AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 DEMOKRASİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: DEMOKRASİ   Salı Ekim 05, 2010 10:39 pm

[b][url=http://millibirlikruhu.blogspot.com/2010/10/bir-demokrasi-filmi.html][color:dfae=#cc3300]Bir Demokrasi Filmi[/color][/url] [/b]



[center][url=http://www.odatv.com/images/2010_07/2010_07_04/birakin-su-liberalleri-artik-0407101200_l.jpg][img]http://www.odatv.com/images/2010_07/2010_07_04/birakin-su-liberalleri-artik-0407101200_l.jpg[/img][/url][/center]

[font:dfae=Verdana][i]Mehmet Selim[/i][/font]
[font:dfae=Verdana]05.10.2010[/font]

[font:dfae=Verdana][color:dfae=red]Yurdumuzda hemen hemen okumuş her insan, demokrasinin ne kadar iyi ve güzel olduğunu bilir. Hatta eğitim görmemiş kesimler dahi televizyon ve radyolar vasıtasıyla bu üstün rejimi anlar ve ona sahip olmaya çalışırlar. Milli eğitimin zorunlu sekiz yıla çıkarılması yurdumuzda da demokrasi bilincini hızla arttırmaktadır. Her aileyi bir hücre kabul edersek hücre hücre demokratikleşmekteyiz. (...)[/color][/font]

[font:dfae=Verdana]Şimdi bir film şeridi misalinde olduğu gibi bu işin öncesi ve sonrasına bakalım...[/font]

[font:dfae=Verdana][b]Sahne 1 : Demokrasinin bize sağladığı faydalar nelerdir ? [/b][/font]

[font:dfae=Verdana][i]Demokrasi kendi kenindimizi yönettiğimiz yegâne rejimdir..? Yapmayın Allah aşkına yetmiş milyon insanın kendi kendisini yönetmesi mümkün müdür ? Böyle birşey mümkün olsaydı bütün anarşistler demokrat olmaz mıydı ?

Demokrasi sadece çoğunluğun seçtiği insanların herkesi yönetmesidir.

Meselâ, 50 Milyon seçmenden katılım oranı %60 ise 30 milyon seçmen katılmış demektir. O halde seçim barajı vs. gibi hilelerin olmadığını varsayarak 15 milyon oy alan bir parti bütün oyların %50'sini almış gibi görünür. O halde demokrasinin en adil halinde bile %30un desteği %50 nin desteği gibiymiş gibi olabilir.

O halde demokrasinin bize sağladığı yegâne fayda, bizim kendi kendimizi yönetiyormuş gibi hissetmemizi sağlamasıdır. ( bu noktadaki hilelere aşağıda değineceğim.)[/i][/font]

[font:dfae=Verdana][b]Sahne 2 : Demokrasinin Yönetenlere ve yabancı devletlere sağladıkları faydalar neleredir ?[/b][/font]

[font:dfae=Verdana][i]Demokrasinin bizi halka olan faydasına değinmiştik. Şimdi de diğer faktörlerin etkisine bakacak olursak :

Demokrasi, her şeyden evvel medya patronlarının çok seveceği bir düzendir. Geniş bir halk kitlesine bu vasıta ile her an ulaşabilen medya patronları, deyim yerindeyse adamı rezil de eder vezir de... Nitekim medyanın ahlâkî, kültürel ve siyasî dezenformasyon çalışmaları zaten ortadadır. Yanlış, Kötü ve çirkin örnekler içeren diziler ve filmlerden sonra suç oranları ve bu suçlardaki vahşetin ne derecede artmış olduğu herkesin malûmudur. Bu da, medyanın iktidarı etkileyebilme gücü hakkında güzel bir fikir verir.

Demokrasinin yabancı devletlere sağladıkları faydalar ise medya gücünün kullanılması şeklinde olabilir. Bir yabancı devlet medya patronlarını yanına çektiğinde neler olabilir bunu sizin hayal gücünüz söylesin. ( tam bu noktada ABD'nin niçin tüm dünyada egemen olduğu sorusu cevaplanabilir ileride buna da değineceğim. )

Yöneticiler ise bu muhteşem rejim saysinde Han-ı Yağma( yağma sofrası) kurup, Çaldıkları kamu mallarından bir kaçını halka verebilerler. ([1]bkz. Kleptokrasi: "Sistemli kamu malı hırsızlığı iktidardüzeni".)

Anlaşılacağı üzere iktidarı ve gücü ele geçirmiş olan yerli ve yabancı liderlerin ve medya patronlarının neden demokrasiyi babalarının hayrına bize milyarlarca dolar harcayarak servis ettiğini de mantıklı bir şekilde izah edebildik. (Yada milyonlarca insanın açlığını doyurabilecek kadar zenginin ama kılını kıpırdatmayan bu insanların ne kadar hayır sever olup demokrasiyi bedava servis ettiğine de inanabilirsiniz.)[/i][/font]

[font:dfae=Verdana][b]Sahne 3 : Demokrasinin Dünyaya Yayılması Nasıl Gerçekleşmiştir ?[/b][/font]

[font:dfae=Verdana][i]İşin bu kısımını da "Terör örgütü lideri" yaftası yemiş ve 55'ten fazla kitap yazmış bir fikir adamından dinleyelim. (Aslında yapacağım alıntı onun neden demokratik rejim tarafından idam cezasına çarptırıldığını da açıklıyor. Kendisi her şeye rağmen halâ hayatta, halâ işkence görüyor ve halâ eserler vermeye devam ediyor.) [/i][/font]

[font:dfae=Verdana][color:dfae=blue][i][2] (...) Birinci Dünya Savaşı sırasında, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Wilson'un yayınladığı beyannameden sözetmiştik. O beyannamenin, "Milletlerin encâmını tâyin etmeye hakkı vardır." şeklindeki maddesi, demokrasiyi bir iç rejim olmaktan daha da ileri götürerek, onu Milletlerarası ilişkilerin temeli olarak bütün dünyaya ilân etmiştir. Nitekim Versay Barış Andlaşmas!ının akabinde, büyük devletler kendi hükümet şekillerinde demokratik esaslara göre düzeltmeler yaparken, yeniden meydana gelenler de, bu rejimi siyasî yapılarının temeli olarak kabul etmişler ve devletler arasındaki ilişkilerde de demokratik easaslar etkilerini göstermeye başlamıştır. (...)[/i][/color][/font]

[font:dfae=Verdana]Aslında bu sahne burada bitse de bu senfonyayı bozmak istemiyorum...[/font]

[font:dfae=Verdana]Devam !..[/font]

[font:dfae=Verdana][color:dfae=blue][i][3] (...) işin " barış, kardeşlik" gibi kulağa hoş gelir mesnedsiz yanı bir tarafa, dikkat edilmesi gereken husus, sözkonusu oluşumun "yunan aklı, Roma Nizâmı ve Hristiyan ahlâkı" olarak formule edilen Batı toplum yapısının ürünü oluşudur. Bu hususa dikkat çekmemizin sebebi, sadece bize aykırı bir kültürün reddedilmesi değil, sözkonusu anlayışın müşahhas bir ifadesi olan " Birleşmiş Milletler Teşkilatı"nın, bugün doğrudan doğruya monarşi çekişmesi içinde oligarşiyi temsil eden yapısı ve bu sınıf dışındaki ülkeleri sömürme aracı oluşudur. (...)[/i][/color][/font]

[font:dfae=Verdana]Bir kez daha...[/font]

[font:dfae=Verdana][color:dfae=blue]
[i]
[4] Birleşmiş Milletler Teşkilâtı da kurulduğu günden bugüne kadar [b]güçlü devletlerin çıkarları dışındaki anlaşmazlıklarda veya onların kendi çıkarlarına uygun haksızlıklarda, sağa sola teessüf iletmekten başka ne işe yaramıştır.[/b] Nasıl yarasın ki ?. Büyük devletlerin oligarşik bir zümre hâlinde arz-ı endam ederek monarşik iktidar mücadelesine sahne olan bu teşkilâtta, bunlara karşı, ense kaşımaktan öte ıspat-ı vücud mümkün değildir. [b]Büyük devletlerin [/b]dünya siyaset sahnesindeki dalaşmalarında figüran rolü düşen [b]"ufaklıklar"[/b]ın bu rolünü daha iyi kavramak için, Güvenlik Konseyi"nin teşekkülüne ve karar alma şekline bakmak yeter :

-"Konsey 15 üyeden teşekkül etmiştir ve bunun beşi daimi üyedir. Daimi üyeler: Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Biritanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa, Rusya. Geriye kalan bütün devletler de bu konseyin üyeliğine 2 sene için seçilir."

[b]Ne demek daimi üye ayrıcalığı ?[/b] Ve usul meseleleri dışında kalan meselelerde kararlar daimi üyelerin hepsinin oyları dahil olmak üzere, dokuz üyenin olumlu oyu ile alınıyor. [b]Böylece Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden biri işine gelmeyen bir meselede veto hakkını kullanarak kararın alınmasını önleyebiliyor.[/b] Devletlerin yönetim şekilleriyle anılmaları gibi, [b]Birleşmiş Milletler Teşkilâtı'nı "Domuzlar Diktatoryası" olarak anabiliriz[/b].[/i][/color][/font]

[font:dfae=Verdana]bir kez daha...[/font]

[font:dfae=Verdana][i][color:dfae=blue][5] (...)Birbirleriyle çelişen hükümlerin birbirleriyle örtüşmesi şeklindeki müphemlik ortamında görünen bir husus halinde belirteyim ki, "emperyalizmin yeni yüzü" diye devletler arasında oligarşiye dayalı bir monarşi çekişmesi olarak dünyayı kuşattıcı "kamu düzeni"nden bahsedilebilirse de, "devletlerarası hukuk"tan bahsedilemez; sözkonusu "kamu düzeni", hukuki değil fiili bir durumun ifadesidir. Birleşmişmiş Milletler Teşkilatı da, alemşumul hukuk prensiplerinin ışığında vücut bulmuş ve bu prensipleri yaşatan bir oluşum değil, sözkonusu fiili durumu bu prensiplerle perdelemeye çalışan bir örgüttür. Demokrası prensipleri ve âlemşumul hukuk prensiplerinin eşdeğer manada ele alınıyor olmasına nazaran, dünyada belirli güç odaklarının niçin demokrası havariliği yaptığının sırrını da çözmüş oluyoruz !.. (...)[/color][/i][/font]

[font:dfae=Verdana]Son kez !..[/font]

[font:dfae=Verdana][color:dfae=blue]
[i]
[6] (...)Birleşmiş Milletler Teşkilâtı'na vucut veren müessir güçler, Konsey'in daimi üyesi olma ayrıcalığı ve işine gelmeyen bir husus karşısında veto etme imtiyaziyle, "güçlü olan haklıdır" anlaşını gösteren daimi uygulamalarıyla, hak ve mükellefiyeti belirli hukuki bir "süje şahsiyet" olmadıklarını göstermişlerdir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı adına yapılan cebri uygulamalar ise, Teşkilâtın cebri gücüne veya teşkilatın kararını uygulatmak idealizmine onun emrinde hareket eden bir niyetle değil, adamına göre muamele hesabıyla davranan büyüklerin gücüne ve çıkar hesabına dayanmaktadır. (...)[/i][/color][/font]

[font:dfae=Verdana][i]Dipnotlar:

[1] Kleptokrasi, Salih Selçuk, [url=http://konstantiniye.blogspot.com/]http://konstantiniye.blogspot.com/[/url]
[2] Başyücelik Devleti - Yeni Dünya Düzeni-İbda Yayınları Şubat 1995
İstanbul,Salih MİRZABEYOĞLU sf, 33, 34
[3] Age .sf, 34
[4] Age. sf, 35
[5] Age. sf, 36,37
[6] Age. sf, 39[/i][/font]

[font:dfae=Verdana]Not :İktibaslardaki siyah dizgiler bana aittir.[/font]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
DEMOKRASİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: UMUMİ :: Siyaset :: İç Oluş-
Buraya geçin: