AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Çarş. Nis. 07, 2010 6:56 pm

Konunun ilk mesajı :

[size=24]KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...[/size]

Yaşanan hadiselerin manası bu...

Turuncu devrim değil...

Bütün gönüldaşların duasını bekliyorlar....

Detaylar gelecek...


En son GÖLGE tarafından Paz Nis. 11, 2010 11:59 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

YazarMesaj
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Perş. Nis. 08, 2010 10:21 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Perş. Nis. 08, 2010 11:49 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
keyfiyet

avatar

Mesaj Sayısı : 224
Reputation : 16
Kayıt tarihi : 18/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Cuma Nis. 09, 2010 9:28 am

Endişe ile sordum şeyhimden

Serkeşliğime rağmen...Rabıta...

Billurdan (su damlası şeklinde -sanki su- ) bir tesbih...

Şerhi : tertib yapılacak...Dua ve tesbihat...İlgileniyorlar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Cuma Nis. 09, 2010 9:46 am

Tertib yapılacak derken?
Bazı tertipler var ama, kesinleşmediği için şimdilik paylaşamıyoruz. Durumun nezaketine binaen de gönüldaşlarımız hoş görürü. BUrdaki "tertib"in manasını izah etseniz?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
keyfiyet

avatar

Mesaj Sayısı : 224
Reputation : 16
Kayıt tarihi : 18/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Cuma Nis. 09, 2010 10:31 am

Tertib: Tsavvufta, büyüklerin bir olaya özgü tesbihat ve dua için hazırlamış olduğu zikir sözleri ve adedinden müteşekkildir. Toplanılacak, büyüklerin belirlediği ilgili zikir/tesbihat sözleri ve belirli sayılarda (Lailahe illallah, ya hayyum, ya muntakıym vb.) söylenecek...

Hayırlı cumalar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Cuma Nis. 09, 2010 11:00 am

Bu tertibin karşısında, öbürlerinin -ABD, Rus vs.- tertibi duramaz.
Eyvallah!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Cuma Nis. 09, 2010 12:39 pm

Gelismeler ,durulmus gibi gozukse de,hadiselerin devam ettigini,iktidar mucadelesinde taraflarin Kiyasiya azarliklarini ve mücadelelerinin sürdügünü,diger basin ajanslarindan da duymaktayiz.

Tabiki Ihtilal yapilan bir toplumda,hadisenin iktidari hedef alan yönü icinde,iktidara talip,bir cok kisi veya gruplarin mevcudiyeti gözardi edilemez.ABD ve Rusya tabiki kendilerine en yakin gruplarin bir an önce hakim olmasi icii,basindan ve diger tüm baglantilari icinde,saglamaya calisacaklardir.

.............
............
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MECER

avatar

Mesaj Sayısı : 93
Reputation : 10
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Cuma Nis. 09, 2010 10:48 pm

MAVI BAYRAK,MAVI BAYRAK...

Neden Mavi Bayrak?

Isin rengini belirtmek bakimindan.

Isin renginin aciklanmsi ile,meselenin hengi eksende bulundugunun aciklanmasidir.
Rengini verebilen bir fikrin KIRGIZISTAN da yansimalarinin isareti olarak görüyoruz.
MAVI BAYRAK,bize neyi anlatiyor diye sorsalar,dönüp hemen kendimizi diye isaretleriz.

Ihtilalin MAVI Bayrak Hareketi rengindeki zuhuru,tüm basin camiasinda görmezden gelinmektedir.Sürekli olarak,eksenleri Emperyalizm odakli,köse yazari ve gazetelerin,bu rengi gözleine de soksan görmeleri mümkün degildir.

MAVI BAYRAK cikisindaki ruh bile bana yakin duruyor ki, ben onu sahipleniyorum.

..................
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   C.tesi Nis. 10, 2010 9:38 am

[b]Yeni Kırgız hükümetinin ilk icraatı[/b]



09 Nisan 2010, 14:40

İki gün süren ayaklanma sonucunda işbaşına gelen yeni Kırgız hükümeti önce yas ilan etti, ardından elektrik ve ısınma zamlarını iptal etti.
Kırgızistan'da iktidarın devrilmesiyle sonuçlanan gösterilerde onlarca kişinin ölümü nedeniyle iki günlük yas ilan edildi.

Geçici hükümetin Başbakanı Roza Otunbayeva, gazetecilere yaptığı açıklamada, 7 Nisan'daki çatışmalarda ölenlerin anısına 9-10 Nisan günlerinin yas ilan edildiğini belirtti.

Otunbayeva, ülke genelinde cenaze törenleri yapılacağını, hayatını kaybedenlerin ailelerine birer milyon som (yaklaşık 33 bin TL), ayrıca yaralılara farklı miktarlarda para yardımında bulunulacağını açıkladı.

Başkent Bişkek'te önceki gün çıkan olaylarda verilen son rakamlara 75 kişi ölmüştü.

Öte yandan iki gün süren gösteriler ve yağmalama olaylarının ardından başkent Bişkek'te durum bugün normale dönüyor.

[color:c86e=red]Bişkek'i yağmacılardan korumak amacıyla oluşturulan ekipler ile polis ve askerlerin durumu kontrol altına aldığı görülüyor.[/color] Başkentte zaman zaman duyulan silah sesleri de kesildi.

Olaylar nedeniyle kapanan başkent Bişkek'teki Manas Havalimanı da açıldı.

[b]ELEKTRİK ZAMLARI İPTAL EDİLDİ[/b]

Kırgızistan'da geçici Maliye Bakanı Temir Sariyev, özelleştirilen Kırgıztelekom ile elektrik dağıtım şirketlerini geri aldıklarını belirtti.

Meclis binasında hükümeti kurma çalışmalarında bulunan geçici hükümetin Maliye Bakanı Temir Sariyev, yaptığı açıklamada, özelleştirilen şirketlerin tekrar devletin himayesine alındığını ve elektrik ve ısınmaya yapılan zamların iptal edildiğini açıkladı.

[b]BANKA HESAPLARI GÖZDEN GEÇİRİLECEK[/b]

Asya Universal Bankası, Issık Göl Bankası, Kırgızistan Kredi Bankası, Manas Bankası ve Akıl Bankası çalışmalarının 7 gün süreyle durdurulduğunu belirten Sariyev, bu banka hesaplarının gözden geçirileceğini ve yurt dışına paranın kaçırılması için bir tür önlem aldıklarını ifade etti.

Bu arada ülkenin kuzeyinde bankalar bugün açılmazken, döviz büroları da çalışmıyor.

[b]İHALELERİ AYDINLATACAĞIZ[/b]

Geçici Başbakan Roza Otunbayeva da, üstü kapalı yapılan ihalelerin aydınlatılması için çalışma grupların kurulacağını ve son dönemde işgal edilen kurumların revize edileceğini kaydetti.

Kaynak: Ajanslar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   C.tesi Nis. 10, 2010 9:40 am

[quote:5e28="AZYA"] [color:5e28=red]Bişkek'i yağmacılardan korumak amacıyla oluşturulan ekipler ile polis ve askerlerin durumu kontrol altına aldığı görülüyor.[/color] [/quote]

Albay Cumay Suyunaliyev: Bizde polis de askerîdir!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   C.tesi Nis. 10, 2010 5:10 pm

Albay Cumay Bey'in Türkiye ziyareti "büyük" güçleri telaşlandırıyor ve, bir ön alma operasyonu halinde zaten kıvamlanmaya başlayan ihtilal sürecini Rusya'nın tetiklemesine sebep oluyor.

Bu haliyle devrim, bir ön alma hamlesi olarak vuku bulmuşken, Rusya'nın destek verdiği güçlerin ülkeyi kontrol etmekten uzak olmaları hasebiyle, Taza Din'e başvurmak zorunda kalıyor, önünü almak istediklerinin önünü açmış oluyorlar.

Rusya, Taza Din'i yanlış değerlendirip, her biri hırsız, eski Lale Devrimi'ne iştirak ettikten sonra, tasfiye edilenleri destekliyor.

Taza Din mevcut koalisyona dahil olmadan dışarıdan destek verir konumda ve kontrolü sağlıyor. Ülkenin bütünlüğü ve halkın güvenliğini ön plana alıyor. Öyle ki, sokaklarda ihtilali yapanların taraftarları birbirlerini katletmeye başlammışlarken...

Böylece Taza Din, adı gibi temiz olduğunu bir kez daha gösterirken, duruşuyla da açık mesajlar vermeye devam ediyor.

Süreç şu anda Taza Din'in kontrolü altında ve 6 ay sonra yapılması planlanan seçimlere odaklı olarak gelişirken, bu arada müttefik ihtilalci güçler şimdiden menfaat dalaşmalarına, bakanlıkları paylaşım sürtüşmeleriine başlamış bulunmaktalar.

Süreçte Taza Din'in belirleyicili açık. Hiç kimsenin alanı kontrol etmede gücü yok ve herkes Taza Din'e muhtaç... Tek güçleri, Rusya'nın, Bakıyev'e karşı verdiği destek. İşte bu dengeler içerisinde Taza Din ideolojisi ve duruşundaki sağlamlık ile farkını farkettiren bir keyfiyeti haiz olup, terazideki ağırlığı her geçen gün artmakta.

Yeni haberler yakında... Hususiyetle, önümüzdeki hafta çıkacak olan Baran Dergisi'nde...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
keyfiyet

avatar

Mesaj Sayısı : 224
Reputation : 16
Kayıt tarihi : 18/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Ptsi Nis. 12, 2010 8:23 am

[table:3696 cellSpacing=1 cellPadding=1 width=449 border=0][tr][td:3696 vAlign=bottom width=60][/td][td:3696 vAlign=bottom width=380]<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width="98%" align=left border=0>


<TR>
<td vAlign=bottom width="60%">[b]Mustafa Özcan[/b] - Vakit
</TD>
<td vAlign=bottom width="40%">[right]2010-04-09[/right]
</TD></TR></TABLE>[/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2]
[/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2]Kırgızistan’da Patrona Halil Ayaklanması[/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2][/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2]

Orta Asya'nın en istikrarsız ülkelerinin başında Kırgızistan geliyor. Bunun temel nedeni halkının genelde göçebeliğe daha yatkın olmasıdır. Arapça tabiriyle bedeviyet/göçebelik hali istikrarsızlık unsurlarının başında gelmektedir. Zira, göçebelik büyük ölçüde merkeziyete, düzene ve kurala karşıdır. Dolayısıyla devlet düzeninden ziyade kabile düzenine yatkındır. Türk kabileleri ve unsurları arasında göçebelikten yerleşik yapıya en son geçenler Kırgızlardır. Bu açıdan Bişkek'in düşmesi bize Bağdat'ın düşmesini hatırlattı. Yoğun dumanlar arasında en fazla dikkati çeken husus, yağma görüntüleriydi. Bağdat düşerken de böyle olmuştu. Bişkek'in bu ikinci düşüşü bize tam da birincisini hatırlatıyor. Asker Agayev'in devrilmesi ve Moskova'ya kaçmak zorunda kalmasını takip eden olaylar dizisinde Türklere ait işyerleri de hem kundaklanmış hem de yağmalanmıştı. Benzeri tabloyu televizyon başlarında Bağdat düşerken de görmüştük. Bağdat düşerken gördüğümüz hususlardan birisi de, arşivlerin, kütüphanelerin ve dosyaların da yakılması, yağmalanması ve kaçırılmasıydı. Bağdat ve Bişkek yağmalarını bizzat görmesek de ikisi arasında bir irtibat ve ilinti kurabiliyoruz. Bir benzerini düşmesinden çok sonra Mogadişu'da bizzat müşahede etmiştim. Siad Barre'nin başkanlık sarayından geri kalan kırıntılardan biri olan son alafranga tuvalette el arabasına konulmuş ve kimsenin olmadığı başkanlık sarayından kaçırılıyordu. Başka kaçırılacak bir şey kalmayınca geride kalan en son şey alafranga tuvalet de olsa onu da götürüyorlardı. Alaturka olsaydı nasipsizlerin o şansı da olmayacaktı! Maalesef bu cehalet ile bedeviyetin izdivacının bir acı mahsulüdür.


Bişkek'in ikinci defa yakılması ve yağmalanması bize bir başka cihetle de Patrona Halil ayaklanmasını hatırlatıyor. Yabancı ajanslar sözbirliği etmiş gibi geçtikleri gözlem ve haberlerinde 18 yaşın altındaki mahmur gençlerin arbede çıkardıklarını ve yağmalama işlerine mübaşeret ettiklerini ortaya koyuyor. Bu bıyıkları yeni terleyen gençler veya Kırgız tarzı Patrona Halil adayları Beyaz Saray'dan kaçan Kurmanbek Bakiyev yönetimini istibdat ve kayırmacılıkla suçluyorlar. Anlatılanların en azından bir kısmı muhtemelen doğrudur. Zira, devrik yönetimin mantalitesi de aynı idi. Yani idare tarzı kabilecilik tercihlerine dayalıydı. Bundan dolayı özel tercihlerinin olması ve bunları uygulaması muhtemelin ötesinde muhakkaktır. Lakin bu isyancıları ve yağmacılıklarını haklı çıkarmıyor. Asker Agayev'den sonra onun halefi Kurmanbek Bakiyev'e de aynısını reva gösterdiler. Dolayısıyla burada bir Patrona Halil mantığı var. Bunun merkezinde de yağmacılık sanatı bulunuyor. Bunun dışında dünya, etme bulma dünyasıdır ve Agayev'e yapılanlar bir şekilde halefi Bakiyev'e de yapılmış oldu.

Bişkek'te faaliyet gösteren özellikle Türk şirketleri de arbededen ve yağmalamadan nasiplerini ve paylarını almış bulunuyorlar. Bakiyev'in evi ve ikametgahı olan Beyaz Saray bile yağmalamadan kurtulamaz ise tabiatıyla yabancılara ve Türklere ait işyerlerinin de herhangi bir masuniyeti kalmayacaktır. Bu bağlamda, Beta Stores, Vefa Center, Goin AVM gibi büyük alışveriş merkezlerinde ve şehir merkezinde bulunan bazı mağazalarda, restoranlarda ve kafelerde yağmalama olayları yaşandığı tespit edildi. Arbede esnasında yağmalanan Beta Store mağazasında da bazı Türkler rehin kalmış. Cumhurbaşkanı kaçmış ve nerede olduğu hakkında çelişkili haberler gelirken Başbakan Daniyer Üsenov da istifasını vermiş bulunuyor. Bunun sonucunda geçici bir kabine teşekkül etti ve bu kabinenin başına da muhalif liderlerden biri olan eski Dışişleri Bakanı Rosa Otunbayeva getirilmiştir.

Patrona Halil ayaklanması 28 Eylül, 1730'da başlayıp üç gün sürmüştür. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa idam edilmiş; Sultan III. Ahmed tahttan indirilmiş ve tahta I. Mahmud cülus etmiş ve sonradan Lale Devri adı verilecek devir sona erdirilmiştir. Zamanın tarihini yazan Mehmed Raşid Efendi ve İsmail Asım Efendi, tepkilerin ve öfkelerin korkunç bir ayaklanmaya dönüşmesinde, geceli gündüzlü ziyafetlerin, Çırağan eğlencelerinin, sefere çıkmak istemeyen padişahla sadrazamının Davutpaşa Sarayı bahçelerine gidip bülbül dinlemelerinin başrolü oynadığını yazarlar. Tarihçi Şem'danî-zâde ise daha pratik bir anlatım ile ayaklanmaya neden olan Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı "mirasyedi meşrep, gece gündüz zevku sefa icad idüb halkı aldatacak şey lazımdır deyû bayramlarda meydanlarda dolaplar, beşikler, atlı karıncalar, salıncaklar kurdurur; erkeklerle kadınları karışık salıncağa bindiren, salıncağa binub inerken babayiğit delikanlılara kadınları kucaklattıran, hoş-seda ile şarkılar söylettiren" kişi olarak tarif eder. Topluluk tepkilerini halk ihtilaline döndürmeyi başaranlar, gerçekte Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın siyasi hasımlarıydı. Patrona Halil ayaklanması ile Bişkek ayaklanmasının ortak yönü ayaklanmacıların ayak takımından oluşması ve şikayetlerinin de benzerliğidir.[/td][/tr][/table]

*************

[table:3696 cellSpacing=1 cellPadding=1 width=449 border=0][tr][td:3696 vAlign=bottom width=60][/td][td:3696 vAlign=bottom width=380]<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width="98%" align=left border=0>


<TR>
<td vAlign=bottom width="60%">[b]Mustafa Özcan[/b] - Vakit
</TD>
<td vAlign=bottom width="40%">[right]2010-04-11[/right]
</TD></TR></TABLE>[/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2]
[/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2]Lale Devri ve Devrimi’nin sonu[/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2][/td][/tr][tr][td:3696 colSpan=2]

Doğrusu Kırgızistanla alakalı olarak ilk yazdığım Kırgızistan'da Patrona Halil Ayaklanması yazısını yazarken 5 yıl önceki devrimin veya darbenin Lale Devrimi olarak anıldığını hatırlamıyordum. Ertesinde haberlerle birlikte, 2005 yılındaki ayaklanmanın getirdiği siyasi değişimin Lale Devrimi olarak anıldığını hatırladım. Bu defa geçen yazım daha bir anlam kazandı. Zira, Osmanlı'da Lale Devri'ni bitiren Patrona Halil Ayaklanması olmuştur. Kırgızistan'da da Lale Devrimi'ni bitiren işte bu yeni kalkışma ve ayaklanma olmuştur ki ben de buna Kırgızistan tarzı Patrona Halil Ayaklanması dedim. İlginçtir, yer kabuğu depremlerle birlikte çatlarken ve sallanırken ülkeler de ekonomik deprem, kriz ve yıkımlarla sallanıyor. Bundan dolayı 'sırada hangi Kırgızistan var?' sorusu, gündemin merkezinde yerini korumaktadır. Açık toplum nazariyesi ve George Soros'un dünyada tetiklediği renkli devrimler; piyasa gerçeğinin halk gerçeğiyle uyuşmadığı ortamlarda birer ikişer sönüyor ve ortadan kalkıyor. Ukrayna gibi ülkelerde renkli devrimler sona erdiği gibi Kırgızistan'da da daha kanlı bir biçimde nihayet bulmuştur. Halkın ve toplumların gerçeği, aldatma üzerine kurulu kurgu ve sahte gerçekleri yıkıyor. Musa Aleyhisselam'ın yedi beyza'sının ve asasının sihirbazların araçlarını yutması gibi. İlginçtir, küreselleşmenin merkezleri bile son dalga krizlerle birlikte zarar gördüler. ABD ile birlikte bütün dünya ekonomik olarak sallanırken hiç sarsılmayacağını umut ettiğimiz Dubai büyük bir krizden geçiyor. Bazı AB ülkeleri ise ekonomik kriz içinde deniz dalgaları arasındaki kayık gibi sallanıyor. Yunanistan, Portekiz ve İspanya gibi ülkeler buhran denizinin ortasında bir kurtarıcı bekliyorlar.

Kırgızistan'da zamlar ve Bakiyev'in oğlunu Mübarek gibi veliaht ilan etmesi söylentileri Lale Devrimi'nin sonunu getirmiştir. Maalesef Arap alemiyle Türk dünyası mali ve siyasi yolsuzluklar bakımından birbiriyle yarışmaktadır. Yemen Lideri Ali Abdullah Salih oğlu Ahmed'i, Mübarek Camal'i ve Kaddafi, Seyfülislam'ı veliaht yapmak istiyor ve bu yöndeki gayretleri biliniyor. Orta Asya'da da böyle bir durum var. Bu yönde en istikrarlı olanı Kazakistan. Kazak Lider de damadı ile siyasi imajı arasında tercih yapmak durumunda kalmıştı. İstihbaratın başında olan damadı başına buyruk hareket ediyor ve hoşuna giden yerlere el koyuyordu. En azından böyle söylentiler bulunuyordu. Özbekistan'da da İslam Kerimov'un kızıyla alakalı böyle söylentiler var. Daha 5 yıl önce iktidara gelen Bakiyev ise daha iktidar balayı bitmeden bütün hızıyla yerini oğluna teslim etmeye hazırlanıyor görüntüsü verince iş işten geçmiş ve zamlara da öfkelenen halk tavanı başına yıkmıştır. Bu gerçek bir Patrona Halil Ayaklanması'dır. Aile arasında devleti paylaşmaya hazırlanırlarken şimdi yeni gelen rejim Bakiyev'in oğulları ve kardeşini cinayet ve yolsuzluklarla suçluyor. Rus basınının edindiği bilgiye göre, geçici hükümetin İçişleri Bakanı Bolot Şerniyazov, Bakiyev'in kardeşi ve iki oğlu Şanibek, Marat ve Maksim Bakiyev hakkında ateşli silahların yas dışı kullanımı ve birden fazla insanı kasten öldürmek suçlarından dava açıldığını duyurdu. Şerniyazov, bu üç kişinin güvenlik güçlerinin ateş etmesi yönünde emir verdiği konusunda ellerinde somut deliller olduğunu söyledi. Bişkek belediye başkanı ve diğer yetkililerle ilgili de benzer yönde davaların açılacağı gelen haberler arasında.

Türkiye de inşallah bu gelişmelerden ders alır. Zira 8 yıllık AKP iktidarını Lale Devri'ne benzetenler çok. İstanbul da Lale Devri'ndeki gibi lalelerle anılıyor. Her lale diken lale devri ile birlikte anılmaz. Lakin israf ve kayırma yapılıyor ve halk bir takım yapmacık estetik çalışmalarla iğfal ediliyorsa veya iktidar mensupları Fransız kraliçelerinden birisinin dediği gibi 'ekmek bulamıyorsanız pasta yesinler' anlayışını temsil ediyorsa orada potansiyel olarak bir veya birden fazla Patrona Halil müsveddesi vardır. Şartlar oluşursa kendisi hazır olur. Lale Devrimi'nin ve Nevşehirli İbrahim Paşa'nın en önemli yöntemlerinden birisi halk goygoyculuğu veya popülizmidir. Burada siyasi popülizmden maksat, halkı oyalamak ve eğlence ile gerçeklerden koparmaktır. İşte bundan dolayı 'krizle gelen krizle veya popülizmle gelen popülizmle gider' demişlerdir. Halk bir yere kadar aldatılır sonunda ya uyanır ve ifakat gösterir ya da Firavun ve avanesiyle birlikte denize batar. Firavun'un denize Karun'un da toprağa batması ilginçtir ve bize 'el cezau min cinsil'l amel/mükafat ve mücazat işin türüne göre değişir' kaidesini hatırlatmaktadır. Kur'an-ı Kerim Firavun'a kanarak onunla birlikte batanları şöyle tasvir etmektedir: Fe estehaffe kavmehu fe atauhu. Firavun halkını kandırdı halkı da ona boyun eğdi. Allah'tan, Firavun adayları ve aldattığı benzer kavimler için ivedi intibah ve ifakat(uyanma) niyaz ederiz.[/td][/tr][/table]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rasim



Mesaj Sayısı : 10
Reputation : 2
Kayıt tarihi : 08/04/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Ptsi Nis. 12, 2010 8:51 am

Sevgili gönüldaşlar...
Kırgızistan'da yaşanmakta olan devrin sürecinde 3 şehidimiz var!.. Allah şehadetlerini kabul etsin!.. Şehâdetlerini bereketlendirsin!..
İsimlerini, şehâdet ânlarını ve defin günü yaşananlar hakkında ayrıntıları Baran'da takib edebilirsiniz...

Selâmetle...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Ptsi Nis. 12, 2010 11:37 am

[quote:9510="Rasim"]Sevgili gönüldaşlar...
Kırgızistan'da yaşanmakta olan devrin sürecinde 3 şehidimiz var!.. Allah şehadetlerini kabul etsin!.. Şehâdetlerini bereketlendirsin!..
İsimlerini, şehâdet ânlarını ve defin günü yaşananlar hakkında ayrıntıları Baran'da takib edebilirsiniz...

Selâmetle...[/quote]
[size=18][color:9510=green]
Rabbim Sehadetlerini abul etsin..


Mavi Bayrak devriminin Kirgizistandaki ,Sehitlerine Selam Olsun...[/color][/size]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
keyfiyet

avatar

Mesaj Sayısı : 224
Reputation : 16
Kayıt tarihi : 18/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Çarş. Nis. 14, 2010 6:06 am

[b]Kırgızistan Türkiye Büyükelçisi görevden alındı[/b]




[list]
[*][img]http://cdn1.cnnturk.com/handlers/file.ashx?FileID=332485&Width=292&Height=0&BlackWhite=False[/img]
[/list]

[b]Kırgızistan'da yönetimi ele geçiren geçici hükümetin, Kırgızistan'ın Türkiye'deki Büyükelçisi Taşboo Cumagulov'u görevden aldığı bildirildi. [/b]

[table:02f1 class=gls][tr][td][/td][/tr][/table]

Edinilen bilgiye göre, geçici hükümetin lideri Roza Otunbayeva, Kırgızistan'ın Türkiye büyükelçisinin yanısıra, [url=http://www.cnnturk.com/guncel.konular/amerika.birlesik.devletleri/359/index.html]ABD[/url], [url=http://www.cnnturk.com/guncel.konular/almanya/389/index.html]Almanya[/url], [url=http://www.cnnturk.com/guncel.konular/rusya/153/index.html]Rusya[/url]'daki büyükelçilerin görevlerine de son verilmesi kararını aldı.

Ayrıca, Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev'in kardeşi [url=http://www.cnnturk.com/guncel.konular/almanya/389/index.html]Almanya[/url] Büyükelçisi Marat Bakiyev'in de görevinden alındığı kaydedildi.

[b]Bakiyev BM'den barış gücü istedi[/b]

Bu arada, olayların ardından iktidarı muhalefete kaptıran Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev, BM'den ülkeye barış gücü göndermesini talep ettiğini söyledi.

Geçen hafta çıkan olayların ardından başkent Bişkek'ten kaçmak durumunda kalan Bakiyev, ülkenin güneyindeki küçük bir şehirden gazetecilere yaptığı açıklamada, BM'den, 7 Nisan'da meydana gelen olaylarla ilgili bağımsız bir komisyon kurmasını istediğini belirtti.

7 Nisan'daki olaylarda, polis ve askerlerin başkentteki göstericiler üzerine ateş açması sonucu en az 81 kişi yaşamını yitirmişti.

-cnnturk-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Cuma Nis. 16, 2010 4:18 pm

Düzeltme: Şehidlerin 2 olduğu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

avatar

Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Paz Nis. 18, 2010 10:07 pm

[center]

[img]http://1.bp.blogspot.com/_JMVLPtw7BME/S8gWOlX0tmI/AAAAAAAAZ6E/xGdrqMEujuU/s1600/barandergisi170.jpg[/img]
[/center]
[color:2051=yellow][size=24]
Baran Dergisi bu Hafta Kırgızistan Devrimini Ele Aldı[/size]

[/color]

Haftalık syasi Dergi Baran bu hafta ki sayısında KIRGIZİSTAN'da yaşanan devrim ve bölgenin etkili İslami hareketlerinden olan 'TAZA DİN'hareketinin yaşanan devrim sürecinde ki rolünden bahsederek yine kendisine has dil ile gündemi belirlemiş
Kırgızistan'nın en önemli ve en büyük İslami Hareketlerinden olan Taza Din'i bizler daha öncede Baran Dergisinden tanıyorduk.Geçtiğimiz günlerde de Türkiye'yi ziyaret eden Taza Din Lideri Albay Suyunaliyev Türkiyede bir çok kesimi ziyaret etmiş ve çeşitli açıklama ve röportajlarla Türkistan Coğrafyasında kendi misyonlarına dair açıklamalarda bulunmuştu.
Bu ziyaret ertesinde Kırgıiztanda gelişen halk isyanının patlak vermesinin ardından BARAN Dergisine açıklama yapan Taza Din Liderliğinin 'Türkiye'ye geliş sebebimiz buydu' açıklaması yine Baran Dergisi'nde Ön kapaktan büyük puntalarla verilmiş.


[img]http://1.bp.blogspot.com/_JMVLPtw7BME/S8gdT7HHWII/AAAAAAAAZ6M/7tPCK3lEvT4/s1600/barantazadinsuyunaliyev.jpg[/img]


Baran Dergisi Orta Kapakta yer alan Kırgız Lider Suyunaliyevin saat saat Yazdığı Kırgızistanda ki Devrim Günlüğü



Baran Dergisi Kırgızistanda ki Devrim Sürecine ağırlık verdiği bu sayısında yer alan diğer yazı ve başlıkları ise şöyle;


- TAZA DİN'İN TARİHÎ ÇIKIŞI Şükrü Sak

- İHTİLÂLE YAKIN ÜLKE TÜRKİYE Kazım Albay

- TEK ÖRGÜTLÜ GÜÇ TAZA DİN HAREKETİDİR Albay Cumay Suyunaliyev

- TAZA DİN Lideri Albay Cumay SUYUNALİYEV’in Kaleminden İHTİLAL GÜNLÜĞÜ

- LİDERLİK ROLÜNÜN HAKKINI YALNIZCA TÜRKİYE VERİR! Kumandan CARLOS( Çakal Carlos'un Time Türk sitesnde ki Röportajı)

- VENEZÜELLA'DAN KIRGIZİSTAN'A:"BİR DEVRİMİN ARKA PLANI" -1 Fazıl Duygun

- KIRGIZ İSYANINDAN BÜYÜK ASYA DEVRİMİNE Tuncay Aksoy

- SERSEFİL DEMOKRASİ Cumali Dalkılıç

- DÜNYAYI SARAN YENİ SES: İBDA Hakkı Ata

- AFGANİSTAN ZAFER GÜNLÜĞÜ Haber


[color:2051=yellow]
Baran Dergisi:[/color]

Adres: Cami-i Kebir Mh. Sıraberberler Sk. No:
2 Daire: 4 Kasımpaşa/Beyoğlu - İSTANBUL

Tel-Fax: (0212) 361 44 18 

MAİL:barandergisi@gmail.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rasim



Mesaj Sayısı : 10
Reputation : 2
Kayıt tarihi : 08/04/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Salı Nis. 20, 2010 7:38 am

Selâm ile...
TAZA DİN ve GAZİ VAKFI geçtiğimiz günlerde aralarında bir protokol imzalayarak ortak hareket etme kararı aldılar... Bu çerçevede yakında bir parti kuracaklarını deklere ettiler...

AVAZTÜRK sitesine bir röportaj verdiler, yakında yayınlanır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Salı Nis. 20, 2010 6:09 pm

[color:49ce=red][size=18][color:49ce=red]KIRGIZİSTAN'DA SULAR DURULMADI[/color]


Cumay Suyunaliyev'den Avaztürk'e Özel

[color:49ce=cyan]20 Nisan 2010 - AVAZTÜRK[/color]

[color:49ce=#000000][b][color:49ce=cyan]Kırgızistan, büyük bir alt üst oluş yaşadı.[/color][/b]

[b][color:49ce=cyan]İktidara karşı başlayan ayaklanma başarıyla sonuçlandı. Ancak Kazakistan’da sular durulmadı. Kazakistan’da neler oluyor, bundan sonra nelere gebe?[/color][/b]

[color:49ce=cyan]İşte bu ve Kazakistan’a ilişkin bilmek istediklerinizi TAZA Din Hareketi Lideri Albay Cumay Suyunaliyev ile görüştük. Suyunaliyev’in söyleşisi gerek Kazakistan’da yaşananlar ve gerekse de bölgede bundan sonra meydana gelecek gelişmelere ışık tutacak.[/color]

[color:49ce=cyan]Söyleşide katkıları olan Avukat Ali Rıza Yaman’a teşekkürlerimi sunuyoruz…[/color]

[color:49ce=cyan]İki hafta önce yaşanan Kırgızistan olaylarını ve bugünkü Kırgızistan’ın durumunu AVAZTÜRK için değerlendirir misiniz Sayın Başkan?..[/color]

[color:49ce=cyan]6,7,8 Nisan olayları ile bildiğiniz gibi Bakıyev hükümeti devrildi ve yerine “geçici hükümet” diye adlandırılan Kurultay geldi. “Kurultay”, bütün muhalefetin birleşerek oluşturduğu bir güç birliğinin adı. Şu ân iş başındalar ama, bugün dahi Kırgızistan’da işlerin düzelmesinden ziyâde ayrılıklar derinleşerek devam ediyor. Geçici hükümetin önceden birbiriyle de muhalif durumda olan insanlardan oluştuğunu düşünürseniz, şu ân içinde bulundukları durumun onlar için ne denli zor olduğunu anlayabilirsiniz. Meselâ Atanbayev geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki açıklamasında “biz Türkiye’deki sistemi alacağız” şeklinde sözler sarfetti. Bu da gösteriyor ki, geçici hükümet, aslında ne yapacağını bilmeyen bir hükümet! Dolayısıyla adı üstünde bu bir “geçici” hükümet; kalıcı değil. Şu ân itibariyle gelişmelere vakıf değiller.[/color]

[color:49ce=cyan]Kırgızistan’ın iç şartlarını göz önüne alırsanız, geçici hükümetin Kırgızistan’ın geneline hâkim olamayacağını da anlarsınız. Meselâ şu ân Kırgızistan’ın Güneyi’nde Özbekler durumu fırsat bilip ayrı telden çalarken, Kırgızlar da muhalefet olarak birbirleri içerisinde çekişmekteler. Kuzey’e döndüğünüzde ise, hükümeti oluşturan partiler görev paylaşımında, görev alımında birbirleriyle çekişme içerisindeler. Misâl vermek gerekirse; Gümrük Bakanlığı, diğer bir ifâdeyle gümrük işlerinden sorumlu müdürlük, şu âna kadar dört farklı parti arasında el değiştirdi bile. Buradaki yetkililerin dün itibariyle söyledikleri şuydu; “şu ân için sadece Roza Otunbayeva’nın adamları gelmedi”, biz şimdi de onu bekliyoruz. Yani sabah erken kalkan “görev alma” derdinde. Aynı durumu belediyelerde de görebilirsiniz. Belediyelerde de “senin adamın olmayacak, benim adamım olacak” çekişmeleri mevcut.[/color]

[color:49ce=cyan]Ayrıca daha iki gün önce Bişkek’e yakın Sokulu şehrinde gösteriler oldu. Bişkek içinde gösteriler oldu. Meselâ burada “40 Aşiret” diye adlandırılan bir kesim var, burada toplantılar yaptılar ve onlar da iktidardan pay istiyorlar.[/color]

[color:49ce=cyan]İktidarın devrilmesine sebep olan kitleler doğan bu neticeden memnun değiller. Zira, devrik iktidarın yerine gelen bu insanlar da, öncesinin devrik iktidarlarının üyeleriydi. Öncesinin devrik iktidar mensupları tekrar hükümete yerleşmiş oldu. Özetle burada halkın genel olarak dillendirdiği soru şu: 2.5 milyon nüfusa sahip Kırgız’ın, bir günde 100 ölü vermesine değdi mi?.. Yığınların verdiği cevap, değmediği yönünde… Bu sebeple hoşnutsuzluk, memnuniyetsizlik artarak devam ediyor Kırgızistan’da. Yani devlet adına, sistem adına, kurum adına Kırgızistan’da oturmuş herhangi bir şey yok.[/color]

[color:49ce=cyan]Bunun yanında söz konusu ayaklanma sonrasında Kırgızistan’da farklı muhalefet anlayışı oluşmaya başladı. Daha önce resmi bir tabela altında kendisini ifade etmeyen, fakat Kırgızistan’ın gerçek muhalefetini temsil eden insanlar, bugün toplum önüne çıkmaya başladılar. Bunlardan en önemlisi TAZA DİN Hareketi.[/color]

[color:49ce=cyan]TAZA DİN Hareketi Güney’de de, Kuzey’de de oldukça güçlü bir hareket. Dün itibariyle (17 Nisan 2010) TAZA DİN Hareketi, Afgan Gazileri Vakfı ile birleşerek kendi aralarında bir protokol imzaladılar. Ve şu ân siyasî bir parti adı altında da mücadelelerine devam edeceklerini açıkladılar. Bunu da ilk olarak size ve sizin vesilenizle Türk Kamuoyuna haber vermiş olayım. Önümüzdeki bu altı aylık geçici hükümet süreci içerisinde şunu açıkça söyleyebiliriz: Şu ân herkes gömülü olan silahlarını çıkarmış durumda ve ellerindeki bıçaklarını da bileylemekle meşgul. Yani devrim devam ediyor ve gerçek devrim daha neticelenmedi. Şu ân mevcut olan hükümetin yaptığı, önceki hükümeti devirmekten ibaretti. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, eğer böyle giderse Kırgızistan, devirenleri devirecek bir devrime gebe! Eğer bu gerçek bir devrim olursa, devrim, Kırgızistan’dan başlayarak bütün Orta Asya ülkelerini etkileyecek bir keyfiyet arz edecektir. Şu ân için bile, Kazakistan, ülkesindeki Kırgızları toplayıp Kırgızistan’a gönderiyor. Özbekistan’da da hakeza. Kendi ülkelerinde de bir devrim sürecini başlatacak ayaklanmalardan korkuyorlar. “2005 Devrimi”nden çok kısa bir süre sonra Özbekistan’da Andican Olayları yaşanmıştı. Bu olaylarda yaklaşık 8 bin kişi ölmüştü. Özbekistan tekrar böyle bir olay yaşanmasından korkuyor. Diğer, bölgedeki ufak ve iri ülkeler, bu son devrim sürecinden dolayı bölgedeki İslâmcı hareketlerin güçleneceği kaygısı içerisindeler. Fakat, şunu açıkça ve net olarak ifâde etmek lâzım; Kırgızistan’daki TAZA DİN Hareketi şahsında Kırgız İslâmcı hareketi bölgedeki hiçbir İslâmcı harekete benzememektedir. Görünürde dahi böyle bir benzerlik bulamazsınız. Bu hareket tamamen Kırgızistan’ın iç dinamiği; lideriyle, üyeleriyle, insanlarıyla, fikriyle, maddi manevî gücüyle, tamamen yerli bir hareket. Bu özelliğinden dolayı iri devletler tarafından da dikkate alınan bir hareket. Hâliyle, önümüzdeki süreç içerisinde bu hareketin, TAZA DİN Hareketi’nin nasıl bir tavır içerisine gireceği, Kırgızistan açısından ve bölge açısından en önemli unsur olacak.[/color]

[b][color:49ce=cyan]Bölgedeki hiçbir İslâmcı harekete benzemediğinizi ifâde ettiniz. Bu çerçevede hareketinizin karakteristiğini nasıl tanımlarsınız?[/color][/b]

[color:49ce=cyan]TAZA DİN Hareketi’nin en önemli karakteristiği, özelliği, bölgeyi gelinen tarih süreci içerisinde değerlendirmek. Meselâ bölgeyi doğrudan doğruya Türkistan adı altında değerlendirmek. Bütün bölgedeki insanları aynı ruh etrafında, Kırgızistan’dan başlayarak birleştirme ideali. Tabiî bunu da İslâm kardeşliği etrafında örgütleme kaygısı içerisinde. Bu sözlerimi, şu hakikat etrafında değerlendirmelisiniz: Buradaki TAZA DİN etrafındaki kadrolar, Türkiye’deki insanlardan daha fazla kendisini “Türk” hisseden insanlar. Ve “Türklük”ü de, katı, veya dar kalıplar içerisinde ırkî bir mevhum olmaktan ziyâde tarih boyunca İslâm’ın bayraktarlığını yapan ve yapmış ırk hüviyetinde görmekte. Yine aynı şekilde ve bu anlayış çerçevesi içerisinde Orta Doğu’ya bakışı da şekillenmekte bu hareketin.[/color]

[color:49ce=cyan]Hareketimizin en önemli özelliği ideolojik bir muhtevâ belirtmesi. Yani bir Dünya Görüşü çerçevesinde hareket etmemiz. Bu da Türkiye’deki İBDA Hareketi’nden mülhem bir ideolojik hüviyet belirtmekte. Bunu da Türk kamuoyu gözden kaçırmamalı. Yani hareketimizin Türkiye ile stratejik ilişkisi İBDA Hareketi. Bu çerçevede de İBDA Hareketi lideri Salih Mirzabeyoğlu’nu da, bütün liderliklerimizin üstünde, Üst Lider olarak görmekteyiz, böyle kabul ediyoruz. Bununla ilgili deklarasyonlarımızı da hem Kırgızistan’da ve hem de Türkiye’de yayınladık zaten. Ve bu dünya medyasında da geniş yankı bulan bir deklarasyon idi. Bu hareketin dikkate alınmasının en önemli sebebi budur diyebilirim: Bir dünya görüşü ile, bir teklif ile hareket etmesi. Bu sebepledir ki buradaki en güçlü hareket olduğumuzun şuurundayız.[/color]

[color:49ce=cyan]Geçen ayaklanmada bu hareket, -söylemekte mahsur yok- iktidarı geçici hükümete vermiştir. İktidarı alma noktasında kapıdan dönmüştür TAZA DİN. Kendisine göre bir takım sebeplerden dolayı TAZA DİN iktidarı almamıştır. Geçen süre ardından bugüne baktığımızda, hareketimizin iktidarı almamasında ne kadar haklı olduğu görülüyor zaten. Zira, geçmiş iktidarda yaşanan sorunların ve şu anki geçici iktidar sürecinde yaşanan sorunlar, eğer iktidarı almış olsaydık, bu hareketin üzerine kalacaktı. Ve muhalefet de TAZA DİN Hareketi’nin karşısında olma kolaycılığına kaçacaktı. Bu değerlendirmelerden dolayı iktidarı almadık ve bu geçici zamanın nasıl tezahür edeceğini bekleme kararı aldık.[/color]

[color:49ce=cyan]Şu ân, diğer muhalif hareketlerin yaptığı gibi TAZA DİN Hareketi de, kendi “iç oluş”una ait eksikliklerini giderme ve tamamlamak ile meşgul. Bu sebepledir ki çok hummalı bir çalışma süreci içerisindeyiz. Burada kendisi muhalif hissen veya mevcut geçici iktidarın murada uygun olmadığını düşünen herkes bir takım yeni arayışlar içerisinde. Bu bazen ittifak oluyor, bazen cepheleşme tarzında oluyor, bazen zımnî destekler oluyor. Fakat kesin olan şu ki, geçen hükümet zamanında muhalif olan bütün partiler bugün iktidarda. Ancak yine bugün muhalefette farklı aktörler var. Ve bunlar, bugüne kadarki Kırgızistan siyasetinde pek alışık olmadığımız insanlar ve alışık olmadığımız söylemler içerisinde hareket ediyorlar. Bu da burada en dikkat çekici durum.[/color]

[b][color:49ce=cyan]Yaşanan ayaklanma sürecinde TAZA DİN Hareketi’nin ne gibi bir rolü olmuştur?[/color][/b]

[color:49ce=cyan]Daha öncesine dönersek; üç-dört ay öncesinde Birleşik Halk Kurultayı toplanma kararı aldığında TAZA DİN Hareketi’ne de teklif yapmışlardı. TAZA DİN Hareketi, önceki iktidarda yer alan ve yine yolsuzluklarla anılan bu muhalefet gruplarıyla aynı kadrajda görünmemek için bu teklifi kabul etmedi. Ama, mevcut düzene, mevcut iktidara karşı zımnî destek vereceğini söylemişti. Birleşik Halk Kurultayı, TAZA DİN Hareketi’nin gücünün farkında. Tabi diğer yandan GAZİ VAKFI üzerindeki TAZA DİN Hareketi’nin etkisini de biliyorlar. Daha önce TAZA DİN Hareketi ile GAZİ VAKFI ortak bir deklarasyon yayınlamışlardı. Söz konusu deklarasyonla birlikte artık beraber hareket edeceklerini bildirmişlerdi. Kırgız medyasında da geniş yankı bulmuştu bu toplantı. GAZİ VAKFI bildiğiniz üzere, Kırgızistan’daki -ve bütün eski Sovyet ülkelerindeki- tek ve en büyük askerî örgütlenme. Bu çerçeveden baktığınızda bir çok şeyin anlaşılabileceğini düşünüyorum.[/color]

[color:49ce=cyan]Bu kısa izahtan sonra 6-7-8 Nisan olaylarına gelecek olursak; iktidarın devrildiği ve çatışmaların en yoğun olduğu gün olan 7 Nisan’da Hükümet binalarından halka karşı silah kullanılması üzerine, hükümete mukavemet eden halkın önünde yer alan örgütlü güçler TAZA DİN Hareketi güçleriydi. Devrimin kırılma ânında görevlendirilen gönüldaşlarımızdan ikisi şehid oldu. Ağır yaralılarımız da var ve ikisinin durumu ciddi. Hatırlayacaksınız; Başkanlık Sarayı olan Beyaz Saray’a halkın girmesinin engellendiği sıralarda bir Panzer ve bir de kamyon sarayı çevreleyen bahçenin kapısına dayanmış ve kapıyı kırmışlardı. Kapıyı ilk kıran Panzer’deki gönüldaşımız Celil Murgeziyev ilk şehidimizdir. Kamyonu kullanan gönüldaşımız da ağır yaralı. Hükümet binasını çevreleyen parmaklıklarda yanan panzer ve kamyonu ve onlara açılan ateş görüntülerini hatırlarsınız. Açılan yoğun ateşe ânında karşılık veren silahlı militanlarımızdan Kanatbeg Çındışıf da o sıralarda şehid oldu. Bu gönüldaşlarımızın da içinde bulunduğu silahlı gruplarımız, hükümetin mukavemetini kıran tek güçtü. Bunları şu ân iktidara yerleşen Birleşik Halk Kurultayı’nı oluşturanlar da biliyorlar hâliyle. Örgütlü olarak kitleye önderlik eden militanlarımızdı. Hükümet Sarayına giren, Parlamentoyu ele geçiren, hükümet televizyonlarına ve merkezî belediye binasına ilk giren TAZA DİN Hareketi militanlarıydı. Bütün bunların ardından daha sonra, ayaklanmadan sonra, bugüne kadar devam eden, etmekte olan en kritik görevi yine GAZİ VAKFI ile beraber TAZA DİN Hareketi üslenmiştir: Şehir eşkıyalarına karşı sokaklarda ve caddelerde güvenliği Bişkek başta olmak üzere bir çok bölgede TAZA DİN Hareketi’ne bağı militanlar yerine getirmiştir.[/color]

[color:49ce=cyan]Az önce ifâde ettiğim “iktidarın kapısından döndük” sözünü tekrar edeyim. Adetâ kendi hareket kabiliyetini ve gücünü test etmeye de fırsat veren olaylardan sonra TAZA DİN Hareketi merkeze girmeyi ertelemiştir, ama, muhiti de terk etmemiştir, kuşatmıştır. Şu ân, Kırgızistan genelinde, özellikle belediyeler, valilikler ve polis teşkilâtı olarak baktığınızda TAZA DİN ve GAZİ VAKFI üyeleri bir çok yerde şu ân görev başındadırlar. Ve kendi “iç oluş”larını, kendi eksikliklerini hareket içerisinde gidermeye çalışmaktalar.[/color]

[color:49ce=cyan]Yani, şunu açıkça söyleyebilirim: TAZA DİN Militanları’nın gösterdiği pervasızlık, cesaret ve kararlılık olmasaydı, bu ayaklanma neticelenemezdi! Kaldı ki, karşı taraf adına, hükümet için mukavemette direnen silahlı güçleri en son olarak etkisizleştiren de TAZA DİN Militanlarıdır. Onlarla görüşme sağlayarak, bir anlaşma zemini kurarak, TAZA DİN Hareketi militanlarının kontrolünde oluşturulan güvenli bir koridorla Devlet Başkanlığı sarayını terk etmişlerdir. Ve Devlet Başkanlığı Sarayı’na ilk girenler de böylelikle Afgan Gazileri Vakfı ile TAZA DİN Militanları olmuştur.[/color]

[b][color:49ce=cyan]TAZA DİN Hareketi olarak muhalefet gruplarına bakışınız nedir? İsim sayacak olursak Atanbayev, Otunbayeva, Sarıyev, İshakov… Kendileriyle bir temasınız var mı?[/color][/b]

[color:49ce=cyan]Tabiî, tabiî… Ancak, daha önce, kurultay oluşumu süreci için söylediğim gibi, TAZA DİN, bu insanlar daha önce devlette görev aldığından dolayı zaten bilinen şahıslar ve içlerinden bazıları benzer bir ayaklanma ile iktidardan uzaklaştırılmış şahıslar. Dolayısıyla bu insanlar “yeni” insanlar değil. Ve yeni bir şey getirecek keyfiyette de değiller. Haliyle halk da biliyor bu insanların ne olduğunu. Fakat, mevcut sistem içerisinde halkın başka bir alternatifi yok. Bugün içinse bu anlaşılmıştır artık. Artık alternatifi var halkın. TAZA DİN’in bakışını belirleyen unsur bu oldu. Yani, halkın bildiği, sabıkalı insanlarla yan yana görünmekten imtinâ ediyoruz. Mevcut iktidarı aşan olumsuzluklar gördüğümüzden destek vereceğimizi söyledik ve desteğimizi verdik de. Şu ân itibariyle ise, sistem aynı olduktan sonra, şahısların birinin gidip diğerinin gelmesi TAZA DİN için çok birşey fark etmiyor. Çünkü TAZA DİN bu ortamda topyekun bir sistem ve rejim mücadelesi vermekte. Yani mevcut sisteme karşı alternatifiyle bir mücadele yürütmekte. Yani şahısların değişmesine bağlı değil TAZA DİN Hareketi. TAZA DİN’in anladığı devrim, “filânca şahıs gitti, falânca şahıs geldi” gibi bir anlayışla gerçekleşen “devrim” değil. Biz bir Fikir Hareketiyiz. İdeolojik keyfiyeti olan bir hareketiz. Düzene karşı da alternatifi olan bir hareket. TAZA DİN Hareketi’ni değerlendirirken böyle değerlendirmek lâzım. Dolayısıyla şahısların “iyi”liği veya “kötü”lüğü değildir sözkonusu olan; şahısların ne getirip ne getirdiğidir önemli olan. Bu açıdan bakıldığında, bugün iktidara gelen insanların, -iyi niyetli de olsalar- devrilen Bakıyev hükümetinden farklı bir şey getirebilecekleri bir pozisyonları yok. Bakıyev hükümeti de sağa-sola elini açıyordu “bize yardım edin” diye, sizin de takip ettiğiniz gibi mevcut yeni hükümet de elini açıyor. Yani “devrim”den anladıkları bu. Dün Bakıyev Türkiye’den para istiyordu, bugün de Atambayev istiyor. Dün Bakıyev Amerika’dan istiyordu, bugün de Otanbayeva isteyecek. Yani, TAZA DİN’in muhalefete bakışı bu çerçevede.[/color]

[b][color:49ce=cyan]TAZA DİN Hareketi’nin Amerika ve Rusya’ya bakışı?[/color][/b]

[color:49ce=cyan]TAZA DİN, akl-ı selimin icab ettirdiği gibi, bölge ülkeleriyle yürütülecek ve yürütülen işbirliği çerçevesinde meseleye yaklaşmakta. Şunu hangi mantık kabul edebilir? 10.000 kilometre öteden gelen kişiyi dost belleyip, hemen yanıbaşınızdaki arkadaşınızını da düşman belleyeceksiniz? Bu mümkün değil! Yani TAZA DİN, uluslar arası ilişkilerde tabiî ki dengeleri gözeterek ve ülkenin menfaatlerini ön plâna alarak bir bakış açısı geliştirme ve bu doğrultuda hareket etme düşüncesinde. Ama şu bir gerçek ki, TAZA DİN, İslâm kardeşliği içerisinde bütün dünya Müslümanlarına bakarken, herhangi bir İslâm ülkesinin Kırgızistan üzerinden yerle bir edilmesine de sessiz kalamaz, izin vermez! Amerika’yla ilişkilerde şahsiyetli bir ilişki tercih edilmekle beraber, Amerika’ya, Afganistan veya diğer bir başka İslâm ülkesini Kırgızistan’ı kullanarak vurdurulmasını zaten hiç düşünmemektedir. Sorunuzu bu çerçevede soruyorsanız eğer, TAZA DİN, ülkesi kullanılarak özellikle İslâm ülkelerine saldırma niyetlisi düşman bir güce bu fırsatı tanımayacaktır! “İlişkiler”i de bu seviyede algılamıyor. TAZA DİN’in düşündüğü ve tatbik ettiği ilişki anlayışı, her ülke ile şahsiyetli bir ilişkidir, eşit seviyede bir ilişkidir. Çünkü bizim nüfusumuz az ama, önemli bir ülke. Ve kendi kaynaklarımız da oldukça fazla. Bizim yer altı-yerüstü kaynaklarımız zengin. Ülkemizin tarım alanları ve diğer kaynakları, ülkemiz gibi on ülkeyi besleyecek seviyede. Eğer ülke doğru bir sistem ve doğru bir rejim ile idare edilirse. Şunu söylemekte fayda var; tabiî ki bizim partner olarak menfaatimiz açısından seçeceğimiz ilk ülke Rusya’dır. Onun dışında komşularımız Kazakistan, Özbekistan, din ve ırk birliği içerisinde olduğumuz kardeşlerimizdir. Ve bu kardeş ülkelerle olan sun’i düşmanlıkların, sun’i kırgınlıkların hemen bir günde giderilebileceğini ve kardeşlik anlayışı ve hukuku çerçevesinde kalıcı ve sağlam ilişkiler kurulabileceği inancı içerisindeyiz. Kesinlikle bu ilişkiler kurulacaktır da![/color]

[b][color:49ce=cyan]Kırgızistan hakkında söylediğiniz bir çok hususu Türkiye’nin içinde bulunduğu durumla benzerleştirmek mümkün; stratejik konumu, yer altı ve yerüstü kaynaklarının zenginliği ve komşularıyla ilişkileri. Aynı zamanda Türkiye ile doğrudan ilişkisi olan tek muhalif hareketsiniz… Bu benzerliklerden yola çıkarak Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut hükümetinin Kırgızistan’daki olaylar karşısındaki tutumu hakkında neler düşünüyorsunuz?[/color][/b]

[color:49ce=cyan]Şunu açıkça ifâde etmeliyim ki, Türk Hükümeti’nin Kırgızistan’daki partnerleri yanlış insanlardır! Türkiye Hükümeti’nin buradaki partnerleri, Türkiye’nin menfaatini değil de, daha çok Amerika menfaatine çalışan insanlar. Oradan nasıl görünüyor bilemiyorum ama, buradaki aydınlar, siyasetçiler ve şahsiyetli Kırgızlar, Türkiye’nin buradaki partnerlerini aslında pek sevmiyorlar. Fakat, bugüne kadar alınacak bir tavrın, sanki Türkiye’ye ve Türk insanına karşıymış gibi algılanacağından, böyle görüneceğinden dolayı bu insanlara büyük tepkiler göstermediler. Ama, şunu size rahatlıkla söyleyebilirim ki, bundan sonra Türk Hükümeti’nin buradaki partnerleri, özellikle Fetullahçılar, artık rahat edemeyecekler! Çünkü yeni hükümet ve yeni hükümet içerisindeki genç kadrolar -“yeni hükümet” derken, hükümeti oluşturan partilerden bahsetmiyorum aslında- bu genç kadrolar, vatansever-inanan kadrolar, bugün bu tehlikenin farkındadırlar. Siz de önümüzdeki günler içerisinde bunu duyacaksınız, artık bu yanlış partnerler daha sıkı takip edilecekler bu kadrolar tarafından. Burada TAZA DİN Hareketi olarak da bizim istediğimiz, Türkiye’ye, gerçekten Türkiye’ye dost olan ve Türkiye’nin dostluğunu isteyen, Türkiye’nin dostluğunu önemseyen insanların Türk Hükümeti’nin partneri olmasıdır. Türkiye’nin ifâde ettiği potansiyel çok büyük! Buradaki etkinliği de çok fazla. Ama bu etkinlik maalesef Türkiye’nin lehine yontulan bir menfaat değil, başka iri devletlere yontulan bir menfaat olarak karşımıza çıkmakta. Türkiye bence bir ân önce bu meseleyi ele alıp hassasiyetle konunun üzerinde durmalıdır.[/color]

[b][color:49ce=cyan]Kırgızistan’daki ayaklanma ve yaşanan devrim, tam da sizinle röportaj gerçekleştirdiğimiz Türkiye ziyaretinizin ardından geldi. Türkiye’de bağlısı olduğunuzu ifâde ettiğiniz Salih Mirzabeyoğlu’nu ziyaretiniz ve Çakal Carlos ile olan görüşmeniz yanında çeşitli mahfiller ile görüştüğünüzü ifâde etmiştiniz. Bu görüşmelerin ardından böyle bir sürecin yaşanması tesadüf mü?[/color][/b]

[color:49ce=cyan]Böylesi bir devrim sürecinin tetikleneceğini, yaşanacağını aylardan beri kollayan bir düşünce ile Türkiye’ye geldik. Ziyaretimizin asıl sebebi buydu. Özellikle Salih Mirzabeyoğlu’nu cezaevinde ziyaret edişimizin ardından elde ettiğimiz yeni değerlendirmeler ufkumuzu açtı. “İktidarın kapısından döndük” diye ifâde ettiğim olay da budur. Salih Mirzabeyoğlu ile görüşmelerimizin, Carlos ile görüşmelerimizin, oradaki gönüldaşlarımızla yaptığımız görüşmelerin neticesinde; devrimin devirmekten ibaret olmayıp, asıl önemli olanın devrim sürecinin hemen ardından yaşanacak sürecin hakkını vermek yönünde çalışma karar aldık TAZA DİN olarak. Bu ziyaretin ardından Kırgızistan’a döndükten sonra, iktidarı ele aldıktan sonra yapılması gerekenlerin üzerine hummalı bir çalışma içerisine girdik. Kadrolarımızı yeniden gözden geçirmeye başladık, kadrolarımızı yeniden ikmal etmeye başladık. Hangi noktada ne gibi ihtiyaçlarımız olacağının tespitine başladık. “Devlet” nedir? “İktidar” nedir? “Sistem” nedir? Salih Mirzabeyoğlu’nun müstakil eser olarak ortaya koyduğu “Başyücelik” ideali nedir? “Yüceler Kurultayı” sistemi nedir? Bunlar üzerinde yoğunlaşmaya başladık. Akademisyenlerimiz ve uzmanlarımız bunun üzerinde çalışmaktadırlar. İBDA’nın bu devlet ve sistem teklifi doğrudan mı alınacak yoksa Kırgızistan’ın şartlarına uygun bir şekilde mi uygulanacak, bunun üzerinde çalışmaktayız. Bu çalışmalarımızı bir rapor hâline getirmekteyiz. Bu hafta içerisinde bu tekliflerimizi çeşitli kesimlere sunmaya da başladık. Bunu çeşitli etkili kanallar üzerinden hükümete de sunmaya başladık. Çünkü şu ân Kırgızistan yeni bir rejim, yeni bir sistem arayışı içerisinde. Bakıyev zamanında da böyleydi ve onun da bu yönde çalışmaları vardı. Ona da Salih Mirzabeyoğlu’nun İngilizce yayınlanan “Başyücelik Devleti” adlı eserini ulaştırmıştık. İşte bizim de üzerinde durduğumuz ve şekillendirmeye çalıştığımız asıl gündem budur.[/color]

[color:49ce=cyan]Ayrıca bilindiği üzere Salih Mirzabeyoğlu’nun Başyücelik ideali, “Aydınlar Sınıfı”nın temsil ettiği, “Aydınlar Sınıfı”nın taşıyıcısı olduğu bir ideal. Bu noktada ülkemizin aydınları ile münevverleriyle, sanatçı, siyasetçi, ilim adamları, her meslek grubundan insanlarla görüşüyoruz; onların düşüncelerini alıyoruz, onlarla müzakerelerde bulunuyoruz, uzun verimli sohbetler gerçekleştiriyoruz. Bu, bütün Kırgızistan genelinde, Güney’inden Kuzey’ine kadar Kırgız halkıyla, gönüldaşlarımızla, aydınlarımızla görüşüyoruz. Onların bizim davacısı olduğumuz sistemi ve rejim teklifini anlamalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz dönem bizlerin yapı olarak kendi “iç oluş”umuzu tamamlama kararı doğrultusundaki bu çalışmalardır. Bunda belirleyici olan bizim Türkiye ziyaretimizdir. Biz Türkiye’ye gelmeden önce TAZA DİN olarak en önemli sorunumuz olan “iktidarı almak” problemi önümüzde dururken, bugün artık o bizim için sorun olmaktan çıkmış, “iktidar alındıktan sonra ne yapılacağı” asıl üzerinde durduğumuz nokta olarak kendisini dayatmıştır. Türkiye ziyaretimiz, ufkumuzun açılması açısından en büyük önemi bu olmuştur. Bütün bu çalışmalarımız yanında, Salih Mirzabeyoğlu’nun “Başyücelik Devleti” adlı eserini Rusça’ya çevirmeye başladık. Gönüldaşlarmız çok kısa bir süre içerisinde bu çalışmalarını da tamamlayacaklar.[/color]

[color:49ce=cyan]Teşekkür ederiz Cumay Bey verdiğiniz bilgiler için…[/color]

[color:49ce=cyan]Ben teşekkür ederim ve değerli çalışmalarınızda başarılar dilerim.[/color]
[/color][/size][/color]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Salı Nis. 20, 2010 8:41 pm

[size=18][b]Kırgiz-Türk çatışmasından bölgesel savaşa[/b]


Kırgizistan'da geçtiğimiz haftalarda başlayan gerginlikler durmak bilmiyor. Daha önce muhaliflerin iktidara karşı başlattığı hareket Türk ve Kırgız çatışmasına döndü.

Salı 20.04.2010

Abdulbaki DİLMURAT / TİMETURK

Kırgizistan'da geçtiğimiz haftalarda meydana gelen çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ve yüzlercesi de yaralanmıştı. Ülkede gerginliklerin durduğunun düşünüldüğü bir anda çatışmalar yeniden başladı ve bu çatışmalarda yine ölü ve yaralılar vardı.

Bişkek'in Meyefka bölgesinde dün meydana gelen olaylarda; 5 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. Bu seferki çatışmanın nedeni ise daha öncekinden farklı bir sebebin ürünüydü.

[b]Çatışmaların Arkasındaki Neden? [/b]

Birçok kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan olaylar Kırgızlar ve Ahıska Türkleri arasında gerçekleşti. Bunun arkasındaki neden ise şu şeklide açıklanabilir: Kırgızlar önceki dönemlerde meydana gelen savaşlarda Rusları desteklemiş olan Ahıska Türkleri'ne karşı geçmişten gelen bir düşmanlık beslemekte ve Ahıska Türkleri ile diğer Türkleri de birbirinden ayırmaktadır.

[b]Hükümet Zayıf[/b]

Parlamento ve Başkanlık Binasının 500 metre etrafını bile korumaktan aciz hükümetin Güney'de hakimiyeti ele alması zor görünüyor. Daha önce ortaya çıkan çatışmalarda da güvenlik güçlerinin yetersizliği gözlemlenmişti.

[b]Ard Arda Gelen İstifalar[/b]

Meydana gelen olaylar nedeniyle İçişleri Bakanı Şerniyazof'un istifasından sonra İçişleri Bakanlığı'na Bakıtbek Alinbekov getirildi. Şernizof ile birlikte istifa ettirilen sivil polisler "biz niye istifa ettik" diye gösteri yapıyorlar.

[b]Kırgizistan'daki Olaylar Diğer Ülkelere Sıçrayabilir[/b]

Gelinen bu noktada Kırgızistan'a komşu ülkelerde de sesler yükselmeye başladı. Özellikle Almaata'da kredi ile ev alanlar, evlerin çok pahalı ve faizlerin çok yüksek olmasıdan huzursuzluk duyarken bu evlerin sahibinin

Cumhurbaşkanları Nazarbayev olduğunu öğrendikleri
bölgede tansiyonu çok daha fazla yükseltti.
Bu durum Kazak yetkililierin Almaata'da güvenlik tedbirleri en yüksek seviyeye çıkartmasına neden oldu.

[b]Kazakistan Kırgız Sınırına Asker Yığıyor[/b]

Kazaklar Kırgızları sınırdışı etmeye devam edelerken bir yandan da sınıra asker yığmaya devam ediyorlar. Kırgızlarla aynı soydan olan Kazaklar özellikle geçici hükümeti sürekli eleştirirken Kuzeyli Kırgızları da kötü insanlar olmakla suçluyorlar.

Bölgenin belki de en bağımsız ülkesi sayılabilecek olan Özbekistan'da teyakkuz halinde ve Güney'deki bir milyon civarındaki Özbek'i organize etmeye çalışıyor.

Kırgızistan'da karışıklıkların bitip her şeye hakim bir hükümet kurularak devrimin tam olarak gerçekleştirilmesi ihtimalinin bölgedeki diğer ülkelere de domina taşı etkisi yapar endişesi hakim.[/size][/b]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GÖLGE

avatar

Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   Salı Nis. 27, 2010 10:07 pm

[color:0e2d=green][size=24]
KIRGIZ DEVRIMCILERINDEN YINE SELAM LAR VAR...[/size]
[/color]
[color:0e2d=yellow]
Gönüldaslardan bol bol dua etmeleri isteniyor.Gönüldaslar Dualarinda Bizleri eksik etmesin diyorlar...[/color]


KIRGIZISTAN Devrimcileri,su anki KIRGIZISTAN daki durumu,daha kaosun yasandigi ve bitmedigi bir alan olarak ifade etmislerdir.....

, Gecici kurulan hükümetle,görüsmelerin ,NASIL bir Yönetim Seklinin olacagi konusunda,görüstüklerini,NASIL bir Yönetim Bicimi Olmasi gerektigi, gecici yönetime de tekraren anlatilmistir...


KIRGIZISTAN daki gelismelerin haberlesmelerin,Kisitli sartlarda gerceklesmesinden dolayi,Günlük haber akisinin Dis Dünyayla saglanamadigi belirtilmistir.Ülke icinde Rusya nin Müdahalesi ,siyasi anlamda beklenirken, gelismelerin,Rusya nin destekledigi ve yön verdigi sekilde gelismedigi ifade edilmistir.


Kirgisiztan, da diger tüm gruplarin kaos icinde hareket ettigini,MAVI BAYRAK HAreketinin mensuplarinin ise , gerekeni gerektigi sart ve zeminde yaptigi ifade edilmektedir.

Fettullah Gülene ait Okul ve kuruluslarin,ögretmenlerin Sinirdisi edilmeye baslandigi,bu amacla Fettullah a bagli basin ve yayin organlarindan dezonformasyon amacli haberlerin cikabilecegi ,
Bu haberlerin,sadece Fettullah ve hizmet ettiklerinin menfaatlerini korumak amacli olarak yapilacagi,beklenmesi gerektigi söylenmistir...


...
...
[color:0e2d=green][size=24]
Dua.DUA Dua..[/size]
[/color]
Vesselam...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
KIRGIZİSTAN'DA MAVİ BAYRAK HAREKETİ...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2
 Similar topics
-
» Siz hiç böyle bir bayrak gördünüz mü?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Büyük Türkistan-
Buraya geçin: