AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR   Salı Kas. 16, 2010 7:28 pm

*İslami mücadelenin ekseni*
**
*Şükrü Hüseyinoğlu / İktibas.info*


Yeryüzünde fitnenin ortadan kaldırılması ve âlemlerin rabbi yüce Allah'ın
sözünün hâkim kılınması hedefi çerçevesinde ortaya konulan çabalar bütününü
ifade eden İslami mücadelenin ana ekseni, tevhid-şirk çatışmasıdır. Şirk en
büyük zulümdür (Bkz. Lokman 31 / 13) ve dolayısıyla yeryüzünde hakkın ve
adaletin ikame edilmesi, ancak şirkin iktidarına son vermekle mümkündür.


İslami mücadele, tevhid-şirk çatışması temel ekseninde ve Ali Şeriati'nin
veciz şekilde ifade ettiği şu bütünlük içerisinde yürütülmelidir:


*"Firavun'u vur ki: "Hüküm yalnız Allah'a aittir..."* (Enam 6/57),


*Karun'u vur ki: "Mülk Allah'ındır..." *(Hadid 57/5),


*Belam'ı vur ki: "Halis din yalnız Allah'ındır..." *(Zümer 39/73)" (Ali
Şeriati, Ayet Yorumları 1, Sh. 115, Kıyam Yayınları)


Evet, İslami mücadele, Allah'ın hükmünü tanımayıp tuğyan ederek yeryüzünde
ilahlık taslayan Firavunlara, Allah'ın kulları için var ettiği ve adil
şekilde paylaşımını öngördüğü mülkü çeşitli sömürü mekanizmaları
aracılığıyla gasbedip tekelleştiren ve insanları rızklarından mahrum eden
Karunlara ve Allah'ın dinini asli yapısından uzaklaştırarak Firavun ve
Karunlara payanda kılma işlevi gören Belamlara karşı, birini diğerinden
ayırmadan verilen bütüncül mücadelenin adıdır.


Tarih boyunca olduğu gibi bugün de müesses şirkin temel sacayaklarını
oluşturan bu üç alandan herhangi birinin ihmal edilmesi, mücadelenin daha
başından yanlış kurgulanması anlamına gelir. Firavunlara karşı çıkıp
Karunlara itiraz etmemek veya bunlara karşı çıkıp Belamlara söz söylememek
yahut da bunun tersini yapmak, şirki bütüncül şekilde algılayamamanın
sonucudur. İslami mücadele, şirki tüm boyutlarıyla reddetmeyi ve bu
alanlarda eşzamanlı ve eşgüdümlü bir çaba ortaya koymayı gerektirir. Bu
bütüncül perspektifin yakalanması ise, tevhidi ve şirki doğru anlamakla ve
yeryüzündeki temel çatışmanın tevhid - şirk mücadelesi olduğu gerçeğini
kavramakla mümkündür.


İşte son dönemlerde yaşanan eksen kaymalarının temelinde bu gerçeğin
ıskalanması yatmaktadır. İslami mücadelenin ana ekseninin tevhid - şirk
çatışması olduğu ve siyasi, iktisadi, hukuki tüm zulümlere ve zulüm
mekanizmalarına karşı mücadelenin ancak bu eksen çerçevesinde anlam
kazanacağı gerçeği ihmal edilerek, çeşitli tâli yollara girilmekte ve bu
tâli yollar ana eksen haline getirilmektedir. Bunun neticesinde de tevhid -
şirk çatışması perspektifi zayıflatılmakta, hatta bu konuda çeşitli zaaflı
yaklaşımlar geliştirilmektedir.


Söylediklerimizi daha somut şekilde ifade edecek olursak, bugün tevhid -
şirk çatışması temel ekseni yerine bazı kesimlerin aslında bu temel
çatışmanın alt birimlerini ifade eden despotizmle mücadeleyi, bazı
kesimlerin ahlaki yozlaşmaya karşı mücadeleyi, bazı kesimlerin hurafe ve
bidatlarla mücadeleyi, bazı kesimlerin de sosyal adaletsizlik ve kapitalist
sömürüye karşı mücadeleyi ana eksen haline getirdiğini görmekteyiz.


Bu şekilde aslında tevhid - şirk çatışmasının alt birimlerini ifade eden
mücadele zeminlerinin temel eksen haline getirilmesi, tevhid - şirk
çatışması perspektifinin zayıflaması sonucunu doğurmaktadır. Bu da, şirke
dayalı düzen, kurum ve oluşumlarla ilgili yaklaşımlarda ve onlarla
ilişkilerde zaafiyetlere yol açmakta, "zulme ve sömürüye karşı mücadele"
söylemleri, en büyük zulmün şirk olduğu gerçeğinden kopabilmektedir.


Her türlü haksızlığa, sömürüye karşı mücadele, ancak tevhid - şirk çatışması
ekseninde yürütüldüğü takdirde sahici bir anlama kavuşur. Aksi tutum
sivrisinek avlamaktan çok öteye geçmez. Aslolan şirk bataklığını kurutmaya
çalışmaktır. Bir mücadele çizgisinin İslami mücadele olarak
adlandırılabilmesi için, tevhid - şirk çatışması ana eksenine sadık kalması
şarttır.


*Yazının linki:
http://www.iktibasdergisi.com/author_article_detail.php?id=157*
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR   Salı Kas. 16, 2010 7:28 pm

Yukarıdaki örnek okuma parçasını vesile kılarak konuşabiliriz...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Geri: ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR   Çarş. Kas. 17, 2010 12:04 am

Hasmin Tesbiti basliginda ifade edilen hasim meselesinden baslamak gerekiyor.Hasmimizi tesbit etmede, görmemiz ve bilmemiz gerekenler nedir?
Biz bu cercevedeki olan yapiyi nasil biliyor ve nasil taniyoruz.?.

Tabi iktibas cevresinin yorumlarinin bu tesbitte ki isaretlerinin ne yön ve manada oldugunu da isare etmek gerekiyor mu???.

Sorularla basladik konusmaya...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
keyfiyet

avatar

Mesaj Sayısı : 224
Reputation : 16
Kayıt tarihi : 18/05/09

MesajKonu: Geri: ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR   Perş. Kas. 18, 2010 9:51 am

Tevhid - şirk ayrımı ile hasım tesbitini savunuyor yazı...El hakk doğru...

peki sık sık duyduğumuz "tevhid" ne ? Kim tevhid ehli, kim şirk ?

bu yazara ve daha birçok yazara göre tevhid ehli içinde biz yokuz.

Bize göre de onlar yok.eğer böyle bir cephe olacaksa -ki olmalı- ne vahhabi ne şii, ne mealci bu cephede yer alamaz.Onlar ancak şirk cephesinde yer alabilir.

Emperyalist olan ve olmayan hristiyanlar, yahudiler , ateistler, budistler, vahabiler, şiiler ve mealciler aynı safta yer alırlar.çünkü hiçbiri tevhid ehli değil, şirk içinde...

kendini ehli sünnet kabul edip , mücadeleden kaçan ve Abd-Ab yi karşı konulamaz güç olarak görüp şirke düşen "sünni" de şirk ehli...Zira Allah'ın kudretini göz ardı ediyor.

Peki bu şii ,vahabi, mealci kesim ve sünni olduğunu iddia eden amerikancı -ab ci demokrat kesim tevhid ehli değil diye onların ANTİEMPERYALİST şuurlanmalarına kayıtsız mı kalmalı ?

Aynı suali kemalist, komunist, türkçü, kürtçü vs. fikir grupları için de sorabiliriz.

Burda belki bizi (en azından beni) işkillendiren nokta, duygusallığımız ve nihai hesaplaşmaya götrecek yolu görmek istemeden fevri hareket ile emperyalizmin oyununa gelmemiz.Güzel oynuyorlar kabul etmek lazım.

Duruşumuzu bozmak değil muradım...Üstad'ın MHP ye yöneldiğinde etrafındaki "duygusal dangalak" ların af dileyip gemiyi terketmesini hatırlayınız...BD ya ihanet eden kötü çocukları...R.özdenören, Akif inan , vs...Üstad , tevhid dışına mı çıkmıştı haşa...

Bu milletin çocukları üzerinde genelde 400, özelde 100 yıldır oynanan oyun şimdi daha çetin bir kumpasa dönüştü.Fikri ve itikadi genetiğine müdahale edilmiş milletimizin fertlerini kafir - şirk görerek mücadele öneriliyor.

Üstelik kimin tevhidçi kimin şirk olduğunun kabullenilmediği bir ortamda...

Bu meseleyi halledeceğimiz ortam abd - ab yi siyonizmi memleketten attığımız zaman oluşacak...Okuyanlar merak etmesin milletimin çocuğu kendini savaşta her zaman isbatlamıştır. yakın zamanda Bosna'da , ırak da Filistinde emperyal.....ile yapılan mücadele en güzel misaller...ve istiklal harbimiz...

hülasa : Duruş bozulmayacak, iç meseleler, günübirlik kinler, asıl düşmanı görmemizi engellemeyecek, her kesimin işbirlikçisi üzerine ve emperyale bir yumruk olarak darbe vurulacak...

Kim abd-ab safında kim karşısında...Çözümü de bu getirecek...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
keyfiyet

avatar

Mesaj Sayısı : 224
Reputation : 16
Kayıt tarihi : 18/05/09

MesajKonu: Geri: ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR   Perş. Kas. 18, 2010 9:03 pm

Gülen ile islamoğlunun muhabbeti ni masaya koyalım...Ve H.albayak'ın Gülen i bir eleştirip bir özür dilemesi...

Hesapta inkılapçı, İran devrim hayranı tiplerin hesapta sünni ile muhabbeti...

Hepsi ülkemizdeki kemalistlere vurmaktan hoşlanırken Amerika - abd işbirlçiliğini ve demokrasi mavallarını dile bile getirmiyor.

Yukardaki yazara göre -belki- Ehli bidatın sahte sünni ile dayanışması "tevhid" ile değerlendirilebilir.

Amerikanın kucağındaki tevhid ile dayanışma mı yoksa Afgan dağlarındaki "müşrik" taliban ile dayanışma mı ?

Alnını secdeye mıhla...ABd nin umurunda değilsin...Kafanı kaldır ve iman öfkeni göster, tehlikelisim şirk içinde de olsan...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR   Cuma Kas. 19, 2010 5:23 pm

Mesele olarak, hani zaten demiş ya, kızım sana söylürum gelinimm sen anla babında...

Şu, köpek leşinin dişlerinin güzelliği mevzuu üzerinde de dursak diyorum?

Maledicilik?

Ne demektir, nasıl olur, pratiği...

Münekkit kendi işi üzerinde, siyasetçi aksiyoner kendi işi üzerinde, hukukçu, iktisatçı vs.

Bu çerçevede, verilmiş olan Erol Manisalı örneği ki, "Dedeiklerinin yüzde sekseni doğru" kaydıylaydı...

Maletmek!

Ama nasıl?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ESAS HASMIN TESBİTİNE DAİR
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: UMUMİ :: Siyaset :: İç Oluş-
Buraya geçin: