya gelir. Emperyalizmin isteklerini tam olarak karşılayamaz. Diğer yandan CHP de AKP'lilerştirilerek iktidara alternatif olarak hazırlanmakta. Köfte kokusu bu, at eti it eti değil, adam etinden...[/color]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 9:28 pm

[color:0d3c=red]İşte bir tampon ve ezilme yazısı daha... Çandar yine efendileri adına konuşmuş. AKP'nin hali, akıbeti çok fena. Ne müslüman ne Hrıstiyan. Tam da ikisi arasını bulmaya çalışan reformacı tarifine birebir uyuyor. Fikir planında bunu yapmanın pek bir riski yoktu, kuruldukları köşelerden atıp tutuyorlardı. Ama işte silahlar meydana çıkınca, her şey netleşmeye başlııyor. Daha da netleşecek. Neyse, söz çandar çakalının:[/color]


Türkiye, Kaddafi'nin 'utangaç müttefiki' mi?
22 Mart 2011 Salı 16:50
ccandar@radikal.com.tr
Mevcut durumda, 'Harekât derhal dursun' demenin, 'Kaddafi toparlanabilsin, duruma hâkim olsun' demekten pek farkı yok.

Bu kez, yani cumartesi gününden başlayarak Libya üzerinde devam eden gelişmeler karşısında Türkiye’nin ‘ofsaytta’ kaldığını söyleyebiliriz. En azından ve hiç tartışmasız biçimde Türkiye, ‘açmaz’da.

Daha önce altını çizerek övdüğümüz, Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin ‘moral önderlik’ konumu da bir nebze sarsılmışa benziyor. Çünkü, nereden baksanız, Libya’da kendi halkının kanını dökmekte sınır tanımamış, 42 yıllık bir rejime uluslararası meşruiyet altında ‘dur’ dendiği bir sırada, Türkiye fotoğrafta yok.

Fotoğrafta yok, hatta Libya konusunda Arap müttefiklerinin kim olduğu belli değilken, Batılı müttefiklerine ‘pürüz’ çıkartan, bir nevi ‘oyun bozan’ görüntüsünde. Bu görüntüsünün, Türkiye’yi Kaddafi’nin gizli ya da ‘utangaç müttefiki’ konumuna ittiği bile öne sürülebilir.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Kaddafi güçlerinin üzerine BM Güvenlik Konseyi kararı çerçevesinde hareket eden üç Batılı müttefik ülkenin bombardımanı başladığında Cidde’de yaptığı konuşmada Kaddafi’den yana çıkmadı. “Olaylar başlayınca halkın sesine kulak vermelerini tavsiye ettik. Aynı ilkeli tavrı Libya konusunda da ortaya koyduk. ‘Libya’da düşen her can bizim canımız’ dedik. Keşke, kimse müdahale etmeden Libya istikametini bulabilseydi. Keşke, Libya bu tür bedelleri ödemeden yolunu bulsaydı. Bundan sonrası için Libya’nın kendi iradesiyle geleceğini belirlemesini istiyoruz. Libya’nın bir an önce istikrara kavuşmasını ve askeri müdahalenin bir an önce sona ermesini istiyoruz.”

Tayyip Erdoğan’ın retoriği bazen ‘güç’ üretiyor; Gazze bağlamında olduğu gibi, bazen ‘mükemmel bir zamanlama’ ortaya koyuyor; Mısır’daki gelişmeler üzerine yaptığı ve Kahire’nin Tahrir Meydanı’nda anında izlettirilen konuşması gibi.

Cidde’de Libya üzerine yaptığı konuşma ise Türkiye’nin Libya’da birdenbire ‘devre dışı’ kalmasını yansıtan bir ‘güçsüzlük retoriği’.

Hangi Libya? Kimin Libya’sı?

Keşkelerle dış politika yapılmıyor. Libya’da Kaddafi güçlerine karşı girişilen askeri müdahale:

1. BM Güvenlik Konseyi kararına dayanıyor. 1973 sayılı karar dikkatle okunduğu zaman, şu ana kadar söz konusu askeri müdahalenin karar sınırları dışına çıktığını gösteren hiçbir şey yok.

2. Kararın ve müdahalenin geciktiğini ileri sürenler bile var. BM kararı çıktığında, Kaddafi, 22 gün önce elinden bir bir çıkan şehirlerin önemli bölümünü acımasız bir askeri güç kullanarak, bir bir geri almış ve Bingazi kapılarına dayanmıştı.

Trablus’ta, Zaviye’de, Misurata’da, Brega’da, Ecdebiye’de Kaddafi’nin son üç hafta içinde kaç kişi öldürdüğünü bilmiyoruz ama bu sayının binlerle ifade edildiğini duyuyoruz.

Füzeler ve uçak bombardımanı, Kaddafi’nin hava savunma sistemini, havaalanlarını, üslerini, askeri merkezlerini vurmaya başladığı anda, Kaddafi güçleri Bingazi’yi top ve tank ateşi altına almış ve kentin batı mahallelerine girmişti bile.

Şimdi iki günlük bilanço sonucunda, isyancılar, Bingazi’de kontrolü tekrar sağladılar. Bingazi’ye batı yönünden gelen ana yol, Kaddafi’nin zırhlıları ve topçularının kabristanına dönmüş vaziyette ve isyancıların Ecdebiye’yi tekrar geri almaları söz konusu.

Libya kendi geleceğine kendi karar vermelidir. Askeri operasyonlar derhal durmalıdır.

Bunlar da ‘keşke’ler gibi, kendi başlarına ‘doğru’ olup, somut olarak fazla anlam taşımayan cinsten doğrular. Kendi geleceğine karar verecek olan Libya kim? Kaddafi mi? İsyancılar mı?

Kaddafi, halkı yitirmiş askeri güce dayanıyor ve askeri güçle halkını sindiriyordu. Halk ise isyan edecek cesareti bulmuş ama Kaddafi’yi devirecek araçlara sahip değildi.

Böyle bir konumda, “Harekât derhal dursun” demenin, “Kaddafi toparlanabilsin, duruma hâkim olsun” demekten pek farkı yok.

Afganistan-Irak değil; Bosna-Kosova benzeri

Bu arada, Libya’da ‘Haçlı hareketi’ denilecek bir ‘yabancı işgali’ söz konusu değil; en azından BM Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararı bu yolu kapatıyor. O nedenle, Irak ve Afganistan analojilerinin yapılması da doğru değil.

Bu konuda Şaban Kardeş’in 20 Mart’ta Today’s Zaman’da yayımlanan “Turkey’s ‘moral politics’ in Libya: Seduction by analogy? – Türkiye’nin Libya’da moralpolitiği: Analoji ile baştan çıkma mı?” başlıklı mükemmel yazısını, vakit bulursa, Türkiye’nin karar vericilerinin okumasında yarar var.

Akıllara hep Afganistan ile Irak getiriliyor.

Oysa, Libya’daki durum için Afganistan (2001) ve Irak (2003) değil, Bosna-Hersek (1995) ve Kosova (1999) daha geçerli örnekler. Son ikisi ‘insani amaçla müdahale’ye örnek idi ve BM’nin Libya kararı da ona benzer sözcükler içeriyor.

BM ve NATO ile sürtüşmek iyi değil

Türkiye, Katar, BAE, Lübnan gibi Arap ülkelerinin katıldığı, Arap Birliği’nin arkaladığı BM kararına omuz silkmeli mi?

Fransa’nın başını çektiği üçlü bir Batılı harekâttan rahatsızlığı anlaşılır olmakla birlikte, NATO’nun ‘en mızıkçı’ üyesi görüntüsünü vermeli mi?

Türkiye, Libya’da gerçekte kimden yana olduğunu netleştirmek zorunda. ‘Utangaç Kaddaficilik’ten sıyrılmak zorunda.

Obama’nın şu sözüyle noktalayalım: “Arap dünyasının geleceği Arap halkı tarafından belirlenecektir. Bu değişimin nasıl sonuçlanacağını hiç kimse kesin biçimde söyleyemez ama değişimin korkmamız gereken bir şey olduğunu sanmıyorum...”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 9:31 pm

Bu arada, yahudi çakallar, ortamın ısınmasından istifade, Gazze'ye saldırmaya başladı.

Çok kan akacak, çok...

Hainin, mürtedin, münafıkın, işbirliçinin, gammazın, düşmanın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 9:34 pm

[color:a85e=red]NATO Operasyonunda yer alacağı belli olan AKP... Mürted itiraf etti zaten.

Davutoğlu Büyük Doğu politikası üretiyor canım...

Nasıl'ı, aşağıda:[/color]



22 Mart 2011
Sarkozy ve Obama NATO konusunda anlaştı

A.A.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve ABD Başkanı Barack Obama'nın, koalisyon güçlerinin Libya'ya yönelik operasyonunun desteklenmesinde NATO komuta yapısının nasıl kullanılacağı konusunda mutabakata vardıkları açıklandı.

Sarkozy'nin ofisinden yapılan açıklamada, “İki başkan koalisyonun desteklenmesine yönelik olarak NATO komuta yapısının kullanılma yöntemi konusunda anlaşmaya varmışlardır” denildi.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 9:46 pm

[color:ab8d=red]Sonrası mı?

Emperyalizmin kışkırtmasıyla açılan bu yoldan, PKK kendisine yol bulacak.

AKP, verdiği sözler gereği, ya istenileni verecek, veya, al sana Türkiye'de Kürtlere yapılan baskı ve zulüm edebiyatı ile bu defa BM'de Türkiye'ye müdahale oylanacak.

Büyük ihanet bunlarınki, büyük açmaz.
[/color]


Topyekûn savaş


Rifat SERDAROĞLU 22 Mart 2011 Salı


11 Mart 2011 günü Avukatları ile yaptığı görüşmede Abdullah Öcalan, İmralı’da
Devlet görevlileri ile görüşmelerin devam ettiğini söyleyerek; “ Uzlaşırsak umut
var diyeceğim, olmazsa ben yokum diyeceğim. İşe KCK mı girer, başka bir şey
falan mı devreye girer bilemem. Çözüm gelişmezse topyekûn savaş gelişir,
topyekûn savaşa karşı topyekûn savunma yaparlar” ifadesini kullandı.

Terör Örgütü PKK’nın başı;
*Başbakan’ın emriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti yetkilileriyle İmralı’da
görüştüğünü doğruluyor.
*AKP Hükümetinin kendisini muhatap kabul ettiğini doğruluyor.
*Uzlaşmak için AKP Hükümetiyle arasında bir plan(Yol Haritası) olduğunu kabul
ediyor.
*Talepleri kabul edilmezse “ben yokum” diyerek devreden çıkacağını söylüyor.
*Çözüm gelişmezse, Türkiye Cumhuriyetini, “Topyekûn Savaş” ile tehdit
edebiliyor.
*11 Mart’ta yapılan bu görüşme, 12 Mart’ta Haber Ajansları tarafından
kamuoyuna duyuruluyor ve tam 10 gündür AKP Hükümeti tarafından
yalanlanmıyor.

PKK’nın Siyasi kanadı BDP ve KCK tarafından düzenlenen Nevruz
Kutlamalarında;
*PKK lehine sloganlar atıldı, Apo’nun binlerce posteri ve PKK bayrakları taşındı.
*Ahmet Türk; “Artık Yola çıkıldı, dönüş yok” dedi.
*Gülten Kışanak; Demokratik Özerk Bağımsız Kürdistan mutlaka kurulacaktır”
dedi.
*Açılan pankartlarda; “İmralı’ya bin selam” ve “Nevruz ateşiyle Demokratik
Ulusu ve Ortak Vatanı inşa edelim” yazıyordu.
*PKK Gençlik Kolu olan Komalen Civan’dan yapılan açıklamada, gençlere
meydanlara inme talimatı verilirken, “Halkımızın özgürlüğe olan susuzluğu 2011
Nevruzu ile özgür yaşam seçeneğine dönüşecektir” denildi.
*BDP Genel Başkanı; Kürtlerin kendi elleriyle, kendi çözümlerini yaratacağını
savunarak, “Bölge şu anda barut fıçısıdır. Patlama noktasına gelmiş, kimse
bunun farkında değil. Bu insanlar bir gün kesintisiz isyana başlarsa, kimse bunu
durduramaz. Böyle bir patlama noktası biz görüyoruz” dedi.

Buraya kadar yazdıklarım, benim hiç yorum katmadan, sadece yapılan
açıklamalardan ve kamuoyu önünde gerçekleşen eylemlerden, basın tarafından
yazılan ve tekzip edilmeyen gerçeklerden ibarettir. Aksini iddia edenin aklından
şüphe etmek gerekir.

Gerçekleri yazmaya devam edelim;
*19 Mart 2003 ABD Irak’ı işgal ediyor, Bush “Amerika olarak Irak’a demokrasi
götüreceğiz” dedi.
*19 Mart 2011 Libya bombalanıyor, Obama “Amerika ve müttefik güçler olarak
tehdit altındaki Libyalılara özgürlük ve yardım götürüyoruz” dedi.
*Afganistan, Irak, Tunus, Mısır’dan sonra şimdi de Libya işgal altında.
Bu yazdıklarım da gerçeğin ta kendisi…

Peki biz ne yapıyoruz?
Başbakan Erdoğan, bunlardan hiç bahsetmeden kendisince daha önemli
saydığı, “Arap Birliği” için Cidde’de, Mekke’de çağrı yapıyor, sadece konuşuyor.
Aynen Irak’ta olduğu gibi, sözde Müslüman halkın yanında yer alacağını
söylüyor ama, Irak’ta on binlerce Müslüman kadın işgalciler tarafından tecavüze
uğrarken, bir milyonu aşan Müslüman insan öldürülürken sesini çıkaramıyor.
Ayrıca hem işgalci ABD askerlerine hava sahamızı açıp destek oluyor, hem de
Amerikan askerlerinin sağ-salim ülkelerine dönmeleri için dua ediyor!.. Aynı
davranışı Libya’da da gözlemliyoruz. Bir taraftan Libya halkını koruyoruz diye
nutuk atılıyor, diğer yandan iki aydır Libya işgali için yapılan NATO Planlarının
hepsine Türkiye olarak katıldığımız ve onayladığımız açıklanıyor.

Başını Amerika’nın çektiği bu uluslararası çete, artık dünyada istediği her ülkeyi
vurup, işgal edebilir. Bunun için o ülkede herhangi bir etnik grubun, mezhebin
veya azınlık grubun kışkırtılması, ayaklanmaya zorlanması ve iç çatışma
çıkartılması yeterli olacaktır. Bu konuda uzmanlığı dünyaca kabul edilmiş
CIA ajanları için bu işler çok kolaydır. Önce çatışma, ardından ya “demokrasi
götürme” ya da “ezilen halkı kurtarma” bahanesiyle işgal!..

Bir ülke, böyle bir saldırıdan nasıl korunabilir, neler yapması gerekir?..
*Ülkenin; Kendi tarihini ve çağın gerçeklerini bilen, dünyayı anlayabilen itibarlı
liderleri olması gerekir.
*Ülkenin insanlarında; Her türlü saldırıya karşı koyabilecek bir “Halk İradesi”
olmalıdır.

*Ülkenin; Güçlü, teknolojinin en son olanaklarından yararlanan, morali son
derece yüksek, caydırıcı niteliği olan bir Ordusu olmalıdır.

Yazımızın başından itibaren söylediklerimizin ışığında Türkiye’mizi
değerlendirirsek;
*AKP Hükümeti sayesinde, uluslar arası ilişkilerde “günlük” düşünür haldeyiz.
ABD-Türkiye ilişkilerinde çok sayıda soru işareti ve karşılıklı güven bunalımı var.
AB maceramız tamamen kapanmış gibi görünüyor. “Komşularla sıfır Problem”
gibi hayalci projeler sayesinde, Azerbaycan, Yunanistan, İran, Tunus, Mısır şimdi
de Libya ile ciddi problemlerimiz oluştu ve bu ülkelerde güven kaybına uğradık.
*Türk insanı sindirilmiş, korkutulmuş, milliyetçi duygular ve vatanseverlik
neredeyse “suç” haline getirilmiş, “Millet” olma özelliğimiz ise “Tebaa” olma
yolundadır.
*Dünyanın en güçlü ordularından olan Türk Silahlı Kuvvetlerine, bizzat kendi
içimizden tertip-tuzak ve saldırılar yapılmaktadır. Generallerimizin %10’u,
olmayan darbenin “girişiminden” dolayı tutukludur.
Moral ve motivasyon yönünden TSK tarihinin en zayıf dönemini yaşamaktadır.
*Kürtçü-Bölücü örgütler, AKP Hükümetinin açılım politikası sebebiyle, ülkemizi
bölünmeye götürecek girişimlere açıkça devam ediyorlar. Ne kanun tanıyorlar
ne de nizam. Vuruyorlar, kırıyorlar, öldürüyorlar. Dış güçlerden işaret geldiği
zaman ayaklanmaktan ve ortalığı kan gölüne çevirmekten bir dakika bile geri
durmazlar…

Türkiye’nin başına gelebilecek bu tarz dertlerden, belalardan tamamıyla mevcut
hükümet sorumludur. 9 senedir Türkiye’yi tek başına yöneten AKP İktidarı artık
bu gerçekleri görmek ve tedbirlerini almak zorundadır. Hiçbir seçim, hiçbir
iktidar Türkiye’nin bekasından daha önemli olamaz…


[color:ab8d=red]
Mesela o İmralıdaki diyemiyor ki, "Ya bu Irak'ta Amerika'nn ne işi var?" Diyemiyor mesela.

Mesela, "AKP-Barzani işbirlikçiliği, ihanet çizgisinde birleşmişler. Biz Kürtler olarak, Türk kardeşlerimizle bin yıllık kardeşlik hukuku gereği, Arap kardeşlerimizle kardeşlik hukukumuz gereği, ortak düşmana karşı ortak mücadele vermeliyiz!" diyerek, PKK'yı, işbirlikçi Barzani haininin üzerine süremiyor.

Ama ne diyor: "Bir daha Kürtler birbiriyle savaşmayacak!"

Onca Kürt'ü öldürdükten sonra ve hâlâ da buna devam ederken, bu ifade, şövenizmden başka ne ki? Bu günkü ölüm kalım şartlarında, şayet bu şekilde bire tercih noktasına zorlanırsak, eh, Kürt şçvenizmi yerine niye Türk şövenizminin yanında olmayalım ki?

"Allah'ın seçtiği kurtulmuş millet!" ibaresini sloganlaştırmadan kolay ne var?[/color]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 9:54 pm

Türkiye'ye onurlu duruşu için müteşekkiriz 22 Mart 2011 22:53Siyaset 0 yorum1,411 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle Bahreyn Dışişleri Bakanı Şeyh Halid Bin Ahmed Bin Muhammed el Halife, Türkiye'ye "ilkesel tavrı ve bölge ülkelerinin yanındaki onurlu duruşu nedeniyle" teşekkür etti.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinin ardından Dışişleri Konutu'nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan El Halife, Bahreyn'de güvenlik ve istikrarın sağlanması için gösterilen çabaların meyvesini vermeye başladığını, siyasi reformlar konusunda kararlı olduklarını kaydetti.

El Halife, Körfez İşbirliği Konseyi yardımıyla Bahreyn'deki istikrar ve güvenliği sağladıklarını, bunun asla sivil halkı hedef alan bir müdahale olmadığını söyledi.

"Dış güçlerin, sadece devlet kurumlarının korunması ve himaye edilmesi" için ülkede bulunduklarını vurgulayan El Halife, bu güçlerin görev sürelerinin "çok kısıtlı" olduğunu kaydetti.

"Buraya, adaletli tavrınız ve duruşunuzdan dolayı teşekkür etmek için geldim" diyen El Halife, Türkiye'nin rolünün tamamen yapıcı olduğunu bildiklerini, bölgede modern bir Müslüman ülke görmekten mutluluk duyduklarını söyledi.

-ERDOĞAN-OBAMA GÖRÜŞMESİ

Bu arada, Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama'nın yaptığı telefon görüşmesiyle ilgili bir soru üzerine, "Erdoğan ve Obama arasında yapıcı ve kapsamlı bir görüşme yapıldığını" kaydetti.

Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin Libya'da biran önce ateşkesin sağlanması ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının fiilen hayata geçirilmesi yönündeki çabalara destek verdiğini vurguladı.

Davutoğlu, Türkiye ile ABD arasında Libya konusunda mutabakat sağlanmasıyla ilgili olarak da,[color:84f6=red] "NATO'nun, zaten tüm ülkelerin mutabakatıyla karar alınabilen bir yapı olduğunu"[/color] kaydetti.

Türkiye'nin bu çerçevede yapacağı katkıların mahiyeti konusunda gerekli açıklamaları yaptıklarını hatırlatan Davutoğlu, istişarelerin süreceğini, TBMM'ye bu konuyla ilgili bilgi vereceklerini ve muhalefet partileriyle de görüşeceklerini söyledi.



[color:84f6=red]Ülkesini Amerika'ya peşkeş çeken, Amerikan üssü haline getiren onursuz köpek, AKP politikasınun onurunu takdir ediyormuş...

"Amerika'nın kıçından ayrılmayıp, tarihi misyonun, vehmettirdiğinin manasını boğmak için attığın ihanet adımlarındaki cesaretinden dolayı tebrik ediyorum" diyor aslında.

Davutoğlu ne güzel demiş: NATO'da hep beraber karar alıyoruz.

Hadi, Metris'te Kumandan'ın da iştirakiyle hep beraber attığımız sloganı atmaya, mazgallara, bahçeye, pencereye:
Tek yol İslam
Allah Peygamber
Allahsız köpekler
Vatan sizden ne bekler?[/color]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 22, 2011 10:43 pm

Mürted, grub toplantısında yaptığı konuşmada,haçlılara, "niyetiniz petrol olsa da bunu açığa vurmayın!" diye akıl veriyor.

Bu akla istinaden de Haçlılar yanlarına daha fazla eleman alıp, müslüman görünümlü mürted münafık işbirlikçilerden daha fazla alıp, saldırıyolar Libya'ya. Katar uçaklarını göndermiş.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
6 sayfadaki 8 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
 Similar topics
-
» Bursa'daki Osmanlı Sarayı'na Ne oldu?
» İnanılmaz Göz Yanılmaları
» VaV........
» Türkiyedeki Cemaatleşme yanılgıları
» YÜZKOYUN YANİ YÜZ ÜSTÜ YATMA ASLA

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Afrika-
Buraya geçin: