AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

  Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
YazarMesaj
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 21, 2011 11:38 pm




[img]http://www.pressmedya.com/resimler/haber/libya2.jpg[/img]

[size=24]

Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor[/size]



Libyanın başkenti Trablusta Başbakanlık binası ile bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığı, bazı binaların ateşe verildiği bildirildi.






AFP’ye telefonla bilgi veren görgü tanıkları, bazı karakol ve binaların ateşe verildiğini, bir televizyon ve devlet radyosu binasının yağmalandığını söylediler.

Libya’da isyanın çapı giderek büyürken, Kaddafi yönetimi ülkeyi karıştırmak ve istikrarsızlığa sürüklemenin suçunu aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu “dış güçlere” çalışan çetelere yükledi. Ankara ve Trablus arasında, çalıştıkları firma ve evlerinde yağma ve saldırılara maruz kalan panik içindeki binlerce Türk’ün tahliyesi için yoğun diplomasi trafiği yaşanıyor.
[color:ee90=red]
Türkler de tutuklandı [/color]


Libya’nın resmi yayın organları, ülkenin çeşitli bölgelerinde yapılan yönetim karşıtı gösterileri ve meydana gelen kaos ortamını “siyonist güçlere hizmet eden” bazı Müslüman ülke mensubu çetelerin organize ettiğini belirterek, bu ülke vatandaşları arasında Türkler’i de saydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 21, 2011 11:40 pm




[img]http://www.pressmedya.com/resimler/haber/kADDA.jpg[/img]

[size=24]
Kaddafi kaçtı mı?
[/size]
Libya Hava Kuvvetlerine ait iki savaş uçağının Malta'ya indiği ifade ediliyor. Kaddafi'nin oğlu ise babasının hala ülkede olduğunu ve isyancılara karşı savaştığını söylüyor



Libya'nın Arap Birliği temsilcisi Abdül Münayim el Honi, kendi ifadesiyle "devrime katıldığını" ilan ederken, Hindistan büyükelçisi Ali el Essavi, hükümetin eylemcilere yönelik tutumunu protesto amacıyla istifa ettiğini duyurdu.

Bir ay öncesine kadar Libya hükümetinin sözcüsü olan Muhammed Bayou ise yönetimin muhalifleri, şiddetle tehdit etmesinin yanlış olduğunu söyledi.

Kaddafi rejimine bir diğer darbe de Libya'nın Warfla dahil, en büyük iki aşiretinin protestoculara desteklerini açıklamaları oldu.

Bu arada Libya lideri Kaddafi'nin oğullarından Seyfülislam Kaddafi ülkenin iç savaşın eşiğinde olduğunu söyledi.

Devlet televizyonundan halka hitap eden Seyfülislam Kaddafi, Libya'da ulusal çapta bir kaos yaşandığını, ülkenin bütünlüğünün tehdit altında olduğunu belirtti.

Siyasi reform sözü veren Kaddafi, ordu ve polisin göstericilere karşı aşırı güç kullanmasıyla bazı 'yanlışlar' yapıldığını kabul etti ancak ölü sayısının iddia edilenden çok daha az olduğunu savundu.

Protestocuların Parlamento'nun da bulunduğu Halk Sarayı'nı ateşe verdiği ve itfaiye ekiplerinin yangını söndürmeye çalıştığı belirtiliyor.

Görgü tanıklarına göre Trablus'ta güvenlik güçleri protestoculara gerçek mermi ve gözyaşartıcı gazla müdahale etti.

Yeşil Meydan'daki gösteriye katılan bir eylemci, keskin nişancıların ayrım gözetmeksizin otomatik silahlarla kalabalığa ateş açtığını söyledi. Aynı eylemci, "İnsanlar başlarından sırtlarından vuruldu. Ben evime kaçtım. Dışarı çıkmaya korkuyorum" dedi.

Bazı görgü tanıkları da üzerinde Kaddafi'nin fotoğraflarının bulunduğu araçların kalabalığı arasına dalıp rastgele ateş açtıklarını anlattı.

Muammer Kaddafi'nin Libya'yı terk ettiği haberleri üzerine dün gece bazı gruplar sokaklarda sevinç gösterileri yapmaya başlamıştı. Ancak, Seyfülislam Kaddafi babasının "savaşa liderlik etmek için" hala Libya'da olduğunu söyledi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Şub. 23, 2011 12:06 am




[img]http://www.dw-world.de/image/0,,6446549_1,00.jpg[/img]
[size=24]

Libya'nın geleceğini aşiretler belirleyecek [/size]

Karmaşanın ve çatışmaların ortasındaki Libya, petrolden elde edilen gelirler ve aşiret kültürüyle şekillenmiş bir ülke. Uzmanlar, yıllardır ihmal edilen aşiretlerin öfkesinin de son isyanda etkili oldğunu düşünüyor.



Libya'da rejimi protesto için sokaklara dökülen göstericilere, Avrupa’da yaşayan Libyalılardan da destek geliyor. Yunanistan'ın başkenti Atina'da ve Berlin’de yaşayan Lübnanlılar Kaddafi'yi protesto gösterileri düzenlendi. Libya’da göstericilere uygulanan şiddet ise tepki çekmeye devam ediyor. Hükümetin göstericilere sert müdahalesi, başta ABD olmak üzere uluslararası toplum temsilcileri tarafından kınandı. AB Dönem Başkanı Macaristan ve Almanya, Libya’yı yaptırım uygulamakla tehdit etti. Petrol zengini Libya'daki gelişmeler Batı'da dikkatle izleniyor.
[color:2f85=darkred]
Petrol üretiminde 17'nci sırada[/color]

Libya, dünyanın en büyük petrol üreticileri sıralamasında 17’inci sırada yer alıyor. Bu, çok özel bir konum olmasa da petrol zenginliğinin sadece 6 milyonluk nüfuslu bir ülkede bulunması hayli dikkat çekici.

Petrolden elde edilen dolarlar, Libya ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor ve ayrıca uzun bir süre de siyasi egemenliğin en önemli dayanağıydı.

Yani Libya’nın istikrarı ve Muammer Kaddafi egemenliğinin meşruiyeti 40 yıl boyunca önemli ölçüde, petrol gelirlerinin dağılımına bağlı kaldı. Berlin Bilim ve Politika Vakfı’nın Libya uzmanı Isabell Werenfels, Kaddafi’nin petrol gelirlerini Libya'daki aşiretleri satın almak için kullandığını düşünüyor.

Werenfels, “Aşiretler, Libya'da geleneksel olarak toplumsal ve siyasi açıdan, en önemlisi olmasa da, önemli faktörlerden biridir" şeklinde konuşuyor.
[color:2f85=darkred]
İhmal edilen aşiretlerin öfkesi
[/color]
Libya'da 10 büyük aşiret mevcut ki bunların altında da sayıları kestirilemeyecek kadar çok küçük alt aşiretler bulunuyor. Kaddafi bu küçük aşiretlerden birine mensup. Libya lideri 40 yıldan uzun süredir devam eden iktidarı boyunca bilhassa kendi aşiretine yoğun biçimde imtiyaz tanıdı. Werenfels, şu anki protestoların kısmen bu kayırma politikasının bir sonucu olduğu kanısında: “Bu doğal olarak inanılmaz oranda bir kine yol açtı. Bingazi’de gördüğümüz şey, öncelikle ihmal edilmiş bir bölgenin ve ihmal edilmiş aşiretlerin isyanıydı. Tüm doğu ihmal edildi ve bunun intikamı da alındı.“

Libya, Kuzey Afrika’nın en zengin ülkesi olsa da bu zenginlik kesinlikle eşit dağıtılmıyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2010 yolsuzluk barometresinde, Libya 178 ülke arasında İran ve Nepal’ın ardından 146’ıncı sırada yer alıyordu. Yolsuzluk ve kayırma aşiretler arasındaki keskin bölünmeyi de beraberinde getiriyor.

Libya’nın en büyük aşireti Varfela’nın yanı sıra başka aşiretler de isyancılara destek verdiğini açıkladı. Sorbonne Üniversitesi’nden Arap sosyolog Burhan Galyun ise aşiret kültürü ile demokrasi arasındaki çelişkiye şöyle yaklaşıyor: “Aşirer kültürü, modern devlet fikriyle çelişki içerisinde değildir. Aşiretler bir devletin kurulması konusunda uzlaşabilirler. Tüm Arap devletlerinin kuruluşu aşiret reisleri ve kent elitlerinin anlaşmasına dayanıyor. 1950’li yıllara kadar parlamentolar ulusal birliği sağlamak için üyelerini temsil eden aşiret reislerinden oluşuyordu.“
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Şub. 23, 2011 7:23 am

Batı Kaddafiye Neden Saldırır?




Bülent ESİNOĞLU




Kaddafi’nin kendi ülkesini nasıl yönettiği elbette tüm insanlığı ilgilendirir.



Aslında, Irak’ta, Afganistan’da Amerika’nın vahşeti de insanlığı ilgilendirir.



Ama Batının, Libya’dan büyük yaygara göstermesinin nedeni; Libya’nın petrolünü istediği gibi kullanamamasıdır.



Hatırlanırsa, 1986 yılında Amerika bu maksatla, Kaddafiy’i çadırında bombalamıştır. Kızını ve yakınlarını öldürmüştü.



Öncelikle şunu bilmemiz gerekir. Libya’nın petrol gelirleri halka ulaşmaktadır. Nereden biliyoruz dersek, 1- sekiz metre çapında boru ile sekiz yüz kilometre uzaktan halkına su getirmiştir.2- Kişi başına gelir 8500 dolardır.



Size Libya’da başımdan geçen bir hikâyeyi anlatırsam, Libya’da gerçekten ne olduğunu daha iyi anlarız.



Erbakan’ın meşhur Libya çalışma ziyaretinde, devlet heyetinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı adına heyette bulundum.



Erbakan Kaddafi toplantılarına katıldım. Toplantıda gördüklerim ve duyduklarımla ilgili, ertesin gün Batı yanlısı Türk gazetelerinde gördüklerim taban tabana zıt olgulardı.



Erbakan’ın söylemediklerini ve yapmadıklarını sanki yapmış gibi yansıtıyorlardı.



Heyetteki gazetecileri söylersem konu biraz daha iyi anlaşılır. Sabah Gazetesinden Fatih Çekirge, Daily Turkish’den İlnur Çevik vardı. 1996.



Batı, Erbakan’ın Libya ile iyi ilişkiler kurmasını istemiyordu. Batı Libya’yı kendi nüfuz alanı içine almak istiyordu.



Asıl mesele şuydu; Batı tekelleri Libya’ya nadide, makine üreten makineler satmıştı. Bu makineler ile silah üretimi mümkündü. Ancak, Libya bu işi yapamıyor ve makineler boş duruyordu.



Kaddafi bu makileri birlikte kullanmayı teklif etmişti.



İşte Batının yaygarası ve Erbakan’ı orada zor duruma düşürme gayretleri bu yüzden sürdürüldü.



Emperyalist ülkeler, Türkiye’nin Libya’da iş yapması, ortaklıklar kurması, iç işlerine karışmaksızın ilişkilerin geliştirilmesine karşıydı. Hala da öyledir.



O, çalışma gezisinin başarısız kılınmasının arkasındaki asıl neden, emperyalizmin çıkarlarıydı.



Bu güne dönersek. Batı yanlısı gazetelerin gene aynı şeyi yaptığını görürüz. 200 girişimcimizin, 25 bin işçimizin bulunduğu bir ülke ile aramızı açmak isteyenler, Batının içerdeki uzantılarıdır.



Bunlar ne Libya halkını düşünür, ne de Türk Halkını düşünür. Varsa yoksa emperyalistlerin çıkarlarıdır, onlar için önemli olan odur.



Bunlar sadece Türkiye’de mi faaliyet gösterir.



Hayır.



Türk işçilerin arasına yerleştirilmiş Batı ajanları Libya’yı karıştırmada inanıyorum çok önemli roller alıyorlardır. Yakında bunların başka türlü anlatılan hikâyelerine şahit oluruz.



Oradaki işverenlerimize düşen görev; bilebildikleri bu ajanları Libya devletine teslim etmeleridir.



Çünkü bu ajanlara Türkiye adına değil, Batının çıkarları adına görev yaparlar.

22.2.2011, bulentesinoglu@gmail.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Şub. 23, 2011 7:31 am




SİNAN OGAN

TÜRKSAM





Libya’da Ne Olur?



Libya’da diktatörün gösterdiği tepki ve almaya çalıştığı önlemler klasiktir. Diğer önceki bütün devrimlerde benzer çabalar sarfedilmiştir. Libya daha sert önlemler almaktadır. Ancak bunun ötesinde diktatör kendi taraftarlarını da meydana sürmüştür. Libya daha ulus devlet olamamış, aşiret yapısı son derece güçlü bir ülkedir. Aşiretler arası güç dengeleri ve çıkar ilişkileri ön plana çıkmaktadır. Bu çerçevede aşiretler arasında Kaddafi ile geçmişe dayanan düşmanlıklar yaşayan aşiretler olduğu kadar Kaddafiye bağlı aşiretler de mevcuttur. Bu ise ülke için bir iç savaş ihtimalini gündeme getirmektedir.



Libya’da Devrim’in başarıya ulaşacağını düşünmekteyiz. Libya’da Kaddafi ve oğlullarınının sultası yıkılacaktır. Sorun bunun ne zaman yapılacağı ve ne kadar kan döküleceğidir. Şimdiye kadarki çatışmalardan isyancıların geri adım atmaya pek niyetli olmadıkları ve Kaddafi ile oğullarının da öldürmekten çekinmedikleridir. Peki, nereye kadar? Ordunun pozisyonu son derece önemlidir. Şimdilik Kaddafi ve oğulları orduya hakim gibi gözükmektedirler. Ancak ABD’nin ordunun değişik kesimleri ile irtibat halinde olmaları kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca değişik görevdeki diplomatlar ve bürokratlar hükümetten ayrılarak isyancılara katılmaya devam etmektedir. İsyancılar bazı kentlerde denetimi ele geçirmektedir. TV binalarını ele geçirdikleri haberleri de gelmektedir. Şurası nettir ki, Kaddafi’nin devrilme süreci geciktikçe ölü sayısı hızla artacaktır. Bu durumda Kaddafi ve oğullarının artık sığınacak ülke bulmakta sıkıntı çekecekleri ve bu işi sonuna kadar götürmek isteyecekleri de anlaşılmaktadır. Peki, o zaman isyancıların Kaddafi ve oğullarını devirmeye güçleri yetmezse ve kan akmaya devam ederse uluslar arası bir güç devreye girer mi? Girer ise Türkiye bu güce destek verir mi? Asıl soru burada kilitlenmektedir.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Şub. 23, 2011 3:57 pm

FLAŞ! Libya'da El Kaide İslami Emirlik Kurdu!
23.02.2011 Çarşamba 17:54Dünya 0 Yorum18 Okunma 12P 14P 16P 18P

Libya Dışişleri Bakan Yardımcısı Halid Kaym, El Kaide'nin ülkenin doğusundaki Derna'da İslami emirlik kurduğunu açıkladı.

Libya Dışişleri Bakan Yardımcısı Halid Kaym, El Kaide’nin ülkenin doğusundaki Derna’da İslami emirlik kurduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Halid Kaym, Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileriyle toplantısında yaptığı açıklamada, El Kaide’nin doğudaki Derna’da eski bir Guantanamo tutsağı tarafından yönetilen bir İslami emirlik kurduğunu belirtti.

İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini de bugün yaptığı açıklamada, "Sirenaik bölgesinde son günlerde Libya’nın doğusunda bir İslami emirlik kurulduğu ve Batılıları kaçırmak istediklerinin açıklandığını" söyledi.

Frattini, "Bu İslami radikalizm bizi endişelendiriyor, çünkü AB’den birkaç yüz kilometre ötede bulunuyor, ancak hiçbir şey yüzlerce masum sivilin ölümünü halkı çıkaramaz" diye konuştu.

Kaynak: AA

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Şub. 23, 2011 8:07 pm

[quote]Türk işçilerin arasına yerleştirilmiş Batı ajanları Libya’yı karıştırmada inanıyorum çok önemli roller alıyorlardır. Yakında bunların başka türlü anlatılan hikâyelerine şahit oluruz.[/quote]


DENİZ ÜLKE ARIBOĞAN / AKŞAM:

Türkiye içinse durum oldukça tehlikeli. Dışişleri teşkilatımız bütün gücüyle orada çalışan, yaşayan 25.000 vatandaşımızı tahliye etmeye çalışıyor. Seyf-ül İslam Kaddafi'nin Türkiye ve İtalya'yı, tarihsel verilere dayanarak da olsa işaret etmesi, Türkler için ciddi bir tehdit niteliğinde. Libya halkının bu ifadeyi nasıl anladığı, oğul Kaddafi'nin ne demek istediğinden çok daha önemli. Bir de olayın İsrail ile işbirliği yaparak bu olayları tahrik ettiği iddia edilen Türkler kısmı var ki, konuyu iyice zor bir mecraya taşıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Şub. 23, 2011 11:15 pm



[img]http://anadoluhaberim.com/upload/resimler/haber/gelismeler.jpg[/img]

[size=24]
Libya'nın büyük kesimi protestocuların elinde
[/size]

Ülkenin doğusunun büyük bölümünün kontrolünü ele geçiren protestocular, Kaddafi rejiminin kalbi Trablus yakınlarına kadar birçok kent ve kasabanın kontrolünü sağladıklarını ileri sürüyor. Başkent Trablus'da dünden bu yana gösterilere izin vermemek için güvenlik güçlerinin ve milislerin sıkı önlemler aldığı haber veriliyor.




Libya'da protestoculara kanlı müdahalelerin ardından lider Muammer Kaddafi'nin dün yaptığı konuşmayla da yandaşlarını göstericilerle mücadele için sokaklara çıkmaya çağırmasından sonra bugün başkent Trablus'un güvenlik güçlerinin hakimiyetinde olduğu haberleri geldi. Ülkenin doğusunun büyük bölümünün kontrolünü ele geçiren protestocular da Kaddafi rejiminin kalbi Trablus yakınlarına kadar birçok kent ve kasabanın kontrolünü sağladıklarını ileri sürüyor.

Yabancı gazetecilerin ülkeye girmesine izin verilmediği ve sadece görgü tanıklarının telefonla açıklamaları ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla haber alınabilen ve bilgilerin bağımsız kaynaklarca doğrulanamadığı Libya'da ölü sayısının 1000'i bulabileceği yönünde de açıklamalar yapıldı.

Uluslararası ajansların duyurduğuna göre, protestocular, ülkenin batkısındaki en büyük kent Misrata'nın da kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladı. Hükümete yakın bir internet sitesi, güvenlik güçlerinin, başkentin batısındaki, göstericilerin hükümet binalarını ve güvenlik karargahını ele geçirdiği Sabratha kasabasına ağır silahlı güçler gönderdiğini bildirdi.
[color:9cee=darkred]
"1000 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ"[/color]

Yönetim karşıtı gösterilerle sarsılan Arap ve Ortadoğu ülkelerinde, halkına karşı ağır silahlarla saldırı düzenleyerek en sert müdahalede bulunan Kaddafi'nin dünkü açıklamalarından sonra uluslararası tepkiler de arttı.

İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, Libya'da öldürülenlerin sayısının, güvenilir verilere göre yaklaşık 1000'i bulduğunu açıkladı. Frattini, toplam can kaybı konusunda kesin bilgi alınamadığını da belirtti.

İtalyan haber ajansları da Libya'daki görgü tanıkları ve hastane kaynaklarının sadece Trablus'ta 1000 kişinin öldüğü tahmininde bulunduğunu duyurdu.

Merkezi New York'ta bulunan İnsan Hakları İzleme örgütü, Libya'da can kaybını en son 300 olarak açıklamıştı.
[color:9cee=darkred]
TRABLUS'TA DÜNDEN BU YANA AĞIR ÖNLEMLER[/color]

Başkent Trablus'da dünden bu yana gösterilere izin vermemek için güvenlik güçlerinin ve milislerin sıkı önlemler aldığı haber verilirken, şehir merkezi yakınında yaşayan bir kadın, gece boyunca silah sesleri duyduğunu anlattı.

"Her yerde silahlı paralı askerler, kapınızı ya da pencerenizi açamazsınız" diyen kadın, "Müslüman olmayan paralı askerlerin kuşatması altında olduklarını" söyledi.

Trablus'ta gün boyunca Kaddafi'nin ikametgahı yakınından da silah sesleri duyulduğu haber verilirken, kentin büyük bölümünde halkın dükkanlara akın ettiği de bildirildi.

Hükümetin hayatın normale döndüğü imajını yaratmak için halka, işlerine dönmeleri yönünde kısa mesajlar gönderdiği anlatılırken, kent halkı misilleme saldırıdan endişe ettiklerini belirtti.
[color:9cee=red]
DOĞUNUN BÜYÜK BÖLÜMÜ GÖSTERİCİLERİN KONTROLÜNDE
[/color]
Protestocuların, ayaklanmanın başlamasından bu yana bir haftada, ülkenin Mısır sınırından itibaren doğu kesiminin tamamına yakınının kontrolünü ele geçirdikleri ileri sürüldü. Bu bölgelerin bir bölümünde halkın kent idarelerini kurduğu, Mısır sınırındaki muhafızların kaçtığı ve yerel aşiret büyüklerinin muhafızlarının yerine yerel komiteler kurduğu belirtildi.

Protestocular, Trablus'un 800 kilometre doğusundaki Acdabiya kentinin bütün yollarını kontrol ettiklerini ve Sitre Körfezi çevresindeki ana petrol sahalarına ilerlediklerini öne sürdü. Göstericilerin zafer ilan ettikleri Mistra kenti de Trablus'un yaklaşık 200 kilometre doğusunda bulunuyor.

Kent halkından bir doktor, kenti korumak, yaralıları tedavi etmek ve sokakları temizlemek için komiteler kurduklarını anlattı. Ayrıca internet sitelerinde, kentteki subayların da göstericilere tam destek verdiği yönünde bilgiler verildi.

Muhalefet tarafından Facebook'a gönderilen yeni video kayıtlarında da hükümet karşıtı çok sayıda göstericinin Trablus'un 50 kilometre batısındaki Zaviya'da bir binaya, Kaddafi öncesi monarşi dönemine ait bayrağı asmalarının görüntüleri yer aldı. Görüntülerin bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanma olanağı bulunmuyor.

Kaddafi'nin bazı aşiretlerin desteğini kaybettiği haber verilirken, aralarında Washington ve BM'deki büyükelçileri olmak üzere kendi diplomatları da Kaddafi'den desteğini çekti.

Ülkedeki bölünme haberleri, bazı askeri birliklerin göstericilere katılması, muhalefetin başkente saldırı girişiminde bulunabileceği yorumlarını da getirirken, internette de protestocular tarafından bütün polis, silahlı kuvvetler birimlerine ve gençlere cuma günü Trablus'a yürüme çağrısı yapıldığı haber veriliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Cuma Şub. 25, 2011 12:46 pm

ABD'nin Libya'da Asıl Korkusu İslam!

ABD'de Gölge CIA olarak bilinen Stratfor düşünce kuruluşunun Libya ile ilgili yaptığı analiz ABD'nin asıl korkusunu gündeme getirdi.ABD bölgede Kaddafi'den değil ,Cihadist hareketlerden korktuğunu adeta deşifre eden bu analizi aşağıda sizlerin ilgisine sunuyoruz....
25 ubat 2011, 12:02
Anadolu Haber

Libya'da İslamcı militanların rolü korkutuyor

Ortadoğu'da son dönemde yaşanan devrimlerin en yakından izlenen boyutlarından biri İslamcı savaşçıların olaylarda ne kadar etkili olduğu ve yaşananlara nasıl tepki verdikleriydi. Özellikle cihatçıların yuvası olan Libya'daki protestolara El Kaide'nin destek vermesi, gözlerin bir kez daha İslamcı savaşçılara dönmesine neden oldu.

İslamcı militanlar, özellikle de cihatçılar uzun yıllar boyunca Müslüman dünyasındaki rejimleri devirmek için uğraştılar. Bir istisna olan Afganistan dışında, başarılı olamadılar. Hatta Afganistan’da Taliban’ın yükselişi bile gerçek bir devirmeden çok iktidar boşluğunu doldurma şeklindeydi. Somali’de Yüksek İslam Mahkemeleri Konseyi’nin kısa süreli idaresi de benzer koşullarda gerçekleşti.

Ancak, cihatçılar hükümetleri devirme konusunda başarılı olamasa da Tunus, Mısır, Libya gibi ülkelerin liderleri tarafından hala bir tehdit olarak görülüyor. Söz konusu rejimler bu tehditlere çok sert yanıt veriyor.

Libya’da yaşananlarla ilgili olarak, Tunus ve Mısır’ın aksine sadece bir iktidar değişikliği değil, aynı zamanda bir rejim hatta devlet değişikliği olması ihtimali üzerinde duruluyor. Mısır ve Tunus’un aksine Libya’da ordunun zayıf olması Kaddafi’nin yerine geçecek bir kurum olmadığı anlamına geliyor. Dolayısıyla Somali ve Afganistan’da olduğu üzere Libya bir kaosa sürüklenip, cihatçıların gelişimi için ideal bir zemine dönüşebilir.

Dolayısıyla bir kez daha Libya’daki cihatçıların durumunu gözden geçirmekte fayda var.

LİBYALI CİHATÇILAR HER YERDE

Libyalılar geçmişte Afganistan, Bosna, Çeçenistan ve Irak gibi yerlerde askeri operasyonlara katıldı. Libyalılar 1990’larda Afganistan’ı terk ettikten sonra hatırı sayılır büyüklükte bir cihatçı ülkelerine dönerek “kafir” olarak nitelendirdikleri Kaddafi’yi devirmek için bir silahlı kampanya başlattı


1995’te kendilerini Libya İslami Mücadele Grubu (LIFG) olarak tanıtmaya başlayan grup Kaddafi’ye suikast girişimlerini de içeren düşük yoğunluklu bir isyan hareketinin yanı sıra asker ve polise saldırılar düzenledi. Kaddafi bu girişimlere demir yumrukla yanıt vererek militanların kaleleri olan Derne ve Bingazi gibi şehirlerde sıkıyönetim ilan etti. Bir dizi askeri müdahalenin ardından 1990’ların sonunda Libya isyancılardan temizlendi. Birçok LIFG üyesi de ülkeyi terk etti.

Libya hükümeti vatandaşlarının dünyanın diğer yerlerindeki silahlı çatışmalara katılmasına açık destek vermedi, ancak zımnen onayladı. Bölgedeki diğer ülkeler gibi Kaddafi rejimi de cihatçıları yurtdışına göndermeyi kendi sorunlarını çözmenin yolu olarak gördü. Ancak zayıfların ayıklanacağı ve geriye sadece güçlülerin kalacağı hesaba katılmamıştı.


LIFG EL KAİDE'NİN PARÇASIYDI

Kasım 2007’de yayınlanan bir ses mesajında El Kaide’nin iki numaralı lideri Ayman el Zevahiri, LIFG’nin resmen El Kaide’nin bir parçası olduğunu açıkladı. Libyalıların Irak’taki varlığı Eylül 2007’den itibaren hızla belirginleşti.


Trablus hükümeti Irak ve Afganistan gibi ülkelerde faaliyet gösteren ve sonra ülkelerine dönen Libyalı savaşçıları yakından takip etti. Suudi rejiminin yaptığına benzer bir ödül-ceza yaklaşımını benimseyen Libya yönetiminin bu çabalarının sonucunda LIFG ve diğer cihatçılar Kaddafi rejimine karşı ciddi bir tehdit yaratamadı ve uzun bir süre sessiz kaldı.


Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam LIFG militanlarının rehabilitasyon sürecini başkanı olduğu vakıf aracılığıyla yönetti. Rejimin LIFG’yle ilgili kaygılarının en net yansıması da olayların ilk günlerinde yapılan ve örgütün savaşçılarının serbest bırakılma sürecinin devam edeceğini belirten açıklama oldu.

DERNE VE BİNGAZİ CİHATÇI YUVASI

Hazırlanan raporlarda Libyalı cihatçıların yüzde 60’ı memleketlerinin Derne, yüzde 24’ü Bingazi olduğu belirtildi. Ülkenin doğusunda bulunan bu iki şehir aynı zamanda son günlerde en yoğun protestoların yaşandığı noktalar. Her iki şehirde de orduya ait depolar kısmen İslamcılar tarafından yağmalandı.



Wikileaks’in yayımladığı Trablus mahreçli 2008 tarihli bir ABD Dışişleri Bakanlığı belgesinde de doğu illerindeki radikallik dalgasına işaret edildi. Belgeyi kaleme alan ABD’li diplomat dünyanın başka yerlerinden ülkesine dönen birçok Libyalı savaşçının Derne’ye yerleştiğini ve şehrin Irak’taki yabancı savaşçıların kaynağı olduğunu aktardı.



Belgede ayrıca bölgedeki genç erkeklerin yaklaşık yüzde 70’inin işsiz olduğu ifade edildi. ABD’li diplomat son olarak bu genç erkeklerin büyük çoğunluğunun Irak’taki savaşı son yıllarda Libya’daki rejimi desteklediğini düşündükleri ABD’ye saldırmak için bir yol olarak gördüğünü belirtti.

İKTİDAR BOŞLUĞU CİHATÇILARA YARAYACAK

Libya’nın doğusundaki bu derin radikalizm hareketi, bizi tekrar en başa götürüyor. Bu noktada cihatçıların Libya’da kontrol sağlaması pek olası görünmese de Kaddafi’nin devrilmesi ve Libya’da bir kaos dönemi başlaması durumunda bu militanlar hiç olmadığı kadar geniş bir hareket alanı bulmalarına izin verebilir.


Rejim devrilmezse ve doğu ile batı arasında iç savaş çıkarsa yaşanacak kaos ortamında da aynı oranda geniş hareket alanı bulabilirler. Kaddafi ya da yerine geçecek şahıslar düzeni sağlamayı başarsa bile askeri depoları yağmalayan militanlar bir anda ağır silahlı kuvvetlere dönüşebilir. Bu da Libya’nın yıllardır kaçındığı tehditle karşı karşıya kalması anlamına gelir.


STRATFOR'un "Jihadist Opportunities in Libya" başlıklı analizinden derlenmiştir

Hürriyet


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Paz Şub. 27, 2011 11:59 pm




[img]http://www.pressmedya.com/resimler/haber/libya%20eylem.jpg[/img]

[size=24]
Libya Halkı Ömer Muhtar diye haykırıyor


[/size]
Libyalı direnişçiler ülkenin doğusunu tamamen ele geçirdi. Devlet binalarına Ömer Muhtar dönemindeki bayrakları astılar. Sloganları:" Ne zillet, ne de utanç. Ömer Muhtar'ın torunlarıyız"






Libya'nın başkenti Trablus'un 60 kilometre batısında bulunan Zaviye şehrindeki diktatör Kaddafi'ye bağlı kuvvetlerle muhalifler arasında çıkan çatışmalarda ölü sayısının 23'e yükseldiği, 44 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Ülkelerindeki yönetimleri deviren Tunus ve Mısırlılar, Libya halkına yardım kampanyaları düzenliyor. Kendi özgürlükleri için savaştıktan sonra kapı komşularında acı çekenlere duyarsız kalamayacaklarını ifade eden gönüllüler, kan bağışı, sahra hastaneleri, gıda ve ilaç yardımları için organizasyonlar yapıyor.
Kaddafi El Kaide'ye karşı savaş ilan ettiğini tekrar duyurdu

Kaddafi, kendi televizyonuna telefonla bağlanarak açıkalama yaptı. Kaddafi yine tehditler savurdu, El Kaide'yi suçladı. Kaddafi bütün ülkeyi yıkımla tehdit etti.

Çocuklarını sokaktan almaları yönünde aileleri uyaran diktatör Kaddafi, göstericileri El Kaide'nin örgütlediğini ve Libya'da yaşananların tek sorumlusunun El Kaide olduğunu belirtti.
[img]http://1.bp.blogspot.com/_iR2pCswKlVQ/S_Z-aHNEUeI/AAAAAAAAETI/huDBReQDO4M/s1600/Omar_Mokhtar_arrested_by_Italian_Fascists.jpg[/img]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 28, 2011 6:23 pm

LİBYA SONRASI DÜNYA KARIŞACAK




Siz de diğerleri gibi İngilizce konuşabilirsiniz. Nasıl mı ? Tıklayın !


28.02.2011 15:24

Karakter boyutu :

--------------------------------------------------------------------------------

Cumhuriyet yazarı Mustafa Sönmez “Libya’nın Çöl Fırtınası” başlıklı yazısında Libya olayının dünya ekonomisini nasıl etkileyeceğini şöyle tahlil etti:

2010’un şamatalı yüzde 8 büyümesini, ancak tarihi 48.5 milyar dolarlık döviz (cari) açığı ile becerebilen AKP iktidarı, Libya’dan sonra her şeyin çok farklılaştığını görecek mi acaba? Bu cari açıkla, hedeflenen yüzde 5’lik 2011 büyümesi zaten zor, peki ne olur? Bilinen şu ki, Libya sonrası dünya ahvali yine karışacak. Çöl fırtınası, yeni bir topografya yaratmaya aday. Fırtına ilk olarak enerji fiyatlarını yukarı çekerken enerjide ithalata göbekten bağımlı Türkiye, birçok yönden olumsuz etkilenecek. .


Ham petrol fiyatları en iyi ihtimalle 2008’deki düzeyine (varili 93 dolar) çıksa ve orada kalsa bile Türkiye’nin sadece enerji ithalat faturası o yılın 47 milyar dolarlık düzeyinden az olmaz. Bu, ithalata ağır bir yük ve akabinde de cari açığı daha da arttırıcı bir unsur. Türkiye’nin “enerji” olarak konsolide ithalatında ham petrol ve doğalgaz yüzde 60 pay alırken kokkömürü ve işlenmiş petrol ürünleri yüzde 14’lük, diğer kömür türleri de yüzde 4’lük pay alıyor. Tüm enerji kalemlerinin fiyatları yukarı yönlü gelişiyor.

***

Gelelim Libya çöl fırtınasının ihracat üzerindeki etkilerine. Türkiye’nin küresel krizin kopuşu ile birlikte, en büyük yara alan kanadı, dış pazar oldu. Özellikle AB’ye olan ihracatta ciddi azalma yaşandı. Kriz öncesi yıl 2008’de 132 milyar doları bulan ihracatta, AB’nin (27) payı yüzde 48’di. Kriz yılı 2009’da ihracat 102 milyar dolara kadar düşerken AB’nin payı da yüzde 46’ya geriledi. AKP iktidarı, “İslami kredileri” de kullanarak yüzünü Afrika ve Ortadoğu pazarlarına döndü ve kayıpların bir kısmını oralardan telafi etmeyi denese de büyüme yılı 2010’da ihracat ancak 114 milyar dolara çıkabildi. Yani kriz öncesinin hâlâ yüzde 14 gerisinde kaldı.

Artan petrol fiyatları, AB’nin belini doğrultmasını bir kez daha, bir başka bahara erteletecek. Türkiye’nin ihracatı açısından AB pazarında bir iyileşme ufukta görünmezken bu kez de Libya’daki gelişmeler nedeniyle Afrika ve Ortadoğu pazarlarına ihracatın olumsuz etkilenmesi söz konusu. Bu bölgelere malı satsanız bile para tahsilatı sıkıntı yaratacak. İhracat sigortası olmayan bu bölgeler artık daha da riskli. Bir de inşaat işlerinin akıbeti var. Yeni bir Libyazede grubu ortaya çıkacak gibi: Hem işçilerde, hem müteahhitlerde.

Bir de sıcak paranın ne yapacağı sorusu var. Merkez Bankası’nın iştah kesici reçetesiyle, başkanın söylediğine bakılırsa 10 milyar dolarlık sıcak para çıkmış. Arap dünyasındaki hayhuy, Türkiye’nin sıcak para için cazibesini azaltıcı yeni bir etken olabilir. Bu da cari açığı tarihi boyutlara ulaşan Türkiye’de, cari açığın finansmanının da zorlaşacağı yeni bir dönem demek. Olacakları tahmin etmek zor değil: Enflasyonda başkaldırı, faiz artışı, küçülme, işsizlikte büyüme...

AKP iktidarının bu çöl fırtınasının etkilerini seçime gidinceye kadar topluma hissettirmemesi mümkün mü? Çaba o yönde olacak, ama hoşnutsuzluklar hissedilmeyecek gibi değil. Dahası, seçime 100 gün var... O zamana kadar “Pandora’nın Kutusu”ndan neler çıkar kim bilir?...

Odatv.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 28, 2011 7:11 pm

Abd ve AB'den Kaddafi rejimine karşı tepkiler yükselirken, Kaddaf'nin muhaliflere tepkisi AB'deki canavarların yüreklerini sızlatmış, Kaddafi'ye silah satmama kararı almışlar.

RTE, yaptırımları eleştirip, NATO müdahalesi lafına kızmış... NATO'nun Libya'ya müdahalesi için, "saçmalık" diyor. RTE'nin burdaki tavrına aferin. Ne de olsa bir Amerikan yalanının peşine takılıp Irak'a saldırıya destek vermekten dolayı ağzının payını almış adam, dikkatli davranıyor, aferin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 28, 2011 7:13 pm

ABD ORDUSU LİBYA'YA MI GİDİYOR?




Siz de diğerleri gibi İngilizce konuşabilirsiniz. Nasıl mı ? Tıklayın !

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da, Kaddafi'ye ülkeyi daha fazla kan gölüne çevirmeden, derhal iktidardan ayrılması çağrısı yaptı.

28.02.2011 19:09



--------------------------------------------------------------------------------

Reuters ve AP ajanslarının haberlerine göre ABD yetkilileri "seçeneklere göre bölgedeki kuvvetlerimizi yeniden konuşlandırıyoruz" dediler.

ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Pentagon kurmaylarının çok sayıda olasılık üzerinden plan seçenekleri üzerinde çalıştıkları bildirildi.

Bu planlar çerçevesinde hava ve deniz kuvvetleri unsurlarını Libya çevresinde konuşlandırılacağı kaydedildi.

ABD'nin Akdeniz'de olağan hava ve deniz kuvvetleri mevcutken, Basra Körfezi'nde de 2 uçak gemisi bulunuyor.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da, Kaddafi'ye ülkeyi daha fazla kan gölüne çevirmeden, derhal iktidardan ayrılması çağrısı yaptı.

Clinton, Kaddafi iktidardan ayrılmadıkça, bütün seçeneklerin masada olduğunu belirtti.

ABD Başkanı Obama, Kaddafi'ye iktidardan ayrılması ve sürgüne gitmesini önerdi.





Öte yandan Libya lideri Muammer Kaddafi çevresindeki uluslararası çember giderek daralıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ardından Avrupa Birliği de Libya'ya yaptırım kararı aldı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin gündeminde ise Libya'nın üyeliğinin askıya alınması var.

Avrupa Birliği'nin aldığı yaptırım kararı, Kaddafi rejimi mensuplarına vize yasağını, silah ambargosunu, Kaddafi ile ailesinin mal varlığının dondurulmasını kapsıyor.

AB Dışişleri Sorumlusu Catherine Ashton, isyancıların bombalanmasını önlemek için Libya üzerindeki hava sahasını kapatma konusunda da çalıştıklarını bildirdi.

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, ek olarak ülkesinin 60 gün süreyle Kaddafi rejimi ile mali ilişkileri kesebileceğini, petrol karşılığı ödemelerini dondurabileceğini söyledi.

Guido Westerwelle, Kaddafi rejiminin böylece paralı asker tutamayacağını savundu.

Fransa da, protestocuların elindeki Bingazi'ye yardım malzemesi ve sağlık görevlileri dolu iki uçak gönderdi.

Merkezi Lahey'de bulunan Birleşmiş Milletler Ceza Mahkemesi de, Libya'da işlenen savaş suçları aleyhinde delil toplamak amacıyla, bir heyet oluşturarak çalışmalara başladı. Mahkeme, sivil ölümleriyle ilgili Libyalı subaylarla temas halinde olduğunu, insanlığa karşı suç işleyenleri mutlaka cezalandıracağını bildirdi.

Öte yandan, Libya'da savaş uçakları muhaliflerin kontrolündeki mühimmat depolarını bombalamaya devam ederken, isyanın merkez üssü Bingazi'de ele geçirdikleri askeri cephanelikleri boşaltan Kaddafi karşıtları, iç savaş hazırlıklarına başladı.





Odatv.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 28, 2011 7:14 pm

Gelsinler bakalım, işte o zaman El Kaidesi Kaddafisi bir olup işgalci köpeklere karşı vatan savunması nasıl yapılırmış gösterirmezler mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Ptsi Şub. 28, 2011 11:45 pm



SON DAKİKA


ABD savaş gemilerinin rotası Libya 28 Şubat 2011 21:29Dünya 0 yorum829 okunmaA A A A A A Bu haberi yazdır Favorilerine Ekle Son iki haftadır iç savaş yaşanan Libya'daki karışıklık sonrası ABD yönetimi ilk ciddi adımını atıyor.. Pentagon açıklamasında 'Gemileri ihtiyaç ihtimaline karşı Libya'ya doğru kaydırıyoruz' denildi..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 01, 2011 11:57 am

ABD Libya'ya ait 30 milyar dolarlık varlığı dondurdu
28.02.2011 - 22:54 Yazdır Arkadaşına gönder ABD Maliye Bakanlığı, Libya hükümetine ait 30 milyar dolar değerindeki varlığın donduruluğunu açıkladı. Bu miktarın, tarihteki en büyük varlık dondurma kararı olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletler'in Libya'ya karşı aldığı yaptırım kararının ardından ABD ve AB'den yaptırımların ayrıntılarına dair haberler gelmeye başladı. ABD Maliye Bakanlığı, Başkan Obama'nın direktifi ile Libya lideri Muammer Kaddafi'ye, Kaddafi'nin aile üyelerine, hükümet üyelerine ve hükümetin kontrolündeki şirketlere ait toplam 30 milyar dolar değerindeki varlığı bloke etme kararı aldığını duyurdu.

Yaptırım kararını açıklayan ABD Maliye Bakanlığı'nın Terörizm ve Finansal İstihbarat Sekreter Yardımcısı David Cohen, kararının ayrıntıları hakkında bilgi vermedi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, bugünkü BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında Kaddafi iktidarına karşı, askeri müdahale de dahil olmak üzere, sert tedbirlerin masada olduğunu belirtmişti.

ABD Savunma Bakanlığı, bugün Libya sınırına ve Akdeniz'e askeri yığınak yapılması kararı alındığını açıklamıştı.

(soL - Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 01, 2011 1:11 pm

Chavez, Kaddafi'yi kınamayacağını yineledi

Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, Libya lideri Muammer Kaddafi'yi kınamayacağını yineledi
01 Mart 2011, 08:47
Anadolu Haber

Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, Libya lideri Muammer Kaddafi'yi kınamayacağını yineleyerek, ABD'nin petrol kaynaklarını ele geçirmek için Libya'yı istilaya hazırlandığını öne sürdü.

Chavez, devlet üniversitelerinden yeni mezunlara hitap ettiği konuşmasında, Libya'yla ilgili yalanlar kampanyası yürütüldüğünü ifade ederek, "O'nu (Kaddafi) kınamayacağım. Dostum olan birini kınamak alçaklıktır" dedi.

Hugo Chavez, televizyondan da yayımlanan konuşmasında, Kaddafi'nin iktidardan uzaklaştırılması kampanyasının arkasında Amerikan hükümetinin bulunduğunu savundu.

Venezuela muhalefeti, Kaddafi'yle yakın ilişkileri bulunduğu için Chavez'i şiddetle eleştiriyor.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 01, 2011 1:13 pm

ABD Libya'da İşgüzarlık Peşinde

ABD ordusu, "Seçeneklere göre esneklik sağlayabilmek için bölgedeki askerlerimizi yeniden konuşlandırıyoruz" açıklamasını yaptı.
28 ubat 2011, 21:11
Anadolu Haber

ABD ordusu Libya'ya göre konuşlanıyor

İngiltere Başbakanı David Cameron, Libya hava sahasını uçuşa kapatmak için görüşmeler yaptıklarını açıkladı.

CLINTON: KADDAFİ ACİLEN İSTİFA ETMELİ

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, kendi halkını bastırmak için "paralı asker ve haydutlar" kullanan Libya Lideri Muammer Kaddafi'nin hemen istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Clinton, Cenevre'deki BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında, "Kaddafi ve çevresindekilerin bu eylemlerinden dolayı sorumlu tutulması gerektiğini" belirterek, her türlü olasılığın masada olduğunu kaydetti.

SAVAŞ UÇAKLARI DEVREDE

Libya'da bir görgü tanığı, uçakların Bingazi'nin 100 km kadar güneyindeki Adcebiye'deki bir depoya ateş açtığını belirterek, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgisinin olmadığını söyledi.

Bingazi'deki bir yedek asker de, iki uçağın Adcebiye ve Bigazi'nin 15 km güneyinde bulunan Recme'deki depoları hedef aldığını, saldırının uçaksavarla püskürtüldüğünü belirtti.

Yedek asker, uçakların Adcebiye'deki depoya zarar vermediğini, bir su deposunu imha ettiğini ifade etti.
Clinton, "Kaddafi için, başka bir şiddet ya da erteleme olmadan, hemen şimdi gitme zamanı geldi" dedi.

Dünya Bülteni


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 01, 2011 3:37 pm

Erdoğan: Nato'nun Ne İşi Var Libya'da?

Başbakan Erdoğan Almanya'daki konuşmasında AB' ye çok sert sözlerle yüklendi.Ve Libya hususunda ise Nato'nun müdahalesine karşı çıktı!
28 ubat 2011, 21:14
Anadolu Haber

Başbakan Erdoğan, AB liderlerinin Türkiye karşıtı tutumlarını Almanya'da eleştirdi. Erdoğan,

Türkiye'nin schengene dahil edilmemesini eleştirerek, "Brezilya'ya, Paraugay'a, uruguay'a Bolivya'ya vize muafiyeti vereceksiniz. Bu ülkelerin AB ile hangi ortak yanı var. 50 yıldır AB'nin içinde olan Gümrük Birliği olan ve müzakere süreci içinde olan Türkiye'ye schengen'i müsaade etmeyeceksiniz. O zaman benim aklıma başka şeyler geliyor. Medeniyetler İttifakı'nın merkezinin değil, Hristiyan Birliğinin merkezi olmayı düşünüyor. Böyle geliyor. Ben açık sözlü olmayı severim" diye konuştu.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Türk-Alman Sanayi Odası'nın Hannover'deki toplantısında yaptığı konuşmada AB liderlerini ağır sözlerle eleştirdi. Erdoğan'ın mesajları özetle şöyle :

AKLIMA BAŞKA ŞEYLER GELİYOR

Geri kabul anlaşmasının imzalanmasını istiyoruz. Derdimiz, buradan bize vize muafiyetinin sağlanması. AB'nin genelini kastediyorum. Brezilya'ya, Paraugay'a, uruguay'a Bolivya'ya vize muafiyeti vereceksiniz. Bu ülkelerin AB ile hangi ortak yanı var. 50 yıldır AB'nin içinde olan Gümrük Birliği olan ve müzakere süreci içinde olan Türkiye'ye schengen'i müsaade etmeyeceksiniz. O zaman benim aklıma başka şeyler geliyor.

Avrupa Birliği değil Hristiyan Birliği
Medeniyetler İttifakı'nın merkezinin değil, Hristiyan Birliğinin merkezi olmayı düşünüyor. Böyle geliyor.

BİRBİRİMİZE ÇALIM ATMAYALIM

Ben açık sözlü olmayı severim. Öyle değilse çıkıp desinler Biz Türkiye'yi istemiyoruz. Başım gözüm üstüne. Ama bizi oyalamayın. Ne siz yorulun ne biz yorulalım. Birbirimizi oyalamayalım. Birbirimize çalım atmayalım. Müktesebat belli. Maçın içinde kural değiştiriyorlar. Penaltı'nın kuralı değişti. Böyle şey olur mu? Ahde vefa AB'nin en önemli şartı. Nerde ahde vefa. İkili olarak bir araya geldiğimizde ahde vefa diyorlar. Nerde ahde vefa. Geçen hafta Sarkozy'ye de söyledim. Kalkıp da Güney Kıbrıs'a AB üyeliğinin yolunu açıyorsunuz. AB Müktesebatını çiğneyerek Kıbrıs diye bir ülke yokken alıyorsunuz. Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs var. Kıbrıs adası senin değil ki Kuzey'de Türkler var. Annan Planı içinde Kuzey, Kıbrıs Türk Devleti diye geçer.

Ben siyaseti dürüstlük olarak algılıyorum. Siyaset dürüst temellere dayanmıyorsa o ülkeler bedelini er veya geç öder. Almanya'nın Türkiye'ye destek olması, ilişkilerimizin normal seyrine yaraşır. İlişkilerimize popülizm hakim olmadıkça ilişkilerimiz gelişir.

ALMAN HALKINA SESLENDİ : TÜRKİYE'DE İNANÇ HÜRRİYETİNE BASKI YOK

Erdoğan, konuşmasında, "Türkiye'de inanç hürriyetinin kısıtlı olduğunu, Türkiye'de inanç hürriyetine saygı duyulmadığına yönelik" bazı propagandalar yapıldığı yönünde bilgi aldığını belirterek, bazı örneklerle inanç hürriyetine sağlanan kolaylıkları sıraladı. Patrik seçimi için St. Snod Meclisi'ne üye olanların Türk vatandaşı yapılması, Rum Yetimhanesi'nin Patrikhaneye devredilmesi, Sümela Manastırı'nın aine açılması, Mersin'de bir Alman kilisenin aine açılması ve Akdamar kilisesinin onarılıp aine açılması gibi uygulamaları anlatan Erdoğan, şöyle konuştu :

İMAR PLANLARINDAN CAMİYİ ÇIKARDIK ; MABED YAZDIK

Nerde sıkıntı var. Azınlıkların bulunduğu yerlerdeki kiliselerde zaten ainlerini yapıyorlar. Bize gelen ekstra talepler karşısında yaptıklarımızı anlatıyorum. Ak Parti iktidarında kimse bunun örneğini veremez. Bunun en büyük garantisi biziz. Bizim laiklik anlayışımız içinde her inanç grubu devletin garantisi altındadır. Ülkemizin yüzde 99'u Müslüman. Biz imar planlarında cami yazardı. Camiyi imar planlarından çıkardık. Biz onun yerine mabed yazdık: Olur ya hristiyanların mabed talebi olur diye. Bunları biz yaptık.

MERKEL'İ ALMAN İŞADAMLARINA ŞİKAYET ETTİ : LİDERLER VİZYONER OLMALI

Erdoğan, Türk-Alman Sanayi Odası'nda yaptığı konuşmada, Alman Başbakanı Merkel'i Alman işadamlarına şikayet etti. Türk ve Alman halklarının dostluklarını yüzyıllar ötesine dayandığını kaydeden Erdoğan, isim vermeden Merkel'e şu sözlerle yüklendi : "Türkiye Almanya ilişkilerinin gündelik politik çıkarlarla, popülist yaklaşımlarla ele alınması doğru değildir. Liderlerin vizyoner olmaları gerektiğini, uzun vadeli politikalar üretmeleri gerektiğini, hadiselere daha geniş vizyonla yaklaşmaları gerektiğini savunduk. Liderler arasında kin olamaz. Halkları etkiler. Liderler kalıcı değil gelip geçici. Ben de Almanya'daki liderler de kalıcı değil. Ama halklar arasındaki ilişkiler kalıcılığa sahip. Almanya'daki Türkler geçmişten bu yana farklı farklı iktidarlara oy verdiler. Liderlerin birbiriyle sürtüşmesi dost düşman gibi bir anlayış asla olamaz.

LİBYA'YA NATO MÜDAHALESİ SAÇMALIK

Bakın son aylarda Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde demokrasi için adeta intihar komandoları gibi ölümü göze alanları görüyoruz. Türkiye olarak onları iyi anlıyoruz. Her türlü müdahale kabul edilemez sorunlara neden olur. Gazeteciler bana, "NATO, Libya'ya müdahale etmeli midir?" diye soruyor. Böyle saçmalık olabilir mi? NATO'nun ne işi var Libya'da NATO üyesi olan ülkelerden talep gelmesi halinde müdahale edebilir. Biz Türkiye olarak bunun karşısındayız dedik. Biz Tunus'u Tunuslular'ın Mısır'ı Mısırlılar'ın olarak görüyoruz. Kendi mukadderatlarını o ülkelerin halkları belirlemelidir. Kimse kalkıp da o ülkelerdeki petrol kuyularının hesabını yapmasın. Demokrasi adına temel hak ve özgürlükler adına tavsiyelerde bulunacaksak bunları konuşalım ama petrolün hesabını yapmayalım. Bunun bedeli çok ağır olur.

TRABZONLU YUNUS EMRE

Çok dikkatli olunmalı. Libya halkını ve yabancı ülke vatandaşlarını sıkıntıya sokacak her türlü girişimden uzak durulmalı. Bize niye Libya'ya bir şey demiyorsunuz diyorlar. Biz kabile idare etmiyoruz. Oradaki vatandaşlarımızdan bir tanesinin öldürülmesinin bedelini ben nasıl ödeyeceğim. Nitekim Trabzonlu Yunus emre geri gelebilecek mi? Annesinin gözyaşını kim dindirebilir? Libya şu anda doğu ve batı olarak fiilen bölünmüş durumda. Ama biz Libya'nın tekrar bir iri ve diri olmasını istiyoruz.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 01, 2011 4:00 pm

ABD'nin derdi İnsanlar değil, Petrol!

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin iktidarına karşı ayaklanan isyancılara karşı silahlı mukavemet başlatmasının ardından, ABD, Libya'daki krize müdahale etme konusundaki tartışmaları hızlandırdı.

28 ubat 2011, 00:55
Anadolu Haber

Beyaz Saray, ABD Başkanı Barack Obama’nın, yapılacak muhtemel müdahaleler için İngiltere Başbakanı David Cameron ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicloas Sarkozy’yi görüşmeyi planladığını belirtti.

Önerilen hamleler arasında, Libya’nın hava sahasının kapatılması ve ülkeye yaptırımlar uygulanması var.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, uygulanması düşünülen yaptırımları ve Libya’nın hava sahasının kapatılması için İsviçre’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) görüşmelerine katılması bekleniyor. Diğer yandan İsviçre, Kaddafi’nin varlıklarını dondurduğunu belirtti.

Bir Fransız insan hakları yetkilisi, Libya’da yaşanan çatışmalarda şu ana kadar yaklaşık iki bin kişinin öldüğünü belirtti.

İngiltere Başbakanı Cameron, Libya’da tutsak düşmelerinden endişe duyulan İngiliz vatandaşlarının tahliye edilmesinden bizzat sorumlu olacak. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, çoğu petrol sahası çalışanı ve destek ekibi olan yaklaşık 150 İngiliz’in olduğunu tahmin ediyor.

Ayrıca, tahliye için bir hava kurtarma operasyonu gerçekleştirmek de olasılıklar arasında. Savunma Bakanı Liam Fox, bu konuda NATO’yla işbirliği yapılmasının düşünüldüğünü, aynı zamanda Libya Hava Kuvvetleri’nin durumuna ve onların kendilerine yönelik risklerini değerlendireceklerini belirtti.

Bütün Dertleri Petrol
Libya Batı'nın petrol deposu niteliği ile Afrka'nın en zengin petrol yataklarına sahip ülkesi olarak bilinmekle beraber özellikle Batı'nın insani amaçlı değil sömürü amaçlı buralara yaklaştığı biliniyor.Diktatörlüğe karşı çıkıyoruz diye devamlı olarak kamuoyunu yanıltıcı bir takım beyanların sahibi olan ülkeler ve ABD kendi çıkarlarını koruduğu müddetçe hiç bir diktatöre karşı bu tür bir yaptırım uygulamamıştır.Bunun en büyük kanıtıda Suudi Arabistanda süren Suud Krallığı ve diktatörlüğüdür.Madem karşılar buralarada karşı çıksınlar görelim ....

Libyada Yaptırımlara Karşıyız:

Uluslararası toplumu Libya’ya petrol kaygısı değil, hakla, hukukla, insani değerlerle yaklaşmaya çağırıyorum diyen Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı bu açıklama'sında 'Biz birilerinin yaptığı gibi Libya'ya çıkar ilişkileri açısından bakan bir Ülke değiliz'diyerek, aslında çok önemli bir hususunda altını çizmiş ve aslında mevzuuyu apaçık izah eden şu cümleleri sarfetmişti. Ayrıntı için tıklayınız>> http://www.anadoluhaberim.com/haber_detay.asp?haberID=7556


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Salı Mart 01, 2011 4:18 pm

Castro: 'NATO Libyayı işgal edecek'

Küba devriminin lideri ve eski devlet başkanı Fidel Castro, NATO'nun planının Libya'yı işgal etmek olduğunu öne sürdü.

22 ubat 2011, 15:41
Anadolu Haber

Küba haber ajansı Prensa Latina'da yayımlanan ve Libya'daki durumu değerlendiren yazısında Castro, Libya'nın yaşadığı kaosun arkasında yatan sebebin "uluslararası büyük Amerikan şirketlerinin elinde olan, başlıca zenginlik kaynağı haline dönüşen ve mevcut durumda medeniyetlerin gelişimine yön çizen: petrolün" olduğunu ifade etti.

Castro, "ABD'nin, Libya'da tam barış için endişe duymadığı benim için apaçık ortadadır ve ABD, NATO'nun bu zengin ülkeyi işgal etmesi emrini vermekte tereddüt etmeyecektir, bu bir zaman veya gün meselesidir" görüşünü savundu.

"Kaddafi'nin Venezuela'ya kaçtığı yalanının ortaya atıldığını", ancak bunun hemen Venezuela Dışişleri Bakanlığı tarafından yalanlandığını hatırlatan Castro, "Ben, Libya liderinin (Kaddafi) ülkesini terk edeceğini düşünmüyorum" ifadesini kullandı. Castro, "Samimi bir insan her zaman, dünyanın neresinde olursa olsun, her türlü adaletsizliğe karşıdır ve bunların en kötüsü de Libya halkına karşı suç işlemeye hazırlanan NATO'ya karşı sessizliğini korumaktır" yorumunda bulundu.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1951 Aralık ayında, Libya'nın bağımsızlığını ilan eden ilk Afrika ülkesi olduğunu belirten Castro, "Libya, topraklarının yüzde 95'i tamamen çöl olan bir ülke.

Teknoloji, bu topraklarda önemli miktarda çok kaliteli petrol yataklarının ortaya çıkarılmasını ve bol miktarda doğalgaz yatakları bulunmasını sağladı. Libya, bağımsızlığını ilan ettiğinde nüfusu 1 milyon idi. Şimdi ise 6 milyondan fazla" diye yazdı.

Castro, "Libya'dan her türlü haber geldiğini ve haber kaosu yaşandığını" savunarak, "Kaddafi ile hemfikir olun veya olmayın. Gerçek ve yalanı öğrenmek için bir süre beklenmek gerekiyor" dedi.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 02, 2011 3:46 pm

Libya halkı ABD'yi istemiyor

Libya’nın Bingazi kentinde yardım çalışmalarını yürüten İHH Başkan Yardımcısı Ahmet Sarıkurt, Libya halkının ABD Dışişlerinin görüşme talebini reddettiğini bildirdi.



02 Mart 2011, 12:53
Anadolu Haber

Amerika Birleşik Devletleri, 6. Filoyu libya açıklarına gönderiyor. ABD donanmasını Libyaya girmesi ise Libya halkını tedirgin ediyor.

Libya’nın Bingazi kentinde yardım çalışmalarını yürüten İHH Başkan Yardımcısı Ahmet Sarıkurt, "Libya halkı, Kaddafi’ye devirmek için direnişlerini sürdürüyor. Bu arada halk Amerika’nın Libya’ya gelme isteğine sıcak bakmıyor. Amerika Dışişleri Bakanlığının görüşme talebine ret cevabı verilmiş. Libya halkı, kendi gücüyle Kaddafi’den kurtulmak istiyor.”

Sarıkurt,1000 civarındaki işçiye gıda yardımı yaptıklarını bildirdi. Yetimhaneleri ziyaret ettiklerini belirten Sarıkurt, “50 yetim çocuğa elbise yardımı yaptık. Teneke evlerde yaşayan 79 aileye nakit yardımı yaptık” dedi.

Libya-Tunus sınırında acil yardım çalışmalarını organize eden İHH İnsani Yardım Vakfı ekipleri, 46 Türk’ü Libya’dan tahliye ettiler. İHH ekipleri, aralarında Vietnamlı ve Bangladeşli vatandaşların olduğu 500 kişiye de Libya sınırından Tunus’a geçirdi.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 02, 2011 3:50 pm

ABD savaş gemileri Libya açıklarında

Ulusararası emperyalist güçler Libya'da yeni bir oyun peşinde...Libya'da yaşanan İsyan'ı fırsat bilip yıllardır sömürdükleri ve işgal etmek istedikleri bu topraklarda ki insanları yine demokrasi ve özgürlük yalanları ile kandırma hevesiyle küresel emperyalist güç ABD libya'ya savaş gemilerini gönderdi...
02 Mart 2011, 00:13
Anadolu Haber

ABD'nin Libya'ya askeri müdahalede bulunabileceği belirtiliyor. Uzmanlar bunun şimdilik düşük bir ihtimal olduğunu belirtseler de ABD'nin gönderdiği savaş gemileri ve jetlerinin, iç savaş çıkabilir denilen Libya açıklarına ulaştığı kaydediliyor.


ABD'nin dün Libya'ya yönlendirdiğini açıkladığı savaş gemisi ve jetlerinin Libya açıklarına ulaştığı bilgisi geliyor. Pentagon sözcüsü Albay David Lapan, dünkü açıklamasında, gemi ve uçakların yeri ve zamanı hakkında herhangi bir bilgi vermedi.

ABD'nin Akdeniz'de uçak gemisi bulunmuyor, ancak Kızıldeniz'deki USS Enterprise ile Arap Denizi'ndeki USS Carl Vinson'ın da bölgeye gönderilmiş olabileceği ifade ediliyor.

ABD aynı zamanda Libya hava sahasının Kaddafi'ye ait savaş uçakları için yasak bölge ilan edilmesi için de çabalarını sürdürüyor.

İngiltere Başbakanı David Cameron da Kaddafi'nin, birçok Libya kentinin kontrolünü ele geçiren isyancıların üzerine bomba atmasını engellemek için böyle bir önlem alınması konusunu ele aldıklarını söyledi.

Uzmanlar, bölgedeki değişken durum nedeniyle ABD'nin bu ülkeye bir kara operasyonu veya hava saldırısı düzenleme ihtimalini düşük görüyor.

KADDAFİ GİDENE KADAR BASKI
ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Susan Rice, Washington'ın, görevden ayrılana kadar Libya lideri Muammer Kaddafi üzerindeki siyasi ve mali baskıyı sürdüreceğini söyledi.

ABD televizyonlarına konuşan Rice, Washington yönetiminin Libya üzerinde uçuş yasağı uygulanması amacıyla harekete geçeceğini net bir şekilde dile getirmekten ise kaçındı.

Rice, "Görevden ayrılana ve halkın kendisini özgürce ifade ederek kendi geleceklerini belirlemelerine izin verene kadar Kaddafi üzerindeki baskıyı koruyacağız" diye konuştu. Rice ayrıca Libya'da insani bir krizin yaşanmasından duydukları kaygıyı da dile getirdi.

TUNUS SINIRINA ASKERİ YIĞINAK
Reuters haber ajansının ifadesiyle "karşısında ne denli güçlü bir ittifak oluşmaya başladığının farkına varamayan" ve halen daha "Libya halkının kendisi için ölmeye hazır olduğunu" söyleyen Kaddafi, Tunus sınırı yakınlarına asker yığmaya başladı. Reuters Dehiba sınır kapısında şu an itibarıyla çok sayıda asker ve zırhlı araç bulunduğunu bildirdi.

"İNGİLTERE, SAVAŞ UÇAKLARI GÖNDERME KONUSUNU DEĞERLENDİRİYOR"
İngiliz Sky televizyonu ve Times gazetesi, İngiliz hükümetinin Libya'ya Güney Kıbrıs'taki üssünden savaş uçakları gönderme konusunu değerlendirdiğini bildirdi.

Sky'ın haberine göre, Kıbrıs'taki İngiliz üssünde halihazırda Libya'dan tahliyeler için uçaklar bulunuyor. Sky televizyonu, İngiltere Başbakanı David Cameron'ın Libya halkını korumak amacıyla bu ülke üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulması için çalışacaklarını söylediğini hatırlatarak, İngiliz hükümetinin Kıbrıs'taki üssünden Libya'ya savaş uçakları göndermeyi planladığını iddia etti.

Times gazetesi de "İngiltere, Libya'yı kurtarmak için güç kullanmaya hazır" başlığını atarak, İngiltere ve NATO müttefiklerinin, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin "insani bir felakete" neden olmaması için Libya'ya savaş uçakları göndermeyi planladığını yazdı.

Bu arada Times, London School of Economics (LSE) üniversitesinde doktora yapan Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi'nin doktora tezinde "intihal" yaptığı iddialarının, üniversite tarafından araştırılacağını bildirdi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 02, 2011 8:42 pm

ABD'nin Canı Savaş İstiyor: Hedef Libya
ABD, 42 yıllık koltuğundan ayrılmayan Libya lideri Muammer Kaddafi'ye karşı askeri müdahale hazırlığında. Somali açıklarında görev yapan USS Enterprise uçak gemisi, Kızıl Deniz'e demirledi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da, "Doğudaki muhaliflerle temas halindeyiz, Kaddafi'yi devirmek için her türlü yardıma hazırız" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton, "Kendi halkını bastırmak için paralı asker ve haydut kullanan Kaddafi, hemen istifa etmeli. Kaddafi için, başka bir şiddet ya da erteleme olmadan, hemen şimdi gitme zamanı geldi" dedi; askeri müdahale imasında bulundu.

Açıklamadan birkaç saat sonra ABD'de olası bir müdaheleye karşı kolları sıvadı.

ABD Savunma Bakanlığı, Pentagon, Akdeniz'deki savaş gemilerini Libya'ya doğru yola çıkardı.

Ayrıca savaş uçakları da yeni durum çerçevesinde yeniden konuşlandırıldı.

Pentagon, "En az iki savaş gemisinin Doğu Akdeniz'de" olduğunu açıkladı. Ancak hangi gemilerin Akdeniz'de olduğu belirtilmedi.

Pentagon açıklamasında, 'Gemileri ihtiyaç ihtimaline karşı Libya'ya doğru kaydırıyoruz' deniliyor.

Bu arada 1979 yılından bu yana Mübarek yönetimi nedeniyle Akdeniz'e geçemeyen İran gemileri de Akdeniz'de, Suriye açıklarında demir atmış durumda.

Her iki ülkenin donanmalarına ait gemiler, bomba yüklü. İran deniz kuvvetlerine ait Kharg ve Alvand adlı 2 savaş gemisi, Suriye'nin Lazkiye limanına demirlemiş bulunuyor.

Sürgün de gündemde

ABD gemilerinin aynı yolu izleyip izlemeyeceği henüz net değil. Libya lideri Kaddafi'nin "sürgüne gönderilmesi" de gündemde.

Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, gazetecilerle sohbetinde "Sürgün de tabii ki seçeneklerden biri" dedi.

Ancak, ABD'nin bu konuyla ilgili yardım edip etmeyeceği konusuna bir açıklık getirmedi. ABD, İngiltere ve müttefikleri şu an için Libya üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturup oluşturmamayı görüşüyor.

Fransa'dan "yardım operasyonu"

Libya'ya yönelik hala her seçenekte masada. Fransa da boş durmuyor. Göçmen akını kâbusu nedeniyle Libya'ya müdahale konusunda Avrupa'nın en istekli ülkesi olan Fransa, ABD'den bir adım öne geçti.

Tıbbi yardım malzemesi dolu 2 Fransız askeri uçağı, Kaddafi denetiminden ilk çıkan ülkenin doğusundaki Bingazi kentine ulaştı.

Fransa Başbakanı Francois Fillon uçakların Bingazi'ye gidişini Fransız hükümetinin "yoğun yardım operasyonu"nun başlangıcı olarak niteledi.

Fillon, "Hükümetimiz Albay Kaddafi'nin gitmesi gerektiğini anlamasını sağlamak için tüm çözümler üzerinde çalışıyor" dedi.

İngiltere de askeri müdahale peşinde

İngiliz Sky televizyonu ve Times gazetesi de, İngiliz hükümetinin Libya'ya Güney Kıbrıs'taki üssünden savaş uçakları gönderme konusunu değerlendirdiğini bildirdi.

Sky'ın haberine göre, Kıbrıs'taki İngiliz üssünde halihazırda Libya'dan tahliyeler için uçaklar bulunuyor. Sky televizyonu, İngiltere Başbakanı David Cameron'ın Libya halkını korumak amacıyla bu ülke üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulması için çalışacaklarını söylediğini hatırlatarak, İngiliz hükümetinin Kıbrıs'taki üssünden Libya'ya savaş uçakları göndermeyi planladığını iddia etti.

Times gazetesi de "İngiltere, Libya'yı kurtarmak için güç kullanmaya hazır" başlığını atarak, İngiltere ve NATO müttefiklerinin, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin "insani bir felakete" neden olmaması için Libya'ya savaş uçakları göndermeyi planladığını yazdı.

İran dış müdahaleye karşı

İran ise, Libya'da yaşananların müdahale için bahane edilmemesi gerektiğini bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ramin Mihmanperest, Libya'ya yönelik olası müdahaleyi değerlendirdi ve "Libya'daki mesele, yabancıların bu ülkeye müdahalesi için bir bahane olmamalı. Diğerleri özellikle de Batılılar, meseleyi suistimal etmemeli" diye konuştu.

Mihmanperest, Libya'daki şartların el vermesi halinde bu ülke halkına her türlü insani yardımı yapmaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.

Haber: Milliyet Gazetesi

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   Çarş. Mart 02, 2011 8:44 pm

[quote]ABD'nin Canı Savaş İstiyor: Hedef Libya[/quote]

Gelsin köpek gelsin, geleceği varsa göreceği de var.

Neylemeli ah neylemeli
Aman dostlar neylemeli
Bu dünyanın düzeni de bozuk
Güzel işler eylemeli

HAYDAAA
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Libya'da Başkanlık sarayı yanıyor...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 8 sayfasıSayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
 Similar topics
-
» Saray Pehlivanlığı Mücadelelerinden Kesitler.
» Bursa'daki Osmanlı Sarayı'na Ne oldu?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Afrika-
Buraya geçin: