AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 "asıl sorun müslümanlar değil islam"

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
turbix



Mesaj Sayısı : 161
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 15/04/10

MesajKonu: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   Perş. Kas. 11, 2010 6:11 pm

'Benim Savaşım İslam'la'
Hollandanın İslam düşmanı siyasetçisi Geert Wilders Der Spiegee verdiği röportajda ülkesindeki İslam tartışmalarından, Türkiyenin Avrupa Birliğine üyeliğine kadar birçok konudaki skandal yaratan görüşlerini bir kez daha ortaya koydu.
11 Kasm 2010, 13:21
Anadolu Haber

Hollanda'nın İslam karşıtı siyasetçisi Geert Wilders Der Spiegel'e verdiği röportajda ülkesindeki İslam tartışmalarından, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğine kadar birçok konudaki skandal yaratan görüşlerini bir kez daha ortaya koydu. Wilders, “Benim derdim Müslümanlarla değil İslam'la” dedi.

Partisinin seçimlerde 2 milyon oy aldığını ve Hollanda vatandaşlarının büyük bir çoğunluğunun paylaştığı görüşleri savunduğunu belirten Wilders, neden İslam'a karşı olduklarını “Avrupa'nın en büyük sorunu, sadece bugün değil onyıllardan beri, kültürel göreliliktir. Bu yüzden bugün Avrupalılar neyle gurur duymaları gerektiğini ve aslında kim olduklarını bilmiyor. Çünkü sözde liberaller ve solcular bütün kültürlerin aynı olduğu fikrini dayatıyor” sözleriyle açıkladı.

Avrupalıların, “Avrupa kültürü”nün “İslami kültür”den daha iyi olmasıyla gurur duyması gerektiğini söyleyen Wilders, bunu savunanların “ırkçılıkla, Nazilikle, yabancı düşmanlığı”yla yaftalanmaması gerektiğini ifade etti. Wilders, “İslam'ın totaliter ve şiddet dolu bir ideoloji olduğuna inandığımız için üzerimize bu etiketler yapıştırılmamalı. İslam bir dinden çok bir ideolojidir, komünizm ve faşizmle karşılaştırılabilir. İslam özgürlüğümüzü tehdit etmektedir” dedi.

"AVRUPA'DA DAHA AZ İSLAM İSTİYORUM"

“Hıristiyanlık, Yahudilik ve hümanizmin geleneklerini İslami geleneklerle karşılaştıranların farkı görmek için Einstein olmasına gerek yok” diyen Wilders, İslam'ı yasaklamak istemediğini sadece İslam'ın Avrupa'daki varlığını azaltmak istediğini söyledi.

Der Spiegel'in, “Günün 24 saati korumalarla geziyorsunuz ve hükümete ait güvenlikli bir evde kalıyorsunuz. Görüşlerini temsil ettiğiniz insanlarla temas etme fırsatını nasıl buluyorsunuz? Bu Hollandalı vergi mükelleflerinin omzuna ekstra yük binmesi anlamına gelmiyor mu?” eleştirisi üzerine Wilders, “Aksi takdirde benim gibi, hiç kimseyi ölümle tehdit etmeyen, demokratik olarak seçilmiş bir siyasetçi halkın içine giremez. Hollanda halkının özgürlüğü için mücadele ederken kendi özgürlüğümü yitirdim. Benim için bugün ya da yarın normal bir hayat olamayacağını biliyorum. Ama bu bedelin ödenmesi gerekiyordu” dedi.

"MERKEL BENİ KOPYA ETMEYE ÇALIŞIYOR"

Kendisinin ve partisinin Avrupa'daki siyasi elitlere bir tehdit oluşturduğunu da öne süren Wilders, “Bizi durduramayacaklar. Hatta bakın, Almanya Başbakanı Angela Merkel bizi kopya etmeye çalışıyor” dedi. Anketlerin karizmatik bir liderin ortaya çıkması durumunda Almanya'daki oyların yüzde 20'sini alacağına işaret etmesinin Merkel'i ürküttüğünü söyleyen Wilders, Almanya Başbakanı'nın bu yüzden çok kültürlülüğün çöktüğünü ilan ettiğini belirtti.

Alman Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi'nin lideri Horst Seehofer'in “Daha fazla Türk ve Arap göçmen istemiyoruz” sözlerini hatırlatan Wilders, “Ben aynı şeyi Hollanda'da söylesem, hakkımda dava açılırdı” dedi.

KUR'AN-KAVGAM KARŞILAŞTIRMASI

“Kuran'ı Hitler'in Kavgam kitabıyla karşılaştırıyorsunuz. Kavgam'ı okudunuz mu?” sorusuna ise “Tamamını okumadım ama Kuran'daki Yahudi karşıtı kısımlar Kavgam'dakinden fazladır” cevabını veren Wilders, Hollanda'da Kavgam'ın yasaklandığını, eğer ülkedeki solcular tutarlı olsa Kuran'ın da yasaklanacağını öne sürdü.

Röportaj sırasında kendisine hatırlatılan ve İncil'de yer alan “Onların kralı olmamı istemeyen düşmanlarımı buraya getirin ve benim önümde öldürün” cümlesinin Kuran'dan bir ayet olduğunu zanneden Wilders, böylece her iki dinle ilgili bilgilerinin yetersizliğini de ortaya koymuş oldu.

“Unutmayın biz bir azınlık hükümetini destekliyoruz. Biz olmazsak iktidarda olamazlar. Bu da yakın zaman içinde Hollanda'da burka yasağı ve göç sınırlaması olacağı anlamına geliyor” diyen Wilders, Der Spiegel muhabirinin “Ektiğiniz nefret tohumlarından utanmıyor musunuz?” sorusuna da, “Ben nefret tohumları ekmiyorum. Sadece parlamentodaki demokratik seçenekleri kullanıyorum” cevabını verdi.

"TÜRKİYE, AB'NİN İÇİNDEKİ MÜSLÜMAN TRUVA ATI OLUR"

Avrupa'nın kendisi gibi siyasetçilere alışması gerektiğini savunan Wilders'a “Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine şiddetle karşı çıktınız. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Kosova ve Bosna Hersek için ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine şöyle dedi:

“Bu konu, koalisyon ortaklarımızla değerlendirilmeli. Ama biz, AB'nin Hırvatistan dahil her türlü yeni üyeyi kabul etmesine karşı çıkıyoruz. Her şeyin ötesinde, Türkiye'nin üyeliğine hayır diyeceğiz. Türkiye bir komşu olabilir, ama ailenin bir parçası olamaz. Ordu olmasa, Erdoğan'ın partisi sayesinde, İslamcılar ülkeyi yönetirdi. Türkiye'nin üyeliği AB'nin içine Müslüman bir Truva atı girmesi ve Suriye, İran gibi suçlu devletlerle komşu olmamız anlamına gelir.”

Son olarak İngiltere'de geçtiğimiz yıl doğan erkek bebeklere en çok verilen ismin Muhammed olduğu yönündeki istatistikten bahseden Wilders, “Müslüman bebeklerle bir sorunum yok. Ama İngilizce'deki en favori isim Muhammed olduysa ortada bir sorun var demektir. Avrupa'nın ayağa kalkıp, güçlerini birleştirip İslam dünyasına 'Yeter artık' demesi gerekiyor” dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
turbix



Mesaj Sayısı : 161
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 15/04/10

MesajKonu: Geri: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   Perş. Kas. 11, 2010 6:18 pm

bazı noktalar üzerinde durulmalı:
1-“Benim derdim Müslümanlarla değil İslam'la”(hem taktik olarak hemde özeleştirimiz açısından)
2-akp nin islamın temsilcisi kabul edilmesi ve tüm müslümanların ılımlı islam ile özdeşleştirilmesi.
3-kendi kültürü için yapılan hamlenin batılda samimiyet!! noktasında ele alınması.
4-truva atı benzetmesi ideali olan insanın ideali yolunda taktik icabı yapılması yada maşa olarak yapılması meselesi ortaya çıkıyor , o zaman akpnin dünya görüşünün sorgulanması meselesi.
5--“Benim derdim Müslümanlarla değil İslam'la” derken hedefi tespit etmenin ne kadar mühim olduğu meselesi.(azya gönüldaşın "asıl hasım tespiti" diye günlerce üstünde basa basa durduğu mesele)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   Cuma Kas. 12, 2010 1:27 pm

Asıl hasım tesbiti...

Düşmanını bilmeyen, dostunu ve ittifak yapabileceği güç odaklarını da doğru tesbit edemez.

Bilmek, tecrid denizinde alakalrından soyarak, öz-jeni halinde mihraktaki fikri ortaya çıkarabilme işi.

Bu sebeptendir ki, fikir, hadise-olay-vakıa ve şahıs zinciri gelir.

Fikir, fikre uygun hadise-vakıa, o vakıanın şahsında tecelli ettiği şahıs.

İmanda remz şahsiyet var da küfür de yok mu?

Ruh ve mana aynı kalmak kaydıyla, suretler değişir.. Değişen suretler boyunca da mücadele yenilenir.

buğz edilmesi gereken tarafı, ne şu ne bu, idrakleri iğdiş etmesi...

İdrakleri iğdiş eden, o manaya varis olan kim?

Varis, devraldığı mirasın sahibiyle aynı çizgide.

Her devrin kendine göre remz şahsiyeeti...

Allah Resulü karşısıdna Ebu Cehiller ve diğerleri...

Bu gün, kendi düşmanıımızı tesbirt ederken, Ebu Cehil'e olan kin ve nefretimizde bir azalma oluyor mu? Ama her olur olmadık yerde Ebu cehil'i öne sürmüyoruz da.

Karşımızda Ebu cehilciler diyee bir zümre de olmadığına göre.

Ebu cehilciler diye bir zümre olsa, güç dengelrei içeriisindeki yerine baakarsın, bir de bu günkü küfür mihrakının ona karşı tutumuna.

AKP, Ebu cehil'i tasvip ediyor mu? Ama mânâ olarak varsi değil mi?

Bütün mukadder oluşlar boyunca, iman ve küfür, birbirine devrederek gelen bir mana varisliği içerisinde ilerledi.

Ebu Cehil soyuna gelelim, her devrin düşmanı, kendine. Herkes keendi düşmanı ile başbaşa. Öyle ayakları yere basmayan, ölmüş bitmiş adamlara düşmanlık yaparak şahsiiyet bulmak yok. Düşman dediğin kanlı canlı olur. Bu gün, Ebu Cehillere küfrederek bir yere varılamaz, İslam dabvası yürümez ama AKP'yi hak ettiği şekilde aşağılayabiliyor musun? Yoksa yamacında yer mi arıyorsun?

Kendilerine Ebu Cehilciler diyen bir grup çıksa ve AKP'ye düşman olduklarını ilân etseler, siyaseten tavır ne olmalı? AKP ve emperyalizme karşı mücadele ederken, bu kendilerine Ebu Cehilciler diyen grupla ne gibi bir münasebet geliştirilebilir?

Menfi politika üzerine mi, müspet politika üzerine mi?

Ebu Cehilciyim diyen, Ebu Cehil midir?

Sonra, tağut ve kküfür bahsi...

Küfrün tağuta tercihi...

İslamda dış politikanın tek oluşu...

İşte mesele!



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Erhan Eren



Mesaj Sayısı : 76
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Geri: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   Cuma Kas. 12, 2010 5:11 pm

Biz hangi mürtedden mesuluz? ölüsünden mi dirisinden mi?

Acizane kanaatim Kemalistlerin 80 senede yapamadığını AKP Fetoş koalisyonu 8 senede yapmıştır..Ne ezanın Türkçe okunması ne camilerin ahır yapılması AKP ve Fetoşun verdiği zarardan daha vahim değildir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   Cuma Kas. 12, 2010 6:52 pm

[quote]Biz hangi mürtedden mesuluz? ölüsünden mi dirisinden mi?[/quote]

Karşı olunurken yaşatılan düzen?

Karşı olunurken yaşatılan .....?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   Cuma Kas. 12, 2010 9:40 pm

[quote]Biz hangi mürtedden mesuluz? ölüsünden mi dirisinden mi?[/quote]

Düşmanını tanı!

Kavgadan bahsediyoruz, dedik ya basbayağı yumruktan.

Kime yumruk atacağız?

AKP'ye ters bakarsan, Ergenekoncusun alimallah...

Sonra, "yok valla bila, bizim alakamız, biz zaten evetçiyiz" diyerek, itibar beklemek...

Veya, "sana ne lan benim neci olduğumdan, sana mı hesap verecem" de bir bakalım, ondan sonra olacakları, ondan sonra düşünürsün. önce bir kavgaya gir de... O kavgada tek başına dimdik durduğunu gören olursa, senin yanına gelen çok olur. Güç, cazibe demektir. Kınayıcıların kınamasından korkmadan.... Bunlar, bu tür karalama kampanyaları bir rüzgardır, esmeey başlayınca iş bilmeyenler ürker, tedirgin olur, korkar, ileriki safhalarda yılgınlıklar da olur, geri dönenler de. O strese, o psikolojik yıpranmaya dayanamaz olmuştur. yapılan işin yanlış olduğunu söyler, çıkılan yolun. Güçlünün yanında yer almanın, ona karşı gelmeden muhalefet yapmanın, zarra vereyecek muhalefet yapmanın yolunu arar. Ki, bu tür muhalefetin ana unsuru, temel çelişki noktasında karşı olmamaktır, stratejik süreçte güçlüye destek olucu pozsyondur. Teferruattaki muhalif görüntü, adı üstünde görüntüyü kurtarmak içindir. Bir de bunu İBDA diyerek yapanlar vardır. Yani, AKP'nin karşısına çıkıp, "İBDA" demekle muhalefet ettiği zannedenler.
İBDA sözü, cümlesi, faaliyeti senin faaliyetin olsa, sen bunu demek hakkına sahipsin, oysa yapılması gereken, pratik içerisinde tavır almak, dediğimiz gibi kavgaya girmek, kavgaya dair pozisyon almakla olur. Adamla kavgaya girmemeye, stratekik süreçte destek olmaya veya en azından köstek olmayacak pozisyon al, sonra da İBDA de... Şey de belli, yani bunu niçin yaptığı, şuurulaltındaki psikoloji, Ergenekon diye yaftalanırım korkusu. Öyle ya etrafa nasıl izah edecek? Sosyetesi var... O sosyete içerisinde bir pozisyonu var, o pozisyonu kaybetme tehlikesi var, şusu var, busu var.

Denebilir ki, bu menfi değil de müsbet politika icabıdır...

Demediler ya, belki denilebilir diyee biz denilebilecekleri de, ortaya çıkabilecek alternatifleri de kendimiz söyleyelim. yani kendi hal izahlarını da biz yapmaya kalkalım.

Müsbet politika harikası kim var?

Üstad.

O zaman, süreç olarak, Kumandan'ın gelerek, kendi şartlarını oluşturup, mücadeleye kendi karakterinin damgasını vurmasını da izah etmek gerekir önce. Yani Kumandan olmamış olsaydı, zaten mesele yoktu da, ama işte orada cezaevinde, işkence altında duruyor. AKP ne olmayı kabul etti de iktidar olduysa, onu kabul etmesi için telegramla işkence ediliyor.

Şimdi dönelim müsbet politkanın şartlarına, hani dedik ya K olmasaydı, yani o zaman, "karşı duramayacağım şeyin yanında yer alayım da, bari o yoldan gerçekleştirici olmaya bakayım!" diye müsbet politika... Veya, "karşı olmaya gerek yok, asıl tehlike burdan değil" diye bir neticelendirme. Öyle ya, mücadeleyi hedeflendirmek için temellendirmek gerek. Öyle, "unsur üstü mana" diyerek olmaz, o mana, ortaya konulan yemeğin lezzetinde saklıdır. Önce yemek yapmayı tarif ve tarif ettiğine uygun asgari bir yemek ortaya koyma şartı. Her şey yerli yerine oturduktan sonra, lezzetine bakan, bunu nasıl sağladığını sorsun. Yoksa, ortada daha yemek yok, suyu ateşe koyuyorsun, niye koydun diyene izah sadedinde, işi bilmediğini gösterir, "unsur üstü mana"... İşte o su kaynar sonra da artık pilav yapayım derken lapa olur, unsur üstü mana, sonra da niyetim lapaydı der çıkarsın. Nasıl olsa pilav demedin, unsur üstü mana dedin, yiyen de bulunur. Mavi hattın üstündeki sebep...

Şimdi, ortaya bir eser konuluyor. Ben iktisatçıd eğilim ama, marangozum. Hani az çok anlarım diyelim. Kendimi bilirim, bu çarşıda bu işe soyunanları bilirim az çok. Kim benden daha usta, kim değil, kim palavracı vs. Ortaya konan eseri de o gözle değerlendiririm. Biri itiraz ederse de dinlerim, bakayım bu adam benden daha iyi mi biliyor yoksa kolpa mı yapıyor. Biri bir şey yappmış, yapmaya da devaam ediyor. İhitlalci bir marangoz olarak, o yapılanın ihtialele vasıtalık edip etmediği, yapılan işin alıcısı tarafından o gayeye göre kullanılıp kullanılamayacağı... Değil mi, alıcı, o eseri, o gayeye hizmet eder diye alıyorsa, onun hakkı verilmeli. Yoksa imkanlar israf oluyor, zaman geçiyor, Kendinden Zuhur Hikmeti etrafında olması gereken olmuyor demektir. Kitaplarda dışımıza yapılmış gibi gözüken eleştiriler, asıl olarak nefsimize tatbik edilmesi gereken şeyler. Hani ezbere ibdacıyız ya, biz ibdacı olduğumuza göre, dışımızdakiler için söylenen, yayın organından ne beklemesi gerektiğini bilmeyen okuyucu eleştirisini, Milli Gazete için rahatlıkla kullanabilirz, kulllandık da. Ama, kendimiz, bulunduğumuz yerde, ihtilal gayesine vasıtalık edcek alet, eser, yayın organı talebinde bulunuyor muyuz? Böyle bir yayın organı nasıl olmalıdır diye kafa yorduk mu? Eh, nasıl olsa birileri yapıyor, biz de alır okuruz mu dedik?

Bütün bunlar yerli yerine oturtulmazsa, tabi bilme ve yapabilme ile beraber, örgüt olmaz, örgütlü faaliyet olmaz, ihtilalcilikle rastgele hareketler ve ıslahatçılık karıştırılır, nefsler teselli olunur, sahte mekam ve mevkiler ihdas olunur, emanetler ehillerine değil, gibilerin, heveskarların eline düşer. Bu zeminde de müsbet oluşa imkan olmaz. İlişkiler sahteleşir çünkü. Gerçek mücadele adamları tasfiye edilmeye çalışılır... Bütün menfilikler birikmeye, birbirini davet etmeye başlar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   Cuma Kas. 12, 2010 9:49 pm

Şimdi, yukarıda müsbet politikanın şartlarını sayarken ve "karşı olamıyorsam" şartıyla başlatırken, ondan da önce yine, asıl hasım tesbiti şart. Yani, asıl hasım olarak yine AKP dersin ama şartlar icabı buna cepheden karşı olmaya benim gücüm yetmez dersin ve bu tesbit üzerine devam edersin. Yani yine başta asıl hasım tesbitini doğru yapmak şartı var. Yoksa, o süreç içerisinde kendini, hedefini kaybedersin. Ki bizce olan budur.

Asıl hasım tesbiti ve politik duruş şartları, dedik ya, K olmasaydı zaten böyle bir menfi politikanın zemini de olmayacaktı. Çığırı açan K varken, müsbet politikayı izah etmek de güç yani.

Ha, belki mahalli bazı istisnalar olabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: "asıl sorun müslümanlar değil islam"   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
"asıl sorun müslümanlar değil islam"
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Xp Repair(Hata düzeltici)
» Hz.Hamza'nın Ciğerini Yiyen Kadın Nasıl Sahabi Oldu
» Gaziosmanpaşa'daki korkunç cinayet aydınlandı !!!
» Hattatlar ve ressamlar

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: UMUMİ :: Siyaset :: İç Oluş-
Buraya geçin: